bugün
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş4
- eğitim sisteminin gizli amacı3
- fenerbahçe12
- evliliğin anlamı6
- suçluları topluma kazandırmalıyız insanı2
- fuck pkk tişörtü2
- orta dünya da yaşamak istediğiniz yer2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- 16 ağustos 20264
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı3
- ismail kartal6
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı9
- pazar günü klasikleri2
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- asimilasyon harika bir şey5
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- saccharine2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- yeni parti bitmiştir2
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın3
- uludağ sözlük evreni11
- kadın olmanın avantajları16
- nervio22
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- tayyip in yakın korumaları2
- g i l d e d l i l y18
- günaydın4
- gençlerbirliği6
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- yatırım fonu3
- yaşamak istenilen şeyler10
- hayatın kuralları9
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- saraca finch house2
- düşük zeka belirtisi3
- türkiye'ye geldim11
- kurtar bizi müsavat16
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- geceye bir şarkı bırak10
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- ağlayarak 31 çekmek2
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- penisi seks objesi olarak görmek7
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
sevdiği entry'ler
"Seni gönülden seven insan için iyi gün kötü gün yoktur.
Ne zaman yanında olması gerekiyorsa o zaman yanında olur."
Ne zaman yanında olması gerekiyorsa o zaman yanında olur."
rabbim kız okula geliyor,
yaşasın cumhuriyet!
yaşasın cumhuriyet!
iş gereği sıkça cafe, restoranda ofis yaparım. bu sabah da pek şubesi olmayan kahve zincirlerinden bitanesine oturdum.
açtım bilgisayarı, çalışıyorum. mekan self servis. içeceğimi de almışım, bir de kahvaltılık bi sandviç. bi yandan yedim bir yandan da işleri hallettim derken boşalan servis tepsisini almaya bir garson geldi, güzelce bir kadın. tepsiyi alırken gözgöze geldik bir an, çok kısa sürdü 2 sn kadar. sonra tepsiyi alırken, teşekkür ederim dedim.
suratıma aynı tepkisizlikle bakıp gitti. amk dedim içimden bu işi yapmak istemiyorsan yapma. insan nezaketen afiyet olsun der, hadi onu da geçtim bir mimik yapar. ama nasıl tutuldum aga anlatamam, kesin yazıyorum sandı mk kezbanı diyorum. madem öyle okusaydın da bu işi yapmak zorunda kalmasaydın diyorum, nezaketin eğitim durumu, milliyeti olmaz diyorum. ya kezban ya da sığır diyorum. diyorum da diyorum. gözüm kızda, içeri gitti. daha işim var çalışmam lazım ama felaket takık vaziyetteyim.
bi içecek daha almak için gittim kasada bu var yanında başka bi çalışan. siparişi öteki alıyor önümdeki müşteriden. siparişi aldı sonra yanındaki kıza döndü ve anlamadığım ama işaret dili olduguna emin oldugum bir iki hareket yaptı.
aman yarabbi yerin dibine girdim. başımdan aşağı kaynar sular döküldü. yargılamak ne kolay insanları, tuzu kuru bir "beyaz" olmak ne kolay. kendimizde herşeyi hak görüp, cayır cayır insan yargılıyoruz. düşünmeyi bırakıp tavuk gibi omurilikle idare edilir olmuşuz. önyagılarım da yargılarım da yerin dibine batsın.
siparişi diğer kıza verdim. o da bizim esas kıza iletti. içeceği alırken, yıllar önce öğrendiğim ama yarım yamalak hatırladığım teşekkür ederim işareti gibi bişiler yaptım. anladı tebessüm etti. mimikleriyle bana cevap verdi. asıl nezaketsizin, sığırın, kezbanın kim olduğunu 1 salisede izah etti.
bense bi kez daha yerin dibine doğru uzaklaştım.
açtım bilgisayarı, çalışıyorum. mekan self servis. içeceğimi de almışım, bir de kahvaltılık bi sandviç. bi yandan yedim bir yandan da işleri hallettim derken boşalan servis tepsisini almaya bir garson geldi, güzelce bir kadın. tepsiyi alırken gözgöze geldik bir an, çok kısa sürdü 2 sn kadar. sonra tepsiyi alırken, teşekkür ederim dedim.
suratıma aynı tepkisizlikle bakıp gitti. amk dedim içimden bu işi yapmak istemiyorsan yapma. insan nezaketen afiyet olsun der, hadi onu da geçtim bir mimik yapar. ama nasıl tutuldum aga anlatamam, kesin yazıyorum sandı mk kezbanı diyorum. madem öyle okusaydın da bu işi yapmak zorunda kalmasaydın diyorum, nezaketin eğitim durumu, milliyeti olmaz diyorum. ya kezban ya da sığır diyorum. diyorum da diyorum. gözüm kızda, içeri gitti. daha işim var çalışmam lazım ama felaket takık vaziyetteyim.
bi içecek daha almak için gittim kasada bu var yanında başka bi çalışan. siparişi öteki alıyor önümdeki müşteriden. siparişi aldı sonra yanındaki kıza döndü ve anlamadığım ama işaret dili olduguna emin oldugum bir iki hareket yaptı.
aman yarabbi yerin dibine girdim. başımdan aşağı kaynar sular döküldü. yargılamak ne kolay insanları, tuzu kuru bir "beyaz" olmak ne kolay. kendimizde herşeyi hak görüp, cayır cayır insan yargılıyoruz. düşünmeyi bırakıp tavuk gibi omurilikle idare edilir olmuşuz. önyagılarım da yargılarım da yerin dibine batsın.
siparişi diğer kıza verdim. o da bizim esas kıza iletti. içeceği alırken, yıllar önce öğrendiğim ama yarım yamalak hatırladığım teşekkür ederim işareti gibi bişiler yaptım. anladı tebessüm etti. mimikleriyle bana cevap verdi. asıl nezaketsizin, sığırın, kezbanın kim olduğunu 1 salisede izah etti.
bense bi kez daha yerin dibine doğru uzaklaştım.
o gün pastanede oturduk
ben gittim
simdi uzaklardayim
ve gönül hicran da dolmadi
ne
hic ayrilamam dedim sana
ne de kavusmanin bir hayal oldugu gerceginden bihaberdim
sevda kusun kanadindaydi ve
urkutursem kacardi
bir ihtimal daha vardi o da
her aksam gunesin battigi yerden
paylasamadigim yalnizlikti
afrodit'in cazibesine mahkum eros
venus'teki zeus
tanrisal vasiflarla yaratilmasi gereken yeni sifatlar
sirf senden biraz daha bahsedebilmem icin gerekli şu sıralar
yoksa gonca gül, sacini oksayan ruzgar, yagan yagmur edebiyati,
nereye kadar di mi ?
nereye kadar surer bu kolaj edebiyati ?
2798.
edit: modlar dedi ki yazari belirtmen gerekiyor
( yazar: duhanco)
ben gittim
simdi uzaklardayim
ve gönül hicran da dolmadi
ne
hic ayrilamam dedim sana
ne de kavusmanin bir hayal oldugu gerceginden bihaberdim
sevda kusun kanadindaydi ve
urkutursem kacardi
bir ihtimal daha vardi o da
her aksam gunesin battigi yerden
paylasamadigim yalnizlikti
afrodit'in cazibesine mahkum eros
venus'teki zeus
tanrisal vasiflarla yaratilmasi gereken yeni sifatlar
sirf senden biraz daha bahsedebilmem icin gerekli şu sıralar
yoksa gonca gül, sacini oksayan ruzgar, yagan yagmur edebiyati,
nereye kadar di mi ?
nereye kadar surer bu kolaj edebiyati ?
2798.
edit: modlar dedi ki yazari belirtmen gerekiyor
( yazar: duhanco)
-They said you were dead.
+I am.
+I am.