bugün
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- silver ile evlenecek erkek48
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları5
- sarapci koala72
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- sözlükteki bayan azlığı4
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın13
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- şarapçının mal varlığı3
- büyük insan2
- kfc2
- carrefour3
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu2
- evgeny grinko3
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- teomancalmasur8
- pazartesi diyete başlamak4
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı4
- cop316
- düşen insana gülmek3
- dünün en beğenilen entry leri3
- ellerim bos gonlum hos29
- uzay gemisini değnekçiye bırakan uzaylı2
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar8
- sözlükteki akepeliler2
- dut çayı2
- el chadaille bitshiabu9
- rica etsem beni linçler misiniz13
- sözlükteki bot yazarlar3
- ben geldim naneler10
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın7
- aşk-ı memnu4
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- sürü zekası8
- apartmanda ayakkabılarını kapı önüne bırakmak2
- yüzüklerin efendisi6
- sabahları nefret edilen şeyler15
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- avukat sevgili8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- parayla saadet olması18
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- imparatorice olmak ister miydiniz7
sevdiği entry'ler
margaret atwood şöyle demiş: "there isn't anything in the book not based on something that has already happened in history or in another country, or for which actual supporting documentation is not already available." hakikaten de, çok çok incelikli bir dilin yanı sıra bazı ilkçağ uygarlıklarından kitabın hemen ardından yazıldığı iran devrimi'ne; marx'tan descartes'a ve incil'e kadar adamakıllı bir entelektüel tarih okuması var. maşallah maşallah. özkonusu röportajın geri kalanı şurada: http://www.randomhouse.co...up/handmaidstale_bgc.html
1. sezonun ilk 5 bölümü, it's always sunny in philadelphia'nın çoğu bölümüyle birlikte komedinin zirvesidir. 2. bölümdeki bar sahnesi ve 3. bölümün son sahnesinde ise gülmekten gözümden yaş gelmişti.
oldukça açıklayıcı görsel
bir günde okuyup bitirdiğim, bitirdikten sonra da acaba gereken önemi veremedim mi lan dediğim kitaptır. bir defa benim için mükemmel bir baş karakter ortaya çıkarmış kitaptır. o holden caulfield bizim koğuşta olsa on numara anlaşırdım herhalde ne kadar amcık ağızlı da olsa iyi anlaşırdık gibi iyi bir yatılı okul ve koğuş arkadaşı.
bir de bu kitabın şöyle bir etkisi oldu bende kitaptan önce söylenen selamı muhattabına iletmeyen tiplerden biriyken holden'ın odasındaki yakışıklı, sporcu çocuğa bu konuda deliler gibi kaydırması sonucu dedim ki ne berbat bir özelliğe sahipmişim amk, ne kadar götçe bir şeymiş bu selam iletmemek, keşke biri daha önceden uyarsaydı beni bu konuda dedim ve selamları iletmeye dikkat etmeye başladım ki eminim hiç siklemeyeceğim bir kaç kişiye ilettim bile selamları.
sonra bu kitabı okurken aklıma paso emrah serbes'in erken kaybedenleri geldi durdu. abisiyle barda içen çocuk, apartman otomatiğine trip atan çocuk, mahalledeki iki kıza sırayla yazan çocuk falan hepsi holden'dan ayrılmış parçalar gibi.
kitabın aforizmaları çok iyi yani sonuç olarak okula gitmeyen bir çocuktan okulun ne kadar boktan olduğunu ve insansı bakımdan bir araya gelmiş o kadar insanın yarattığı kocaman ikiyüzlülük ortamını anlatıyor yoksa okul ve eğitim sisteminin çürüklüğünden, radikal eğitimden falan bahsedip ufuklar açmıyor kitaba böyle bakan varsa harbi aydınlanmak için bahane arıyordur yani. demek istediğim bu sadece bir çocuğu anlatan bir roman, mükemmel bir modern okul eleştirisi falan değil. sadece insanların sahtekarlığını çok güzel anlatan bir çocuğun kitabı.
bir de amerikan bebelerine böyle kitaplar önerilmesi ne iyi dedim. yani milleti bilmem de bana kimse sekiz yıllık eğitimim boyunca al şu kitabı oku evladım demedi öğretmenlerimden falan. güzel iş yani okulda bunu okumalarının öğüt verilmesi. zaten ortaokuldan sonra kimse de bunu oku demedi ki bok varmış gibi hep araştırmacı adamların kitaplarına yönelttiler meslek için lazım diye. bok var sanki dur bi amk ben böyle romanlar okumak istiyorum, duygu tanımak istiyorum da diyemedik, şimdi de yine bok bok konuşuyorlar.
bu ne ya boş boş şeyler anlatıyor getirin bana sivil örümceğin ağında ya da ortadoğu üzerine oynanan gizli oyunlar kitabımı geri ben böyle boş şeylerle vakit geçiremem diyen tiplemelerden değilseniz okumaktan her şekilde keyif duyacağınız bir kitap. her şeyi de ciddiye almamak lazım yani.
bir de bu kitabın şöyle bir etkisi oldu bende kitaptan önce söylenen selamı muhattabına iletmeyen tiplerden biriyken holden'ın odasındaki yakışıklı, sporcu çocuğa bu konuda deliler gibi kaydırması sonucu dedim ki ne berbat bir özelliğe sahipmişim amk, ne kadar götçe bir şeymiş bu selam iletmemek, keşke biri daha önceden uyarsaydı beni bu konuda dedim ve selamları iletmeye dikkat etmeye başladım ki eminim hiç siklemeyeceğim bir kaç kişiye ilettim bile selamları.
sonra bu kitabı okurken aklıma paso emrah serbes'in erken kaybedenleri geldi durdu. abisiyle barda içen çocuk, apartman otomatiğine trip atan çocuk, mahalledeki iki kıza sırayla yazan çocuk falan hepsi holden'dan ayrılmış parçalar gibi.
kitabın aforizmaları çok iyi yani sonuç olarak okula gitmeyen bir çocuktan okulun ne kadar boktan olduğunu ve insansı bakımdan bir araya gelmiş o kadar insanın yarattığı kocaman ikiyüzlülük ortamını anlatıyor yoksa okul ve eğitim sisteminin çürüklüğünden, radikal eğitimden falan bahsedip ufuklar açmıyor kitaba böyle bakan varsa harbi aydınlanmak için bahane arıyordur yani. demek istediğim bu sadece bir çocuğu anlatan bir roman, mükemmel bir modern okul eleştirisi falan değil. sadece insanların sahtekarlığını çok güzel anlatan bir çocuğun kitabı.
bir de amerikan bebelerine böyle kitaplar önerilmesi ne iyi dedim. yani milleti bilmem de bana kimse sekiz yıllık eğitimim boyunca al şu kitabı oku evladım demedi öğretmenlerimden falan. güzel iş yani okulda bunu okumalarının öğüt verilmesi. zaten ortaokuldan sonra kimse de bunu oku demedi ki bok varmış gibi hep araştırmacı adamların kitaplarına yönelttiler meslek için lazım diye. bok var sanki dur bi amk ben böyle romanlar okumak istiyorum, duygu tanımak istiyorum da diyemedik, şimdi de yine bok bok konuşuyorlar.
bu ne ya boş boş şeyler anlatıyor getirin bana sivil örümceğin ağında ya da ortadoğu üzerine oynanan gizli oyunlar kitabımı geri ben böyle boş şeylerle vakit geçiremem diyen tiplemelerden değilseniz okumaktan her şekilde keyif duyacağınız bir kitap. her şeyi de ciddiye almamak lazım yani.
güzel izmir yaşantımdan Antalya'nın can yakan hayatına doğru geçiş yapıcam. öyle Rus falan yok lan. onlar hep basının uydurması. bende bundan 9 ay önce vardır diye taşındım ama mahsur kaldım şimdi de geri dönemiyorum amk.