bugün
- istanbul un çok pahalı olması14
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- herkes yatsın iyi geceler9
- ölmeyi dilemek2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- en sevilmeyen ev işleri3
- kabataş olayı görüntüleri8
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- velvet vs nervio19
- the merich13
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- oğuzhan uğur12
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- velvet13
- slavko vincic15
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- aklını yitirmek4
- horoz hayası çorbası5
- nervio11
- ispanya20
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- bira cips6
- 2026 dünya kupası25
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- tememda kenka nalaka10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- laptop5
- ona bir şey söyle9
- kadim kültürler4
- manyak olmaya karar verdim9
- manifest grubu3
- aga be şarkılar5
- futbol14
- acıktım ben3
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
entry'ler (56)
Tanrı benim belamı versin. Evet, sen biliyorsun benim neden buraya bunu yazdığımı.
Garip bir his. Evden uzun bir süredir ayrı olduğun halde, o kadar samimi olmadığın ama yine de 5 yıldır seninle yaşayan bir hayvanı kaybetmek olunca daha da bir garip oluyor. Hatta o kadar garip ki diğer kedilerin psikolojisi nasıl oldu, ne kadar etkilendiler acaba diyorsun. Annenin psikolojik olarak çöktüğünü bildiğin halde karşılıklı olarak iyiymiş, psikolojin sağlammış taklidi yapmakmış. Hele hele yanında olamamak yok mu. En sinir bozucu kısımlarından biri de bu.
Sanılanın aksine emniyeti yüksek bir silahtır. Bir zaman kullandığım g19'da ateşleme mekanizması bir anahtarla * devre dışı bırakılabiliyordu.
20 yılda bir kere bile tutukluk yapmayan bir tabancadır. Mke'nin acayip mermilerini bile bana mısın demeden atar. Kısa barabelli denen luger p08 model tabancam 5 mermiden 1-2 tanesine illaki tutukluk yapıyor mesela.
Beni niye twitter'dan takip edip sonra takibini geri alıyosun ya? Anladım ne yazmış bu mal diye bakarken elin yanlışlıkla dokundu oraya ama dikkatli ol biraz. Sonra sinirli anıma denk gelip millete homurdanıyorum ve adım kötüye çıkıyor. Yapma. Dikkatli ol.
Yeni kedin güzelmiş. Gençlik aşısı önemli, unutma.
Olmuyor be. Ne yapsam olmuyor, olduramıyorum. Kafam güzel, hayatım fena değil ama mutlu değilim be. ilişkilerimde hep bir bokluk çıkıyor. Yeni birisi giriyor hayatıma, her şey güzel gidiyor derken bir bakıyorum ya karşı taraf ya ben soğumuşum. Karşı taraf belli etmemeye çalışıyor hiçbir şey netlik kazanmadığı için ama anlıyorum be. Olduğum gibi görünmeye çalışıyorum elimden geldiğince, asla kendimle ilgili yalan söylemiyorum ama yine de bir şeyler eksik kalıyor. Yoruldum be artık. Tek gecelik ilişkiler ilgimi çekmiyor. Sevmek, sevilmek istiyorum. Gerçek duygular hissetmek istiyorum artık. intihar etmek değil de hiç doğmamış olmak güzel olabilirdi.
Büyükbabamdan kalma, orta barabelli denen modeline sahip olduğum tabanca.
Bizim oralarda * eskisi kadar çok bulunmaz bu silah. Artık ya yerli üretimler ya da silahtan anlayan insanların aldığı birkaç yabancı markalar var.
Çok seçici bir silahtır maalesef. Şarjör, mermi, nem, temizlik vs. çok seçer. (Diğer tabancam p226 olduğu için ve p226'ya tutukluk yaptırmak hiç kolay olmadığından söylüyorum. Ortalamayı bilmem pek.) Parçalandığında bazen toplaması zor olur. 98 yılını doldurdu bendeki. O kadar kusuru olsun diyorum.
Not: Bu model silahların çoğu ruhsatsız oluyor yurdumda. Koleksiyon vs. yapıcam diye riske girmeye değer mi, bence değmez.
Bizim oralarda * eskisi kadar çok bulunmaz bu silah. Artık ya yerli üretimler ya da silahtan anlayan insanların aldığı birkaç yabancı markalar var.
Çok seçici bir silahtır maalesef. Şarjör, mermi, nem, temizlik vs. çok seçer. (Diğer tabancam p226 olduğu için ve p226'ya tutukluk yaptırmak hiç kolay olmadığından söylüyorum. Ortalamayı bilmem pek.) Parçalandığında bazen toplaması zor olur. 98 yılını doldurdu bendeki. O kadar kusuru olsun diyorum.
Not: Bu model silahların çoğu ruhsatsız oluyor yurdumda. Koleksiyon vs. yapıcam diye riske girmeye değer mi, bence değmez.
"i wish i was special." Ne güzel demiş radiohead. Dünya'daki en özel insan ol. O'nun özel insanı olmadıktan sonra ne fark eder.
Biz hepimiz, herkesten çok farklıyız.
Bittim artık. Tükendim.
Ne zaman değip değmediğine baktım? Ben seninle mutlu olmak istedim hep. Gerisi ne fark eder? Hem ben ne kadar dengeliyim ki?
Seni eskiden nasılsan öyle hatırlıyorum. Ne eksik, ne fazla. Anlayabilsem zaten bu durumda olmazdık. Değişmişsindir muhtemelen. Küçük bir kız çocuğunun sana sarılıp gitme diye ağlaması bile değiştiğini gösterir. Hem de çok. Betimleme yeteneğim olmadığını biliyorsun. Hem nasıl betimleyeyim ki? Sadece yazdıklarından anlamaya çalışıyorum ne kadar değiştiğini. Bok gibiyim.
Evet, seni hala okuyorum.
Gel. Sadece gel.
Senin üzerinden kaç gün, kaç ay, kaç yıl geçti. Hala unutamıyorum seni. Biz hiç sevgili olmadık biliyorum. Sadece anı yaşadık. Seninleyken sana olan tutkumun hep senden başka kimsem olmadığından olduğunu sanırdım. Daha doğrusu buna inanırdım. Doğru değilmiş be. Sen başkaymışsın. Hep bana derdin seni benden daha iyi anlayacak, kafana daha yatacak birini bulacaksın diye. Haklıymışsın. Buldum. Buldum ama ben hep seni bekliyormuşum be. Benimle birebir aynı düşüncelere, aynı müzik zevkine sahip kadınlarla birlikte oldum. Hiçbiri bir sen etmedi. Ben hep seni aradım be. Farklı olur bu sefer dedim her seferinde. 4 ülke gezdim, 4 farklı ülkede 17 farklı milletten kadınla tanıştım. Çoğuyla istediğim her şeyi yaşayabilecek durumda oldum ama yaşayamadım. Tabii yakınlaştığım kadınlar da oldu ama aklımda hep sen vardın. Uzaktan bakınca bile hepsi seni andırıyordu. Senden sonra gelen insanlar bile seninle ilgili be artık.
Ortak arkadaşlarımızın benimle görüşmemek için bahaneleri tükendi artık. Eninde sonunda konuyu sana getireceğimi biliyorlar. Hepsi tekbir ağız olmuşçasına senin hayatında yeni birinin olduğunu, onu çok sevdiğini ve ona asla ihanet etmek istemediğini söylüyorlar. Anlıyorum seni. Aslında anlamıyorum seni, anlayamıyorum. Sadece kararlarına saygı duymaya çalışıyorum.
Sesini duymaya o kadar ihtiyacım var ki. Numaranı senin haberin olmadan bulmaya çalıştım ama bulamadım. Bulurdum numaranı ama bulur bulmaz öğrenirdin bunu. Öğrenseydin telefonumu asla açmazdın. Açmayacağını bile bile arayamazdım ki seni. Gerçi şimdi de arayamıyorum ya neyse.
Yaşadığın şehre gelmeyi düşündüm milyon kere. Gelsem seni görmek yetmeyecekti. Yanına gelsem geldiğime pişman edecektin beni. Gerçi yanına gelsem sesini duymuş olacaktım. Ne olursa olsun sesini duymak birçok şeye bedel ya.
Seni unutamadım dedim ya. Hiç unutamadım hem de. insanı unutmaya sesinden başlarmışsın zaten. Bir insanın sesini aklında canlandıramıyorsan o insanı unutmaya başlamışsın demekmiş. Ben senin sesini bile unutamadım. Ne zaman unuttuğumu düşünsem o an aklımda yeniden canlandın. Üniversiteye başladığım gün seni unutacağıma dair kendime söz verdim. Yapamadım. Arka sıramda oturan kız sana çok benziyordu. Bir süre onunla ilgilendim. Sonra baktım ki onunla sadece sana benzediği için ilgileniyorum, bırakmak zorunda kaldım. Ona senin isminle hitap ediyordum dalgınlığıma geldiği zamanlar. Sırf onu görmemek için en ön sırada oturmaya başladım. En ön sırada oturmak ortalamamı hatrı sayılır derecede yükseltmeme yaradı. Erasmus'a geldim ön sırada oturduğum için. Senin sayende Erasmus'a geldim yani. Burada da sana benzeyen birini buldum bu gece. Onu görmemle eve gelmem bir oldu. Dayanamazdım onunla aynı yerde olmaya.
Dedim ya, 4 ülke gezdim diye. Gürcistan'da tanıştığım kadın da sana çok benziyordu, Kanada'da tanıştığım kadın da. ikisiyle de çok güzel zamanlar geçirdim. ikisine de dokunamadım, öpemedim bile. Onlarla konuşmadım ben aslında. Onlara anlattığım her şey sana anlatılan şeylerdi o an. Onların anlattıkları şeyler ise çoktan unutuldu. Ben sana anlattım o hikayeleri ama onlardan duyduğum hikayeler seninkiler değildi.
Fazla konuştum yine gece gece. Bunları okur musun, okumaz mısın bilmiyorum. Nasılsa okusan da okumasan da haberim olmayacak. Okursan en azından bil ki seni çok özledim. Sesini duymaya her şeyden çok ihtiyacım var. Ne yazık ki biliyorum ki sesini yine duyamayacağım. En azından mutlu ol. Beraber mutlu olamasak da, ben mutlu olmasam da sen mutlu ol.
Ortak arkadaşlarımızın benimle görüşmemek için bahaneleri tükendi artık. Eninde sonunda konuyu sana getireceğimi biliyorlar. Hepsi tekbir ağız olmuşçasına senin hayatında yeni birinin olduğunu, onu çok sevdiğini ve ona asla ihanet etmek istemediğini söylüyorlar. Anlıyorum seni. Aslında anlamıyorum seni, anlayamıyorum. Sadece kararlarına saygı duymaya çalışıyorum.
Sesini duymaya o kadar ihtiyacım var ki. Numaranı senin haberin olmadan bulmaya çalıştım ama bulamadım. Bulurdum numaranı ama bulur bulmaz öğrenirdin bunu. Öğrenseydin telefonumu asla açmazdın. Açmayacağını bile bile arayamazdım ki seni. Gerçi şimdi de arayamıyorum ya neyse.
Yaşadığın şehre gelmeyi düşündüm milyon kere. Gelsem seni görmek yetmeyecekti. Yanına gelsem geldiğime pişman edecektin beni. Gerçi yanına gelsem sesini duymuş olacaktım. Ne olursa olsun sesini duymak birçok şeye bedel ya.
Seni unutamadım dedim ya. Hiç unutamadım hem de. insanı unutmaya sesinden başlarmışsın zaten. Bir insanın sesini aklında canlandıramıyorsan o insanı unutmaya başlamışsın demekmiş. Ben senin sesini bile unutamadım. Ne zaman unuttuğumu düşünsem o an aklımda yeniden canlandın. Üniversiteye başladığım gün seni unutacağıma dair kendime söz verdim. Yapamadım. Arka sıramda oturan kız sana çok benziyordu. Bir süre onunla ilgilendim. Sonra baktım ki onunla sadece sana benzediği için ilgileniyorum, bırakmak zorunda kaldım. Ona senin isminle hitap ediyordum dalgınlığıma geldiği zamanlar. Sırf onu görmemek için en ön sırada oturmaya başladım. En ön sırada oturmak ortalamamı hatrı sayılır derecede yükseltmeme yaradı. Erasmus'a geldim ön sırada oturduğum için. Senin sayende Erasmus'a geldim yani. Burada da sana benzeyen birini buldum bu gece. Onu görmemle eve gelmem bir oldu. Dayanamazdım onunla aynı yerde olmaya.
Dedim ya, 4 ülke gezdim diye. Gürcistan'da tanıştığım kadın da sana çok benziyordu, Kanada'da tanıştığım kadın da. ikisiyle de çok güzel zamanlar geçirdim. ikisine de dokunamadım, öpemedim bile. Onlarla konuşmadım ben aslında. Onlara anlattığım her şey sana anlatılan şeylerdi o an. Onların anlattıkları şeyler ise çoktan unutuldu. Ben sana anlattım o hikayeleri ama onlardan duyduğum hikayeler seninkiler değildi.
Fazla konuştum yine gece gece. Bunları okur musun, okumaz mısın bilmiyorum. Nasılsa okusan da okumasan da haberim olmayacak. Okursan en azından bil ki seni çok özledim. Sesini duymaya her şeyden çok ihtiyacım var. Ne yazık ki biliyorum ki sesini yine duyamayacağım. En azından mutlu ol. Beraber mutlu olamasak da, ben mutlu olmasam da sen mutlu ol.
Minor Empire - Zülüf Dökülmüş Yüze.
7 Ağustos'ta ülkeye girdikten sonra işime yaramayacak pasaport hakkı. ilgilenenler mesajla ulaşabilir.
Havacılık öğrencilerinin programa dahil olan diğer ülkelere gidip gezmesini sağlayan programdır.
Türkiye'de cadet sistemi olmadığı için THK * genç kanatları arasından sınavla seçip diğer ülkelere gönderir. Gitmeden önce Ankara ve Eskişehir'de eğitim vererek gittikleri yerde bilgisiz kalmalarını engellemiş olur.
Programa katılmaya hak kazandım, Kanada'ya gideceğim. Gidip gördükten sonra burayı editleyip katılmayı düşünenlere yardımcı olmaya çalışırım.
Türkiye'de cadet sistemi olmadığı için THK * genç kanatları arasından sınavla seçip diğer ülkelere gönderir. Gitmeden önce Ankara ve Eskişehir'de eğitim vererek gittikleri yerde bilgisiz kalmalarını engellemiş olur.
Programa katılmaya hak kazandım, Kanada'ya gideceğim. Gidip gördükten sonra burayı editleyip katılmayı düşünenlere yardımcı olmaya çalışırım.