bugün
- s'i l v'e r m'i s t35
- muslettin amca9
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak4
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i11
- davar tereyağı4
- tarihteki en kanlı savaşlar5
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- her şeyi hatırlayan insan3
- anın görüntüsü24
- pum pum çorbası8
- reenkarnasyon4
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- serhat kılıç23
- claudian clouds21
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- yörük kızı15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- kız düşürmenin kısa yolu15
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- uludağ itiraf12
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sikişirken sigara içen kadın6
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- günaydın şarkısı2
- fusya semsiyeli yabanci26
- tavuk budu3
- sözlüğün en masum yazarları16
- alkol yasağı2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- zorunlu eğitim11
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- nervio21
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- command and generals2
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- yemeğe bulyon koyan insan7
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- sarımsak yiyen kız6
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pandela 38
- türkiye13
sevdiği entry'ler
Bence de mumla arıyorlar, bir bulurlarsa ne yapacaklarını tahmin bile edemiyorum.
9 eylül'de ordumuz izmir'e girmiş, nihai zafer kazanılmıştı.
dünya basınının tek gözdesi mustafa kemal paşa'ydı.
11 eylül'de bir amerikalı gazeteci mustafa kemal ile tarihi röportaj yapma fırsatını yakalamıştı.
ilk soru;
"efendim bu zaferi neye borçlusunuz?"
mustafa kemal'in bu soruya cevabı ilginçti.
"telgrafın tellerine..."
şimdi zaferden biraz geriye gidelim.
1920'nin sonbaharı.
ingilizler her türlü casusluk ve konrtrespiyonaj faaliyetlerine karşın bir türlü mustafa kemal ve yakınına sızamıyordu.
çünkü mustafa kemal istihbarat konusunda ingilizlerden her daim bir adım öndeydi.
milli kuvvetler bir yere girdikleri an ilk olarak telgraf binasını ele geçiriyorlardı.
telgraf çok önemliydi.
mustafa kemal telgrafın telleri sayesinde aynı anda musul, diyarbakır, erzurum, bursa, antalya, adana, gaziantep, trabzon ile haberleşiyor, anlık bilgiler alıp, anlık bilgileri paylaşabiliyordu.
görsel
ingilizler buna bir çare bulamıyordu.
nasıl bulsunlar ki?
sirkeci'deki büyük postane binasının 2. katı işgal kuvvetlerinin muhabere merkeziydi.
lakin, bu binanın bir de bodrum katı vardı.
karakol örgütü mensubu telgrafçılarımız, 2. kattaki muhabere merkezinden, bodrum katına tel çekmişlerdi.
böylece muhabere merkezine gelen bilgi en geç yarım saat sonra mustafa kemal'in kulağına fısıldanıyordu.
mustafa sagir böyle yakalandı.
black jumbo casusları, bupsy paury, mahmut hamdi, diş hekimi ahmet ihsan böyle yakalandı.
kuşadasında düşen dh-9 yunan uçağından telgrafın telleri sayesinde haberdar olundu, vecihi hürkuş gitti uçağı tamir edip ankara'ya getirdi, o uçak 1 eylül 1921'de bize türk havacılığının ilk zaferini kazandırdı...
yunan başkomutanı trikupis, telgrafın telleri sayesinde uşak'ta kıskıvrak ele geçirildi...
saymakla bitmez.
telgrafın telleri yardımı ile bu millet büyük bir zafer kazanmıştı.
mustafa kemal bunu hiçbir zaman unutmadı.
1937 yılında italyan mucit marconi öldüğünde atatürk, italyan bilim adamının ailesine şu telgrafı çekti;
--spoiler--
marconi ailesi roma...
bütün insaniyet, uğradığınız kaybı acı bir surette hissetmektedir.
bu elim felakette büyük marconi'nin hatırasına karşı taziyelerimle beraber bütün sempatimden emin olmanızı rica ederim.
kemal atatürk...
--spoiler--
bu vesileyle kahraman telgrafçılarımızı başta fatsalı halim efendi, manastırlı hamdi bey, ahmet remzi bey, alaşehirli sami bey olmak üzere şükranla anıyoruz.
ek: kurtuluş savaşı sırasında ankara'da görev yapan telgrafçılarımız.
görsel
dünya basınının tek gözdesi mustafa kemal paşa'ydı.
11 eylül'de bir amerikalı gazeteci mustafa kemal ile tarihi röportaj yapma fırsatını yakalamıştı.
ilk soru;
"efendim bu zaferi neye borçlusunuz?"
mustafa kemal'in bu soruya cevabı ilginçti.
"telgrafın tellerine..."
şimdi zaferden biraz geriye gidelim.
1920'nin sonbaharı.
ingilizler her türlü casusluk ve konrtrespiyonaj faaliyetlerine karşın bir türlü mustafa kemal ve yakınına sızamıyordu.
çünkü mustafa kemal istihbarat konusunda ingilizlerden her daim bir adım öndeydi.
milli kuvvetler bir yere girdikleri an ilk olarak telgraf binasını ele geçiriyorlardı.
telgraf çok önemliydi.
mustafa kemal telgrafın telleri sayesinde aynı anda musul, diyarbakır, erzurum, bursa, antalya, adana, gaziantep, trabzon ile haberleşiyor, anlık bilgiler alıp, anlık bilgileri paylaşabiliyordu.
görsel
ingilizler buna bir çare bulamıyordu.
nasıl bulsunlar ki?
sirkeci'deki büyük postane binasının 2. katı işgal kuvvetlerinin muhabere merkeziydi.
lakin, bu binanın bir de bodrum katı vardı.
karakol örgütü mensubu telgrafçılarımız, 2. kattaki muhabere merkezinden, bodrum katına tel çekmişlerdi.
böylece muhabere merkezine gelen bilgi en geç yarım saat sonra mustafa kemal'in kulağına fısıldanıyordu.
mustafa sagir böyle yakalandı.
black jumbo casusları, bupsy paury, mahmut hamdi, diş hekimi ahmet ihsan böyle yakalandı.
kuşadasında düşen dh-9 yunan uçağından telgrafın telleri sayesinde haberdar olundu, vecihi hürkuş gitti uçağı tamir edip ankara'ya getirdi, o uçak 1 eylül 1921'de bize türk havacılığının ilk zaferini kazandırdı...
yunan başkomutanı trikupis, telgrafın telleri sayesinde uşak'ta kıskıvrak ele geçirildi...
saymakla bitmez.
telgrafın telleri yardımı ile bu millet büyük bir zafer kazanmıştı.
mustafa kemal bunu hiçbir zaman unutmadı.
1937 yılında italyan mucit marconi öldüğünde atatürk, italyan bilim adamının ailesine şu telgrafı çekti;
--spoiler--
marconi ailesi roma...
bütün insaniyet, uğradığınız kaybı acı bir surette hissetmektedir.
bu elim felakette büyük marconi'nin hatırasına karşı taziyelerimle beraber bütün sempatimden emin olmanızı rica ederim.
kemal atatürk...
--spoiler--
bu vesileyle kahraman telgrafçılarımızı başta fatsalı halim efendi, manastırlı hamdi bey, ahmet remzi bey, alaşehirli sami bey olmak üzere şükranla anıyoruz.
ek: kurtuluş savaşı sırasında ankara'da görev yapan telgrafçılarımız.
görsel
aklıma "bana faydası olmayan kilisenin papazını sikeyim" isimli nadide atasözümüzü getiren deneme.
boyun mu uzadı amk, 20 tane kadın 30 tane erkeğin sütyen kopçasını açınca.
boyun mu uzadı amk, 20 tane kadın 30 tane erkeğin sütyen kopçasını açınca.
Evet. Daha seksi görünmek için türlü yerlere silikon basılıyordu. Müslümanların öldükten sonra nerelerinin seksi olacağını biliyoruz. Hurilerin yanındaki nuriler olacaklar demekki. Ben yine de nuri istemiyorum kalsın.
adamın biri doktora gitmiş
- doktor hanım nereme dokunsam ağrıyor. demiş.
röntgen çekilmiş,
parmağı kırık çıkmış
- doktor hanım nereme dokunsam ağrıyor. demiş.
röntgen çekilmiş,
parmağı kırık çıkmış
Malesef dunya genelinde uzmanlarin fikir birligine vardigi konu.
Cesaretim yok.Ama gönüllü olan varsa beni öldürebilir.