bugün
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis7
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- matkabın var mı diye mesaj atan kız2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir20
- romanya52
- türkiye24
- ortada bir yolsuzluk olmaması3
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi14
- sözlükteki ayakçılar10
- otel odası9
- flört uygulamasında eşleşme algoritması3
- albea var mı abi düşük kilometreli3
- karton toplayan çocuk16
- almanya25
- sözlük kızlarının ojeleri17
- fatma betül sayan kaya39
- meme yalarken düşünülen şeyler4
- ikiye on kala2
- dünya61
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- nerde o eski türk dizileri2
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- kadınların sapık olması10
- nick vermeden bir yazara seslen14
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi4
- nikola tesla'nın kürt olması10
- hiçbir şeyin sarmaması10
- sözlüğün meme platformuna dönmesi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- yunanistan12
- stoacılığın kişisel gelişim endüstrisine satılması2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- anın görüntüsü31
- tokayev den askeri reform talimatı2
- haber sitelerinde reklamlardan haber okunmuyor2
- amerika birleşik devletleri31
- açılı nude5
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- bir şey söyle9
- güzel memelerin öpülmeye değer olması4
- mehdinin en sevdiği balık7
- gilded ile yağan yağmuru izlemek4
- meksika açmazı macerası12
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- sedat peker2
- ermeni rum soykırımını inkar etmek16
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- hentbol5
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
entry'ler (2030)
zeki olduğundan emin olmayan kişinin sanrısıdır.
90 lı yılların ortaları ve orta okul son sınıftayım. aynı mahallede oturduğumuz , aynı okulda okuduğumuz ancak farklı sınıflarda olduğumuz bir kıza fena halde tutulmuşum. platonik bir çıkmazın içerisindeydim. her sabah okula gitmek için evden çıktığımda kızla pişti oluyorduk. günlerden bir gün kışın çetin geçtiği sene fena kar yapmış ve okula gitmek için evden çıkmıştım. o gün yine platoniğimi gördüm ve biraz hızlanarak yolda kendisini bir kaç adım geçtim. amaç kıza kendimi göstermek ya birde havalıyım ki sormayın. evden çıkarken evin bahçe duvarından yünümsü naylon eldivenlerimle bir avuç kar sıyırmış, kartopu haline getirmişim. neyse efendim kızın bir kaç adım önündeyim ve yokuş aşğıya bir rampa inmekteyiz. elimdek kartopunu havaya atıp tutuyorum. anlamsız ve saçma bir artislik peşindeyim. bir an aklıma kartopunu havaya atarak degaj yapan bir kaleci edasıyla vurmak geldi. gelmez olaydı! kartopunu ayağımla vuracak şekilde ileri ve havaya fırlattım. tam vuracaktım ki, yokuş aşağıya dengemi kaybedip yolun sonuna kadar yerde kayarak gittim. hayatımda bu kadar rezil olduğumu , utandığımı, güven kaybı yaşadığımı hatırlamıyorum. kızın yanımdan geçerken attığı kahkahaları bir yana okulda arkadaşına beni işaret ederek gülüşmeleri falan beni yerin dibine sokmaya yetmişti.
otobanda arabamızı çita kovalarsa ve üstü açık bir arabaya sahipsek sıçtığımızı gösteren tespittir.
evinin önünde ya da arabasının yanında top oynayan çocukları uzaklaştırmak için cama çıkıp haykıran teyze ya da amcaların kült olmuş tehditkar cümlesidir.
edit: hepinizi keserim demek istiyorda olabilir. *
edit: hepinizi keserim demek istiyorda olabilir. *
çok fazla içki içen birinin kullandığı ya da o kişi için başkaları tarafından kullanılan bir deyiştir.
deli birinin isteklerinden biridir. insanların kilometresi , kullanılmışı, ikinci eli olmaz!
(bkz: 0 km kız)
(bkz: 0 km kız)
el çabukluğu ve kurnazlık birleşimi bir tokatlama oyunudur. eskiden sokakta bu oyunu oynatan kurnazların sayısı bir hayli fazlaydı. elinde üç iskambil kağıdı bulunan adam el çabukluğu ile gözlerinizin önünde 3 kağıdı karıştıurıp arkası kapalı olarak masaya serer sizde karo olanı bulmaya çalışırsınız.
sene 1999
kuzenim bizde misafir olarak kalıyor. evde parasına pişti oynuyoruz. bu benim çok güzel canıma okuduktan sonra ben oyundan sıkıldım. başka bir şey oynayalım dedi. ne oynayacağız dediğimde bul karoyu al parayı oynayalım mı ? diye sordu. oynayalım dedim. taktiği kapmış gayet başarılı bir şekilde bulmam gereken kağıt konusunda beni neredeyse her seferinde yanıltıyor. tabi bu arada her el için para kaybediyorum. bir ara kalktım annemin bizim için hazırladığı sigara böreklerini alıp geldim. çatal kullanmadığım için parmaklarım yağlanmıştı. kuzenim günün kazananı olarak sigara böreklerini tüketmek yerine oyuna devam etmek için can atıyordu. buraya kadar her şey onun için iyi gidiyordu. ancak yağlı ellerim ile dandik iskambil kağıtları üzerinde bir iz bıraktım ve oynamaya devam ettim. kuzenimin gözlerinin bozuk olmasıda benim için büyük bir avantajdı. işaretlediğim kağıdı her seferinde bulmam hiçte zor olmuyordu. tabiri caizse ki bana göre caiz; horoz domalmış tavuk ise arkaya geçmişti. o el çabukluğu ile kağıtları karıştırıyor ben ise dikkat bile etmeden yağlı kağıdı pat diye buluveriyordum. arada bir farketmemesi için yanlış tercih yapıyordum. gecenin kazananı ben olmuştum. kuzenim ise adeta deliye dönmüş, evine dönecek otobüs parası kalmamıştı. ertesi gün onu uğurlarken; ulan nasıl bildin nasıl yakaladın diye hayıflanma sahnesi halen gözümün önündedir. haa bu arada cebine otobüs parasını koymadım sanmayın. o kadarda vicdansız değilim.
kuzenim bizde misafir olarak kalıyor. evde parasına pişti oynuyoruz. bu benim çok güzel canıma okuduktan sonra ben oyundan sıkıldım. başka bir şey oynayalım dedi. ne oynayacağız dediğimde bul karoyu al parayı oynayalım mı ? diye sordu. oynayalım dedim. taktiği kapmış gayet başarılı bir şekilde bulmam gereken kağıt konusunda beni neredeyse her seferinde yanıltıyor. tabi bu arada her el için para kaybediyorum. bir ara kalktım annemin bizim için hazırladığı sigara böreklerini alıp geldim. çatal kullanmadığım için parmaklarım yağlanmıştı. kuzenim günün kazananı olarak sigara böreklerini tüketmek yerine oyuna devam etmek için can atıyordu. buraya kadar her şey onun için iyi gidiyordu. ancak yağlı ellerim ile dandik iskambil kağıtları üzerinde bir iz bıraktım ve oynamaya devam ettim. kuzenimin gözlerinin bozuk olmasıda benim için büyük bir avantajdı. işaretlediğim kağıdı her seferinde bulmam hiçte zor olmuyordu. tabiri caizse ki bana göre caiz; horoz domalmış tavuk ise arkaya geçmişti. o el çabukluğu ile kağıtları karıştırıyor ben ise dikkat bile etmeden yağlı kağıdı pat diye buluveriyordum. arada bir farketmemesi için yanlış tercih yapıyordum. gecenin kazananı ben olmuştum. kuzenim ise adeta deliye dönmüş, evine dönecek otobüs parası kalmamıştı. ertesi gün onu uğurlarken; ulan nasıl bildin nasıl yakaladın diye hayıflanma sahnesi halen gözümün önündedir. haa bu arada cebine otobüs parasını koymadım sanmayın. o kadarda vicdansız değilim.
adam onlarca maça çıkmasına rağmen konuşulacak bir kaç olumlu hareket yapmıştır. bu çalımda onlardan biridir. birde bursaspor a attığı gol vardır. hiç futbol bilmeyen birisine bu kadar çok maça çıkma şansı verirseniz o kişi bile arada bir kendini aşacak herkes tarafından konuşulacak hareketler yapar. ingilizlerin dediği gibi ; futbol tuhaf bir oyundur. bu nedenle abartılmasına ve şaşırılmasına gerek yoktur.
bir yere son konuşunu yaptığının farkında bile olmayan sineğin karanlık odada bilgisayarı ile entry girmekte olan yazarın monitöründen gelen ışığı bir bok zannedip konmasıdır.
değişik bir satış politikası güden satıcılardır. mesela; terlik satıyordur ancak abidik gubidik bir şekilde bağırarak dikkat çekmeye çalışırlar ve başarılıda olurlar. terlikçi diye bağırmak yerine ; aydelerriiiiyii falan gibi saçma bir haykırış ile dikkatleri üzerine çekerler. normalde terlikçi diye bağırsalar çoğu kişi tarafından umursanmayacaklarını bilirler. çakal satıcılardır.
bu nasıl bir cümledir. normal, akıllı ve futboldan azıcık anlayan biri nasıl bunları söyler işte ben bunu anlayamıyorum. sanırım galatasaray yöneticileri gelen her yeni teknik direktöre büyü yaptırıyor. ya da özel bir içki içiriyorlar ve her teknik direktör bu adamı hem kolluyor hemde koca sezon boyunca oynatıyor. ya da ben futboldan zerre anlamıyorum. sabri sarıoğlu bana göre düz topçunun yamulmuş halidir. yani düz topçu bile olmayı başaramayacak kadar vasatın altındadır.