bugün
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı15
- dakika 1 gol 13
- iyi bir insan olmanın sadece kaybettirmesi4
- kadınların ilgisiz yaşayamaması6
- risale-i nur4
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- en son aldığınız iltifat8
- göbeksiz kadın kalmaması4
- patrona kurulmak3
- ısparta6
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak7
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- teen slasher film klişeleri6
- çay koymak mı katmak mı8
- göbek eritme taktikleri5
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- cehaletln cazibesi11
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- haluk levent'e 70 milyon tl ceza3
- irmik helvası6
- kayahan'ın en güzel şarkısı3
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması4
- amfetamin4
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- topluma öfke duyup kendini seçilmiş kişi görmek2
- petek dinçöz bam bam2
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı7
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- güvenilir erkek3
- amerika birleşik devletleri5
- yalnız yaşamak isteyenlere tavsiyeler3
- karabağlar2
- seferihisar belediyesi ne rüşvet operasyonu2
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek16
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- yaza fit girmek için somali'ye gitmek2
- kemal kılıçdaroğlu15
- yazar k2
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- fas4
- nuh tufanı olayı gerçek midir2
on ikinci nesil çaylak.
zevk alamayanların aristokrasisi. hedonistler hayatı yalayıp yutarken biz “tadı nerede ulan bunun” diye boş boş bakakalıyoruz. eskiden bir şeyden kıvılcım çakardı içime, şimdi her şey aynı donuk gri tonda akıp gidiyor. kahve? sıcak su. müzik? ses. yemek? yakıt. insan? arka plan figürü. seks? prosedür tamamlandı, teşekkürler, bir dahaki sefere.
dün gece mesela, yıllardır dinlediğim albümü açtım. eskiden üçüncü parçanın solo bölümünde yerimden kalkar, ulan bu neymiş diye kendi kendime nara atardım. bu sefer koltukta yayıldım, kulaklığımı taktım, bitirdim albümü. fena değilmiş dedim kendi kendime. o kadar. beyin ödül merkezine kardeşim tatil ilan ettik, kapıları kilitledik tabelasını asmış. dışarıda millet story’lerde filtreli mutluluk pornosu, anı yaşıyoruz diye coşarken sen pencereden bakıyorsun, oğlum bunlar ne buluyor ki bu hayatta diye geçiriyorsun içinden ve o düşünce bile seni kıpırdatmıyor.
en berbatı farkında olmak. biliyorsun ki eskiden bu boklar seni coştururdu. şimdi hepsi mekanik. sistem de üzerine tuz biber ekiyor; sürekli yeni bir şey, sürekli daha fazla tüket, daha fazla mutlu ol diye bağırıyor. bu memlekette zaten normal şartlarda insan o kadar çok darbe yiyor ki zevk alacak enerji kalmıyor, bir de üstüne bu geliyor.
bazen diyorum ki belki de bu bir lütuf. bu kadar saçma sapan bir dünyada her şeyden zevk almaya devam etmek de ayrı bir salaklık olurdu. ama o zaman en azından öfke kalırdı içinde. o da yok. dümdüz bir çizgi, ne tepe ne çukur.
yine de dürüst kalıyorsun en azından. zevk peşinde deli gibi koşan kalabalığın arasında “bende yok lan” diyebiliyorsun. gerisi yalan. belki bir gün o fabrika yeniden açılır, belki de alışırız bu griye. en azından kandırmıyoruz kendimizi.
ayrıca on ikinci nesil yazar. hoş geldin diyelim henüz yazılarına tam vakıf olamadım ama mahlas seçimi kalitesini belirtiyor.
dün gece mesela, yıllardır dinlediğim albümü açtım. eskiden üçüncü parçanın solo bölümünde yerimden kalkar, ulan bu neymiş diye kendi kendime nara atardım. bu sefer koltukta yayıldım, kulaklığımı taktım, bitirdim albümü. fena değilmiş dedim kendi kendime. o kadar. beyin ödül merkezine kardeşim tatil ilan ettik, kapıları kilitledik tabelasını asmış. dışarıda millet story’lerde filtreli mutluluk pornosu, anı yaşıyoruz diye coşarken sen pencereden bakıyorsun, oğlum bunlar ne buluyor ki bu hayatta diye geçiriyorsun içinden ve o düşünce bile seni kıpırdatmıyor.
en berbatı farkında olmak. biliyorsun ki eskiden bu boklar seni coştururdu. şimdi hepsi mekanik. sistem de üzerine tuz biber ekiyor; sürekli yeni bir şey, sürekli daha fazla tüket, daha fazla mutlu ol diye bağırıyor. bu memlekette zaten normal şartlarda insan o kadar çok darbe yiyor ki zevk alacak enerji kalmıyor, bir de üstüne bu geliyor.
bazen diyorum ki belki de bu bir lütuf. bu kadar saçma sapan bir dünyada her şeyden zevk almaya devam etmek de ayrı bir salaklık olurdu. ama o zaman en azından öfke kalırdı içinde. o da yok. dümdüz bir çizgi, ne tepe ne çukur.
yine de dürüst kalıyorsun en azından. zevk peşinde deli gibi koşan kalabalığın arasında “bende yok lan” diyebiliyorsun. gerisi yalan. belki bir gün o fabrika yeniden açılır, belki de alışırız bu griye. en azından kandırmıyoruz kendimizi.
ayrıca on ikinci nesil yazar. hoş geldin diyelim henüz yazılarına tam vakıf olamadım ama mahlas seçimi kalitesini belirtiyor.
benim gibi yaşadığı hayattan zevk alamayan bir kardeşimiz, hoş gelmiş.
sözlüğün o klişe, troll ve monoton döngüsünü kıran; klavye arkasındaki o güçlü, bağımsız ve entelektüel zihinli yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar