bugün
- queen ravennadan mesaj var9
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- fakir ekeği annesi sevsin8
- kız düşürmenin kısa yolu19
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı21
- gocu35
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı7
- günlük 935 lira6
- uludağ sözlük size ne kattı27
- r2d22
- dünya her alanda ilerleyecek5
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun9
- karı kıza para yedirir misiniz6
- tek ayak üstünde durabilen kadın5
- yeralti edebiyatcisi4
- sözlük çeteleri3
- entry girerken kendini frenlemek3
- özlem gürses'in gta 6 yorumu3
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- veli toplantisi4
- kademeli emeklilik sistemi3
- oto ekspertiz2
- manifestten hangi kızla sevişirdin2
- s'i l v'e r m'i s t35
- yedekte feyk hesap tutmak5
- true askerliğini nerede yaptı sorunsalı3
- star trek günü2
- tatlı yapmaya karar vermek2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu4
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu4
- biraderler birader biraderlerdir3
- ismettinho el gurbuzottidini de la biraderritino3
- askerde starbucks bardağıyla komutana selam vermek4
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- bir kadının bam teline dokunmak2
- nasıl birisiniz7
- insansı ev robotları2
- el chadaille bitshiabu11
- yazarların benzedikleri ünlüler5
- usualsuspect'e uma thurman'ı atıp kaçmak3
- queen ravenna adlı yuzır2
- ben bu yazıyı sana yazdım2
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması14
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- biraderlik hedesi2
- yuhanna2
- diyor google2
- çomar sürüsü3
entry'ler (17)
Tek kelimeyle sağlamlık abidesi. Gerçi, iki kelime oldu, ama neyse. Ayrıca tıraşı keyifli ve daha kısa süreli hale getirme gibi ekstra bir özelliği daha var.
insanın kişiliğinin oluşup artık ben buyum dediği dönem. özellikle de üniversite yıllarında. kaliteli bir okulda alacağı kaliteli eğitim ona toplumda yer kazandırır. bu yüzden doğru tercih yapılmalı. kültür üniversitesi gibi üniversiteler işte tam da bunu sağlıyor.
eğitim konusunda kendini çok ileri götüren üniversite. teknolojik imkanları son derece gelişmiştir. sığ bir eğitim almazsınız sektörle iç içe her şeyi öğrenirsiniz.
herkesin böyle etkinliklerde yer alması lazım. Edebali başkanı kutluyorum.
ümmiye koçağı neden daha önce tanımadım diye şahsımı üzen reklam.
TÜRK sineması denince akla hemen «Yeşilçam» gelir. Yeşilçam, Beyoğiu’nda bir sokağın adıdır ve vaktiyle burası filim şirketleriyle dolup taştığı için adı Türk sineması ile beraber söylenir olmuştur. Oysa bugün Yeşilçam Sokağında filim yapan şirket kalmamıştır pek. Yerli sinemanın ağırlık merkezi son on yıl içinde Alyon Sokağı ve civarına kaymıştır. Alyon Sokağı’nda bulunan Erman Han'ı da hemen hemen Türkiye’nin en büyük filim şirketlerinin toplandığı bir merkez olmuştur. Tıpkı Amerika’da, ingiltere’de, Almanya’da, Fransa’da bakır şirketlerinin, petrol şirketlerinin, demir şirketlerinin toplandığı gökdelenler gibi...
Ekrem Bora Sahnelerde
Sinema yıldızları sahneye çıkar da Ekrem Bora bir yere çıkmadan durur mu? O da tuttu, Ahırkapı fenerine çıktı ve soranlara, ''Küçükten beri ışıklarını görür merak edersim, çıkıp baktım, merakımı giderdim,'' dedi... Onun bu sözlerini duyanlardan biri de dayanamadı ''Ekrem tabii fenere çıkar. Çünkü Ekrem koyu bir Fenerbahçeli'dir...''
Sinema yıldızları sahneye çıkar da Ekrem Bora bir yere çıkmadan durur mu? O da tuttu, Ahırkapı fenerine çıktı ve soranlara, ''Küçükten beri ışıklarını görür merak edersim, çıkıp baktım, merakımı giderdim,'' dedi... Onun bu sözlerini duyanlardan biri de dayanamadı ''Ekrem tabii fenere çıkar. Çünkü Ekrem koyu bir Fenerbahçeli'dir...''
Uğur Güçlü
Kalın, tok bir sesi var. Hani saz şalilerinin, Anadolu güneşinde yanan başaklar gibi güneşli sesleri vardır ya öyle... içten, uğultulu, yumuşak, ısıtıcı... Üç telli saz gibi, biteviyelik içinde değişmezler. Bu sesin, ağır basan tarafı acı çekmiş insanlara mahsus duyarlığı...
Uğur Güçlü EvindenGözleri de tatlı kahverengi. Ne çok koyu siyah, ne de sarıya çalan açıklıkta. Zeka ışıklarıyle sık sık parlıyor. Ekseriya ciddi, saygılı, düşünceli. Çatık kaşları simsiyah. Kirpikleri de öyle. Profilden bakıldığı zaman kartalınısı bir burun ve hemen üstündeki ince, parlak kaşları dikkati çekiyor. Siyah saçlarının arasında belli belirsiz görülen birkaç beyaz tel, hassas bir insan olduğunu işaret ediyor.
Kalın, tok bir sesi var. Hani saz şalilerinin, Anadolu güneşinde yanan başaklar gibi güneşli sesleri vardır ya öyle... içten, uğultulu, yumuşak, ısıtıcı... Üç telli saz gibi, biteviyelik içinde değişmezler. Bu sesin, ağır basan tarafı acı çekmiş insanlara mahsus duyarlığı...
Uğur Güçlü EvindenGözleri de tatlı kahverengi. Ne çok koyu siyah, ne de sarıya çalan açıklıkta. Zeka ışıklarıyle sık sık parlıyor. Ekseriya ciddi, saygılı, düşünceli. Çatık kaşları simsiyah. Kirpikleri de öyle. Profilden bakıldığı zaman kartalınısı bir burun ve hemen üstündeki ince, parlak kaşları dikkati çekiyor. Siyah saçlarının arasında belli belirsiz görülen birkaç beyaz tel, hassas bir insan olduğunu işaret ediyor.
Salih Güney Evlendi
Salih Güney ile Zeynep Tedü pazartesi günü iki şahidin huzurunda sade bir törenle Zeynep'in üvey babası Hayim De Taranto'nun Teşvikiye'deki evinde nikahlandılar. Zeynep'in şahidi Altan Erbulak, Salih Güney'in şahidi ise Haldun Dormen'di Nikaha Salih'in arzusuna uyularak gazeteciler hariç, kimse davet edilmemişti. Nikahın en enteresan anı, Zeynep'in nikah defterini imzalarken Salih'in ayağına basışıydı. Salih Güney 4 – 5 dakika acıdan kıvrandı, durdu. Yeni evliler, nikahtan sonra doğruca Ayazpaşa'da kiraladıkları kata geldiler. Artık macera bitmiş, balayı başlamıştı.
Salih Güney ile Zeynep Tedü pazartesi günü iki şahidin huzurunda sade bir törenle Zeynep'in üvey babası Hayim De Taranto'nun Teşvikiye'deki evinde nikahlandılar. Zeynep'in şahidi Altan Erbulak, Salih Güney'in şahidi ise Haldun Dormen'di Nikaha Salih'in arzusuna uyularak gazeteciler hariç, kimse davet edilmemişti. Nikahın en enteresan anı, Zeynep'in nikah defterini imzalarken Salih'in ayağına basışıydı. Salih Güney 4 – 5 dakika acıdan kıvrandı, durdu. Yeni evliler, nikahtan sonra doğruca Ayazpaşa'da kiraladıkları kata geldiler. Artık macera bitmiş, balayı başlamıştı.
Yıllar Neriman Köksalı Yıpratamıyor...
Üç, dört ay var ki, Neriman Köksal'ı görmüyorduk. Hani sokakta görsek tanıyamazdık doğrusu. incelmiş, güzelleşmiş. Manken gibi oimuş. Zayıflık, zarafet getirmiş bunca yıllık Neriman'a...
Avrupai bir tip olmuş. ince ve zarif Boyu 1.74 olan Neriman’ın kilosu bir ara 85'e kadar çıkmıştı. Şimdi kilosu ile boyu bir olmuş. «Ah» diyor, «biraz daha kilo atıp, 70'e inebilsem... içkiyi azalttım. Ekmeği kestim. Devamlı saunaya gidiyorum.»
Neriman'ın ilk filmi «Çete» yi 1949'da çevirmişti... Demek aradan tam 18 yıi geçmiş. Fakat bu zaman zinciri Neriman'ı bir türlü unutturamamış, ismini filim jeneriklerinden silememiş. Neriman hala taze, hala şöhretli... Ve yerli sinemanın birçok genç kadınından daha cazip, daha güçlü. Yıllar Neriman'ı eskitememiş... Neriman, bir kadının en büyük düşmanı olan zamanı yenmiş...
--spoiler--
https://adresing.com/yayi...man-koksali-yipratamiyor/
--spoiler--
Üç, dört ay var ki, Neriman Köksal'ı görmüyorduk. Hani sokakta görsek tanıyamazdık doğrusu. incelmiş, güzelleşmiş. Manken gibi oimuş. Zayıflık, zarafet getirmiş bunca yıllık Neriman'a...
Avrupai bir tip olmuş. ince ve zarif Boyu 1.74 olan Neriman’ın kilosu bir ara 85'e kadar çıkmıştı. Şimdi kilosu ile boyu bir olmuş. «Ah» diyor, «biraz daha kilo atıp, 70'e inebilsem... içkiyi azalttım. Ekmeği kestim. Devamlı saunaya gidiyorum.»
Neriman'ın ilk filmi «Çete» yi 1949'da çevirmişti... Demek aradan tam 18 yıi geçmiş. Fakat bu zaman zinciri Neriman'ı bir türlü unutturamamış, ismini filim jeneriklerinden silememiş. Neriman hala taze, hala şöhretli... Ve yerli sinemanın birçok genç kadınından daha cazip, daha güçlü. Yıllar Neriman'ı eskitememiş... Neriman, bir kadının en büyük düşmanı olan zamanı yenmiş...
--spoiler--
https://adresing.com/yayi...man-koksali-yipratamiyor/
--spoiler--
Sevda Ferdağ - Ferda Ferdağ Kavgası
Ferda Ferdağ, yerli sinemanın soyunan kadını Sevda Ferdağ'ın ablası... Bundan yıllarca önce baş rollerde oynamış, Sarı Zambak, Beyaz Nehir gibi filmler çevirmiş ama o tarihlerde büyük paralardan lâf edilmediği için fazla etkilememiş yerli sinema onu... bırakıp gitmiş... iki kız kardeş Sevda Ferdağ şöhret olana kadar iyi geçinmişler kendilerince ama aradan zaman geçip son yıllarda Sevda'nın durumu iyiden iyiye sağlamlaşınca abla Ferda da bir takım çıkışlar başlamış kız kardeşine karşı... Sevda'nın söylediklerine bakılırsa geçmişteki hataların, komplekslerin verdiği buhranlarmış hepsi bunlar... Ve sık sık kavgalar, hırçınlıklar başlamış aralarında... Sonra günün birinde Ferdaortadan kaybolmuş.. Yılbaşından beri kız kardeşini sorup aramaz olmuş fakat bu arada da hiç boş durmamış... Gazetecilere koşup "yıllarca baktığı kız kardeşi" için bol bol dökmüş içini.. "Soğan ekmek yedim ona baktım küçükken" demiş... ''O aşklar peşinde koşarken, elinden tutup sinemaya soktum" demiş ve sonra da göz yaşartan kararını açıklamış... "Madem kız kardeşim bana bakmıyor bende yaşamak, oğluma bakmak için 150 liraya figüranlık yaparım"...
--spoiler--
https://adresing.com/yayi...dag-ferda-ferdag-kavgasi/
--spoiler--
Ferda Ferdağ, yerli sinemanın soyunan kadını Sevda Ferdağ'ın ablası... Bundan yıllarca önce baş rollerde oynamış, Sarı Zambak, Beyaz Nehir gibi filmler çevirmiş ama o tarihlerde büyük paralardan lâf edilmediği için fazla etkilememiş yerli sinema onu... bırakıp gitmiş... iki kız kardeş Sevda Ferdağ şöhret olana kadar iyi geçinmişler kendilerince ama aradan zaman geçip son yıllarda Sevda'nın durumu iyiden iyiye sağlamlaşınca abla Ferda da bir takım çıkışlar başlamış kız kardeşine karşı... Sevda'nın söylediklerine bakılırsa geçmişteki hataların, komplekslerin verdiği buhranlarmış hepsi bunlar... Ve sık sık kavgalar, hırçınlıklar başlamış aralarında... Sonra günün birinde Ferdaortadan kaybolmuş.. Yılbaşından beri kız kardeşini sorup aramaz olmuş fakat bu arada da hiç boş durmamış... Gazetecilere koşup "yıllarca baktığı kız kardeşi" için bol bol dökmüş içini.. "Soğan ekmek yedim ona baktım küçükken" demiş... ''O aşklar peşinde koşarken, elinden tutup sinemaya soktum" demiş ve sonra da göz yaşartan kararını açıklamış... "Madem kız kardeşim bana bakmıyor bende yaşamak, oğluma bakmak için 150 liraya figüranlık yaparım"...
--spoiler--
https://adresing.com/yayi...dag-ferda-ferdag-kavgasi/
--spoiler--
Sezer Güvenirgil ve Tunç Oral Hiç Ayrılmıyorlar
Sezer'le Tunç'un o günkü sorumuza bir piyesin adıyla cevap vermelerinin bir kerameti varmış da bizim haberimiz yokmuş. Meğer genç nişanlılar o günlerde, «Sahneye çıkalım mı, çıkmıyalım mı?» diye düşünür dururlarmış, isterseniz işe taa başından başlayalım.
Efendim, günlerden bir gün Tunç Oral'ın telefonu çalmış. Açmış, bakmış karşısında filim prodüktörü Işık Toraman... Işık, «Yahu seninle her zaman filim işi konuşacak değiliz ya,» diye söze girişmiş ve sonunda baklayı ağzından çıkarmış. «Benim bir arkadaşım var. Erden Ener. Tiyatro sanatçısı, bizim Mümtaz Ener Beyin de kızı. O bir tiyatro kuruyor. Sizin de oynamanızı istiyor. Ne dersiniz?»
Bu teklif öyle telefonda bir - iki dakikada halledilebilecek bir iş değil ki. Tunç düşünmek için biraz mühlet istemiş ve hemen nişanlısına koşmuş... iki genç kafa kafaya vermişler, enine, boyuna düşünmüşler ve sonunda «Evet» i yapıştırmışlar.
--spoiler--
https://adresing.com/yayi...c-oral-hic-ayrilmiyorlar/
--spoiler--
Sezer'le Tunç'un o günkü sorumuza bir piyesin adıyla cevap vermelerinin bir kerameti varmış da bizim haberimiz yokmuş. Meğer genç nişanlılar o günlerde, «Sahneye çıkalım mı, çıkmıyalım mı?» diye düşünür dururlarmış, isterseniz işe taa başından başlayalım.
Efendim, günlerden bir gün Tunç Oral'ın telefonu çalmış. Açmış, bakmış karşısında filim prodüktörü Işık Toraman... Işık, «Yahu seninle her zaman filim işi konuşacak değiliz ya,» diye söze girişmiş ve sonunda baklayı ağzından çıkarmış. «Benim bir arkadaşım var. Erden Ener. Tiyatro sanatçısı, bizim Mümtaz Ener Beyin de kızı. O bir tiyatro kuruyor. Sizin de oynamanızı istiyor. Ne dersiniz?»
Bu teklif öyle telefonda bir - iki dakikada halledilebilecek bir iş değil ki. Tunç düşünmek için biraz mühlet istemiş ve hemen nişanlısına koşmuş... iki genç kafa kafaya vermişler, enine, boyuna düşünmüşler ve sonunda «Evet» i yapıştırmışlar.
--spoiler--
https://adresing.com/yayi...c-oral-hic-ayrilmiyorlar/
--spoiler--
Pervin Par Otomobil Aldı
Öteden beri Pervin, «Benim de bir arabam olsa,» der dururdu. Nihayet onun bu arzusu gerçekleşti ve Pervin'cik dört tekerlekli bir kaplumbağaya, Volkswagen marka bir otomobile sahip oldu. işte, dert de bundan sonra başladı ya. Otomobili getirip kapının önüne çekmekle iş bitmiyordu. Kullanmasını öğrenip, ehliyet almak lazımdı. Pervin şimdiden kendisini otomobilini sürerken tahayyül ediyor, adeta caddelerdeki insanların «A! Pervin Par'a bakın» dediklerini duyar gibi oluyordu. Minik Volkswagen Pervin'ciğin gözünde büyümüş, dev bir Cadillac bir Rolls Royce olmuştu.
Ona, bazı arkadaşları en iyi direksiyon öğreten kursun adresini verdiler. «Üç derste kırk yıllık şoför gibi olursun» demeyi de ihmal etmediler. Pervin verilen tavsiyeyi yerine getirip, kurslara yazıldı. Gerçekten de kısa zamanda kendini usta bir şoför gibi hissetmeye başladı.
--spoiler--
https://adresing.com/yayin/pervin-par-otomobil-aldi/
--spoiler--
Öteden beri Pervin, «Benim de bir arabam olsa,» der dururdu. Nihayet onun bu arzusu gerçekleşti ve Pervin'cik dört tekerlekli bir kaplumbağaya, Volkswagen marka bir otomobile sahip oldu. işte, dert de bundan sonra başladı ya. Otomobili getirip kapının önüne çekmekle iş bitmiyordu. Kullanmasını öğrenip, ehliyet almak lazımdı. Pervin şimdiden kendisini otomobilini sürerken tahayyül ediyor, adeta caddelerdeki insanların «A! Pervin Par'a bakın» dediklerini duyar gibi oluyordu. Minik Volkswagen Pervin'ciğin gözünde büyümüş, dev bir Cadillac bir Rolls Royce olmuştu.
Ona, bazı arkadaşları en iyi direksiyon öğreten kursun adresini verdiler. «Üç derste kırk yıllık şoför gibi olursun» demeyi de ihmal etmediler. Pervin verilen tavsiyeyi yerine getirip, kurslara yazıldı. Gerçekten de kısa zamanda kendini usta bir şoför gibi hissetmeye başladı.
--spoiler--
https://adresing.com/yayin/pervin-par-otomobil-aldi/
--spoiler--
izzet Günay'ın Karısı Öldü
1 mayısta havanın güzelliğinden istifade ederek kırlara uzanan istanbullular arasında Günay ailesi de vardı. Günay'lar yemeklerini yanlarına almışlar, arabalarına atladıkları gibi yola çıkmışlardı. izzet Günay'ın 10 yıllık eşi Semine Günay o gün çok neşeliydi. Papatya topladı, kocasıyle şakalaştı... Hatta sık sık tekrarladığı şikayetini bile ağzına almadı... 1 mayıs günü Semine'nin başı hiç karıncalanmamıştı...
1 mayıs çarşamba gününü güle, oynaya geçiren Günay'lar, aynı günün gecesinde acı bir sürprizle karşılaştılar. Semine Günay birden rahatsızlanmış, kendini kaybetmişti. izzet hemen aceleyle sağa, sola telefonlar yağdırmaya başladı. Yakın arkadaşlarından Kamil Altan’la, Prof. Sabahattin Kerimoğlu'nu buldular. Kerimoğlu onlara Cerrahpaşa Hastanesini salık vermişti. Kısa bir süre sonra Semine Günay (biri hariç) hiç bir özel hastanede olmayan «Rehabilitasyon» odasında konsültasyona tabi tutuldu. O sırada izzet de hemen kapının dibinde üç gün, dört gece sürecek uykusuz, gıdasız bir nöbete başlamıştı. Teşhiş «Süper tansiyondan beyin kanaması» idi ve Semine Günay’ın kurtulması için ancak bir mucize gerekliydi.
--spoiler--
https://adresing.com/yayi...zzet-gunayin-karisi-oldu/
--spoiler--
1 mayısta havanın güzelliğinden istifade ederek kırlara uzanan istanbullular arasında Günay ailesi de vardı. Günay'lar yemeklerini yanlarına almışlar, arabalarına atladıkları gibi yola çıkmışlardı. izzet Günay'ın 10 yıllık eşi Semine Günay o gün çok neşeliydi. Papatya topladı, kocasıyle şakalaştı... Hatta sık sık tekrarladığı şikayetini bile ağzına almadı... 1 mayıs günü Semine'nin başı hiç karıncalanmamıştı...
1 mayıs çarşamba gününü güle, oynaya geçiren Günay'lar, aynı günün gecesinde acı bir sürprizle karşılaştılar. Semine Günay birden rahatsızlanmış, kendini kaybetmişti. izzet hemen aceleyle sağa, sola telefonlar yağdırmaya başladı. Yakın arkadaşlarından Kamil Altan’la, Prof. Sabahattin Kerimoğlu'nu buldular. Kerimoğlu onlara Cerrahpaşa Hastanesini salık vermişti. Kısa bir süre sonra Semine Günay (biri hariç) hiç bir özel hastanede olmayan «Rehabilitasyon» odasında konsültasyona tabi tutuldu. O sırada izzet de hemen kapının dibinde üç gün, dört gece sürecek uykusuz, gıdasız bir nöbete başlamıştı. Teşhiş «Süper tansiyondan beyin kanaması» idi ve Semine Günay’ın kurtulması için ancak bir mucize gerekliydi.
--spoiler--
https://adresing.com/yayi...zzet-gunayin-karisi-oldu/
--spoiler--
Yılmaz Duru'dan Şok Nikah
Yılmaz Duru ile Sabahat Coşkun bundan beş yıl önce Tarabya’da, Fidan Lokantasında karşılaşmışlar ve kısa bir süre sonra da sevişmeye başlamışlar... Nihayet Yılmaz kızı anne ve babasından istemiş, fakat artist olduğunu ileri süren ana, baba önce kızlarını Yılmaz'a vermek istememişlerdi. Bunun üzerine aşık çift ayrılmış ve bu ayrılık süresince, Yılmaz Duru'nun hayatına, başta Muhterem Nur olmak üzere birçok kadın girmişti. Fakat sonunda ayrılamıyacaklarını anlayan genç aşıklar tekrar birleşmişlerdi. Nihayet ana - baba da insafa gelmiş ve 5 yıl süren bir aşkın heves olamıyacağını kabul ederek kızlarını tekrar isteyen Yılmaz Duru’ya «Olur...» cevabını vermişlerdi...
--spoiler--
https://adresing.com/yayin/yilmaz-durudan-sok-nikah/
--spoiler--
Yılmaz Duru ile Sabahat Coşkun bundan beş yıl önce Tarabya’da, Fidan Lokantasında karşılaşmışlar ve kısa bir süre sonra da sevişmeye başlamışlar... Nihayet Yılmaz kızı anne ve babasından istemiş, fakat artist olduğunu ileri süren ana, baba önce kızlarını Yılmaz'a vermek istememişlerdi. Bunun üzerine aşık çift ayrılmış ve bu ayrılık süresince, Yılmaz Duru'nun hayatına, başta Muhterem Nur olmak üzere birçok kadın girmişti. Fakat sonunda ayrılamıyacaklarını anlayan genç aşıklar tekrar birleşmişlerdi. Nihayet ana - baba da insafa gelmiş ve 5 yıl süren bir aşkın heves olamıyacağını kabul ederek kızlarını tekrar isteyen Yılmaz Duru’ya «Olur...» cevabını vermişlerdi...
--spoiler--
https://adresing.com/yayin/yilmaz-durudan-sok-nikah/
--spoiler--