bugün
- karton toplayan çocuk16
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- romanya52
- otel odası7
- sözlükteki ayakçılar9
- almanya25
- sözlük kızlarının ojeleri17
- pencere açık uyumak3
- nick vermeden bir yazara seslen14
- meme yalarken düşünülen şeyler3
- gilded ile yağan yağmuru izlemek4
- kadınların sapık olması10
- güzel memelerin öpülmeye değer olması4
- iran dışişleri bakanı arakçi'nin açıklaması2
- açılı nude5
- 2 hesap kullanan sözlük yazarları2
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- meksika açmazı macerası12
- türkiye23
- fatma betül sayan kaya39
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- nikola tesla'nın kürt olması10
- hiçbir şeyin sarmaması10
- yunanistan12
- irlandalı futbolcuların israil protestosu2
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir17
- dünya61
- mal mısın sorusuna verilebilecek alternatifler3
- sözlüğün en iyi gammazı3
- fon soruşturmasında tedbirlerin kaldırılması3
- sarallar çetesi2
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- 4 büyükler bu transferleri nasıl yapıyor3
- çok uykum var3
- domates ve haşlanmış yumurtayı birlikte yemek2
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- hentbol5
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı4
- lookinin yeni nicki2
- turizm3
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- mehdinin en sevdiği balık7
- offf çok sıkıldım sözlük4
- judas'ın cesedi2
- adidas3
- butlancıların birbirine girmesi5
- anın görüntüsü31
- judas adlı yazarın 50 yaşlarında olması2
--spoiler--
Her ne kadar Avrupalı güçlerin Ruslara karşı Osmanlı ile birlikte kazandıkları Kırım Savaşı sonrasında yapılan Paris Antlaşması (25 Şubat 1856) Osmanlı Devleti'ni bir "Avrupalı devlet" olarak tanımlasa da, genelde Türklerin Avrupalılığı özellikle üçüncü bir "düşmana" karşı ittifak ihtiyaçlarının canlı olduğu dönemlerde görüldü. Güvenlik kaygılarının ön planda olmadığı dönemlerde ise Türkler, Avrupa kimliğinin en popüler "ötekisi" olarak görüldü. Bu durum Osmanlı'nın son döneminde ve Cumhuriyet yıllarında Türklerin Batılılaşma ve Avrupalılaşma tercihi ve kararlılığı ile biraz karmaşık bir hal alsa da Türkiye, Avrupalılarca çoğunlukla Avrupalı kurum ve kuralları ithal etmeye çalışan, ama Avrupalı olmayan Doğulu-Müslüman ülke olarak görüldü.
Türkiye Cumhuriyeti'nde devlet ve toplum bazında genelde Batılı, özelde Avrupalı olma konusundaki kararlılık, çaba ve mücadele, neredeyse zaman zaman "Avrupalılara rağmen Avrupalı" olma hırsı, son derece özel bir durumdur ve Avrupalılık kimliği bütün (iç ve dış) itiraz ve reddiyelere rağmen Türkler tarafından artık hak edilmiş, "kazanılmıştır". Burada en önemli husus şudur: Türkiye'de sadece devlet kendini Avrupalı olarak nitelemiyor, bu kimlik artık sıradan vatandaşın da, toplumun da içselleştirdiği bir değer. Dışişleri Bakanı A.Davutoğlu'nun "Biz Avrupalılar..." diye başlayan ve artık hiç garipsenmeyen sözlerinden belki de daha çarpıcı olanı, sokaktaki Türklerin kendilerini (AB üyeliği konusundaki tartışmaların yarattığı burukluğa rağmen) "Avrupalı" olarak tanımlamaları, tersini adeta bir hakaret olarak görmeleridir.
--spoiler--
Bir düşümsenize bugün Türk takımları avrupa şampiyonlar liginde oynyor, Türk müzisyenler avrupa ülkeleri arasında düzenlenen Eurovision şarkı yarışmasına katılıyor. Bu da açıkça gösteriyor ki türkler ''avrupalı'' sıfatını çoktan kazanmış ancak avrupa bizi gereksiz formalitelerle yıpratıyor. avrupa birliğinin kapılarının türklere açılması avrupalıyı adeta dehşete düşürüyor.
Bu millet nasıl ki malazgirt zaferi ile anodoluyu yurt edinmiş ise benzer bir zafer ile de avrupalılığını ispat edecektir ancak amaç bir avrupalıya dönüşmek, asimile olmaktan ziyade adeta avrupayı fethetmek, avrupa birliğinde etkin güç ve söz sahibi olmak olmalıdır.
Her ne kadar Avrupalı güçlerin Ruslara karşı Osmanlı ile birlikte kazandıkları Kırım Savaşı sonrasında yapılan Paris Antlaşması (25 Şubat 1856) Osmanlı Devleti'ni bir "Avrupalı devlet" olarak tanımlasa da, genelde Türklerin Avrupalılığı özellikle üçüncü bir "düşmana" karşı ittifak ihtiyaçlarının canlı olduğu dönemlerde görüldü. Güvenlik kaygılarının ön planda olmadığı dönemlerde ise Türkler, Avrupa kimliğinin en popüler "ötekisi" olarak görüldü. Bu durum Osmanlı'nın son döneminde ve Cumhuriyet yıllarında Türklerin Batılılaşma ve Avrupalılaşma tercihi ve kararlılığı ile biraz karmaşık bir hal alsa da Türkiye, Avrupalılarca çoğunlukla Avrupalı kurum ve kuralları ithal etmeye çalışan, ama Avrupalı olmayan Doğulu-Müslüman ülke olarak görüldü.
Türkiye Cumhuriyeti'nde devlet ve toplum bazında genelde Batılı, özelde Avrupalı olma konusundaki kararlılık, çaba ve mücadele, neredeyse zaman zaman "Avrupalılara rağmen Avrupalı" olma hırsı, son derece özel bir durumdur ve Avrupalılık kimliği bütün (iç ve dış) itiraz ve reddiyelere rağmen Türkler tarafından artık hak edilmiş, "kazanılmıştır". Burada en önemli husus şudur: Türkiye'de sadece devlet kendini Avrupalı olarak nitelemiyor, bu kimlik artık sıradan vatandaşın da, toplumun da içselleştirdiği bir değer. Dışişleri Bakanı A.Davutoğlu'nun "Biz Avrupalılar..." diye başlayan ve artık hiç garipsenmeyen sözlerinden belki de daha çarpıcı olanı, sokaktaki Türklerin kendilerini (AB üyeliği konusundaki tartışmaların yarattığı burukluğa rağmen) "Avrupalı" olarak tanımlamaları, tersini adeta bir hakaret olarak görmeleridir.
--spoiler--
Bir düşümsenize bugün Türk takımları avrupa şampiyonlar liginde oynyor, Türk müzisyenler avrupa ülkeleri arasında düzenlenen Eurovision şarkı yarışmasına katılıyor. Bu da açıkça gösteriyor ki türkler ''avrupalı'' sıfatını çoktan kazanmış ancak avrupa bizi gereksiz formalitelerle yıpratıyor. avrupa birliğinin kapılarının türklere açılması avrupalıyı adeta dehşete düşürüyor.
Bu millet nasıl ki malazgirt zaferi ile anodoluyu yurt edinmiş ise benzer bir zafer ile de avrupalılığını ispat edecektir ancak amaç bir avrupalıya dönüşmek, asimile olmaktan ziyade adeta avrupayı fethetmek, avrupa birliğinde etkin güç ve söz sahibi olmak olmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar