bugün

sevdiği entry'ler

hayata dair iç burkan detaylar

ayrılık:

bazen bir lise çocuğu için yatılı hayata başlamak suretiyle evinden ilk defa ayrılmak,

bazen mezun olduğu okuldan anılarını, ilk şaşkınlıklarını, dostluklarını, 17 yaşının tüm masumiyetini bırakmak,

bazen onu çok sevmesine rağmen ağlaya ağlaya sevdiği harhangi birşeyden vazgeçmek,

bazen bir çocuk için çok sevdiği ve uzattığı saçlarını kestirmek,

bazen senede bir kez gelen akrabanın gitme vaktinin geldiğini hissetmek,

bazense size ve çocukluğunuza ait olan herşeyle özdeşleştirdiğiniz büyüğünüzün naaşının toprağa verilişini seyretmektir.

ve ayrılık hayata dair en iç burkan detaydır.*

akp sonrası dinden soğuyan bir nesil yetişmesi

sadece akp değil aslında. akp bu oluşumların en büyüğü olduğu için onu başa koydum.

koca ülkede dini söylemleri olan, allah'ı dilinden düşürmeyen kim varsa paçasından pislik akıyor. özellikle üst seviyede dini kullanan kesimin büyük çoğunluğunun adı hırsızlıkla, yolsuzlukla, adaletsizlikle, lüksle, israfla, vurdumduymazlıkla, baskıyla, ötekileştirmeyle, zulümle, kutuplaştırmayla anılıyor.

akp'nin yanına the cemaat'i de koymak lazım. sınavlarda usülsüzlükler, hak yemeler, yargıyı ele geçirip aydınları, askerleri, suçsuz onca insanı şafak vakti operasyonlarıyla içeri tıkıp hayatlarını karartmalar...

bir nesil bu gerçeklerle büyüdü ve "eğer bunlar müslümansa ben neyim?" diye sordu kendisine. apolitik ve asosyalliğin yanına ateizm de eklendi çoğu zaman. ateizmi bir hastalık olarak değerlendirmiyorum. bir tercihtir. benim takıldığım nokta bu din tüccarlarının bu nesli daha çok dinden uzaklaştırması.

ha ben dinci miyim, hayır. dindar mıyım, eh. benim derdim dindar bir neslin yetişmesi mi, yok. sadece bir tespit.

tek cümleyle özetlersek;

akp ve cemaat bir yandan dini kullanırken diğer yandan din dışı hareketler yaparak yeni nesli dinden soğuttu.
© copyright 2005 - 2026