bugün
- 12 saat çalışmak6
- insan sanatsal bir varlıktır7
- insan vahşi bir hayvandır6
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet9
- 30 yaşında hala jelibon yiyen insan4
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu6
- kıskanılmak vs kıskanmak5
- ameliyathane4
- demokratik almanya cumhuriyeti2
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi10
- kariyer yapan kadın vs yemek yapan kadın2
- çalışmayan kızla evlenen statülü erkek3
- yaşadım demek için ne yapmalı5
- zendaya2
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- ekmek arası peyniri bir üst noktaya taşıyan detay3
- çocuğa yabancı isimler vermek7
- ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu3
- dünya kupası'nın artık kimsenin umrunda olmaması3
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek7
- daha 173
- minimal rakı sofrası3
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- avutan düşünceler2
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak8
- dekolteli çalışan arayan şirketin iş ilanı5
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı5
- umurat2
- kpss 20263
- 2026 dünya kupası nda oynayan müslüman ülkeler2
- izmir4
- i follow rivers2
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- sigarayı tersten yakmak5
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi3
- hep kendini suçlamak11
- havalar da ısındı10
- fransa senegal maçı saat 22 de trt 1 de2
- hangi manifest kızısın11
- yeni biriyle tanışmak5
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey4
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar8
- ketçapla güzel giden yiyecekler2
- ona bir şey söyle19
- anın görüntüsü17
- numb2
- normal sözlük3
doğruyu söyleyen ama ne açıdan söylediğini bilmeyen vatandaştır. imf'ye olan borç bundan 2 yıl önce 6 milyar dolardı. türkiye bu parayı bir gecede ödeyebilirdi zaten. mesele imf'ye olan borcu kapatmak veya imf'ye borç vermek değil. imf'nin borç alma durumunu detaylıca inceleyiniz, imf borca ihtiyaç duyan bir kurum değildir. ihtiyaç duysa dahi çözümü türkiye'de değil ikiz kardeşi dünya bankasında arar.
asıl sorulması gereken soru türkiye bu borcu nasıl kapattı olmalıdır. nitekim herkesin diline pelesenk olmuş özelleştirme kavramı bu borcun kapatılmasında önemli bir rol oynasa da, gelecek için umut vaat eden bir durumla karşı karşıya değiliz. çünkü özelleştirilen pek çok kurum kar etmeye başladıktan sonra özelleştirildi. öyle ki bunların en başında tüpraş ve türk telekom geliyor.
yıllardır yürütülmeye çalışılan sürdürülebilir cari açık politikasının sonuç vermediği gözler önündedir. sadece türkiye açısından değil dünya üzerindeki pek çok ülkenin de bu politikayı uyguladığı ancak netice olarak herhangi bir başarı elde ettiği henüz görülmemiştir. çünkü sürdürülebilir cari açık, borcun ödenmesi değil ertelenmesi yönünde bir politikadır. velhasıl borç ödenmeyip ertelendikçe gerek faiz gerek yeni borçlar sonrası cari açık hızla artmaya ve ağır bir yük oluşturmaya devam edecektir. burada da sorulması gereken ikinci önemli soruya geliyoruz. cari açık nasıl kapatılacak?
özelleştirme ile olmayacağı açık ve net. zaten bünyesinde doğru dürüst bilgi teknolojisine sahip herhangi bir ürün üretemeyen ve ciddi boyutlarda ara malı ithal eden bu ülke bu borcu nasıl kapatacaktır? çin ve doğu asya ülkelerindeki ucuz iş gücü ile günümüzde baş edebilecek tek bir ülke yokken dayanıklı tüketim malları üreterek bu borcun kapatılamayacağı artık anlaşılmalıdır. elin adamı elinde kullandığın iki bin liralık telefonun çipini yongasını üretip pazara sürerken, sen bu piyasada rekabete çamaşır makinesi ile katılamazsın. üzerinde düşünülmesi gereken en önemli konu budur.
asıl sorulması gereken soru türkiye bu borcu nasıl kapattı olmalıdır. nitekim herkesin diline pelesenk olmuş özelleştirme kavramı bu borcun kapatılmasında önemli bir rol oynasa da, gelecek için umut vaat eden bir durumla karşı karşıya değiliz. çünkü özelleştirilen pek çok kurum kar etmeye başladıktan sonra özelleştirildi. öyle ki bunların en başında tüpraş ve türk telekom geliyor.
yıllardır yürütülmeye çalışılan sürdürülebilir cari açık politikasının sonuç vermediği gözler önündedir. sadece türkiye açısından değil dünya üzerindeki pek çok ülkenin de bu politikayı uyguladığı ancak netice olarak herhangi bir başarı elde ettiği henüz görülmemiştir. çünkü sürdürülebilir cari açık, borcun ödenmesi değil ertelenmesi yönünde bir politikadır. velhasıl borç ödenmeyip ertelendikçe gerek faiz gerek yeni borçlar sonrası cari açık hızla artmaya ve ağır bir yük oluşturmaya devam edecektir. burada da sorulması gereken ikinci önemli soruya geliyoruz. cari açık nasıl kapatılacak?
özelleştirme ile olmayacağı açık ve net. zaten bünyesinde doğru dürüst bilgi teknolojisine sahip herhangi bir ürün üretemeyen ve ciddi boyutlarda ara malı ithal eden bu ülke bu borcu nasıl kapatacaktır? çin ve doğu asya ülkelerindeki ucuz iş gücü ile günümüzde baş edebilecek tek bir ülke yokken dayanıklı tüketim malları üreterek bu borcun kapatılamayacağı artık anlaşılmalıdır. elin adamı elinde kullandığın iki bin liralık telefonun çipini yongasını üretip pazara sürerken, sen bu piyasada rekabete çamaşır makinesi ile katılamazsın. üzerinde düşünülmesi gereken en önemli konu budur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar