bugün
- nev18
- nemlendirici krem16
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları4
- teleferik6
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- mokv yaşıyor mu6
- iri memeler6
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- askerde özlenen şeyler5
- katatespizartmasi13
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- babaların babası5
- bakın ne geldi6
- parayı gazze için katlamak istedim3
- aziz yıldırım5
- özelden mesajlaşırken başlık açıp cevap vermek3
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- ah nerede o eski masum sözlük kızları3
- uludağ sözlük premium hesaplara gelen hediye3
- benim açık oylarım görünüyor mu4
- istanbul şu an 16 derece4
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- kedi tırnağı kesmek3
- ciddi ciddi devlet aklı diyen şahıs5
- şafak saymak2
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- yazlık mekanlardaki clublerin kapanış partileri2
- sahilden2
- türkiye yüzyılı2
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- çocukluk arkadaşlığı11
- icapçı4
- fransada marketlere siber saldırı yapılması4
- arkadaşlar entry girer misiniz5
- almanca bilinmeyen yerde ölümüne almanca konuşmak2
- jinekomasti4
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- gammazlar adam mıdır sorunsalı4
- ismail kartal8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- fenerbahçe'nin yeni stad projesi2
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- künefenin sünen peyniri4
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- fon vurgunu56
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
entry'ler (1918)
türkeş sonrası mhp kurucu liderin karizmasından ziyade teşkilat disipliniyle ayakta kaldı. ülkücülük daha kurumsal siyaset daha hesaplı hale geldi. hareket büyüdü ama eski ruhunun ne kadarını koruduğu hep tartışıldı.
geceleri insan biraz müzik dinler biraz düşünür biraz da gündüz sustuklarıyla baş başa kalır.
insanın canı yemek istemiyorsa mesele bazen mide değil kafadır. düşünceler doyurmaz ama iştahı fazlasıyla keser.
kitabın kokusunu değil içindekini merak edenlerin yaptığı şeydir.
freud insanın neden böyle olduğunu, jung ise kim olabileceğini anlatır.
biri geçmişi çözer, diğeri anlam arar.
biri geçmişi çözer, diğeri anlam arar.
çoğu zaman yıllarca “çok yeme, kilo alırsın, ayıp olur” diye yetiştirilmenin masaya yansımasıdır. bazıları gerçekten doyar bazıları ise doymadığı halde kendini durdurur.
insanın ne kadar yediğinden çok yemeğini yerken ne kadar rahat olduğuna bakmak gerekir. çünkü iştahını saklamak zorunda hissetmeyen insan genelde kendini de saklamıyordur.
insanın ne kadar yediğinden çok yemeğini yerken ne kadar rahat olduğuna bakmak gerekir. çünkü iştahını saklamak zorunda hissetmeyen insan genelde kendini de saklamıyordur.
yakışıp yakışmaması değil, insanın neye ağladığı önemlidir.
acıya, kayba, vicdanına ya da sevdiği birine ağlayan erkek güçsüz değildir. aksine duygusunu inkar etmeye ihtiyaç duymayacak kadar kendinden emindir. asıl tuhaf olan erkekliği hissiz görünmekle karıştırmaktır.
ama her kırıldığında gözyaşını bir ikna yöntemine çevirmek de duygusallık değil manipülasyondur.
ağlamak erkeğe yakışır. yeter ki gözyaşı karakterin yerine geçmesin.
acıya, kayba, vicdanına ya da sevdiği birine ağlayan erkek güçsüz değildir. aksine duygusunu inkar etmeye ihtiyaç duymayacak kadar kendinden emindir. asıl tuhaf olan erkekliği hissiz görünmekle karıştırmaktır.
ama her kırıldığında gözyaşını bir ikna yöntemine çevirmek de duygusallık değil manipülasyondur.
ağlamak erkeğe yakışır. yeter ki gözyaşı karakterin yerine geçmesin.
Dağların zirvesine çıkmış ama asıl yüksekliği karakterinde göstermiş adamdır. Her sözüne katılmak zorunda değilsiniz cesaretinin disiplininin ve memleket meselelerine kayıtsız kalmayışının hakkını teslim etmek gerekir.
ses yakışıklılığı insanın kendisinin deği; telefonu kapatmak istemeyenlerin fark ettiği özelliktir.
yüz unutulabilir, bazı seslerse bir kez duyulduktan sonra insanın aklında konuşmaya devam eder.
yüz unutulabilir, bazı seslerse bir kez duyulduktan sonra insanın aklında konuşmaya devam eder.
son dakikada çözüm üretmek, misafire aç olmadığı hâlde yemek yedirmek, trafikte üç saniyede karakter analizi yapmak ve herhangi bir konuda bizim bir tanıdık var diyerek bağlantı kurmak.
planlamada geride olabiliriz ama işler sarpa sarınca milletçe uzmanlaşıyoruz.
planlamada geride olabiliriz ama işler sarpa sarınca milletçe uzmanlaşıyoruz.
insana daha ülkeye gitmeden kendini suçlu hissettiren süreçtir.
formda yıllar önce kullandığın sosyal medya hesabını, görüşmede ise neden amerika’ya gitmek istediğini anlatırsın. aslında tek suçun biraz gezmek istemektir ama bunu konsolosluk görevlisine inandırman gerekir.
formda yıllar önce kullandığın sosyal medya hesabını, görüşmede ise neden amerika’ya gitmek istediğini anlatırsın. aslında tek suçun biraz gezmek istemektir ama bunu konsolosluk görevlisine inandırman gerekir.
bazı insanlar seni kaybetmekten korkmaz çünkü senin ne yaparlarsa yapsınlar gitmeyeceğine inanırlar.
en acısı da çoğu zaman haklı çıkmalarıdır.
en acısı da çoğu zaman haklı çıkmalarıdır.
arkadaşlık teklifini kabul edemeyen değil sevdiği kadına arkadaşmış gibi davranamayacağını bilen erkektir.
mesajını beklerken kanka olmak başkasını anlatırken onu dinlemek hiçbir şey hissetmiyormuş gibi yanında durmak herkese göre değildir.
bazen arkadaş kalmamak öfke değil; iyileşebilmek için mesafe koymaktır.
edit: yazan kişi kaçınca başlık başa kalmış.
mesajını beklerken kanka olmak başkasını anlatırken onu dinlemek hiçbir şey hissetmiyormuş gibi yanında durmak herkese göre değildir.
bazen arkadaş kalmamak öfke değil; iyileşebilmek için mesafe koymaktır.
edit: yazan kişi kaçınca başlık başa kalmış.
hayatta kalabilmek için zihnin insana oynadığı en güzel oyundur.
insan her sabah öleceğini hatırlayarak kalksaydı ne işe gidebilir, ne borç ödeyebilir, ne de üç ay sonrasına tatil planı yapabilirdi.
ölümü unutmak gaflet değil çoğu zaman yaşamın devam şartı.
insan her sabah öleceğini hatırlayarak kalksaydı ne işe gidebilir, ne borç ödeyebilir, ne de üç ay sonrasına tatil planı yapabilirdi.
ölümü unutmak gaflet değil çoğu zaman yaşamın devam şartı.
üzerinden zaman geçtikçe hediyeden çok, onu kimin aldığı hatırlanan şeydir.
ne aldığını unutursun; verirken yüzündeki ifadeyi unutmazsın.
ne aldığını unutursun; verirken yüzündeki ifadeyi unutmazsın.
“ben burçlara inanmıyorum da yükselenler biraz etkiliyor” diyerek geri çekilmeye çalışan erkektir.
doğum saatini bilmiyorsa annesini arar, biliyorsa çoktan haritasını çıkarmıştır. ilişki kötü gidince iletişim kurmak yerine merkür retrosunu bekler.
doğum saatini bilmiyorsa annesini arar, biliyorsa çoktan haritasını çıkarmıştır. ilişki kötü gidince iletişim kurmak yerine merkür retrosunu bekler.
kola, ayran, bira, karpuz, yastığın diğer tarafı, oda, duş, motor ve bazı insanlarla araya konan mesafe.
2005 yılları güzeldi 2009'dan sonra bozdu.
(bkz: kaan boşnak)
bugün sabah çay koyayım dedim, kettle "abi benlik bir şey yok" diyerek kenara çekildi.
modem desen elektrik var ama internet yok değil, internet var ama elektrik yokmuş gibi davranıyor. buzdolabı hâlâ çalışıyor ama motor sesi yerine dua ediyor sanki.
komşuya sordum, "elektrik var mı?" dedim, "var ama voltajı yok" dedi. fizik kurallarıyla oynamaya başladık artık.
voltmetreyi taktım, ekranda 190 yazıyor. hayatımda ilk kez prizden gelen voltaja üzülerek baktım.
dağıtım şirketini aradım, “abi trafoda sıkıntı olabilir, geliyorlar şimdi” dediler. o "şimdi" zaman birimi kaç saat, bilim hâlâ çözemedi.
kombiye yaklaştım, ekran bana baktı, ben ekrana. “ben bunu çalıştıramam” der gibi sönük bir ışıkla duruyor. duygusal olarak çökertti.
şu an oturmuş prizden gelen voltajı izliyorum. netflix falan yalan, asıl gerilim burada.
modem desen elektrik var ama internet yok değil, internet var ama elektrik yokmuş gibi davranıyor. buzdolabı hâlâ çalışıyor ama motor sesi yerine dua ediyor sanki.
komşuya sordum, "elektrik var mı?" dedim, "var ama voltajı yok" dedi. fizik kurallarıyla oynamaya başladık artık.
voltmetreyi taktım, ekranda 190 yazıyor. hayatımda ilk kez prizden gelen voltaja üzülerek baktım.
dağıtım şirketini aradım, “abi trafoda sıkıntı olabilir, geliyorlar şimdi” dediler. o "şimdi" zaman birimi kaç saat, bilim hâlâ çözemedi.
kombiye yaklaştım, ekran bana baktı, ben ekrana. “ben bunu çalıştıramam” der gibi sönük bir ışıkla duruyor. duygusal olarak çökertti.
şu an oturmuş prizden gelen voltajı izliyorum. netflix falan yalan, asıl gerilim burada.