bugün
dünün iyileri

hep kendini suçlamak

kimisi için bu huy aslında bi çeşit konfor battaniyesi. başkalarını suçlamak tehlikeli, kavga çıkar, yüzleşmek gerekir, hesap sormak lazım. oysa kendini suçla? süper rahat. her şey kontrol bende gibi geliyor, ben değişirsem her şey düzelir diye tatlı bi yalan söylüyor kendine. sonuçta egon da şişiyor, ne kadar vicdanlı, ne kadar derin bi ruhum varmış diye pohpohluyorsun. dışarıdakiler ben böyleyim, beğenmeyen siler diye yoluna devam ederken sen içeride guantanamo kuruyorsun, ciğerin delik deşik ama en azından ben farkındayım diye avunuyorsun.

bunu yapan her kimsen sana, avunma kardeşim, yapma. bazen hayat boktan, insanlar g*t, şans kör, sisteme girmiyorum bile... kendine bu kadar yazık etme. bu kadar suçlama. bi ara ulan bu seferlik suç benden değil, sadece boktan bi gündü de ve bırak. yoksa o guantanamo’yu ömür boyu kendin işletmeye devam edeceksin, farkındalık falan hikaye olur. bırak biraz da dışarıdakiler g*t olsun, sen de nefes al. durmadan kendini sanık sandalyesine oturtursan, bi süre sonra suçlu olup olmamanın da önemi kalmaz.

kılıçdarı destekleyen sanatçılar

çoğunu ilk defa duyuyorum. bildiri yetmezmiş gibi o gerizekâlılardan biri herhâlde, “ulan, metni bitirirken kant’ı da sokalım; entel dursun, derin dursun, felsefe camiası da ‘vay anasını’ desin.” diye salakça bir fikir vermiş.

yıldızlara bakarken vicdan muhasebesi yapan adamın lafını, butlan koltuğu peşinde koşan hainlere ithaf ediyorlar. kara mizahın daniskası.

o gerizekâlı her kimse, belli ki kant’ı mezarında ters döndürmeyi başarmış.

insan sanatsal bir varlıktır

Yanlış önermedir.
Bazı insanlar sanat eseri gibi görünebilirler, onları bir kenara koyuyorum. Ancak özünde insan bir sanat eseri değildir. Kendini doğanın ve tüm canlıların üzerinde konumlandırmış bencil ve vahşi bir yaşam formudur. Hırsları, kıskançlıkları ve egosu vardır.
içinde zerre kötülük barındırmadığını düşündüğünüz tüm insanların içinde karanlık bir nokta bulunur. Bilinç, düşünce ve hafıza biz insanları sanat eseri yapmaz.
Gerçek bir sanat eseri görmek istiyorsanız yüzünüzü doğaya dönün bir zahmet.

insan vahşi bir hayvandır

Kurallar ve düzen olmasına rağmen çok vahşileşebiliyoruz. Olmasaydı halimizi düşünemiyorum. Kendi kendimizi bitirirdik herhalde.

uysaljakoben

(bkz: estağfurullah)

şarabi marsilya kiremiti

bunlar mimari tarihi bilgiler abi biz olsak kapı önüne koyarız cereyanda çarpmasın diye, saygılar abi.

kısa saçlı hatun çekiciliği

yüz güzel ve küçük değilse olmayan çekiciliktir.
hollywood ünlüleri gibi olurum demeyin.
şarkıcı cansever olursunuz.

güne bir söz bırak

la havle ve la vie en rose.

uysaljakoben

kendisi bana göre çok kaliteli bir yazar.
Girdiği entryler gerek düşündürüyor gerek tebessüm ettiriyor.
Kalemine sağlık.

kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek

giyimine karışacağınız bir kadın ile sevgili olmayın. Ne kendiniz için ne de sevgiliniz için hayatı zorlaştırmayın. Hayat zaten yeterince zor.

i follow rivers

Bu şarkıyi dinlerken blue is the warmest colour filmdeki Adèle karakteri canlanıyor zihnimde, onun dans edişi hoşuma gidiyor. Beşiktaş'tan adresime yürürken bu şarkıyı dinleyip ben de dans ederek gitmiştim.

yeni biriyle tanışmak

yeni biriyle tanışmak dediğin, aslında kendine yeni bir ayna bulmakmış. karşındakinin gözlerinde kendi bilmediğin yanlarını keşfediyorsun, bazen güzel bazen sarsıcı.

imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi

fransızlar, ruslar, çinliler, kürtler ve arapları eklemeyi unutmuşsun dayı. büyük oyunu sen çözdün helal aq.

imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi

Taçsız kral Pele, beckenbauer, kaleci maier, nadia kommanaci, bridget bardo ve Fenerbahçeli cemil'i unutmuş butlancı çeto.

(bkz: sallama ziya)

sekerlivanilinn

on ikinci nesil yazar.
hoş gelmiş.

imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi

Hazır AKP varken, ne bileyim şimdi...

yaşadım demek için ne yapmalı

benim gözümde yaşamak kavramının karşılığı kişinin potansiyelinin farkına varıp onun üstüne gitmesi ve o potansiyelin onu taşıyabildiği en uç noktaya dek ilerlemesi.

bir insanın kısa süreli yaşamında dönüp arkasına baktığı zaman en çok pişman olacağı şey, var olduğuna inandığı bir potansiyeli iç edip o şekilde göçüp gitmesidir.

örneğin atatürk'ü ele alalım. adam kendi potansiyelinin öylesine farkında ki henüz 16-17 yaşında devletin başına geçeceğini, türk milleti'ni yöneteceğini biliyor.

bu potansiyeli gerçekleştirmek adına da sonsuz bir mücadele yürütüyor, o potansiyele hiçbir zaman ihanet etmiyor. harcamıyor. sırt çevirmiyor. her zaman bir fazlasına daha erişmek adına yeni riskler alıyor, yeni kararlar alıyor, yeni tehlikelere atılıyor. sahip olduğuna inandığı potansiyeline güvenerek tüm bu hedefleri bir " görev " bilip, adım adım yürüyor.

işte bir hayat, benim gözümde böyle yaşanmalı.

bir insan potansiyeline ihanet ediyorsa, o insanın hayatı gözümde anlamsızdır. boşa geçmiş bir ömürdür.

kendi içinde istediği kadar mutlu olsun, eğlensin, gezsin tozsun her şeyi yapsın. her saniyesi, her salisesi neşe ve gülücüklerle, bol bol anılarla dolu olsun.

eğer potansiyeline ihanet etmişse, o insan gözümde yürüyen ölüdür.

o yüzden benim açımdan bir insan " yaşadım " diyebilmek için; sahip olduğuna inandığı potansiyelinin peşinden koşup onun en uç noktasına dek ilerlemeli. buna " kişinin kendini gerçekleştirmesi " de diyebiliriz.

sadece bayan entrylerini okumak

hayaller bayan entrylerini okumak
gerçekler bayan entryler okumak.

eşek sucuğu

tadına aşina olduğumuzu düşünüyorum toplum olarak.

son gün aslan burcu olmak

22 ağustos'ta doğmam sebebiyle benim durumumdur.

zillere basıp kaçmak

bu sabah öyle bir duyguyla uyandım. içimde çocukça bir hinlik var. herkes ayağını denk alsın!

bisikletle giderken çöpün yanında kitaplar görmek

kadınlar erkek eşyalarını atıyorlar abi. darwin in notlarını çöpte bulmuşlar. hem de akraba evliliği. atomu parçalasan acımazlar.

karton toplayan cocuk

Yine çaylak olmuş nonoşum. Deyil süper, normal kaykanlaştırıcı bilene kullanmamislar!!!???111

maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek

sadece konuşan bir erkektir.
alfalık kendi değerlerini dış faktörlere bağlamayınca başlar.
şirket açıp milleti dolandırıp kaçan alfalarla dolu ortalık.
her patron alfa değildir.
her alfa kendinin patronudur.

şarabi marsilya kiremiti

çatıda görevini tamamlamış, şimdi koleksiyon rafında emekliliğini yaşayan tuğla akrabası.

ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu

zebanilerle hardcore yapıyorlar.

imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi

Fransa, italya ve hollanda'yı eklemeyi unutmuşlar. Kombinasyon eksik kalmış.

maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek

işim de yok, çalışmıyorum da desem yanlış olmaz.
birikimlerimi yiyor, çalışmak ise keyfe keder takılma - can sıkıntısından oluyor.

üstelik erkeklik mi adamlık mı aile sorumluluğunu alma-aile reisi, manosphere mi alfa beta gama mı bunlar ne ise ne gavurcaya aklımız erer ne de fizik, kimya veya sosyo-cinsel hiyerarşideki erkek kişilik tiplerine aklımız erer.

aklımızın erdiği adamlık ne testisle ne parayla olur.
3 kuruşun var-kazanıyorsun diye kendini adam sanma. o zaman 5 kuruşu olanın yanında sen adam değilsin.

antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu

(bkz: mazlum u getirin bana)

evlenmeyi başaramamış erkek

Evlilik başarı değildir. Birlikte yaşamayı becermek başarı olabilir hehe. Aşk evliliği çok nadirdir. Onun dışındaki evliliklerin yarısı ilk on yılda sonlanır. Kalanı, özveriyle, tahammülle, anlayışla vb devam eder. Evliliği sürdürmeye çalışmanın da anlamı, yararı yoktur. Hatta özellikle çocuklara zararı vardır.
© copyright 2005 - 2026