bugün
- simko331
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı22
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok26
- dem terör partisi5
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- donunu ve yarağını satmak4
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak9
- yavuz sultan selim8
- soğuk havada battaniyeyi üzerine alıp tv izlemek3
- cemil tugay17
- ilham aliyev26
- sıcak çıtır lahmacun ezme salata buz gibi kola5
- chp zihniyeti vs ilham aliyev zihniyeti6
- kara para nasıl aklanır sorunsalı5
- ofsaytımsı vol 212
- mekke anlaşması10
- nervio16
- husiler8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak9
- buz gibi havada içilen çay2
- şabısgoy9
- bir önceki entryi devam ettir5
- uludağ sözlüğe kayyum atanması4
- soğuk havalarda da ince külotlu çorap giyen kadın2
- cilt kanseri5
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- barça bu galatasaray'a kaç atar2
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak5
- israilin husilere karşı suudilere katılması3
- türkiye de artan okul saldırıları12
- yüksek enflasyon16
- son okunan kitap11
- sosyal medya kanunu2
- yetiş'ya mokv5
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- muslettin amca9
- gocu neden rip oldu2
- sözlük kızlarının kombinleri45
- dünyanın en yakışıklı erkeğinin türk olması2
- kadın parfümü3
- kitap okuyan biri rte'ye oy vermez4
- ebulfeyz elçibey2
- kara parayı borsada aklamak3
- birader beyler birader bey yazarlardır2
- kontrollü delilik ve mallaşma2
- ırak2
- kız rolü yapmak6
- riyad saldırılarının perde arkası3
- fırat'tan kerbela'ya su getirmek2
- türkiye'deki gürcüler4
Tek başına birkaç düşmanla mücadele üstesinden gelinmesi zor bir durum. internet, televizyon, bilgisayar oyunları, çok uygulamalı akıllı telefonlar şeytanın önderliğinde saf tutmuş, bütün hünerlerini takınmış cengaverler misali, tek başına karşılarına geçmiş insanı hedef almış ve olanca acımasızlıklarıyla saldırıya fevkalade açık bu varlığa vuruyor ha vuruyorlar. Bilinen kadim düşmanların yanına bu nevzuhur düşmanlar da eklenmiş ve böylece güçlerine güç katmış bir vaziyette cenk etmedeler. Düşmanlarla daha ilk karşılaşmasında bunların üstünlüklerini kabul ederek mağlubiyete kendini hazırlayan insan; zamanına, zihnine, enerjisine, yeteneklerine, sağlığına gelen ölümcül darbeler karşısında direnç göstermenin anlamsızlığıyla ikna olmuş bir şekilde teslimiyetini sunuyor çarçabuk.
Çoğu insan için sonucu baştan belli olan bu mücadeleyi tersine çevirmek tek başına çok zor. Bilgi, tecrübe, amel, sağlam irade, güçlü psikoloji vs. gibi meziyetler tek başına asla muzaffer olabilecek desteği sağlamaya haiz değiller. Bunları hepsiyle donanmış insan bulmak da benzetmeye gerek duymayacak açıklıkta zor. Bu durumda yapılacak en makul şey bu donanımları haiz birinin önderliğinde savaşmak. Cemaat halinde yapılan saldırılara karşı koymanın yolu yine cemaatle mukabele etmekten geçer.
Modern zamanlar, yeni bir solukla dizayn edilmiş hankah ve tekkelere hiç olmadığı kadar muhtaç. Halihazırda cemaat evleri, yurtlar, sohbet yerleri, medreseler, dergahlar vs. adları ne olursa olsun insanlara manevi yol göstermeyi amaçlayan müesseselerin doldurdukları boşluk maalesef çok küçük. Belki de ne kadar modern düşüncelerle yeniden tasarlanmaya çalışılırsa çalışılsın bu kurumların hala sadra şifa olamamalarının nedeni bu resimdeki en önemli aktörün yani alim-zahid-mürşit liderlerin eksikliğidir.
Her hali ile size Peygamberi hatırlatan, konuştuğunda ağzından sadece hak çıkan, içinizdeki sıkıntıyı gülümsemesiyle def edebilen, Mercedes CLS63 veya BMW M6 kullanan değil, bir cemaatin yanına girdiğinde kimsenin ayağa kalkmasına müsaade bile etmeden boş yer kapının eşiği, ayakkabıların yanı bile olsa hemen oraya oturan, iki kattan fazla elbiseye sahip olmayan, tevazunun tanımını bizzat davranışları ile anlatan, okullar, yurtlar, iş yerleri, şirketler, bankalar, kurban kesim yerleri, TVler, radyolar, gazeteler, dergiler, dershaneler, yayınevleri sahip olmak bir yana bunların açılmasını teşvik dahi etmeyen çünkü kendi vazifesinin asla bunlar olmadığını çok iyi bilen, borç isteyecek kadar az parası olan, TV ve radyolara çıkmayan, kendini dini anlatmakta tek otorite görmeyen, dinin kurtuluşu için kendisinin vazifedar ve önemli olduğunu zannedecek bir zihni zaafiyeti olmayan, hasılı kelam şu anki yol göstericilerin yaptıklarının hiçbirisini yapmayan ama Peygamber gibi, Hz. Ömer gibi, Hz. Ali gibi, imam Şafii gibi, Muhasibi gibi, Cüneyd-i Bağdadi gibi, imam Gazali gibi, Said Nursi gibi olan bir mürşit ancak bizim düşmana karşı sağlam ve sebatkar durmamızı, sabırla mücadele etmemizi sağlayabilir.
içeri girdiğimizde modern zamanların sıkıntısını hemen atmamızı sağlayacak ilahi nurların merkezi, yolları kaybetmemize, şaşırmamıza karşın yolumuzu gösterecek tabelaların yazıldığı, Kuran ve hadisi bize yudum yudum içiren, zahire de batına da eşit önem veren, şeriatsız bir tarikat ile tarikatsız bir şeriatın tehlikelerinin farkındalığını kurumsal bünyesine yedirmiş, sadece tek bir kitaba, tek bir kaynağa, tek bir alime bağlı kalmadan büyük medeniyet birikimimizin bütün kaynaklarından bizlere doyasıya tattıran, çalışana da memura da fakire de çalışmayana da amire de eski günahları altında ezilene de gayrı ciddiye de zengine de yüzü bir türlü gülemeyene de, evinde işinde huzurunu kaybedene de kibrini alt edememişe de güzele de güzelliği dışa vurmayana da kendini özel hissettirecek derecede muamele gösteren cennet misali bir tekke hepimiz için bir tekkenin fevkinde bir kale vazifesi göreceği için çok mühimdir.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=72
Çoğu insan için sonucu baştan belli olan bu mücadeleyi tersine çevirmek tek başına çok zor. Bilgi, tecrübe, amel, sağlam irade, güçlü psikoloji vs. gibi meziyetler tek başına asla muzaffer olabilecek desteği sağlamaya haiz değiller. Bunları hepsiyle donanmış insan bulmak da benzetmeye gerek duymayacak açıklıkta zor. Bu durumda yapılacak en makul şey bu donanımları haiz birinin önderliğinde savaşmak. Cemaat halinde yapılan saldırılara karşı koymanın yolu yine cemaatle mukabele etmekten geçer.
Modern zamanlar, yeni bir solukla dizayn edilmiş hankah ve tekkelere hiç olmadığı kadar muhtaç. Halihazırda cemaat evleri, yurtlar, sohbet yerleri, medreseler, dergahlar vs. adları ne olursa olsun insanlara manevi yol göstermeyi amaçlayan müesseselerin doldurdukları boşluk maalesef çok küçük. Belki de ne kadar modern düşüncelerle yeniden tasarlanmaya çalışılırsa çalışılsın bu kurumların hala sadra şifa olamamalarının nedeni bu resimdeki en önemli aktörün yani alim-zahid-mürşit liderlerin eksikliğidir.
Her hali ile size Peygamberi hatırlatan, konuştuğunda ağzından sadece hak çıkan, içinizdeki sıkıntıyı gülümsemesiyle def edebilen, Mercedes CLS63 veya BMW M6 kullanan değil, bir cemaatin yanına girdiğinde kimsenin ayağa kalkmasına müsaade bile etmeden boş yer kapının eşiği, ayakkabıların yanı bile olsa hemen oraya oturan, iki kattan fazla elbiseye sahip olmayan, tevazunun tanımını bizzat davranışları ile anlatan, okullar, yurtlar, iş yerleri, şirketler, bankalar, kurban kesim yerleri, TVler, radyolar, gazeteler, dergiler, dershaneler, yayınevleri sahip olmak bir yana bunların açılmasını teşvik dahi etmeyen çünkü kendi vazifesinin asla bunlar olmadığını çok iyi bilen, borç isteyecek kadar az parası olan, TV ve radyolara çıkmayan, kendini dini anlatmakta tek otorite görmeyen, dinin kurtuluşu için kendisinin vazifedar ve önemli olduğunu zannedecek bir zihni zaafiyeti olmayan, hasılı kelam şu anki yol göstericilerin yaptıklarının hiçbirisini yapmayan ama Peygamber gibi, Hz. Ömer gibi, Hz. Ali gibi, imam Şafii gibi, Muhasibi gibi, Cüneyd-i Bağdadi gibi, imam Gazali gibi, Said Nursi gibi olan bir mürşit ancak bizim düşmana karşı sağlam ve sebatkar durmamızı, sabırla mücadele etmemizi sağlayabilir.
içeri girdiğimizde modern zamanların sıkıntısını hemen atmamızı sağlayacak ilahi nurların merkezi, yolları kaybetmemize, şaşırmamıza karşın yolumuzu gösterecek tabelaların yazıldığı, Kuran ve hadisi bize yudum yudum içiren, zahire de batına da eşit önem veren, şeriatsız bir tarikat ile tarikatsız bir şeriatın tehlikelerinin farkındalığını kurumsal bünyesine yedirmiş, sadece tek bir kitaba, tek bir kaynağa, tek bir alime bağlı kalmadan büyük medeniyet birikimimizin bütün kaynaklarından bizlere doyasıya tattıran, çalışana da memura da fakire de çalışmayana da amire de eski günahları altında ezilene de gayrı ciddiye de zengine de yüzü bir türlü gülemeyene de, evinde işinde huzurunu kaybedene de kibrini alt edememişe de güzele de güzelliği dışa vurmayana da kendini özel hissettirecek derecede muamele gösteren cennet misali bir tekke hepimiz için bir tekkenin fevkinde bir kale vazifesi göreceği için çok mühimdir.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=72
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar