bugün
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- laik teyzelerin fenotipi11
- tavuk şiş4
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım7
- ellerim bos gonlum hos10
- ak partililerin apo sevdası3
- goralı3
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım15
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- gürcistan5
- akp mhp pkk koalisyonu2
- kadınların şiirden anlamaması6
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- pazar pazar kafa açan ergen yazar sorunları2
- 1948 arap israil savaşı12
- palamut4
- kızılcahamam maden suyu2
- ak çomarların beslenme kalitesi2
- lahmacun2
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- oy kullanmamak2
- islam barış dinidir11
- galericiler battı mutlu musunuz5
- sözlük kızlarının boş teneke olması3
- temas bağımlılığı5
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise3
- mason greenwood4
- sürekli peki neyse diyen kız5
- yazarların favori oyun karakteri15
- sarapci koala3
- gocusuz sözlük2
- bel soğukluğu2
- güneşli havada şemsiye kullanan insan2
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- sözlük kızları gitsin rus kızları gelsin2
- sözlük kızlarının babaları6
- caddebostan6
- bodrum3
- dünya da kimse işe gitmezse kapitalist sistem3
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- flört kelimesinin son zamanlarda sık kullanılması3
- türkler kürtler ve araplar kardeştir2
- pazar sabahı kapının önüne bırakılan kesik kafa2
- geekyapar2
- dedeler sofrası2
- osuruktan şiirler89
- kars kaşarı vs izmir kaşarı2
- sabahları nefret edilen şeyler8
- clemence baptista6
sevdiği entry'ler
kimine göre gerekli, kimine göre gereksizdir ancak,
ben evlenirken mütevazı bir salonda 50 kadar kişilik bir nikâh töreninden fazlasını istemiyorum. zaten akrabam yok gibi bir şey. gelin hanım da taraflar arası eşitlik bozulmasın diye fazla akrabasını davet etmez diye umuyorum. iş ve arkadaş çevrelerimizden yakın dostlarımızı ve yerel basın mensuplarını davet etsek yeterli olur diye düşünüyorum. eğlence öğelerini kısa bir film gösterimiyle organize etmeyi, takılacak altınları da ileride başımıza belâ olmasın diye bir sivil toplum kuruluşuna bağışlamayı planlıyorum. böylece hem samimi, hem ekonomik, hem anlamlı, hem de herkese ulaşan bir etkinlikle evliliğimi duyurmayı amaçlıyorum.
biliyorum, böyle bir nikâh töreni böyle bir ülkeye çok fazla. ancak ilk meşaleyi de benim gibi birilerinin yakması gerektiğini düşünüyorum.
ben evlenirken mütevazı bir salonda 50 kadar kişilik bir nikâh töreninden fazlasını istemiyorum. zaten akrabam yok gibi bir şey. gelin hanım da taraflar arası eşitlik bozulmasın diye fazla akrabasını davet etmez diye umuyorum. iş ve arkadaş çevrelerimizden yakın dostlarımızı ve yerel basın mensuplarını davet etsek yeterli olur diye düşünüyorum. eğlence öğelerini kısa bir film gösterimiyle organize etmeyi, takılacak altınları da ileride başımıza belâ olmasın diye bir sivil toplum kuruluşuna bağışlamayı planlıyorum. böylece hem samimi, hem ekonomik, hem anlamlı, hem de herkese ulaşan bir etkinlikle evliliğimi duyurmayı amaçlıyorum.
biliyorum, böyle bir nikâh töreni böyle bir ülkeye çok fazla. ancak ilk meşaleyi de benim gibi birilerinin yakması gerektiğini düşünüyorum.
5 dakika daha.
Kabullenmesi seneler süren şeydir. üstelik arkadaşınız yan dairenizde oturuyorsa. onu en son gördüğünüz anı hatırladığınızda keşke yüzüne daha dikkatli baksaydım, boynuna sarılıp onu ne kadar çok sevdiğimi söyleseydim diye pişmanlık duymaktır. kapıyı açıp dışarı çıkmaya hazırlanırken, yan daireden gelen sesler arasında onun sesini aramaktır. kim olursa olsun, zordur birini kaybetmek. hele de böyle anidense...
Anneye sarilmak.
beraberinde birçok pişmanlığı getiren durumdur. verdiği acının da tarifi yoktur.
ayıranın ölüm olması hepsinden zordur. tabi yaşayan taraf için.
Ağlasam sesimi duyar misiniz misralarımda?
Dokunabilir misiniz,
Göz yaslarima ellerinizle?
Bilmezdim sarkilarin bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu,
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün.
Epeyce yaklaşmişim,duyuyorum;
ANLATAMIYORUM...
Orhan Veli Kanık
Dokunabilir misiniz,
Göz yaslarima ellerinizle?
Bilmezdim sarkilarin bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu,
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün.
Epeyce yaklaşmişim,duyuyorum;
ANLATAMIYORUM...
Orhan Veli Kanık
asıl hayat o zaman başlayacak. ama ne yazıkki beş dakika sonra ölsem yanımda günahlarımdan başka götürebileceğim hiçbir şeyim yok. sonsuz hayata bu kadar hazırlıksız olmak aptallıktan başka hiçbir şey değil. acıyorum kendime...
ne mutlusundur ne de üzgün. ne iyisindir ne de kötü. o yüzden en korkunç şeylerden biridir hislerini kaybetmek. içinde bulunduğun duruma bir isim vermek her zaman rahatlatır çünkü.
hayallerimiz özgür olduğumuz tek yerdir.
insanı farklı bir dünyanın içindeymiş gibi hissettirir. çocukla çocuk olursun bir kere ve bunu umursamazsın. küçük şeylerden mutlu olmayı hatırlarsın.
beş yüz kilo bir insanı zayıflatmak, kırk kilo bir insana kilo aldırmaktan daha kolaymış. herhangi bir sağlık problemiyle alakalı olmadığı sürece çoğunlukla irade işi bu zayıflamak.
anlatacak çok şeyin olduğu halde doğru kelimeleri bulamayıp sustuğun günlerdir. hayattaki bütün amacını kaybetmişsin gibi, bir daha asla hiçbir şey düzelmeyecekmiş gibi hissettiğin günlerdir. sabretmeye çalıştıkça gücünü tüketen günlerdir. ama ne demiş Mevlana : her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde , sakın vazgeçme! işte orası kaderinin değişeceği noktadır...
Birine en son davranış şekliniz onda bıraktığınız son fotoğraftır.