bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı46
- ispanya17
- arjantin17
- 2026 dünya kupası23
- futbol13
- dünya18
- resim hocaları3
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- ciguli kral3
- nico williams2
- 20 temmuz 20262
- arjantin milli futbol takımı6
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak4
- lisede hocaların herşeyi bilmesi3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek3
- marc cucurella5
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu5
- aylık 467 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- goooolll gooooolllll gooolllllll2
- memduh bashgan2
- le cola'nın 67 tl olması4
- şehir kurma oyunları5
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- haluk levent denince akla gelenler4
- tefeciden borç almak4
- velvet9
- arjantin'in çok kötü oynaması3
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- eve dönmek2
- şaka maka muhalif platform kalmaması4
- kemal kılıçdaroğlu7
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- ispanya milli futbol takımı5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- allah varsa beni milli yapsın7
- sapık7
- vozol4
- haluk levent vs serdar ortaç6
- iran abd savaşında yazarların tuttukları taraf2
- christopher nolan5
- arjantin'e kırmızı kart çıkmama nedeni2
- siyah tekel poşeti2
- dünya kupası3
- kuveyt dinarı2
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- gocu nerede8
entry'ler (162)
çevirisi "cesaretin var mı aşka?" olmayıp, "çocuk oyunu" olan filmdir.
ayrıca,
cap ou pas cap repliğinden sonra;
-Büyüyünce ne olacaksın?
+Ben diktatör olacağım ya sen?
-Ben de turta olacağım. Bir pastanenin vitrininde, kayısılı.
repliğiyle beni benden alan film. marion cotillard güzelliği ve oyunculuğunun yanında, fransız sinemasına ilgi duymanızın başlıca sebebi olabilecek kadar iyidir.
ayrıca,
cap ou pas cap repliğinden sonra;
-Büyüyünce ne olacaksın?
+Ben diktatör olacağım ya sen?
-Ben de turta olacağım. Bir pastanenin vitrininde, kayısılı.
repliğiyle beni benden alan film. marion cotillard güzelliği ve oyunculuğunun yanında, fransız sinemasına ilgi duymanızın başlıca sebebi olabilecek kadar iyidir.
#10068046
anlatmak isteyip de sinir-üzüntü karışımı garip ruh hâlinden bir araya getiremediğim cümleleri dillendiren yazar.
anlatmak isteyip de sinir-üzüntü karışımı garip ruh hâlinden bir araya getiremediğim cümleleri dillendiren yazar.
geceleyin, falling slowly şarkısından uzak durmanız gereken grup zira hiç iyi gelmiyor.
Filmin anlatmak istediği asıl amacından uzaklaşıp, anlatma biçimine takılan kişiler şimdi o filmi yavaşça yere bırakıp sinema dünyasından uzaklaşsın. zira, cinsellik sadece ve sadece "araç" olarak kullanılmıştır tıpkı film karelerinden alıntılar yapmanın da araç olması gibi. bertolucci edith piaf severleri unutmayıp, filmin sonuna non je ne regrette rien eklemiş bir de.*
kafayı camdan yana çevirip, siz yer vermediğiniz sürece yükselecek "cık cık cık.. yeni nesil.." sözlerini kulak ardı etmektir.
Servet Çetin'in dahil olduğu Galatasaray kadrosunu gördükten sonra (ilk 11 -> Ufuk Ceylan, Ali Turan, Lucas Neill, Servet Çetin, Hakan Balta, Barış Özbek, Sabri Sarıoğlu, Ayhan Akman, Elano, Kewell, Pino) umudumu son zerresine kadar kaybettiren ancak Hagi 'nin "biz Galatasarayız." sözünün inancıyla izleyeceğim maç.
kadroda kalan galatasaray ruhundan mahrum servet'e, ayhan'a karşılık kendisi kadro dışı bırakılmıştır. hangi sebepten bu kararın uygun görüldüğü tartışılır da, takımın şu an kötüye giden durumunun sadece bir başlangıç olduğunun kanıtıdır bu.
ali sami yen'i, eski açığı evi gibi benimsemiş galatasaray taraftarının ali sami yen'in yıkılacak olması üzerine dillendirdiği tezahürattır. zamanı gelince, ağlatabilir.
ali sami yen stadı, hayatımın tam ortası.
şuradan dinlenebilir; http://on.fb.me/d1d2ju
ali sami yen stadı, hayatımın tam ortası.
şuradan dinlenebilir; http://on.fb.me/d1d2ju
taraftarını, sözlük platformlarında kendini "herkesin yazdığına kimse karışamaz" özgürlüğünden yararlanarak aklına eseni yazan rakip takımın taraftarlarıyla başbaşa bırakan takımdır. futbolcuların 90 dakikalık maç sonunda çektiği "bedenen" yorgunluğa karşılık, onlarca kat fazlasını çektiğimiz kafa yorgunluğuna rağmen ağzımdan çıkan tek söz; ulan galatasaray..
-bu cümleleri genelleme değilmiş varsayın- başı açık insanlar, sadece başı açık olduğu için başkalarıyla birlikte olduğunda başörtülü kişiler onları alabildiğine eleştirip ahlaksız kabul ediyorsa, başörtülü insanın da başındakiyle çelişmemesi gerekir. erkekle el sıkışmaktan çekinen başörtülü kadınların yolda, sokakta erkekle el ele dizdize olması mantıklı gelmiyor. tıpkı dünki 7 kasım 2010 trabzonspor galatasaray maçında başörtülü kadınların tribünde bulunmasının mantıklı gelmediği gibi. kadınların tavırlarına bakılmadan, sadece başındaki örtü sayesinde ahlaklı kabul edildiği bir toplumda yaşıyoruz gerçi. kimseye derdini anlatamazsın.
futbol sevincini; galatasaray'ın mağlubiyetleri üzerine kuran bir fenerbahçeli kadar vahim vaka değildir. yok canım.
çok yerinde bir saplantıdır zira gerekçeleri için; http://www.bayandegilkadin.com/
yeri gelir, bir galatasaraylıya saç baş yoldurur; yeri gelir taraftarın sahadaki gülen yüzüdür. en ufak bir futbol bilgisi olmayan insan dahi sabri'nin kötü ortaları üzerine konuşabilir. tıpkı guiza'nın "yine mi gol değil" repliğinden bağımsız düşünülemeyen pozisyon kaçırışları ve bilica'nın kazı merakından konuşabileceği gibi. sabri elbette bir guiza, bir bilica değildir; olamaz. aslan parçasıdır o. bazen kötü ortasıyla, bazen golüyle, iyisiyle kötüsüyle galatasaray'ın sadığıdır. benim anlamadığım, galatasaray ya da futbolcuları üzerinde en ufak bir hakkı olmayan kişilerin sabri'yi kötüleme çabası. "bugün de sabri'nin ortalarıyla dalga geçtim ehehe". sabri, futbolun peygamberi olacak konuma da gelse bu kişilere yaranamaz artık. önemi de yoktur.
güldük, eğlendik, bitti. tamam? daha sağlam şeylerle gelin.
güldük, eğlendik, bitti. tamam? daha sağlam şeylerle gelin.
internette eski sevgilinin profilini ziyaret etmekle ya da en alakasız filmleri izlemekle geçirdiğiniz vakitlerde bir gram uykunuz yokken, vizeler için kitabın kapağını kaldırmanızla birlikte esnemeye başlamanız. oluyor bu.
facebookta dürtene kızların teklif etmediğini bilmesi gereken insan.
repliklerinizi ezberleyin gelin; http://img577.imageshack....img577/2055/154534000.jpg
düşmanlıktan çok, hafife alma söz konusudur. kendimden biliyorum, iki-üç yıl sonra öğretmen olacağımı söylediğimde insanlar "hı.. öğretmenliği mi kazandın? bu mudur yani?" der gibi bakıyor. başka toplumların gözünde öğretmenler "gelecek nesli yetiştirecek yüce kişiler" iken, bizim ülkemizde "maaşı iyi. tatili çok. garanti iş." olarak görülüyor. elbette aralarında iyi öğretmenleri ayırt etmemizi sağlayan kötüler de var. fakat öğretmenlik gibi bir mesleğin "ıyy öğretmenlik mi?" şeklinde yorumlanıp, össde yeterli puan alamayınca son çare olarak okunması, içler acısı.
toplu taşıma araçlarında, sınıfta, kafelerde vs. siz telefonunuzla ilgiliyken, telefonunuzu gözüyle taciz eden insandır. bir diğer örneğini, siz gazete/dergi okurken sizle birlikte okumaya çalışıp siz baktığınızda ilgilenmiyormuş gibi yapan insanlar oluşturur.
tanım; gözü çıkasıca insan.
tanım; gözü çıkasıca insan.