bugün
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi8
- sözlükten bir kıza basmak5
- hot girl summer4
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- fondöten sürmek9
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı17
- kadının azgını2
- true ile sevişmek6
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- ona bir şey söyle10
- üsküdar sahaflarını sel bastı3
- kekimi yeme beni'ye diyen kız3
- akrep soksa hangi yazarın emmesini istersin2
- istanbulda hava durumu3
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar11
- sinsi3
- ankara da kapanması en çok üzen mekanlar2
- kemal kılıçdaroğlu20
- çağla yemek2
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- cd devrinin bitmesi6
- camları kapatın klimayı açıyorum diyen dolmuşcu2
- en gıcık olunan insan davranışı7
- velvet48
- sandalye9
- bikini günü2
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz5
- ilişkiyi mesajla bitirmek3
- pandela 319
- yeni sevgiliden beklentiler6
- peygamberin ayak izini öpmek2
- neşeli pozitif komik ve tatlı erkek2
- sözlüğümüzün en şekil yazarları2
- deniz göktaş35
- sevişme sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın3
- kürdün 2 vazgeçilmezi2
- hediye edilen coinleri sevgilime vermem2
- 4 temmuz 2026 istanbul yağmuru3
- sokuk yazarlar6
- kürt hareketinin devşirme olması15
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- deniz göktaş'ın ölen yemenli çocuklar şakası3
- 2 temmuz 2026 mado da kahvemden böcek çıkması2
- botların biraz bokunu çıkarması2
- sikişirken hüzünlenmek6
- aleyna tilki7
- aşk10
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek6
- ciguli kral16
Tek başına birkaç düşmanla mücadele üstesinden gelinmesi zor bir durum. internet, televizyon, bilgisayar oyunları, çok uygulamalı akıllı telefonlar şeytanın önderliğinde saf tutmuş, bütün hünerlerini takınmış cengaverler misali, tek başına karşılarına geçmiş insanı hedef almış ve olanca acımasızlıklarıyla saldırıya fevkalade açık bu varlığa vuruyor ha vuruyorlar. Bilinen kadim düşmanların yanına bu nevzuhur düşmanlar da eklenmiş ve böylece güçlerine güç katmış bir vaziyette cenk etmedeler. Düşmanlarla daha ilk karşılaşmasında bunların üstünlüklerini kabul ederek mağlubiyete kendini hazırlayan insan; zamanına, zihnine, enerjisine, yeteneklerine, sağlığına gelen ölümcül darbeler karşısında direnç göstermenin anlamsızlığıyla ikna olmuş bir şekilde teslimiyetini sunuyor çarçabuk.
Çoğu insan için sonucu baştan belli olan bu mücadeleyi tersine çevirmek tek başına çok zor. Bilgi, tecrübe, amel, sağlam irade, güçlü psikoloji vs. gibi meziyetler tek başına asla muzaffer olabilecek desteği sağlamaya haiz değiller. Bunları hepsiyle donanmış insan bulmak da benzetmeye gerek duymayacak açıklıkta zor. Bu durumda yapılacak en makul şey bu donanımları haiz birinin önderliğinde savaşmak. Cemaat halinde yapılan saldırılara karşı koymanın yolu yine cemaatle mukabele etmekten geçer.
Modern zamanlar, yeni bir solukla dizayn edilmiş hankah ve tekkelere hiç olmadığı kadar muhtaç. Halihazırda cemaat evleri, yurtlar, sohbet yerleri, medreseler, dergahlar vs. adları ne olursa olsun insanlara manevi yol göstermeyi amaçlayan müesseselerin doldurdukları boşluk maalesef çok küçük. Belki de ne kadar modern düşüncelerle yeniden tasarlanmaya çalışılırsa çalışılsın bu kurumların hala sadra şifa olamamalarının nedeni bu resimdeki en önemli aktörün yani alim-zahid-mürşit liderlerin eksikliğidir.
Her hali ile size Peygamberi hatırlatan, konuştuğunda ağzından sadece hak çıkan, içinizdeki sıkıntıyı gülümsemesiyle def edebilen, Mercedes CLS63 veya BMW M6 kullanan değil, bir cemaatin yanına girdiğinde kimsenin ayağa kalkmasına müsaade bile etmeden boş yer kapının eşiği, ayakkabıların yanı bile olsa hemen oraya oturan, iki kattan fazla elbiseye sahip olmayan, tevazunun tanımını bizzat davranışları ile anlatan, okullar, yurtlar, iş yerleri, şirketler, bankalar, kurban kesim yerleri, TVler, radyolar, gazeteler, dergiler, dershaneler, yayınevleri sahip olmak bir yana bunların açılmasını teşvik dahi etmeyen çünkü kendi vazifesinin asla bunlar olmadığını çok iyi bilen, borç isteyecek kadar az parası olan, TV ve radyolara çıkmayan, kendini dini anlatmakta tek otorite görmeyen, dinin kurtuluşu için kendisinin vazifedar ve önemli olduğunu zannedecek bir zihni zaafiyeti olmayan, hasılı kelam şu anki yol göstericilerin yaptıklarının hiçbirisini yapmayan ama Peygamber gibi, Hz. Ömer gibi, Hz. Ali gibi, imam Şafii gibi, Muhasibi gibi, Cüneyd-i Bağdadi gibi, imam Gazali gibi, Said Nursi gibi olan bir mürşit ancak bizim düşmana karşı sağlam ve sebatkar durmamızı, sabırla mücadele etmemizi sağlayabilir.
içeri girdiğimizde modern zamanların sıkıntısını hemen atmamızı sağlayacak ilahi nurların merkezi, yolları kaybetmemize, şaşırmamıza karşın yolumuzu gösterecek tabelaların yazıldığı, Kuran ve hadisi bize yudum yudum içiren, zahire de batına da eşit önem veren, şeriatsız bir tarikat ile tarikatsız bir şeriatın tehlikelerinin farkındalığını kurumsal bünyesine yedirmiş, sadece tek bir kitaba, tek bir kaynağa, tek bir alime bağlı kalmadan büyük medeniyet birikimimizin bütün kaynaklarından bizlere doyasıya tattıran, çalışana da memura da fakire de çalışmayana da amire de eski günahları altında ezilene de gayrı ciddiye de zengine de yüzü bir türlü gülemeyene de, evinde işinde huzurunu kaybedene de kibrini alt edememişe de güzele de güzelliği dışa vurmayana da kendini özel hissettirecek derecede muamele gösteren cennet misali bir tekke hepimiz için bir tekkenin fevkinde bir kale vazifesi göreceği için çok mühimdir.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=72
Çoğu insan için sonucu baştan belli olan bu mücadeleyi tersine çevirmek tek başına çok zor. Bilgi, tecrübe, amel, sağlam irade, güçlü psikoloji vs. gibi meziyetler tek başına asla muzaffer olabilecek desteği sağlamaya haiz değiller. Bunları hepsiyle donanmış insan bulmak da benzetmeye gerek duymayacak açıklıkta zor. Bu durumda yapılacak en makul şey bu donanımları haiz birinin önderliğinde savaşmak. Cemaat halinde yapılan saldırılara karşı koymanın yolu yine cemaatle mukabele etmekten geçer.
Modern zamanlar, yeni bir solukla dizayn edilmiş hankah ve tekkelere hiç olmadığı kadar muhtaç. Halihazırda cemaat evleri, yurtlar, sohbet yerleri, medreseler, dergahlar vs. adları ne olursa olsun insanlara manevi yol göstermeyi amaçlayan müesseselerin doldurdukları boşluk maalesef çok küçük. Belki de ne kadar modern düşüncelerle yeniden tasarlanmaya çalışılırsa çalışılsın bu kurumların hala sadra şifa olamamalarının nedeni bu resimdeki en önemli aktörün yani alim-zahid-mürşit liderlerin eksikliğidir.
Her hali ile size Peygamberi hatırlatan, konuştuğunda ağzından sadece hak çıkan, içinizdeki sıkıntıyı gülümsemesiyle def edebilen, Mercedes CLS63 veya BMW M6 kullanan değil, bir cemaatin yanına girdiğinde kimsenin ayağa kalkmasına müsaade bile etmeden boş yer kapının eşiği, ayakkabıların yanı bile olsa hemen oraya oturan, iki kattan fazla elbiseye sahip olmayan, tevazunun tanımını bizzat davranışları ile anlatan, okullar, yurtlar, iş yerleri, şirketler, bankalar, kurban kesim yerleri, TVler, radyolar, gazeteler, dergiler, dershaneler, yayınevleri sahip olmak bir yana bunların açılmasını teşvik dahi etmeyen çünkü kendi vazifesinin asla bunlar olmadığını çok iyi bilen, borç isteyecek kadar az parası olan, TV ve radyolara çıkmayan, kendini dini anlatmakta tek otorite görmeyen, dinin kurtuluşu için kendisinin vazifedar ve önemli olduğunu zannedecek bir zihni zaafiyeti olmayan, hasılı kelam şu anki yol göstericilerin yaptıklarının hiçbirisini yapmayan ama Peygamber gibi, Hz. Ömer gibi, Hz. Ali gibi, imam Şafii gibi, Muhasibi gibi, Cüneyd-i Bağdadi gibi, imam Gazali gibi, Said Nursi gibi olan bir mürşit ancak bizim düşmana karşı sağlam ve sebatkar durmamızı, sabırla mücadele etmemizi sağlayabilir.
içeri girdiğimizde modern zamanların sıkıntısını hemen atmamızı sağlayacak ilahi nurların merkezi, yolları kaybetmemize, şaşırmamıza karşın yolumuzu gösterecek tabelaların yazıldığı, Kuran ve hadisi bize yudum yudum içiren, zahire de batına da eşit önem veren, şeriatsız bir tarikat ile tarikatsız bir şeriatın tehlikelerinin farkındalığını kurumsal bünyesine yedirmiş, sadece tek bir kitaba, tek bir kaynağa, tek bir alime bağlı kalmadan büyük medeniyet birikimimizin bütün kaynaklarından bizlere doyasıya tattıran, çalışana da memura da fakire de çalışmayana da amire de eski günahları altında ezilene de gayrı ciddiye de zengine de yüzü bir türlü gülemeyene de, evinde işinde huzurunu kaybedene de kibrini alt edememişe de güzele de güzelliği dışa vurmayana da kendini özel hissettirecek derecede muamele gösteren cennet misali bir tekke hepimiz için bir tekkenin fevkinde bir kale vazifesi göreceği için çok mühimdir.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=72
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar