bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- hikayeyi devam ettir30
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- hayattan zevk alamamak15
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- gocunun nerede olması12
- rüyamda kadın olmuştum6
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- uyumayın konuşalım5
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- uysaljakoben16
- yazarların öldükten sonraki planları4
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- yeşilçam filmi izlemek6
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- biber dolması olsa da yesek5
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- habire12 adamdır37
- makine mühendisliği3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- sokakta kavga teknikleri3
- yeni parti50
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- habire1259
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- cem küçük5
- cioran neden intihar etmedi3
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- nick vermeden bir yazara seslen16
entry'ler (39)
Yapacak hiçbir şey yok, gitmek istedi gitti. Hem anlıyorum hem çok acı tek taraflı bitti.
Özlüyorsun ama gelsin istemiyorsun.
Mesaj atsın istiyorsun ama konuşmak istemiyorsun.
Deliler gibi sesini duymak istiyorsun ama aramak istemiyorsun.
Umrunda değil ama aklına geldiğinde kalbindeki o sızıyı yok edemiyorsun.
Sevmek mi acaba bu?
Unutmak mı yavaş yavaş?
Bilemiyorsun.
Bilemiyorum.
Mesaj atsın istiyorsun ama konuşmak istemiyorsun.
Deliler gibi sesini duymak istiyorsun ama aramak istemiyorsun.
Umrunda değil ama aklına geldiğinde kalbindeki o sızıyı yok edemiyorsun.
Sevmek mi acaba bu?
Unutmak mı yavaş yavaş?
Bilemiyorsun.
Bilemiyorum.
nasıl allahın cezası bir isimmiş ki bu her yerde karşıma çıkıyo be. aldığım mantarda senin isminin ne işi var? böyle mantar ismi mi olur lan. bana kafayı mi yedireceksiniz bütün dünya el birliğiyle!
herkesleşmek istemiyorum. bu salak dünya düzeninden sıkılıyorum ve en ufak şeyden bile felsefe yapabilecek hale geliyorum sonra.
mesela bugün bir arkadaşımın doğum günüymüş. 2 yıl boyunca aynı odada yaşadığım üniversiteden bir arkadaşım. instagrama fotoğraf atmasa hatırlamazdım. önemli tarihleri hatırlamada hiçbir zaman iyi olmamışımdır zaten. fotoğrafı görünce kutlama ihtiyacı hissettim ve samimi olsun diye birlikteyken geçirdiğimiz günlerden bir şeyler yazdım. ama yazarken ben sıkıldım. çünkü yakınlığı böyle saçma şeylere bağlamıyorum. ama biliyorum ki ben o mesajı atmasam o arkadaşım benden bekleyecek ve atmadığım için onu unuttuğumu düşünecekti. bana çok saçma geliyor ama bu durum. çünkü bugün karşılaşsak bir yerde aynı samimiyetle yaklaşırım ona. ama insanların birbirlerinin sırtına en basit şeylerde bile bu kadar yük bindirmelerini sevmiyorum.
bence birini dostun, arkadaşın gibi görebilmek şöyle bir şey; bir derdin olduğunda rahatlıkla arayıp anlatabiliyorsan o da bunu çözecek bir şey yapamasa bile seni sabırla dinliyor ve destek oluyorsa, mutlu olduğun anda yanında olmasa bile senin kadar yüreğinde yaşıyorsa bu sevinci, bir mesaj atmadın diye yakınlığınızın sona erdiğini düşünmüyorsa tamam işte o senin dostundur.
velhasıl kelam emrivaki gibi gelen işleri sevmiyorum azizim. böyle şeyler yapan insanları hissettigimde bazen bilerek açmadığım bile oluyor telefonları. çünkü samimiyetsiz konusmalarla vakit harcamak istemiyorum. samimiyeti her gün aranmakta bulmuyorum. doğum günü kutlamalarında da.
mesela bugün bir arkadaşımın doğum günüymüş. 2 yıl boyunca aynı odada yaşadığım üniversiteden bir arkadaşım. instagrama fotoğraf atmasa hatırlamazdım. önemli tarihleri hatırlamada hiçbir zaman iyi olmamışımdır zaten. fotoğrafı görünce kutlama ihtiyacı hissettim ve samimi olsun diye birlikteyken geçirdiğimiz günlerden bir şeyler yazdım. ama yazarken ben sıkıldım. çünkü yakınlığı böyle saçma şeylere bağlamıyorum. ama biliyorum ki ben o mesajı atmasam o arkadaşım benden bekleyecek ve atmadığım için onu unuttuğumu düşünecekti. bana çok saçma geliyor ama bu durum. çünkü bugün karşılaşsak bir yerde aynı samimiyetle yaklaşırım ona. ama insanların birbirlerinin sırtına en basit şeylerde bile bu kadar yük bindirmelerini sevmiyorum.
bence birini dostun, arkadaşın gibi görebilmek şöyle bir şey; bir derdin olduğunda rahatlıkla arayıp anlatabiliyorsan o da bunu çözecek bir şey yapamasa bile seni sabırla dinliyor ve destek oluyorsa, mutlu olduğun anda yanında olmasa bile senin kadar yüreğinde yaşıyorsa bu sevinci, bir mesaj atmadın diye yakınlığınızın sona erdiğini düşünmüyorsa tamam işte o senin dostundur.
velhasıl kelam emrivaki gibi gelen işleri sevmiyorum azizim. böyle şeyler yapan insanları hissettigimde bazen bilerek açmadığım bile oluyor telefonları. çünkü samimiyetsiz konusmalarla vakit harcamak istemiyorum. samimiyeti her gün aranmakta bulmuyorum. doğum günü kutlamalarında da.
şehrime gel sevgilim.
yarın çık gel.
bırak her şeyi, bir bekleyenim var de gel.
yarın çık gel.
bırak her şeyi, bir bekleyenim var de gel.
Baharı yaz uğruna tükettik, aşkı naz uğruna
.
Ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna;
derken ‘ömrü’ tükettik bir hiç uğruna.
Ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna;
derken ‘ömrü’ tükettik bir hiç uğruna.
sevginin her şeyi değiştirmeye gücü yeter sandığımızda,
koşulsuz güvendiğimizde,
her insanın sevilmeye değer biri olabileceğini düşündüğümüzde,
umut kırıntılarıyla yola çıktığımızda,
o kırıntıların içimizi kanata kanata boğazımızdan
geçtiğini farketmediğimizde,
kaybettik.
kaybetmeye de devam edeceğiz, çünkü biz insanız her şeyden önce.
koşulsuz güvendiğimizde,
her insanın sevilmeye değer biri olabileceğini düşündüğümüzde,
umut kırıntılarıyla yola çıktığımızda,
o kırıntıların içimizi kanata kanata boğazımızdan
geçtiğini farketmediğimizde,
kaybettik.
kaybetmeye de devam edeceğiz, çünkü biz insanız her şeyden önce.
3 milyar 750 milyon.
" sonra gitgide hissizleşiyorsun azizim.
Kimse ne muhabbet ehli ne de yol arkadaşı gibi görünmüyor gözüne. "
Kimse ne muhabbet ehli ne de yol arkadaşı gibi görünmüyor gözüne. "
kykda kalıyorsa şayet idare öğrendiğinde sokakta kalacak öğrencinin aldığı risktir.
Tek bir günah vardır. O da hırsızlıktır. Bir insanı öldürdüğün zaman ,bir yaşam çalarsın. Karısını bir kocadan,çocuklarını bir babadan mahrum edersin. Yalan söylediğin zaman, bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. aldattığın zaman, bir insanın doğruluk,adalet hakkını elinden alırsın.
Uçurtma Avcısı.
Uçurtma Avcısı.
iletişimin en kolay şekilde sağlanabildiği bu çağda bir özledim mesajını atamamak.
düşün ki boğazına dizilmiş söylemeye yeltendiğin her söz
mecalin yok mecnunsun, yanıyorsun ilk defa.
mecalin yok mecnunsun, yanıyorsun ilk defa.
biz hiç beceremedik sevmeyi de terketmeyi de, aşk dolu mısraların karşısında direnmeyi de.
bu sabah annem sayesinde yaşadığım şeydir. bir evde yemek kokusu varsa huzur da vardır.
dedi ve gitti.
şu an onu düşünen tarafı neresiyse orası aktif işte. beynimi kullanamıyorda olabilirim bilemedim.
çaresi yok başka.
doğru insan saçmalığına inanmıyorum artık. çok iyi biri dediklerimiz bu hale getiriyor hep bizi, kıyamadıklarımız. kimin için doğru insanız kim bizim için en doğrusu bu önemli.
ne zaman canın yansa bu kadar derinden, sanırsın mümkün değil bir daha üzülmen.