bugün
- kolye99
- var olmak için ne yaptınız9
- sevgili nedir6
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- elma5
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver7
- kaplan17
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- aslan15
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- amerika birleşik devletleri6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- fatoş seğmen2
- zebra7
- sarı teker kim sorunsalı8
- evi ev yapan şeyler14
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- timsah9
- ona bir şey söyle10
- asla evlenilmeyecek erkekler2
- ankara8
- futbol18
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bileklik19
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak2
- papatya5
- fransa5
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- fenerbahçe18
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek2
- bugün sözlüğün sakin olması4
- almanya10
- evlenilecek erkeği sanayiye götürmek2
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- anadolu çomarları7
- galatasaray19
- jeffrey epstein6
- billie eilish'in memeleri2
- yalnızlık ömür boyu4
- prezervatif alan müşterinin sırtına vuran eczacı2
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- türkiye18
- evrim2
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
sevdiği entry'ler
margaret atwood şöyle demiş: "there isn't anything in the book not based on something that has already happened in history or in another country, or for which actual supporting documentation is not already available." hakikaten de, çok çok incelikli bir dilin yanı sıra bazı ilkçağ uygarlıklarından kitabın hemen ardından yazıldığı iran devrimi'ne; marx'tan descartes'a ve incil'e kadar adamakıllı bir entelektüel tarih okuması var. maşallah maşallah. özkonusu röportajın geri kalanı şurada: http://www.randomhouse.co...up/handmaidstale_bgc.html
1. sezonun ilk 5 bölümü, it's always sunny in philadelphia'nın çoğu bölümüyle birlikte komedinin zirvesidir. 2. bölümdeki bar sahnesi ve 3. bölümün son sahnesinde ise gülmekten gözümden yaş gelmişti.
oldukça açıklayıcı görsel
bir günde okuyup bitirdiğim, bitirdikten sonra da acaba gereken önemi veremedim mi lan dediğim kitaptır. bir defa benim için mükemmel bir baş karakter ortaya çıkarmış kitaptır. o holden caulfield bizim koğuşta olsa on numara anlaşırdım herhalde ne kadar amcık ağızlı da olsa iyi anlaşırdık gibi iyi bir yatılı okul ve koğuş arkadaşı.
bir de bu kitabın şöyle bir etkisi oldu bende kitaptan önce söylenen selamı muhattabına iletmeyen tiplerden biriyken holden'ın odasındaki yakışıklı, sporcu çocuğa bu konuda deliler gibi kaydırması sonucu dedim ki ne berbat bir özelliğe sahipmişim amk, ne kadar götçe bir şeymiş bu selam iletmemek, keşke biri daha önceden uyarsaydı beni bu konuda dedim ve selamları iletmeye dikkat etmeye başladım ki eminim hiç siklemeyeceğim bir kaç kişiye ilettim bile selamları.
sonra bu kitabı okurken aklıma paso emrah serbes'in erken kaybedenleri geldi durdu. abisiyle barda içen çocuk, apartman otomatiğine trip atan çocuk, mahalledeki iki kıza sırayla yazan çocuk falan hepsi holden'dan ayrılmış parçalar gibi.
kitabın aforizmaları çok iyi yani sonuç olarak okula gitmeyen bir çocuktan okulun ne kadar boktan olduğunu ve insansı bakımdan bir araya gelmiş o kadar insanın yarattığı kocaman ikiyüzlülük ortamını anlatıyor yoksa okul ve eğitim sisteminin çürüklüğünden, radikal eğitimden falan bahsedip ufuklar açmıyor kitaba böyle bakan varsa harbi aydınlanmak için bahane arıyordur yani. demek istediğim bu sadece bir çocuğu anlatan bir roman, mükemmel bir modern okul eleştirisi falan değil. sadece insanların sahtekarlığını çok güzel anlatan bir çocuğun kitabı.
bir de amerikan bebelerine böyle kitaplar önerilmesi ne iyi dedim. yani milleti bilmem de bana kimse sekiz yıllık eğitimim boyunca al şu kitabı oku evladım demedi öğretmenlerimden falan. güzel iş yani okulda bunu okumalarının öğüt verilmesi. zaten ortaokuldan sonra kimse de bunu oku demedi ki bok varmış gibi hep araştırmacı adamların kitaplarına yönelttiler meslek için lazım diye. bok var sanki dur bi amk ben böyle romanlar okumak istiyorum, duygu tanımak istiyorum da diyemedik, şimdi de yine bok bok konuşuyorlar.
bu ne ya boş boş şeyler anlatıyor getirin bana sivil örümceğin ağında ya da ortadoğu üzerine oynanan gizli oyunlar kitabımı geri ben böyle boş şeylerle vakit geçiremem diyen tiplemelerden değilseniz okumaktan her şekilde keyif duyacağınız bir kitap. her şeyi de ciddiye almamak lazım yani.
bir de bu kitabın şöyle bir etkisi oldu bende kitaptan önce söylenen selamı muhattabına iletmeyen tiplerden biriyken holden'ın odasındaki yakışıklı, sporcu çocuğa bu konuda deliler gibi kaydırması sonucu dedim ki ne berbat bir özelliğe sahipmişim amk, ne kadar götçe bir şeymiş bu selam iletmemek, keşke biri daha önceden uyarsaydı beni bu konuda dedim ve selamları iletmeye dikkat etmeye başladım ki eminim hiç siklemeyeceğim bir kaç kişiye ilettim bile selamları.
sonra bu kitabı okurken aklıma paso emrah serbes'in erken kaybedenleri geldi durdu. abisiyle barda içen çocuk, apartman otomatiğine trip atan çocuk, mahalledeki iki kıza sırayla yazan çocuk falan hepsi holden'dan ayrılmış parçalar gibi.
kitabın aforizmaları çok iyi yani sonuç olarak okula gitmeyen bir çocuktan okulun ne kadar boktan olduğunu ve insansı bakımdan bir araya gelmiş o kadar insanın yarattığı kocaman ikiyüzlülük ortamını anlatıyor yoksa okul ve eğitim sisteminin çürüklüğünden, radikal eğitimden falan bahsedip ufuklar açmıyor kitaba böyle bakan varsa harbi aydınlanmak için bahane arıyordur yani. demek istediğim bu sadece bir çocuğu anlatan bir roman, mükemmel bir modern okul eleştirisi falan değil. sadece insanların sahtekarlığını çok güzel anlatan bir çocuğun kitabı.
bir de amerikan bebelerine böyle kitaplar önerilmesi ne iyi dedim. yani milleti bilmem de bana kimse sekiz yıllık eğitimim boyunca al şu kitabı oku evladım demedi öğretmenlerimden falan. güzel iş yani okulda bunu okumalarının öğüt verilmesi. zaten ortaokuldan sonra kimse de bunu oku demedi ki bok varmış gibi hep araştırmacı adamların kitaplarına yönelttiler meslek için lazım diye. bok var sanki dur bi amk ben böyle romanlar okumak istiyorum, duygu tanımak istiyorum da diyemedik, şimdi de yine bok bok konuşuyorlar.
bu ne ya boş boş şeyler anlatıyor getirin bana sivil örümceğin ağında ya da ortadoğu üzerine oynanan gizli oyunlar kitabımı geri ben böyle boş şeylerle vakit geçiremem diyen tiplemelerden değilseniz okumaktan her şekilde keyif duyacağınız bir kitap. her şeyi de ciddiye almamak lazım yani.
güzel izmir yaşantımdan Antalya'nın can yakan hayatına doğru geçiş yapıcam. öyle Rus falan yok lan. onlar hep basının uydurması. bende bundan 9 ay önce vardır diye taşındım ama mahsur kaldım şimdi de geri dönemiyorum amk.