bugün
- m r e r e c t o10
- larisalisa8
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak5
- anayasa değişiklik paketi3
- uludağ sözlük discord grubu5
- cayır cayır yanan kız11
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- anın görüntüsü22
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- timsah4
- satranç haram yasaklansın17
- faşizme karşı birleşik direniş cephesi2
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- afganistan islam emirliği2
- dul kalmak4
- gir içime hünharca12
- suca suruklenen cocuk6
- en klas salgı3
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- güzel bir kadını terk etmek3
- park sorunu6
- yazın terli memeleri öpmek3
- arkadaşlar bakar mısınız9
- iki parmakla sümkürme3
- chp de grup krizi kürsü kavgası3
- bankamatiğin para beğenmemesi2
- dönere asgari 200 gr porsiyon sınırı gerekliliği4
- beyazsemsiyeliyabanci48
- asidik bir cehennem3
- kabalcı4
- onlyfans4
- mithat paşa2
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- amerika birleşik devletleri4
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- mihri belli2
- dogukan xd'yi bı güzel yumruklamak2
- file çorap giyen bir kıza aşık olmak4
- müzik haramdır5
- kemal kılıçdaroğlu21
- ilk buluşmada yanaklarını trompetçi gibi şişirmek2
- muşlettin amca2
- başbirader2
- tampon takan erkek2
- türkiye17
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- faik öztrak5
- cinsel niyetleri komik duruma düşürmek2
- wagyu beef yiyince gelen entelektüellik hissi4
- kürt mutfağı7
sevdiği entry'ler
kim ne derse desin ne kadar haklıysa o kadar da haksız oldukları durum.
yaşanan durum aynen şudur: vatandaş, yurttaş, birey bilinci oluşmamış toplumların kabile kültürüyle makamların kutsallaştırılmasıdır.
tabi ki makamların saygınlığı vardır. olmalıdır ve korunmalıdır ama makamlar kutsallaştırılamaz.
eğer makamlar kutsallaştırılırsa vatandaşa hizmet için o görevde olan ve yediği ekmek o vatandaşın parasıyla boğazından geçen, o makamın var olması ve kendisinin o makamda olmasına neden olan vali vatandaşa "gavat" cumhurbaşkanı da vatandaşa "sürtük" der.
ne bileyim, bazen görüyoruz...
mahkeme veya dava konularına muhatap olmamış yaşlı teyzenin savcı kadına veya hakim kadına, ya da kadın avukata "canım kızım, bu böyle oldu..." diye söze başlarken birden "bana canım kızım diyemezsin. burası mahkeme salonu" diye birden çıkışmamak insanı azarlamamak lazım.
iç işleri bakanı, başbakan, cumhurbaşkanı olarak bir köye gidince orada mülki idare amiri (vali veya kaymakamın) haksızlığı iş bilmezliği liyakatsizliği yüzünden yaşanan mağduriyeti dile getiren yaşlı amcanın "bu adam yüzünden oldu" diye dert yandığında yine kalkıp "sen bu adam diyemezsin, sayın vali diyeceksin" diye de çıkışmamak insanı azarlamamak lazım.
hele ki o an içinde bulunduğunuz şartlar - durumdan kendinizi soyutlayarak makam saygı diye de böbürlenmemek lazım ki o zaman ne makama ne şahsınıza duyulan saygı kalmaz.
unutmayınız ki ne iş yaparsanız, hangi makamda olursanız olun; ister bir kral olun, isterse kamu kurumunda çaycı olun, ne olursanız olun önce insansınız.
aynı zamanda da o makamın yegane temeline ve sizin de o makamda olmanıza vesile olana asıl sayısızlığı siz etmiş olursunuz.
birden kalkıp içinde bulunulan durumun getirdiği diyaloğun ana temasını makama bağladığınızda sizin o makamın, kurumun envanterinde kayıtlı olan bir demirbaş; masa, sandalye veya taşınmazı olan binadan farkınız kalmaz.
tabi ki burada lakaytlık, seviyesizlik, saygısızlık, olsun ve hoş görülsün denmiyor. burada kurumların aynı zamanda da o kurum-yapılarda kişilerin makamı harici saygısı olmasın da denmiyor.
sadece eşyayı tabiatı dışında değerlendirmemek gerekir. bunu anlatmaya çalışıyorum.
yaşanan durum aynen şudur: vatandaş, yurttaş, birey bilinci oluşmamış toplumların kabile kültürüyle makamların kutsallaştırılmasıdır.
tabi ki makamların saygınlığı vardır. olmalıdır ve korunmalıdır ama makamlar kutsallaştırılamaz.
eğer makamlar kutsallaştırılırsa vatandaşa hizmet için o görevde olan ve yediği ekmek o vatandaşın parasıyla boğazından geçen, o makamın var olması ve kendisinin o makamda olmasına neden olan vali vatandaşa "gavat" cumhurbaşkanı da vatandaşa "sürtük" der.
ne bileyim, bazen görüyoruz...
mahkeme veya dava konularına muhatap olmamış yaşlı teyzenin savcı kadına veya hakim kadına, ya da kadın avukata "canım kızım, bu böyle oldu..." diye söze başlarken birden "bana canım kızım diyemezsin. burası mahkeme salonu" diye birden çıkışmamak insanı azarlamamak lazım.
iç işleri bakanı, başbakan, cumhurbaşkanı olarak bir köye gidince orada mülki idare amiri (vali veya kaymakamın) haksızlığı iş bilmezliği liyakatsizliği yüzünden yaşanan mağduriyeti dile getiren yaşlı amcanın "bu adam yüzünden oldu" diye dert yandığında yine kalkıp "sen bu adam diyemezsin, sayın vali diyeceksin" diye de çıkışmamak insanı azarlamamak lazım.
hele ki o an içinde bulunduğunuz şartlar - durumdan kendinizi soyutlayarak makam saygı diye de böbürlenmemek lazım ki o zaman ne makama ne şahsınıza duyulan saygı kalmaz.
unutmayınız ki ne iş yaparsanız, hangi makamda olursanız olun; ister bir kral olun, isterse kamu kurumunda çaycı olun, ne olursanız olun önce insansınız.
aynı zamanda da o makamın yegane temeline ve sizin de o makamda olmanıza vesile olana asıl sayısızlığı siz etmiş olursunuz.
birden kalkıp içinde bulunulan durumun getirdiği diyaloğun ana temasını makama bağladığınızda sizin o makamın, kurumun envanterinde kayıtlı olan bir demirbaş; masa, sandalye veya taşınmazı olan binadan farkınız kalmaz.
tabi ki burada lakaytlık, seviyesizlik, saygısızlık, olsun ve hoş görülsün denmiyor. burada kurumların aynı zamanda da o kurum-yapılarda kişilerin makamı harici saygısı olmasın da denmiyor.
sadece eşyayı tabiatı dışında değerlendirmemek gerekir. bunu anlatmaya çalışıyorum.
10.
Sıralı amiriniz ise savcım denmelidir. Değil ise bey, hanımefendi diye seslenilmelidir.
Savcı devlet memurudur. Alınan vergilerle maaşı ödenir. Bu milletin hizmetkârıdır. Efendi ancak ve ancak millettir.
Savcı vatandaşa hitap ederken efendim dese yeridir.
Ent.
Not: öğrenci öğretmenine öğretmenim demelidir. Öğrenci dışındaki kişi öğretmene hanım, beyefendi şeklinde hitap edebilir.
Sıralı amiriniz ise savcım denmelidir. Değil ise bey, hanımefendi diye seslenilmelidir.
Savcı devlet memurudur. Alınan vergilerle maaşı ödenir. Bu milletin hizmetkârıdır. Efendi ancak ve ancak millettir.
Savcı vatandaşa hitap ederken efendim dese yeridir.
Ent.
Not: öğrenci öğretmenine öğretmenim demelidir. Öğrenci dışındaki kişi öğretmene hanım, beyefendi şeklinde hitap edebilir.
marketten beş litre yağ alıp tartıya koyup beş kilo gelmedi diyen adam bu. tanıdım.
Kime ne falan demeyim, bu çocuk benim yazdıklarımı göremezse kudurur!
o kadar zeki olsalar kafaya takmazlar zaten.
Saçımda farkettiğim beyazlar.
