bugün
- birikim yapmak5
- hünkar beğendi vs alinazik3
- en lezzetli balık21
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması5
- ellerim bos gonlum hos5
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi3
- arkadaşlar bi bakar mısınız6
- 24 eylül 2026 şanlıurfa depremi2
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi3
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı3
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız2
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın7
- ne bakıyorsunuz yazsanıza3
- karınızı oto yıkamada yıkar mısınız3
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- deprem2
- true nickli yazar24
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi3
- karton toplarken tırın altında kalmak2
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri2
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması3
- sabahları nefret edilen şeyler10
- çok seviyorsan birini2
- karşı cinsteki en itici özellik12
- garip bir rüya gördüm5
- ben geldim naneler13
- karton toplarken cin musallat olması6
- anın görüntüsü25
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- does the carpet match the drapes2
- gocu33
- asena keskinci3
- mansur yavaş14
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- how'i met your mother marshall6
- online listesindeki sıralama mantığı9
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- online listesi neden kaldırıldı10
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği37
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- size takılan lakaplar7
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- bozo2
- en son neye çok üzüldünüz12
entry'ler (20)
tuhaf bir şekilde vejeteryandır. hep ressam olmayı istemiştir. ama savaş hırsı bunu unutturmuştur. (bkz: sieg heil)
saçma bir düşünce tarzıdır ama onun gerçeği doğa da değildir o doğadadır.
bu türler genellikle starbucks'ta takılırlar. en iyi ''boyfriend''lerinin adı berkecan'dır. kelimenin son hecesini bitiremezler. dudaklarını büzmüş bir şekilde dolaşırlar ve herhangi bir sesli harfi söylerken o harfe diğerlerini de katarlar.
yaş ortalamasının en büyük olduğu sözlük.
acıma duygusunun eksi değerlere inmesi durumudur.
macintosh... daha düne kadar, toshiba ve apple'ın birlikte yaptığını sandığım marka.
tuvalette yalnız olduğunuz zaman, kendisini sesinden dolayı çalıştırmaya korktuğunuz makine.
pesimist. bir kadına en güzel iltifatı edersin, ama o düşünür! daha çok düşünür... ve bulmuştur o cümleden çıkarılacak en kötü sonucu.
benim anadilim kürtcedir. ancak tek kelime bilmem.
sebep olarak da, bizim cocuklugumuzda ''kürt, kürtce, kurdistan'' gibi kelimeleri kullanmak yasaktı. ''ben kürdüm'' demek de alenen suç olarak görülüyor ve hapisle cezalandırıldığı oluyordu, kürtce konusmak ise felaket agir bir suctu. bu sebeple belli bir yaşa gelene kadar bize kürt kimliğimiz pek açık edilmedi.
ancak binbir zorlukla koyabildikleri bir kürtce isime sahip olunca yaş ilerledikce mahallede, okulda, sağda solda ayak üstü vatandaş sorgulamaları başladı. ''kimsin, nerelisin, babam kim, neden ismin kürtce, sen kürt müsün, hiç kürte benzemiyorsun?'' gibi sorularla ve daha niceleri ile cok sık karsilastim.
-kürdüm, kürdüz vs gibi yanıtlar verdiğimde ise karşımdaki kişiden genel bir yalanlama gayesi sezinledim. ''olur mu oğlum öyle şey hepimiz türküz, kürt de türktür, türkiye cumhuriyeti içinde yaşayan herkes türktür'' benim çocukluğum bunları duymakla geçti.
bu arada baskalarının cocukları yazın koylerine gidip kurtce ogreniyorlardi, köye gitmek de şehirli iki kardeş için bize pek cazip gelmiyordu, haliyle anadilimizi öğrenebileceğimiz tek kaynak babamız kaldı. sonra koye gittigimizde de kürtce bilmiyoruz diye bize gülenler oluyordu. anlayacagın hicbir yere kapagi atamamaya basladık, oyle arafta kalmistik. ne türk kabul etti bizi ne kürt.
peder ise işi gücü ve başındaki bilimum dertler yüzünden bize dil ogretmeye fırsat bulamadı.
ve nihayet zamanla biz kendimizi türk görmeye başladık. atatürk ilkeleri yegane doğrularımız oldu. aile bunu görünce biraz endişelendi. endişelenmelerinin sebebi atatürk değildi elbet. ancak kendimizi türk görmeye başlamamız zamanla kürt kimliğimizi küçümsememize sebep oldu. kürtlüğümüzü ret eder olduk. çevrenin baskısı bu konuda çok etkili oldu. çocuksan eger, herkesin kürtlere küfür ettiği bir ortamda ben kürtüm diyebilmek hayli zor bir harekettir. ancak rahatsız edici yanı da oldukca kuvvetli.
o vakit de bize kürt kimliğimizi anımsatma ihtiyacı duydu ailemiz. zira anadilimizi bilmiyor, kendimizi türk sayıyor, kürtlere karşı tavır alıyor, hatta küçük görüyorduk. asimile olmak elbet bir çocuk için anlaşılması kolay bir olgu değil. ancak kimliğini, özünü kaybetmek istemeyen bir ebeveyn için çocuklarının asimile olmaları ve hatta asıl kimliklerine karşı gelmeye başlamaları da pek kolay yutulur lokma olmasa gerek.
gel zaman git zaman türk milliyetciliği ile daha fazla tanışma şansım oldu. babamın senelerce yapamadığı şeyi türk milliyetciliği yaptı, bana ret etmeye çabaladıgım kürt kimliğimi anımsattı. zira çevremde kürtlere karşı öyle güçlü tepkiler görmeye başladım ki, içimden bir ses asimile olmaya göz yummakla hata ettiğimi söylemeye başladı. misal aynı masada oturdugum insanlar birbirlerini ''kürt gibi'' davranmakla aşağılayıp eğlenebiliyorlardı. isminin kürtce oldugunu duyunca iki kurusluk bilgisi olmayan tiplerin nasil kürt karsiti konusmalar ile kendi turk kimliklerini on plana cikarmaya calistiklarini, kurtlugu nasil cekinmeden alenen asagilayabildiklerini gorunce nevrim atmaya ve ozume donus yasamaya basladım. bu arada sozum meclisten disari.
neticede ana dilini konusamayan birey olarak kaldık mı ortada. bu yuzden çevremizdeki kürtler tepki gösterdi. kürtlüğümüze yöneldik, bu sefer cevremizdeki turkler tepki gosterdiler derken sonunda gorece olarak bu konularda tarafsız ve ılıman kalmayi basarmıs küçük bir kitle bulabildim de kendime bir nebze rahat nefes alabildim. zira beni ne oldugumla degil, nasil oldugumla degerlendiriyorlardi nihayet.
ancak anadilini bilmeyen, konusup okuyamayan bir kisi olarak her daim kendimi yarım kalmış hissedecegimi de biliyorum. o dilin hangi millete ait oldugunun bir onemi yok bu noktada. onemli olan anadilini ogrenmene, onu sana ogretmelerine izin verilmemis, yasaklanmıs olması.
neyse, hicbirsey icin cok gec degildir (derler)
sebep olarak da, bizim cocuklugumuzda ''kürt, kürtce, kurdistan'' gibi kelimeleri kullanmak yasaktı. ''ben kürdüm'' demek de alenen suç olarak görülüyor ve hapisle cezalandırıldığı oluyordu, kürtce konusmak ise felaket agir bir suctu. bu sebeple belli bir yaşa gelene kadar bize kürt kimliğimiz pek açık edilmedi.
ancak binbir zorlukla koyabildikleri bir kürtce isime sahip olunca yaş ilerledikce mahallede, okulda, sağda solda ayak üstü vatandaş sorgulamaları başladı. ''kimsin, nerelisin, babam kim, neden ismin kürtce, sen kürt müsün, hiç kürte benzemiyorsun?'' gibi sorularla ve daha niceleri ile cok sık karsilastim.
-kürdüm, kürdüz vs gibi yanıtlar verdiğimde ise karşımdaki kişiden genel bir yalanlama gayesi sezinledim. ''olur mu oğlum öyle şey hepimiz türküz, kürt de türktür, türkiye cumhuriyeti içinde yaşayan herkes türktür'' benim çocukluğum bunları duymakla geçti.
bu arada baskalarının cocukları yazın koylerine gidip kurtce ogreniyorlardi, köye gitmek de şehirli iki kardeş için bize pek cazip gelmiyordu, haliyle anadilimizi öğrenebileceğimiz tek kaynak babamız kaldı. sonra koye gittigimizde de kürtce bilmiyoruz diye bize gülenler oluyordu. anlayacagın hicbir yere kapagi atamamaya basladık, oyle arafta kalmistik. ne türk kabul etti bizi ne kürt.
peder ise işi gücü ve başındaki bilimum dertler yüzünden bize dil ogretmeye fırsat bulamadı.
ve nihayet zamanla biz kendimizi türk görmeye başladık. atatürk ilkeleri yegane doğrularımız oldu. aile bunu görünce biraz endişelendi. endişelenmelerinin sebebi atatürk değildi elbet. ancak kendimizi türk görmeye başlamamız zamanla kürt kimliğimizi küçümsememize sebep oldu. kürtlüğümüzü ret eder olduk. çevrenin baskısı bu konuda çok etkili oldu. çocuksan eger, herkesin kürtlere küfür ettiği bir ortamda ben kürtüm diyebilmek hayli zor bir harekettir. ancak rahatsız edici yanı da oldukca kuvvetli.
o vakit de bize kürt kimliğimizi anımsatma ihtiyacı duydu ailemiz. zira anadilimizi bilmiyor, kendimizi türk sayıyor, kürtlere karşı tavır alıyor, hatta küçük görüyorduk. asimile olmak elbet bir çocuk için anlaşılması kolay bir olgu değil. ancak kimliğini, özünü kaybetmek istemeyen bir ebeveyn için çocuklarının asimile olmaları ve hatta asıl kimliklerine karşı gelmeye başlamaları da pek kolay yutulur lokma olmasa gerek.
gel zaman git zaman türk milliyetciliği ile daha fazla tanışma şansım oldu. babamın senelerce yapamadığı şeyi türk milliyetciliği yaptı, bana ret etmeye çabaladıgım kürt kimliğimi anımsattı. zira çevremde kürtlere karşı öyle güçlü tepkiler görmeye başladım ki, içimden bir ses asimile olmaya göz yummakla hata ettiğimi söylemeye başladı. misal aynı masada oturdugum insanlar birbirlerini ''kürt gibi'' davranmakla aşağılayıp eğlenebiliyorlardı. isminin kürtce oldugunu duyunca iki kurusluk bilgisi olmayan tiplerin nasil kürt karsiti konusmalar ile kendi turk kimliklerini on plana cikarmaya calistiklarini, kurtlugu nasil cekinmeden alenen asagilayabildiklerini gorunce nevrim atmaya ve ozume donus yasamaya basladım. bu arada sozum meclisten disari.
neticede ana dilini konusamayan birey olarak kaldık mı ortada. bu yuzden çevremizdeki kürtler tepki gösterdi. kürtlüğümüze yöneldik, bu sefer cevremizdeki turkler tepki gosterdiler derken sonunda gorece olarak bu konularda tarafsız ve ılıman kalmayi basarmıs küçük bir kitle bulabildim de kendime bir nebze rahat nefes alabildim. zira beni ne oldugumla degil, nasil oldugumla degerlendiriyorlardi nihayet.
ancak anadilini bilmeyen, konusup okuyamayan bir kisi olarak her daim kendimi yarım kalmış hissedecegimi de biliyorum. o dilin hangi millete ait oldugunun bir onemi yok bu noktada. onemli olan anadilini ogrenmene, onu sana ogretmelerine izin verilmemis, yasaklanmıs olması.
neyse, hicbirsey icin cok gec degildir (derler)
Çoğu kişinin kübalı sandığı che guevara'nın memleketi.
babam bana para verirdi. bir elinde 20 lira, diğerinde 5-6 tane bozukluk. ben de madeni para daha ağır diye onu alırdım.
300 metre ilerden gelen matkap sesinin psikolojiyi etkileyeceğine inanılması ve ona 5 verilmesi.
Tuvalete gideyimde güzelce sıçayım derken mutfağa gidip buzdolabıyla bakışmak.
Çakar Ramazan,
indim Dereye Taş Bulamadım,
Üstü Kalsın...
indim Dereye Taş Bulamadım,
Üstü Kalsın...
Metal, sıradan bir insan için sadece gürültüdür.
Ama bu müziği, riffleri, soloları, twinleri, brutal ve scream vokalleri hissedebiliyorsa bir insan; bilmeden konuşan, gece gündüz starbucksta takılan, inna, rihanna gibi sanatın ırzına geçmiş tipleri dinleyen,berkecan ve arkadaşları tarafından satanist olarak görülmeye mahkumdur.
Ama bu müziği, riffleri, soloları, twinleri, brutal ve scream vokalleri hissedebiliyorsa bir insan; bilmeden konuşan, gece gündüz starbucksta takılan, inna, rihanna gibi sanatın ırzına geçmiş tipleri dinleyen,berkecan ve arkadaşları tarafından satanist olarak görülmeye mahkumdur.
-ben varya, acaip metalciyim
-ne dinliyon?
-metalika
Şeklinde diyaloglara sebep olan ve dinliyenleri satanist sanılan muhteşem bir müzik türü.
-ne dinliyon?
-metalika
Şeklinde diyaloglara sebep olan ve dinliyenleri satanist sanılan muhteşem bir müzik türü.
Sanatsal değeri olan bir heykelin cinsel organının sansürlenmesi. (haberde)
Yanarak ölmek. (aynı zamanda boğulursunuz.)
Akıllara kazınan, gece filme baktıktan sonra beynimizi kemiren ilahi söz
(bkz: meyk yor çoys)
(bkz: meyk yor çoys)
Erkeklerde : ben bi küçük su dökücem.
Kadınlarda : ya benim hemen bı lavaboya kadar gitmem lazıım.
Kadınlarda : ya benim hemen bı lavaboya kadar gitmem lazıım.