bugün
- açım aç9
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek25
- edep sen ne güzel şeysin5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- şu an ne isterdin10
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- bir beden küçük kıyafet almak6
- mustafa sarıgül pornosu4
- cinler5
- platon un mağara alegorisi4
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- fon suresi 2 milyarıncı ayet2
- dilekçeye nasıl başlanır9
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- fon vurgunu54
- kopya çekmenin etiği2
- kaçak çay18
- from gold from dust34
- borsa istanbul19
- galatasaray vs akp12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması8
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- kolye119
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- gaddar kerim2
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- nas suresini duyunca cinler4
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- berat albayrak'a iftira atılması11
- tavuklu pilav13
- en iyi çakmak markası10
- iltica19
- çilekli pasta yiyen erkek7
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- la loba21
- alper mestçi vs hasan karacadağ2
- kürt dizilerinin tutmaması10
entry'ler (92)
Anne rahmine ulaşıp hayata gelmeyi başarmış şanslı spermini diğerlerinden farklı görmeyen şahsiyettir. Evladına değer vermeyen olmaz olası yaratıktır.
-baba beni seviyor musun?
-seviyorum yavrum
-çok mu?
-çok
-ne kadar çok?
-en az 31 sonrası elimde biriken spermler kadar çok
-baba beni seviyor musun?
-seviyorum yavrum
-çok mu?
-çok
-ne kadar çok?
-en az 31 sonrası elimde biriken spermler kadar çok
hayatında varsa stres
hadi durma çek bir nefes
sonra da bir yudum efes
iyi gider sigara oynarken pes
yeni başlayanlar için heves
hemen bırılmaz, azar azar kes
dumanlı hava sahasına yes
git sigara al başlar birazdan eses *
hadi durma çek bir nefes
sonra da bir yudum efes
iyi gider sigara oynarken pes
yeni başlayanlar için heves
hemen bırılmaz, azar azar kes
dumanlı hava sahasına yes
git sigara al başlar birazdan eses *
türklükle müslümanlığın önceliğinin kıyaslanmasıdır. tartışmalara sebep olabilecek bir karşılaştırmadır. Bunlar dışında hem türk hem müslüman ve müslüman olamayan ecnebi vardır.
insanın hevesini kursağında bırakandır.
-oğlum bütün girdiğim entrylerde sadece 1 artı oy alıyorum
-hehe onu da ben veriyorum farkındasın değil mi?
-hadiiii
-oğlum bütün girdiğim entrylerde sadece 1 artı oy alıyorum
-hehe onu da ben veriyorum farkındasın değil mi?
-hadiiii
Umarım içinde kırmızı kalem yoktur diye düşünmemizi sağlayan öğrencidir. Düzen onun için vazgeçilmezdir ve büyük ihtimalle bu davranışını üniversite yıllarında da devam ettirmek isteyecektir ve daha büyük dalga konusu olacaktır.
youjizz com dan sonra gelen en güzel porno içerikli sitelerden birisi *
son hazırlıklar yapılıp pozisyon alınır, yeni eklenen videolar özenle incelenir, beğenebileceğimizi düşündüğümüz videonun üzerinde mause bekletilerek fragman izlenir, hedef belirlenilir ve artık zamanı geldi uzun eşşek oynamaıyız.
son hazırlıklar yapılıp pozisyon alınır, yeni eklenen videolar özenle incelenir, beğenebileceğimizi düşündüğümüz videonun üzerinde mause bekletilerek fragman izlenir, hedef belirlenilir ve artık zamanı geldi uzun eşşek oynamaıyız.
--spoiler--
Her ne kadar Avrupalı güçlerin Ruslara karşı Osmanlı ile birlikte kazandıkları Kırım Savaşı sonrasında yapılan Paris Antlaşması (25 Şubat 1856) Osmanlı Devleti'ni bir "Avrupalı devlet" olarak tanımlasa da, genelde Türklerin Avrupalılığı özellikle üçüncü bir "düşmana" karşı ittifak ihtiyaçlarının canlı olduğu dönemlerde görüldü. Güvenlik kaygılarının ön planda olmadığı dönemlerde ise Türkler, Avrupa kimliğinin en popüler "ötekisi" olarak görüldü. Bu durum Osmanlı'nın son döneminde ve Cumhuriyet yıllarında Türklerin Batılılaşma ve Avrupalılaşma tercihi ve kararlılığı ile biraz karmaşık bir hal alsa da Türkiye, Avrupalılarca çoğunlukla Avrupalı kurum ve kuralları ithal etmeye çalışan, ama Avrupalı olmayan Doğulu-Müslüman ülke olarak görüldü.
Türkiye Cumhuriyeti'nde devlet ve toplum bazında genelde Batılı, özelde Avrupalı olma konusundaki kararlılık, çaba ve mücadele, neredeyse zaman zaman "Avrupalılara rağmen Avrupalı" olma hırsı, son derece özel bir durumdur ve Avrupalılık kimliği bütün (iç ve dış) itiraz ve reddiyelere rağmen Türkler tarafından artık hak edilmiş, "kazanılmıştır". Burada en önemli husus şudur: Türkiye'de sadece devlet kendini Avrupalı olarak nitelemiyor, bu kimlik artık sıradan vatandaşın da, toplumun da içselleştirdiği bir değer. Dışişleri Bakanı A.Davutoğlu'nun "Biz Avrupalılar..." diye başlayan ve artık hiç garipsenmeyen sözlerinden belki de daha çarpıcı olanı, sokaktaki Türklerin kendilerini (AB üyeliği konusundaki tartışmaların yarattığı burukluğa rağmen) "Avrupalı" olarak tanımlamaları, tersini adeta bir hakaret olarak görmeleridir.
--spoiler--
Bir düşümsenize bugün Türk takımları avrupa şampiyonlar liginde oynyor, Türk müzisyenler avrupa ülkeleri arasında düzenlenen Eurovision şarkı yarışmasına katılıyor. Bu da açıkça gösteriyor ki türkler ''avrupalı'' sıfatını çoktan kazanmış ancak avrupa bizi gereksiz formalitelerle yıpratıyor. avrupa birliğinin kapılarının türklere açılması avrupalıyı adeta dehşete düşürüyor.
Bu millet nasıl ki malazgirt zaferi ile anodoluyu yurt edinmiş ise benzer bir zafer ile de avrupalılığını ispat edecektir ancak amaç bir avrupalıya dönüşmek, asimile olmaktan ziyade adeta avrupayı fethetmek, avrupa birliğinde etkin güç ve söz sahibi olmak olmalıdır.
Her ne kadar Avrupalı güçlerin Ruslara karşı Osmanlı ile birlikte kazandıkları Kırım Savaşı sonrasında yapılan Paris Antlaşması (25 Şubat 1856) Osmanlı Devleti'ni bir "Avrupalı devlet" olarak tanımlasa da, genelde Türklerin Avrupalılığı özellikle üçüncü bir "düşmana" karşı ittifak ihtiyaçlarının canlı olduğu dönemlerde görüldü. Güvenlik kaygılarının ön planda olmadığı dönemlerde ise Türkler, Avrupa kimliğinin en popüler "ötekisi" olarak görüldü. Bu durum Osmanlı'nın son döneminde ve Cumhuriyet yıllarında Türklerin Batılılaşma ve Avrupalılaşma tercihi ve kararlılığı ile biraz karmaşık bir hal alsa da Türkiye, Avrupalılarca çoğunlukla Avrupalı kurum ve kuralları ithal etmeye çalışan, ama Avrupalı olmayan Doğulu-Müslüman ülke olarak görüldü.
Türkiye Cumhuriyeti'nde devlet ve toplum bazında genelde Batılı, özelde Avrupalı olma konusundaki kararlılık, çaba ve mücadele, neredeyse zaman zaman "Avrupalılara rağmen Avrupalı" olma hırsı, son derece özel bir durumdur ve Avrupalılık kimliği bütün (iç ve dış) itiraz ve reddiyelere rağmen Türkler tarafından artık hak edilmiş, "kazanılmıştır". Burada en önemli husus şudur: Türkiye'de sadece devlet kendini Avrupalı olarak nitelemiyor, bu kimlik artık sıradan vatandaşın da, toplumun da içselleştirdiği bir değer. Dışişleri Bakanı A.Davutoğlu'nun "Biz Avrupalılar..." diye başlayan ve artık hiç garipsenmeyen sözlerinden belki de daha çarpıcı olanı, sokaktaki Türklerin kendilerini (AB üyeliği konusundaki tartışmaların yarattığı burukluğa rağmen) "Avrupalı" olarak tanımlamaları, tersini adeta bir hakaret olarak görmeleridir.
--spoiler--
Bir düşümsenize bugün Türk takımları avrupa şampiyonlar liginde oynyor, Türk müzisyenler avrupa ülkeleri arasında düzenlenen Eurovision şarkı yarışmasına katılıyor. Bu da açıkça gösteriyor ki türkler ''avrupalı'' sıfatını çoktan kazanmış ancak avrupa bizi gereksiz formalitelerle yıpratıyor. avrupa birliğinin kapılarının türklere açılması avrupalıyı adeta dehşete düşürüyor.
Bu millet nasıl ki malazgirt zaferi ile anodoluyu yurt edinmiş ise benzer bir zafer ile de avrupalılığını ispat edecektir ancak amaç bir avrupalıya dönüşmek, asimile olmaktan ziyade adeta avrupayı fethetmek, avrupa birliğinde etkin güç ve söz sahibi olmak olmalıdır.
Belirli bir ritim tutturmuş, sürekliliğini koruyarak çıkan horlama sesinin bir anda kesilmesi olayıdır. Genellikle horlayan kişi uyku pozisyonunu değiştirdiğinde ya da içsel veya dışsal bir uyarıcı tarafından uyarıldığında gerçekleşen durumdur. Yanında uyuyan kişi için oldukça hayırlı bir vakadır. Fakat yanımızdaki kişi horlama sesine alışmışsa bu sessizlik onu huzursuz edebilir.
(bkz: periyodik horlamak)
(bkz: periyodik horlamak)
Kemal Kılıçtaroğlunun uludagsozlukte karması -1 civarında olan bir yazar olduğunu düşünündüren hede.
Kemal Kılıçdaroğlu
altıncı nesil yazar
Genel
karma: -1 (düz adam)
son entry girdiği zaman: bugün
bugün: 30
bu hafta: 140
toplam entry: 380
toplam başlık: 120
Kemal Kılıçdaroğlu
altıncı nesil yazar
Genel
karma: -1 (düz adam)
son entry girdiği zaman: bugün
bugün: 30
bu hafta: 140
toplam entry: 380
toplam başlık: 120
hayattan alınacak hazzın marjinal faydasını arttırırken toplam faydasını düşürmemektir. hayatın bize sunduğu altarnetifleri en iyi şekilde değerlendirip hayatın tadına varmaktır.
(bkz: hayat maksimumda)
(bkz: hayat maksimumda)
gerçeği yansıtmayan bir hipotezdir ve ispatlanması mümkün değildir. objektif bakamayan insan zırvasıdır bence, zevkler ve üstün diller tartışılmaz o zaman bana göre de türkçe diğer dillerden üstün.
(bkz: benim dilim senin dilini döver)
(bkz: zenci pipisinin diğer pipilerden büyük olması)
(bkz: benim dilim senin dilini döver)
(bkz: zenci pipisinin diğer pipilerden büyük olması)
Tarihi bir gerçek: Galatasaray'ın ezeli rakibi Fenerbahçe'yi, Kadıköylü Galatasaraylılar kurdu.
Fenerbahçe galatasaraya rakip olsun diye galatasaraylı kurucuların arkadaşları tarafından galatasaraylı kuruculardan izin alınarak kurulmuştur. Galatasaray'ın kurucuları Ali Sami Bey, Asım Tevfik Sonumut, Refik Cevdet Kalpakçıoğlu, Kadıköy'ün çocuklarıdır. Fenerbahçe'nin kurucuları arasında bulunan Galip Kulaksızoğlu ise Galatasaray Lisesi'nde eğitim görmüştür. Yani aynı mahallenin çocukları aynı okula gitmiş ve iki ayrı takım kurmuşlardır. Ve 100 yıllık bir rekabeti yaratmışlardır.
Fenerbahçe galatasaraya rakip olsun diye galatasaraylı kurucuların arkadaşları tarafından galatasaraylı kuruculardan izin alınarak kurulmuştur. Galatasaray'ın kurucuları Ali Sami Bey, Asım Tevfik Sonumut, Refik Cevdet Kalpakçıoğlu, Kadıköy'ün çocuklarıdır. Fenerbahçe'nin kurucuları arasında bulunan Galip Kulaksızoğlu ise Galatasaray Lisesi'nde eğitim görmüştür. Yani aynı mahallenin çocukları aynı okula gitmiş ve iki ayrı takım kurmuşlardır. Ve 100 yıllık bir rekabeti yaratmışlardır.
mükemmel ötesi bir düzene sahip olan kahinatımızdaki her şeyin bozulmaz bir orana sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seren vakadır.
dünyanın dönüş hızı bölü 5m/sn eşittir kıç yarıçapı çarpı adım başına düşen kıvırtma sayısı şeklinde formülize edilebilir.
dünyanın dönüş hızı bölü 5m/sn eşittir kıç yarıçapı çarpı adım başına düşen kıvırtma sayısı şeklinde formülize edilebilir.
sözlüğe ayırdığı zamanının çoğunu $ukela entryleri okumakla geçiren ve zevk alan yazar kardeşimizin aklına ilk olarak şu düşünce gelir: ''benim de bir gün entryim burada yayınlanacak mı?'' daha sonra yayınlandığını varsayıp hayaller kurmaya başlayan yazarımız bundan da oldukça keyif alır. artık bunun için çabalaması gerektiğinin farkına varan yazar kardeşimiz arka arkaya entryler girmeye başlar bu arada sürekli yukarıdaki 'ben' butonuna basıp aldığı oyları kontrol etmektedir. Aldığı her artı oydan inanılmaz haz alan yazar kareşimiz aldığı her eksi oyda adeta yıkılır. Her eksi oy evlat acısı gibi koyar bünyesine. azmi sayesinde belirli yol katetmesine rağmen hala şukela kısmında entrysini göremeyen yazar kardeşimizin emrah moduna girmesinden daha doğal ne olabilir ki.
Bu kardeşimiz olurda bir gün $ukela butonuna bastığında kendi entrysini görürse ilk yapacağı iş print screen tuşuna basması olacaktır. Eğer bir daha çıkmazsa kaygısı ve kendisini kanıtlama isteği doruk noktada olan bu yazar kardeşlerime başarılar dilemekten başka yapacak pek bir şey göremiyorum.
Bu kardeşimiz olurda bir gün $ukela butonuna bastığında kendi entrysini görürse ilk yapacağı iş print screen tuşuna basması olacaktır. Eğer bir daha çıkmazsa kaygısı ve kendisini kanıtlama isteği doruk noktada olan bu yazar kardeşlerime başarılar dilemekten başka yapacak pek bir şey göremiyorum.
uykumuz var iken yolculuk yaptığımızda oluşan dayanilmaz cazibedir. yanımızdakinin kim olduğu önemli değildir, o an itibariyle onu çekici kılan koordinatları ve bir omuza sahip oluşudur. kapanan gözlerimize hakim olamazken yaşadığımız en büyük ikilemin de sebebidir bu cazibe.
(bkz: otobüste tanımadığımız birinin omzunda uyanmak)
(bkz: otobüste tanımadığımız birinin omzunda uyanmak)
Galatasarayda iken değerini bilemedik gibi yorumların yapılacağı zamandır.