bugün

sevdiği entry'ler

bulgu

tespit ya da sonucu.

o öyle bir aşk ki,

bilinir ki,

artık ruhtan ayrılması mümkün değil. varlık devam ettiği sürece; bu öyle bir olmak ki; hani sessiz kuarklar gibi, nasıl ki kendinden uzaklaşmak mümkün değil ise öyle. öyle bir somutlaşır ki, öyle bir ağırlaşır ve boyutları ile hissedilir hale gelir ki, taşıp elle tutulacak, gözle görülecek gibi olur. nasıl ki mümkün ile imkan aynı kökten gelir; biri olmadan diğeri olamaz; biri diğerini var kılar; bu olmaklık; daha önce konan kaidelerin kendilerinin dahi haberlerinin olmadığı istisnai bir sonuç gibi salınır karanlığın ortasında.

bilinir olur.

öyle büyür ki içe, içte başka şeye yer kalmaz; ışık bu tahayyülün müsaadesine mahkûm kalır.

44 444 443 adım

belirli bir mesafeyi ifade eder.

sen bir adım gerideysen,

ben 44444443 adım gerideyim senden.

sıfır adım olsun.

stranger things

bazen demek lazım ki, biri seni senden iyi tanıyorsa sevgilindir.

şüpheyle yaklaştım, bilinir ki, ana kahramanı çocuk olan hiçbir şeyi izlemem, takip etmem, ilgi alanıma girmez. Harry poter vb..

st, tam bu kapsama girmiyor zaten.

hayran olduğum şey, abi olay 83'te geçiyor. arabalar, evler, giysiler, şarkılar, kamera filtreleri, yazı karakterleri; hele o terminatör havalı jenerik müziği.

özen gösterilmiş, winona çok yakışmış, eski kocasına köpürdüğü sahne hariç oldukça başarılı buldum. nedense kendisinde hep bir sally field havası sezerim. hopper'a da burt reynolds dersek bilim kurgu gerilim bandit olur. *.

thrones'da düştüğüm hataya burda düşmüyorum. bir klişeyle bitirelim;

olk sozono oko gondo botordom.

teşekkür ederim.

unique u r.

düdüt: dustin çok tatlı lan kerata. rafadan tayfa hayri.

sevgilinin telefondaki ses tonları

her ne kadar kalp sahibi de olsa, toplum hayatı ve gerçekler, bazen insanı sevgilisine bile reaksiyon verecek hale getirir.

iyi tanıyan sevgili, o an ne olduğunu anlar, sessizce uzaklaşır.

bu tonlar arasında

" asabım bozuk siktir git kapat şu telefonu" tonu
"yanımda lüzumsuz biri var" tonu

hatta

"teyzemler geldi" tonu dahi vardır.

paul gilbert

aşmış bir gitarist, üst sınıf bir kompozitör olmasının ötesinde çok da olgun bir eleman. zeki de.

saygımız büyük.

akp

bir süredir sonun başlangıcında olan yapı.

metal yorgunluğu terimi ile somutlaşan bir "renovasyon"a girdi. Yıpranan dişlilerden, yerlerini yenilerine bırakmaları isteniyor.

bu, bana okta-kübü hatırlatıyor. zira olan bitenin ihtimalleri pek çok. Erdoğan ve kurmayları bir davadan bahsediyorlar. neyin davasıdır bu, altı nedir, üstü nedir, çerçevesi nedir, nasıl bu kadar esnek olabiliyor, hedefi nedir, neyi inkişaf ettirmektir, bu kadar kolay kanarken bu işler nasıl olacak, hepsi cevabını bulmanın anlamsız olduğu bazı tabanlı sorular.

dava mava bana göre hikaye.

parti içi güç odakları o kadar gelişti ve ortak iştah doyurulamaz hale geldi ki, iş Erdoğan'ın kontrolünden çıktı. bunu, bu istifa dalgası ile engellemeye çalışıyor olabilir. belli noktalara daha az güçlü ama daha çok güvendiği isimleri getirmek istiyor da olabilir.

bir diğer ihtimal de bence şu; muhalefet ve diğer düşünce temelleri tarafından dile getirilen yanıtı içerisinde bir soru var. bildiğiniz fetönün siyasi ayağı. bunun şu anda temizlenmesi mümkün değil; zira içinde vekili var, başkanı var, bunlar tüm ilşikiler ağının yaşanmış ve yaşanmakta olan garip işlerin evrağına ve bilgisine sahipler. ülkenin bunların elenebileceği bir formata sokulması gerekli. her ne kadar direkt şekilde doğal olarak akp tarafından dile getirilemeyecek de olsa, bunların varlığından rahatsız oldukları bir gerçek. 2019 seçimini kazanarak bunların elenmesi ön görülmüştü. fakat son dönem iç ve dış politikada olup biten geniş çaplı başarısızlıklar, teşkilattaki "dAVA" DIŞI edim ve yapılanmalar, belli şeyleri öne çekmeye itti diye düşünüyorum.

bana göre, parti, bu yeni süreçten sağlam çıkamaz. bizim için önemli olan ülkemizin salahiyeti olduğundan, bu parçalanmanın etkileri endişe verici.

Erdoğan gitsin, akp gitsin de ne olursa olsun gibi aptalca sanrılara kapılmak da doğru değil. ülkenin erdemli bir refaha kavuşması için 15-20 yıl gibi peryotları değerlendirerek hareket etmek gereklidir.

geri gelmesi istenen anlar

2005 geri gelsin. 6 da olur.

sabah bir uyanıyorsunuz saat on da güneş yok

gramer hatası olmasına rağmen, doğru vurguda okuyunca sanki kendisini kurtaran cümle.

"saat onda güneş yok" olmalı
"saat on da, güneş yok!"

ben sana asıl boktan durumu söyleyeyim mi dostum?

gökte ışıldayan güneşin seni aydınlatmaması.

dünyanın en güzel kokusu

mecburiyetsiz bir sabahta..

koku, nasıl tarif edilir ki? bir benzerinden örnek vererek. ama ikimiz de aynı mı anlıyoruz onu?

suriyelilere 50 milyar harcayıp altın dilenmek

(bkz: let s ak party!)

zamanı durdurursak atomlar da durur mu

zaman değişimle var olan bir kavramdır. değişim ve devinimi durdurmaktır zamanı durdurmak.
*

mehmet refik günaydın

bazı günler
hiçbir şey eskizi gibi değil.
sadece sen.

anlayamamak

uykudan yeni uyandığım ilk bir iki dakika hayatta yaptığım seçimleri anlayamıyorum. sürekli aklımda olan ve ertelediğim şeyleri neden yapmadığım, boş şeyler için çabaladığım ve hayatın boş olduğu düşünceleri kafamda dönüyor. yana doğru dönüp oturur pozisyona gelince geçiyor. keşke bütün hayatımda uykudan yeni uyanmış kafayı yaşayabilsem.

kimpk olmak

çok az kişiye nail olan bir özellik. ben bir kere şahit oldum şu naçiz hayatımda.
© copyright 2005 - 2026