bugün
- osuruktan şiirler40
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- adana kebap5
- sözlükten soğuma nedenleri17
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- yeni anayasa4
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- ben geldim kerkenezler18
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- küçük sürprizler yapmak5
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- insan klonlama2
- claudian clouds22
- bir daha doğmayacak olmak4
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- iyi parti17
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- beyaz tenli gotik kız3
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- kısır9
- yazarların özel mesaj sayıları5
- mini etek karşıtı seküler2
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- simko315
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- türbanı yasaklayan mallar2
- 777 diyen erkolar8
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- mısırın türkiyeden güvenli olduğu iddası2
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- çocukluğun son günü3
- akrep burcu kini8
- bir gün uludağda kapanacak3
- normal taklidi yapmak4
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- gollumun gözü yüzükte6
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- alttaki yazara motto ver16
- cem yılmaz'dan daha komik olmak2
- tai lung4
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- çerçeve yasa35
sevdiği entry'ler
ayrılık:
bazen bir lise çocuğu için yatılı hayata başlamak suretiyle evinden ilk defa ayrılmak,
bazen mezun olduğu okuldan anılarını, ilk şaşkınlıklarını, dostluklarını, 17 yaşının tüm masumiyetini bırakmak,
bazen onu çok sevmesine rağmen ağlaya ağlaya sevdiği harhangi birşeyden vazgeçmek,
bazen bir çocuk için çok sevdiği ve uzattığı saçlarını kestirmek,
bazen senede bir kez gelen akrabanın gitme vaktinin geldiğini hissetmek,
bazense size ve çocukluğunuza ait olan herşeyle özdeşleştirdiğiniz büyüğünüzün naaşının toprağa verilişini seyretmektir.
ve ayrılık hayata dair en iç burkan detaydır.*
bazen bir lise çocuğu için yatılı hayata başlamak suretiyle evinden ilk defa ayrılmak,
bazen mezun olduğu okuldan anılarını, ilk şaşkınlıklarını, dostluklarını, 17 yaşının tüm masumiyetini bırakmak,
bazen onu çok sevmesine rağmen ağlaya ağlaya sevdiği harhangi birşeyden vazgeçmek,
bazen bir çocuk için çok sevdiği ve uzattığı saçlarını kestirmek,
bazen senede bir kez gelen akrabanın gitme vaktinin geldiğini hissetmek,
bazense size ve çocukluğunuza ait olan herşeyle özdeşleştirdiğiniz büyüğünüzün naaşının toprağa verilişini seyretmektir.
ve ayrılık hayata dair en iç burkan detaydır.*
sadece akp değil aslında. akp bu oluşumların en büyüğü olduğu için onu başa koydum.
koca ülkede dini söylemleri olan, allah'ı dilinden düşürmeyen kim varsa paçasından pislik akıyor. özellikle üst seviyede dini kullanan kesimin büyük çoğunluğunun adı hırsızlıkla, yolsuzlukla, adaletsizlikle, lüksle, israfla, vurdumduymazlıkla, baskıyla, ötekileştirmeyle, zulümle, kutuplaştırmayla anılıyor.
akp'nin yanına the cemaat'i de koymak lazım. sınavlarda usülsüzlükler, hak yemeler, yargıyı ele geçirip aydınları, askerleri, suçsuz onca insanı şafak vakti operasyonlarıyla içeri tıkıp hayatlarını karartmalar...
bir nesil bu gerçeklerle büyüdü ve "eğer bunlar müslümansa ben neyim?" diye sordu kendisine. apolitik ve asosyalliğin yanına ateizm de eklendi çoğu zaman. ateizmi bir hastalık olarak değerlendirmiyorum. bir tercihtir. benim takıldığım nokta bu din tüccarlarının bu nesli daha çok dinden uzaklaştırması.
ha ben dinci miyim, hayır. dindar mıyım, eh. benim derdim dindar bir neslin yetişmesi mi, yok. sadece bir tespit.
tek cümleyle özetlersek;
akp ve cemaat bir yandan dini kullanırken diğer yandan din dışı hareketler yaparak yeni nesli dinden soğuttu.
koca ülkede dini söylemleri olan, allah'ı dilinden düşürmeyen kim varsa paçasından pislik akıyor. özellikle üst seviyede dini kullanan kesimin büyük çoğunluğunun adı hırsızlıkla, yolsuzlukla, adaletsizlikle, lüksle, israfla, vurdumduymazlıkla, baskıyla, ötekileştirmeyle, zulümle, kutuplaştırmayla anılıyor.
akp'nin yanına the cemaat'i de koymak lazım. sınavlarda usülsüzlükler, hak yemeler, yargıyı ele geçirip aydınları, askerleri, suçsuz onca insanı şafak vakti operasyonlarıyla içeri tıkıp hayatlarını karartmalar...
bir nesil bu gerçeklerle büyüdü ve "eğer bunlar müslümansa ben neyim?" diye sordu kendisine. apolitik ve asosyalliğin yanına ateizm de eklendi çoğu zaman. ateizmi bir hastalık olarak değerlendirmiyorum. bir tercihtir. benim takıldığım nokta bu din tüccarlarının bu nesli daha çok dinden uzaklaştırması.
ha ben dinci miyim, hayır. dindar mıyım, eh. benim derdim dindar bir neslin yetişmesi mi, yok. sadece bir tespit.
tek cümleyle özetlersek;
akp ve cemaat bir yandan dini kullanırken diğer yandan din dışı hareketler yaparak yeni nesli dinden soğuttu.