bugün
- zengin olsanız ne yapardınız7
- seninle şöyle böyle olabilirdik4
- türkiye'nin ekonomide şahlanışa geçmesi6
- şeriat haklıya hakkını vermektir6
- ilk buluşmada hesabı kim öder4
- 32 yaşına girmek9
- rte'nin fethettiği topraklar5
- norveçte bok olsam9
- örtünmek te açık gezmek te yasak olmamalı4
- 23 temmuz 2026 bahçeli'nin yeni parti açıklaması6
- lozanın gizli maddeleri4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- kurgusal karaktere aşık olmak3
- kul hakkı yemeyi ilke edinmiş şakirt4
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- evden çıkınca acıkan insan4
- ya evlenelim ya da ben ayrılmak istiyorum3
- chp'nin kemalizm den kopuş süreci4
- yahudi şeriatından islam'ın nihai sentezine2
- aşırı zayıf erkek4
- almanya da üniversitelerde türkçe öğretilsin2
- nervionun merak ettiği yazar19
- kadınların penisi olduğu gerçeği6
- yazarları mutlu edebilecek küçük şeyler7
- manifest çocukların ahlakını bozuyor safsatası6
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- ciguli vs velvet10
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- ikizler burcu erkeği3
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- erkeklerin zeki kadın sevmemesi9
- pandemi sonrası hayat3
- yalnizca deli yalnizca sair21
- sözlükte en çok güldüğünüz yazarlar9
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- mehdi arşiv olarak mı inecek exe olarak mı3
- 25 temmuz türkiye çin voleybol maçı2
- odtü mezuniyetinde açılan hanımcı pankartlar2
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri8
- arkadaşlar bakar mısınız21
- katatespizartmasi17
- kızlar teklif ediyor efsanesi gerçek oluyor5
- atatürkün bilimden en uzak sözü8
- sevgilinin giyimine karışmak9
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der11
- bu sözlükte beni herkes tanır9
- herşeyi boşverip guru olmak3
- icq2
- doğum haritası5
sevdiği entry'ler
idam cezası karsıtlarının iki saglam argumanı var,bir geri donusu mumkun olmayan bir cezalandırma ikincisi de herhangi bir caydırıcılıgı olmaması. gercekten de ozellikle bizim gibi dogu toplumlarında insanlar daha cok bir anlık ofke ile cinayet isliyorlar. akılcı olmak yerine once duygusal tepki verme kulturu tasıdıgımız icin planlayarak cinayet isleme vakaları nispeten daha dusuk.bu sebeple caydırıcılık bahsinde idam cezasının herhangi bir etkisi yok gibi. muebbet hapis gibi hurriyeti baglayıcı cezalarda sonucta toplumun sırtına binen bir yuk.bu bahiste idam cezasının daha masraflı oldugu gibi bir argumana katılmak mumkun degil. hukuk toplumlarında cezanın amacı ıslahtır intikam degil dusuncesi dogrultusunda cezaevleri bir sekilde isliklere cevrilerek hukumlunun uretime katılması saglanabilir.ama bunun dısında ozellikle saglıklı bir toplumsal duzenin olmadıgı suc islemeye musait bir zeminin bulundugu toplumlarda gaddarca da bulunsa bir parca zorunluluktur. buradaki tek cekince sucun sabitligi konusudur ki bu da cok teknik ve profesyonel bir yargılama surecini gerektirir. oyle ya adamı idam edeceksin ama sucunun yuzde yuz sabit bulunması lazım,en kucuk bir tereddut sanıgın lehine degerlendirme yapmayı gerektirir. tabi bunlar bu kadar basit ele alınacak seyler degil, sucun niteligine baglı olarak degisen degerlendirme yapmak lazım.. adam katliam yapmıs veya seri katil, coluga cocuga tecavuz eden olduren bir suru sapık ruhlu insan var. benim icin bu adam oksijen israfıdır, yasamasın bu adam. insan soyuna kıtlık-kıran mı girdi.ben daha bu adamı masraf edip niye besleyeyim.?eger besliyorsam ondan fayda almam lazım.bu insanı omur boyu hicbir uretici faaliyetin icinde olmadan hapiste tutman sadece ilgili kisiyi degil toplumu da cezalandırmaktır. mahkum ancak toplumsal fayda ureten bir faaliyet icine sokulabilirse toplum vicdanında bu durum daha kabul edilebilir bir hal alır.
derhal açılıp proflar yetistirmesi gereken kurum.
Tek başına birkaç düşmanla mücadele üstesinden gelinmesi zor bir durum. internet, televizyon, bilgisayar oyunları, çok uygulamalı akıllı telefonlar şeytanın önderliğinde saf tutmuş, bütün hünerlerini takınmış cengaverler misali, tek başına karşılarına geçmiş insanı hedef almış ve olanca acımasızlıklarıyla saldırıya fevkalade açık bu varlığa vuruyor ha vuruyorlar. Bilinen kadim düşmanların yanına bu nevzuhur düşmanlar da eklenmiş ve böylece güçlerine güç katmış bir vaziyette cenk etmedeler. Düşmanlarla daha ilk karşılaşmasında bunların üstünlüklerini kabul ederek mağlubiyete kendini hazırlayan insan; zamanına, zihnine, enerjisine, yeteneklerine, sağlığına gelen ölümcül darbeler karşısında direnç göstermenin anlamsızlığıyla ikna olmuş bir şekilde teslimiyetini sunuyor çarçabuk.
Çoğu insan için sonucu baştan belli olan bu mücadeleyi tersine çevirmek tek başına çok zor. Bilgi, tecrübe, amel, sağlam irade, güçlü psikoloji vs. gibi meziyetler tek başına asla muzaffer olabilecek desteği sağlamaya haiz değiller. Bunları hepsiyle donanmış insan bulmak da benzetmeye gerek duymayacak açıklıkta zor. Bu durumda yapılacak en makul şey bu donanımları haiz birinin önderliğinde savaşmak. Cemaat halinde yapılan saldırılara karşı koymanın yolu yine cemaatle mukabele etmekten geçer.
Modern zamanlar, yeni bir solukla dizayn edilmiş hankah ve tekkelere hiç olmadığı kadar muhtaç. Halihazırda cemaat evleri, yurtlar, sohbet yerleri, medreseler, dergahlar vs. adları ne olursa olsun insanlara manevi yol göstermeyi amaçlayan müesseselerin doldurdukları boşluk maalesef çok küçük. Belki de ne kadar modern düşüncelerle yeniden tasarlanmaya çalışılırsa çalışılsın bu kurumların hala sadra şifa olamamalarının nedeni bu resimdeki en önemli aktörün yani alim-zahid-mürşit liderlerin eksikliğidir.
Her hali ile size Peygamberi hatırlatan, konuştuğunda ağzından sadece hak çıkan, içinizdeki sıkıntıyı gülümsemesiyle def edebilen, Mercedes CLS63 veya BMW M6 kullanan değil, bir cemaatin yanına girdiğinde kimsenin ayağa kalkmasına müsaade bile etmeden boş yer kapının eşiği, ayakkabıların yanı bile olsa hemen oraya oturan, iki kattan fazla elbiseye sahip olmayan, tevazunun tanımını bizzat davranışları ile anlatan, okullar, yurtlar, iş yerleri, şirketler, bankalar, kurban kesim yerleri, TVler, radyolar, gazeteler, dergiler, dershaneler, yayınevleri sahip olmak bir yana bunların açılmasını teşvik dahi etmeyen çünkü kendi vazifesinin asla bunlar olmadığını çok iyi bilen, borç isteyecek kadar az parası olan, TV ve radyolara çıkmayan, kendini dini anlatmakta tek otorite görmeyen, dinin kurtuluşu için kendisinin vazifedar ve önemli olduğunu zannedecek bir zihni zaafiyeti olmayan, hasılı kelam şu anki yol göstericilerin yaptıklarının hiçbirisini yapmayan ama Peygamber gibi, Hz. Ömer gibi, Hz. Ali gibi, imam Şafii gibi, Muhasibi gibi, Cüneyd-i Bağdadi gibi, imam Gazali gibi, Said Nursi gibi olan bir mürşit ancak bizim düşmana karşı sağlam ve sebatkar durmamızı, sabırla mücadele etmemizi sağlayabilir.
içeri girdiğimizde modern zamanların sıkıntısını hemen atmamızı sağlayacak ilahi nurların merkezi, yolları kaybetmemize, şaşırmamıza karşın yolumuzu gösterecek tabelaların yazıldığı, Kuran ve hadisi bize yudum yudum içiren, zahire de batına da eşit önem veren, şeriatsız bir tarikat ile tarikatsız bir şeriatın tehlikelerinin farkındalığını kurumsal bünyesine yedirmiş, sadece tek bir kitaba, tek bir kaynağa, tek bir alime bağlı kalmadan büyük medeniyet birikimimizin bütün kaynaklarından bizlere doyasıya tattıran, çalışana da memura da fakire de çalışmayana da amire de eski günahları altında ezilene de gayrı ciddiye de zengine de yüzü bir türlü gülemeyene de, evinde işinde huzurunu kaybedene de kibrini alt edememişe de güzele de güzelliği dışa vurmayana da kendini özel hissettirecek derecede muamele gösteren cennet misali bir tekke hepimiz için bir tekkenin fevkinde bir kale vazifesi göreceği için çok mühimdir.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=72
Çoğu insan için sonucu baştan belli olan bu mücadeleyi tersine çevirmek tek başına çok zor. Bilgi, tecrübe, amel, sağlam irade, güçlü psikoloji vs. gibi meziyetler tek başına asla muzaffer olabilecek desteği sağlamaya haiz değiller. Bunları hepsiyle donanmış insan bulmak da benzetmeye gerek duymayacak açıklıkta zor. Bu durumda yapılacak en makul şey bu donanımları haiz birinin önderliğinde savaşmak. Cemaat halinde yapılan saldırılara karşı koymanın yolu yine cemaatle mukabele etmekten geçer.
Modern zamanlar, yeni bir solukla dizayn edilmiş hankah ve tekkelere hiç olmadığı kadar muhtaç. Halihazırda cemaat evleri, yurtlar, sohbet yerleri, medreseler, dergahlar vs. adları ne olursa olsun insanlara manevi yol göstermeyi amaçlayan müesseselerin doldurdukları boşluk maalesef çok küçük. Belki de ne kadar modern düşüncelerle yeniden tasarlanmaya çalışılırsa çalışılsın bu kurumların hala sadra şifa olamamalarının nedeni bu resimdeki en önemli aktörün yani alim-zahid-mürşit liderlerin eksikliğidir.
Her hali ile size Peygamberi hatırlatan, konuştuğunda ağzından sadece hak çıkan, içinizdeki sıkıntıyı gülümsemesiyle def edebilen, Mercedes CLS63 veya BMW M6 kullanan değil, bir cemaatin yanına girdiğinde kimsenin ayağa kalkmasına müsaade bile etmeden boş yer kapının eşiği, ayakkabıların yanı bile olsa hemen oraya oturan, iki kattan fazla elbiseye sahip olmayan, tevazunun tanımını bizzat davranışları ile anlatan, okullar, yurtlar, iş yerleri, şirketler, bankalar, kurban kesim yerleri, TVler, radyolar, gazeteler, dergiler, dershaneler, yayınevleri sahip olmak bir yana bunların açılmasını teşvik dahi etmeyen çünkü kendi vazifesinin asla bunlar olmadığını çok iyi bilen, borç isteyecek kadar az parası olan, TV ve radyolara çıkmayan, kendini dini anlatmakta tek otorite görmeyen, dinin kurtuluşu için kendisinin vazifedar ve önemli olduğunu zannedecek bir zihni zaafiyeti olmayan, hasılı kelam şu anki yol göstericilerin yaptıklarının hiçbirisini yapmayan ama Peygamber gibi, Hz. Ömer gibi, Hz. Ali gibi, imam Şafii gibi, Muhasibi gibi, Cüneyd-i Bağdadi gibi, imam Gazali gibi, Said Nursi gibi olan bir mürşit ancak bizim düşmana karşı sağlam ve sebatkar durmamızı, sabırla mücadele etmemizi sağlayabilir.
içeri girdiğimizde modern zamanların sıkıntısını hemen atmamızı sağlayacak ilahi nurların merkezi, yolları kaybetmemize, şaşırmamıza karşın yolumuzu gösterecek tabelaların yazıldığı, Kuran ve hadisi bize yudum yudum içiren, zahire de batına da eşit önem veren, şeriatsız bir tarikat ile tarikatsız bir şeriatın tehlikelerinin farkındalığını kurumsal bünyesine yedirmiş, sadece tek bir kitaba, tek bir kaynağa, tek bir alime bağlı kalmadan büyük medeniyet birikimimizin bütün kaynaklarından bizlere doyasıya tattıran, çalışana da memura da fakire de çalışmayana da amire de eski günahları altında ezilene de gayrı ciddiye de zengine de yüzü bir türlü gülemeyene de, evinde işinde huzurunu kaybedene de kibrini alt edememişe de güzele de güzelliği dışa vurmayana da kendini özel hissettirecek derecede muamele gösteren cennet misali bir tekke hepimiz için bir tekkenin fevkinde bir kale vazifesi göreceği için çok mühimdir.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=72