bugün
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak4
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı10
- enayimiknatisi2
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- bir insanda en sevilen özellik5
- erkeksii bayan buse'nin elleri2
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- türklerin ileri olduğu konular21
- ufo2
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- meryem can2
- en gey özelliğiniz9
- atatrue2
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- dinsize inanır mısın17
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- true nickli yazar11
- saraca finch house3
- norm ender3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir kadının en güzel bölgesi8
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- erkek adam2
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- vantilatörü kendine çevirmek6
- salak yazarlar7
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- kuran da neden namaz yok8
- bir gün öleceğini unutmak10
- gocu31
- oğlak burcu kadını18
entry'ler (61)
yerleşmek istediğim ülke. diliyle, sanatıyla, yemekleriyle en azından uzun uzun gezip görmek istediğim ülkedir.
paolo nutini - candy
sam brown - stop
her laikçiyi ateist sanan kişilerin yapacağı eylem.
placebo - where is my mind.
your head will collapse
but there's nothing in it
and you'll ask yourself
where is my mind?
your head will collapse
but there's nothing in it
and you'll ask yourself
where is my mind?
kendisini yerçekimi olmayan alanda serbest bıraktıkları zaman kendi isteğiyle olmasa bile hareket edebilmenin verdiği mutlulukla yüzünde oluşan gülümseyi hiç bir zaman unutmayacağım fizikçi.
23 aralık ve 26 şubat tarihleri arasında istanbul'da sergisi varmış. gidip görmeyi çok istediğim, eserlerinin önünde dakikalarca durup bakmak istediğim sergidir.
yeni oje sürdüğü an.
stolen derim başka da bir şey demem.
atatürk'ün kurduğu türkiye cumhuriyetinde yaşamak tercihimdir.
tam guns n roses'dan dinlerken sol framede gördüğüm şarkıdır. ilginç bir tesadüf oldu.
bugün ağlayarak uyanmama sebep olan rüya şöyledir,
dersane gibi bir yere görüşmeye çağırıyorlar beni. gidiyorum, kocaman bir bina fakat beni çağırdıkları oda küçücük loş ışıklı bir oda. tam kapıdan girdiğim an odadan bir kız ve küçük kardeşi çıkıyor. orada oturan görevli kadın görüşeceğim kişinin gelmediğini başka zaman gelmemi söylüyor. o kızla aynı anda binadan çıkıyoruz, evlerimize gitmek için trene biniyoruz. konuşmaya daldığımızdan ben ineceğim yeri geçiyorum. neyse burada beraber inelim bende otobüsle dönerim diyorum. çok güzel bir caddeye giriyoruz. her taraf pembe beyaz çiçeklerle dolu. yolun iki tarafında büyük kapılı lüks evler var. birisi çok dikkatimi çekiyor, kapının dürbününden bakıyorum. tam o sırada dürbünden bakan birisinin gözünü görüyorum. bir anda korkup geri çekiliyorum. sonra arkamdaki evin kapısı açılıyor. saçları başka birisi tarafından kökünden yolunmuş, kafa derisi kanayan, elinde beyaz yastık olan birisi çıkıyor. sonra diğer evlerinde kapısı açılıyor ve aynı şekilde saçları köklerinden yolunmuş insanlar çıkıyor ellerinde beyaz yastıklarla. ben ve yanımdaki kızla küçük kardeşi koşarak kaçmaya çalışıyoruz. bir binaya giriyoruz. arkamıza bile bakmadan koşuyoruz,binanın içinde gittikçe ilerliyoruz. sonra bir kapı açılıyor yavaşça ve sessizce. yüzünde çok korkutucu bir gülümseme olan saçları yolunmuş başka bir adam çıkıyor. elinde yine beyaz bir yastık ve içi yolunmuş saçlarla dolu. çığlık atarak üzerimize koşuyor. biz kaçmaya çalıştıkça arkamızdan koşan insanlar çoğalıyor. en sonunda binanın bahçesine çıkıyoruz. upuzun taş duvarlarla çevrili fakat o korkuyla tek seferde tepesine kadar tırmanıyorum. yanımdaki kız ve kardeşi aşağıda kalıyor. ben duvarın diğer tarafına geçip onları arkamda bırakıyorum ağlayarak. çok büyük bir vicdan azabı duyuyorum bunun için. sonra bir taksi görüyorum hemen biniyorum. o anda telefonuma mesaj geliyor en yakın arkadaşımdan iyi misin diye. ne oldu diye soruyorum. başka bir arkadaşımdan bahsederek çok hastaymış durumu çok kötüymüş gidip son kez gör diyor ve bana fotoğrafını yolluyor. simisiyah bir yüz sakalları gereğinden fazla uzun gözleri anlamsız bakıyor. yine ağlamaya başlıyorum. bir an gözüm arabanın dikiz aynasına takılıyor. o anda taksici aynı binadaki korkunç gülümsemeli adama dönüşüyor ve çığlık atarak rüyadan uyanıyorum.
böyle destan gibi rüya görürüm işte.
dersane gibi bir yere görüşmeye çağırıyorlar beni. gidiyorum, kocaman bir bina fakat beni çağırdıkları oda küçücük loş ışıklı bir oda. tam kapıdan girdiğim an odadan bir kız ve küçük kardeşi çıkıyor. orada oturan görevli kadın görüşeceğim kişinin gelmediğini başka zaman gelmemi söylüyor. o kızla aynı anda binadan çıkıyoruz, evlerimize gitmek için trene biniyoruz. konuşmaya daldığımızdan ben ineceğim yeri geçiyorum. neyse burada beraber inelim bende otobüsle dönerim diyorum. çok güzel bir caddeye giriyoruz. her taraf pembe beyaz çiçeklerle dolu. yolun iki tarafında büyük kapılı lüks evler var. birisi çok dikkatimi çekiyor, kapının dürbününden bakıyorum. tam o sırada dürbünden bakan birisinin gözünü görüyorum. bir anda korkup geri çekiliyorum. sonra arkamdaki evin kapısı açılıyor. saçları başka birisi tarafından kökünden yolunmuş, kafa derisi kanayan, elinde beyaz yastık olan birisi çıkıyor. sonra diğer evlerinde kapısı açılıyor ve aynı şekilde saçları köklerinden yolunmuş insanlar çıkıyor ellerinde beyaz yastıklarla. ben ve yanımdaki kızla küçük kardeşi koşarak kaçmaya çalışıyoruz. bir binaya giriyoruz. arkamıza bile bakmadan koşuyoruz,binanın içinde gittikçe ilerliyoruz. sonra bir kapı açılıyor yavaşça ve sessizce. yüzünde çok korkutucu bir gülümseme olan saçları yolunmuş başka bir adam çıkıyor. elinde yine beyaz bir yastık ve içi yolunmuş saçlarla dolu. çığlık atarak üzerimize koşuyor. biz kaçmaya çalıştıkça arkamızdan koşan insanlar çoğalıyor. en sonunda binanın bahçesine çıkıyoruz. upuzun taş duvarlarla çevrili fakat o korkuyla tek seferde tepesine kadar tırmanıyorum. yanımdaki kız ve kardeşi aşağıda kalıyor. ben duvarın diğer tarafına geçip onları arkamda bırakıyorum ağlayarak. çok büyük bir vicdan azabı duyuyorum bunun için. sonra bir taksi görüyorum hemen biniyorum. o anda telefonuma mesaj geliyor en yakın arkadaşımdan iyi misin diye. ne oldu diye soruyorum. başka bir arkadaşımdan bahsederek çok hastaymış durumu çok kötüymüş gidip son kez gör diyor ve bana fotoğrafını yolluyor. simisiyah bir yüz sakalları gereğinden fazla uzun gözleri anlamsız bakıyor. yine ağlamaya başlıyorum. bir an gözüm arabanın dikiz aynasına takılıyor. o anda taksici aynı binadaki korkunç gülümsemeli adama dönüşüyor ve çığlık atarak rüyadan uyanıyorum.
böyle destan gibi rüya görürüm işte.
artık çocuk olmasanız bile anne ve babanın odaya gelip yanağınıza yumuşacık kondurdukları öpücüktür. bir de yavaşça üzerinizi örterler ki işte o zaman hafif bir tebessümle uykunuza devam edersiniz.
filmin karanlık yapısını, bizi geçmişe sürüklemesini, makyajdaki gerçekçiliği, oyunculukları falan bir kenara bırakırsak kesinlikle en akılda kalan şey filmin son sahnesinde çalan müziktir. o müzik tek başına bile insanın gözlerinin dolmasına neden olabilir.
https://www.youtube.com/watch?v=8t9tzCUZuWQ
https://www.youtube.com/watch?v=8t9tzCUZuWQ
Gidiyor musun böyle, aşkım, efendim, kocam, dostum?
Her gün, her saat senden haber duymalıyım,
Bir dakika içinde birçok gün vardır.
Ah, bu hesaba göre yaşlanacağım
Tekrar Romeo'ma kavuşuncaya kadar
Romeo&Juliet - W.Shakespeare
Her gün, her saat senden haber duymalıyım,
Bir dakika içinde birçok gün vardır.
Ah, bu hesaba göre yaşlanacağım
Tekrar Romeo'ma kavuşuncaya kadar
Romeo&Juliet - W.Shakespeare
şarkılarını şu an beynimde çınlatan insan. hoş ve duygulu.
(bkz: sms paketi)
pringles çakması bir cips bulunur ki orda acılısı göz açıp kapayıncaya kadar biter. pringlesa kıyasla fiyatı da uygun olduğu için sürekli yiyesi gelir insanın.
yetenek sizsinizde ki türkanın mahvettiği güzelim şarkı.