bugün
- gulmekicinyaratilmis4
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- güzel kızların her zaman haklı olması3
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler4
- hükümet değişse ülke düzelir mi3
- erdogan'a yarayacak diye mizmızlanmak4
- pahalıyı dayanıklı sanmak2
- çocukların sürekli abur cubur istemesi3
- büyünce sürekli çikolata yiyeceğim fikri2
- aşkını bir sır gibi senelerce saklamak3
- sokakta 1 lira isteyen emo2
- çerçeve yasa8
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi4
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi6
- flört uygulamaları3
- midilli adası8
- en büyük aşklar pilav üstü az kuruyla başlar3
- nickten isim tahmini yapmak10
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- başkasının diş fırçasıyla dişlerini fırçalamak2
- guinness birası5
- internetin artık ölmesi2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- mazot fiyatlarının suçlusu3
- 7 ağustos 20262
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- zorunlu eğitim9
- sözlüğün boşalması3
- sinem dedetaş11
- haramidere de haramilik yapmak5
- batıl inançlar7
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- orjinalinden iyi coverlar2
- the blair witch project2
- caddebostan da bostan yetiştirmek4
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- mason greenwood11
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var3
- kilolu olmak5
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
kim ne derse desin ne kadar haklıysa o kadar da haksız oldukları durum.
yaşanan durum aynen şudur: vatandaş, yurttaş, birey bilinci oluşmamış toplumların kabile kültürüyle makamların kutsallaştırılmasıdır.
tabi ki makamların saygınlığı vardır. olmalıdır ve korunmalıdır ama makamlar kutsallaştırılamaz.
eğer makamlar kutsallaştırılırsa vatandaşa hizmet için o görevde olan ve yediği ekmek o vatandaşın parasıyla boğazından geçen, o makamın var olması ve kendisinin o makamda olmasına neden olan vali vatandaşa "gavat" cumhurbaşkanı da vatandaşa "sürtük" der.
ne bileyim, bazen görüyoruz...
mahkeme veya dava konularına muhatap olmamış yaşlı teyzenin savcı kadına veya hakim kadına, ya da kadın avukata "canım kızım, bu böyle oldu..." diye söze başlarken birden "bana canım kızım diyemezsin. burası mahkeme salonu" diye birden çıkışmamak insanı azarlamamak lazım.
iç işleri bakanı, başbakan, cumhurbaşkanı olarak bir köye gidince orada mülki idare amiri (vali veya kaymakamın) haksızlığı iş bilmezliği liyakatsizliği yüzünden yaşanan mağduriyeti dile getiren yaşlı amcanın "bu adam yüzünden oldu" diye dert yandığında yine kalkıp "sen bu adam diyemezsin, sayın vali diyeceksin" diye de çıkışmamak insanı azarlamamak lazım.
hele ki o an içinde bulunduğunuz şartlar - durumdan kendinizi soyutlayarak makam saygı diye de böbürlenmemek lazım ki o zaman ne makama ne şahsınıza duyulan saygı kalmaz.
unutmayınız ki ne iş yaparsanız, hangi makamda olursanız olun; ister bir kral olun, isterse kamu kurumunda çaycı olun, ne olursanız olun önce insansınız.
aynı zamanda da o makamın yegane temeline ve sizin de o makamda olmanıza vesile olana asıl sayısızlığı siz etmiş olursunuz.
birden kalkıp içinde bulunulan durumun getirdiği diyaloğun ana temasını makama bağladığınızda sizin o makamın, kurumun envanterinde kayıtlı olan bir demirbaş; masa, sandalye veya taşınmazı olan binadan farkınız kalmaz.
tabi ki burada lakaytlık, seviyesizlik, saygısızlık, olsun ve hoş görülsün denmiyor. burada kurumların aynı zamanda da o kurum-yapılarda kişilerin makamı harici saygısı olmasın da denmiyor.
sadece eşyayı tabiatı dışında değerlendirmemek gerekir. bunu anlatmaya çalışıyorum.
yaşanan durum aynen şudur: vatandaş, yurttaş, birey bilinci oluşmamış toplumların kabile kültürüyle makamların kutsallaştırılmasıdır.
tabi ki makamların saygınlığı vardır. olmalıdır ve korunmalıdır ama makamlar kutsallaştırılamaz.
eğer makamlar kutsallaştırılırsa vatandaşa hizmet için o görevde olan ve yediği ekmek o vatandaşın parasıyla boğazından geçen, o makamın var olması ve kendisinin o makamda olmasına neden olan vali vatandaşa "gavat" cumhurbaşkanı da vatandaşa "sürtük" der.
ne bileyim, bazen görüyoruz...
mahkeme veya dava konularına muhatap olmamış yaşlı teyzenin savcı kadına veya hakim kadına, ya da kadın avukata "canım kızım, bu böyle oldu..." diye söze başlarken birden "bana canım kızım diyemezsin. burası mahkeme salonu" diye birden çıkışmamak insanı azarlamamak lazım.
iç işleri bakanı, başbakan, cumhurbaşkanı olarak bir köye gidince orada mülki idare amiri (vali veya kaymakamın) haksızlığı iş bilmezliği liyakatsizliği yüzünden yaşanan mağduriyeti dile getiren yaşlı amcanın "bu adam yüzünden oldu" diye dert yandığında yine kalkıp "sen bu adam diyemezsin, sayın vali diyeceksin" diye de çıkışmamak insanı azarlamamak lazım.
hele ki o an içinde bulunduğunuz şartlar - durumdan kendinizi soyutlayarak makam saygı diye de böbürlenmemek lazım ki o zaman ne makama ne şahsınıza duyulan saygı kalmaz.
unutmayınız ki ne iş yaparsanız, hangi makamda olursanız olun; ister bir kral olun, isterse kamu kurumunda çaycı olun, ne olursanız olun önce insansınız.
aynı zamanda da o makamın yegane temeline ve sizin de o makamda olmanıza vesile olana asıl sayısızlığı siz etmiş olursunuz.
birden kalkıp içinde bulunulan durumun getirdiği diyaloğun ana temasını makama bağladığınızda sizin o makamın, kurumun envanterinde kayıtlı olan bir demirbaş; masa, sandalye veya taşınmazı olan binadan farkınız kalmaz.
tabi ki burada lakaytlık, seviyesizlik, saygısızlık, olsun ve hoş görülsün denmiyor. burada kurumların aynı zamanda da o kurum-yapılarda kişilerin makamı harici saygısı olmasın da denmiyor.
sadece eşyayı tabiatı dışında değerlendirmemek gerekir. bunu anlatmaya çalışıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar