bugün
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- ellerim bos gonlum hos31
- bir bela geliyor6
- trakyalı yazarlar6
- boşnak olmak ister miydiniz5
- seri eksiciyi tenhada yakalamak5
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar11
- lahmacun9
- habire1219
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- kaan sezyum7
- hayatında hiç deri ceket giymemiş kız3
- ay diyen erkek9
- basmane tren garı7
- arif kocabıyık14
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- mladiç piçtir piç kalacaktır3
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- tekerlek toplayan cocuk4
- 11 aydır ortalıkta olmayan flörte yazılmalı mıdır2
- silvermist9
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak3
- biraderin koşturması3
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- sobadan kurtulmak5
- köylü kızın size aşık olması2
- ateist ve deist arkadaşları olan müslüman2
- sarapci koala63
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- gocu37
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- vexillarius the slayer8
- raikagetokatlayan4
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- renkli rüyalar oteli5
- ben geldim naneler15
- ben evlendiğimde 51 kiloydum3
- ben sizin anonim11
- habire12nin çaylak olması5
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- dororo2
- aşk3
- mantı8
- sersem herif5
- dinler tarihi5
- gocu bey bay reyiz2
- atatürk'ün papanın iznik ziyaretine izin vermemesi2
- gammaz çetesi9
entry'ler (519)
beyaz şerit çizgilerini, kendi şeritleri sanıp buradan gitmeleri.
kör noktalardan yaklaşmaları ve buna rağmen fark edilmeyi beklemeleri.
arabaların motosikletleri güçsüz görmelerine (kaza anında daha çok zarar görecek tarafın motosiklet olmasından dolayı) ve onları umursamadan trafikte hareket edilmesine sinirlenip, grup halinde olunca yalnız araç şoförlerine sataşmakta sakınca görmemeleri.
motosiklet kullananlardan ricam; önce aynada kendinize bakın kısaca, istemediğiniz hareketleri siz de yapmayın.
ha göre göre sizin* canınıza kasteden hayvanlara istediğiniz gibi davranabilirsiniz.
kör noktalardan yaklaşmaları ve buna rağmen fark edilmeyi beklemeleri.
arabaların motosikletleri güçsüz görmelerine (kaza anında daha çok zarar görecek tarafın motosiklet olmasından dolayı) ve onları umursamadan trafikte hareket edilmesine sinirlenip, grup halinde olunca yalnız araç şoförlerine sataşmakta sakınca görmemeleri.
motosiklet kullananlardan ricam; önce aynada kendinize bakın kısaca, istemediğiniz hareketleri siz de yapmayın.
ha göre göre sizin* canınıza kasteden hayvanlara istediğiniz gibi davranabilirsiniz.
bence saadet, mutluluk gibi hisler geçerli tek kriter, ihtiyaçtır. ihtiyacın karşılanması insanı mutlu eder.
şu an paraya ihtiyacın vardır. para seni çok mutlu eder. başkasının aşka ihtiyacı var, parası olmadan da mutlu olur. aşka ihtiyacı vardır, aşk yoktur, para mutlu etmez. hasta adamı sağlığa ulaşması mutlu eder. bunlar gibi örnekler çoğalır, gider.
velhasıl kimi için yalan, kimi için gerçek olan "yalan"dır. *
şu an paraya ihtiyacın vardır. para seni çok mutlu eder. başkasının aşka ihtiyacı var, parası olmadan da mutlu olur. aşka ihtiyacı vardır, aşk yoktur, para mutlu etmez. hasta adamı sağlığa ulaşması mutlu eder. bunlar gibi örnekler çoğalır, gider.
velhasıl kimi için yalan, kimi için gerçek olan "yalan"dır. *
windows phone'nun ciddi eksikliklerinden biri olan not tutma işini kolaylaştıran program, kullanışlı ve pratik.
tavsiye edilir.
tavsiye edilir.
tarkan'ın yakında çıkacak ve muhtemelen yaza damgasını vuracak şarkısı.
inanmayan varsa;
http://instagram.com/p/qUdv3GF5cO/
inanmayan varsa;
http://instagram.com/p/qUdv3GF5cO/
saklamak istediğim şeyi çok iyi saklarım.
hatta o kadar iyi saklarım ki; sonra kendim bile bulamam.
hatta o kadar iyi saklarım ki; sonra kendim bile bulamam.
bi gün, sadece bi gün bi yazar erkeklerin boyları veya kızların amaçlarıyla ilgili başlık açmasa/horlatmasa* bi grup yazar da tuzluklarıyla bu başlıklara koşmasa şaşacağım sözlüktür.
yeter.
yeter.
yıllardır kimle tanışsam; nerelisin diye sorduklarında soma deyince "ha şu coğrafya kitabındaki yer değil mi?" derlerdi.
çünkü herkes için coğrafya kitabında ezberlenmesi gereken linyit yataklarından biriydi soma.
zaman zaman madenlerde meydana gelen ufak çaplı iş kazaları (!) ile gündeme gelse de hafızalarda coğrafya kitabından öteye gidememişti.
bazıları içinse; soma demek, sadecesoma linyitspor demekti. yani bir zamanlar 2. ligin tozunu dumana katan takımın ilçesi.
özellikle çocukluğumuzda "somali" demeyi komik bulurlardı.
soma'yı kimileri kütahya'da, kimileri zonguldak'ta sanardı.
biz de onlara sinir olurduk, memleketimizi bilmiyorlar diye.
derken malum olay oldu. yüzlerce canımız gitti, arkalarında ağlayan yürekler bıraktı.
ve herkes artık soma'yı çok iyi biliyor.
mesela soma'nın manisa'da olduğunu, nüfusunu, geçim kaynağını herkes çok iyi öğrendi, hatta hastanesinde yanık ünitesinin bulunmadığını bile biliyorlar. o kadar ki dünden sonra istese de kimse unutamaz.
çünkü soma dün o coğrafya kitabındaki yer olmaktan çıktı, herkesin kalbindeki yara oldu.
keşke sadece bizim memleketimiz, sizin de coğrafi bilginiz olarak kalmaya devam etseydi.
çünkü herkes için coğrafya kitabında ezberlenmesi gereken linyit yataklarından biriydi soma.
zaman zaman madenlerde meydana gelen ufak çaplı iş kazaları (!) ile gündeme gelse de hafızalarda coğrafya kitabından öteye gidememişti.
bazıları içinse; soma demek, sadecesoma linyitspor demekti. yani bir zamanlar 2. ligin tozunu dumana katan takımın ilçesi.
özellikle çocukluğumuzda "somali" demeyi komik bulurlardı.
soma'yı kimileri kütahya'da, kimileri zonguldak'ta sanardı.
biz de onlara sinir olurduk, memleketimizi bilmiyorlar diye.
derken malum olay oldu. yüzlerce canımız gitti, arkalarında ağlayan yürekler bıraktı.
ve herkes artık soma'yı çok iyi biliyor.
mesela soma'nın manisa'da olduğunu, nüfusunu, geçim kaynağını herkes çok iyi öğrendi, hatta hastanesinde yanık ünitesinin bulunmadığını bile biliyorlar. o kadar ki dünden sonra istese de kimse unutamaz.
çünkü soma dün o coğrafya kitabındaki yer olmaktan çıktı, herkesin kalbindeki yara oldu.
keşke sadece bizim memleketimiz, sizin de coğrafi bilginiz olarak kalmaya devam etseydi.
baştan belirteyim; beşiktaşlıyım.
her gün ama istisnasız her gün içlerinden bi tanesi gazeteye/televizyon kanalına/internet sitesine röportaj veren yönetim kuruludur. tabi bunların başkan geliyor.
vay arkadaş ne bu röportaj verme isteği? biraz kenarda durun, susun da konuştuğunuzda bi ağırlığınız olsun. ama yok illa bi tanesi çıkıp o çok önemli(!) açıklamayı yapacak. farkında mısınız bilmiyorum ama artık kendi taraftarımız bile röportajları okumuyor/izlemiyor.
kısaca; yeter! yeterince konuşuldu, artık icraat zamanı!
her gün ama istisnasız her gün içlerinden bi tanesi gazeteye/televizyon kanalına/internet sitesine röportaj veren yönetim kuruludur. tabi bunların başkan geliyor.
vay arkadaş ne bu röportaj verme isteği? biraz kenarda durun, susun da konuştuğunuzda bi ağırlığınız olsun. ama yok illa bi tanesi çıkıp o çok önemli(!) açıklamayı yapacak. farkında mısınız bilmiyorum ama artık kendi taraftarımız bile röportajları okumuyor/izlemiyor.
kısaca; yeter! yeterince konuşuldu, artık icraat zamanı!
yıllar sonra sözlüğe dönen yazar.
tabi yıllardır çok şey değişmiştir. o zamanlar hep dutluktu di mi buralar?*
şimdi hoş geldin demek de garip olur, zaten adam birinci nesil. yani ev sahibine hoş geldin demek gibi.
hayırlı olsun.
tabi yıllardır çok şey değişmiştir. o zamanlar hep dutluktu di mi buralar?*
şimdi hoş geldin demek de garip olur, zaten adam birinci nesil. yani ev sahibine hoş geldin demek gibi.
hayırlı olsun.
(bkz: bunu google a sorsana delikanlı)
neyse bu seferlik benden olsun.
--spoiler--
Adamın sevimli bir maymunu varmış. Gündüzleri bu maymunu dükkana götürür, kendisi namaza falan giderken dükkanını kapamaz,maymunu bekçi olarak bırakırmış.
Bir gün maymun dükkanı beklerken açıkgöz bir hırsız dükkanı soymaya gelmiş.Maymunun karşısına geçip esneme ve uyuklama rolüne başlamış. Taklitçi maymun hırsızı taklit ederek esnerken uyuyakalmış.Hırsız çekmecedeki paraları,yükte hafif pahada ağır ne bulduysa çalıp kaçmış.
Maymun sahibi durumu öğrenince bir güzel maymunun canını yakmış.Bir kaç gün sonra hırsız tekrar gelmiş. yine esneme hareketleri ile maymunu uyutmaya çalışmış. Maymun elini gözünün altına götürüp aşağı çekerek pişşşşşt pişşşşşt yapmış.Durumu gören hırsız şaşkınlığından donakalmış ve kendi kendine maymun gözünü açtı,onu uyutamayacağım, bana arık burada ekmek yok diyerek çekip gitmiş...
--spoiler--
neyse bu seferlik benden olsun.
--spoiler--
Adamın sevimli bir maymunu varmış. Gündüzleri bu maymunu dükkana götürür, kendisi namaza falan giderken dükkanını kapamaz,maymunu bekçi olarak bırakırmış.
Bir gün maymun dükkanı beklerken açıkgöz bir hırsız dükkanı soymaya gelmiş.Maymunun karşısına geçip esneme ve uyuklama rolüne başlamış. Taklitçi maymun hırsızı taklit ederek esnerken uyuyakalmış.Hırsız çekmecedeki paraları,yükte hafif pahada ağır ne bulduysa çalıp kaçmış.
Maymun sahibi durumu öğrenince bir güzel maymunun canını yakmış.Bir kaç gün sonra hırsız tekrar gelmiş. yine esneme hareketleri ile maymunu uyutmaya çalışmış. Maymun elini gözünün altına götürüp aşağı çekerek pişşşşşt pişşşşşt yapmış.Durumu gören hırsız şaşkınlığından donakalmış ve kendi kendine maymun gözünü açtı,onu uyutamayacağım, bana arık burada ekmek yok diyerek çekip gitmiş...
--spoiler--
"lan yapacak bi şey yok, dur bi arabalara bakayım" sitesidir.
zaman zaman ne kadar fakir olduğunu anlamak için en pahalı arabalar bulunur ve satın alan adamlar yad edilir.
zaman zaman ne kadar fakir olduğunu anlamak için en pahalı arabalar bulunur ve satın alan adamlar yad edilir.
insanların olaylar karşısında yorumlarını merak etmek ve bu merakı gidermek olabilir. yani çok sayıda insanın düşüncesini öğrenmek, onları dinlemek.
tabi kendi düşüncelerini de aktarmak ve tepkileri görmek de buna ek.
mesela bazı yazarları okuyunca kendini cumhurbaşkanı gibi hissediyorsun.
(bkz: insan gerçekten hayret ediyor)
sizi bilmem ama bana bu kadarı yetiyor, 10'a tamamlamaya gerek yok.
tabi kendi düşüncelerini de aktarmak ve tepkileri görmek de buna ek.
mesela bazı yazarları okuyunca kendini cumhurbaşkanı gibi hissediyorsun.
(bkz: insan gerçekten hayret ediyor)
sizi bilmem ama bana bu kadarı yetiyor, 10'a tamamlamaya gerek yok.
peşin not; sıkı bir leyla ile mecnun fanı, "bu adamlar ne yapsa izlerim, abi" insanı değilimdir. diziyi ara sıra izlerdim o kadar.
sinemaya da çok büyük bi beklentiyle gitmedim. ama onur ünlü filmi olmasından dolayı bi merak da yok değildi.
nitekim filme girdim, cinayet gibi gergin bir konu üzerine kurgulanmış olmasına rağmen ince ve gerçekten komik diyaloglar sayesinde oldukça eğlenceli ve akıcı bir hale gelmiş bir film izledim. sıkılmayı bırak, ne ara araya girdik, ne ara film bitti anlamadım bile.
tanım: gitsem mi diye kararsız kalanlara hiç düşünmeden gitmelerini tavsiye ettiğim eğleneceli bir film. bu arada bilmeyenler olabilir; tarzı absürd komedi değil.
--spoiler--
-eee, katil kim?
+at!
-at mı? &+%??
+at! bildiğin at hayvanı.
bu diyalogla bütün salon koptu zaten.
--spoiler--
sinemaya da çok büyük bi beklentiyle gitmedim. ama onur ünlü filmi olmasından dolayı bi merak da yok değildi.
nitekim filme girdim, cinayet gibi gergin bir konu üzerine kurgulanmış olmasına rağmen ince ve gerçekten komik diyaloglar sayesinde oldukça eğlenceli ve akıcı bir hale gelmiş bir film izledim. sıkılmayı bırak, ne ara araya girdik, ne ara film bitti anlamadım bile.
tanım: gitsem mi diye kararsız kalanlara hiç düşünmeden gitmelerini tavsiye ettiğim eğleneceli bir film. bu arada bilmeyenler olabilir; tarzı absürd komedi değil.
--spoiler--
-eee, katil kim?
+at!
-at mı? &+%??
+at! bildiğin at hayvanı.
bu diyalogla bütün salon koptu zaten.
--spoiler--
asansörde, arkadaş ortamında bulunan ve anlam verilemeyen şekilde parfümünüzün markasını söyleyen kişilerdir.
kısa süreli mala bağlamaya ve \"ne diyo bu değişik?\" diye düşünmenize neden olur. bi süre sonra \"hee, yok o değil\" deyip önünüze dönersiniz. çünkü ben henüz doğru tahmin edebileniyle karşılaşmadım.
hayır, tutturamıyorsun niye sallıyorsun? tuttursan nolcak? bu neyin çabası? neyi ispatlamaya çalışıyorsun?
(bkz: kafamda deli sorular)
kısa süreli mala bağlamaya ve \"ne diyo bu değişik?\" diye düşünmenize neden olur. bi süre sonra \"hee, yok o değil\" deyip önünüze dönersiniz. çünkü ben henüz doğru tahmin edebileniyle karşılaşmadım.
hayır, tutturamıyorsun niye sallıyorsun? tuttursan nolcak? bu neyin çabası? neyi ispatlamaya çalışıyorsun?
(bkz: kafamda deli sorular)
ayın 28 çektiğine sevinmek.
şu ana kadar kendimde bulduğum en süper güç şu; trafikte geçtiğim şeridi kitleyebiliyorum.
trafikte sıkışıklık olduğu her zaman aynı döngüyü yaşıyorum.
mesela; bakıyorum yandaki şeritler normal şekilde ilerliyor, bizim şerit kilit. vitesi 2'ye bile atmaya fırsat kalmadan hop duruyoruz. diğer şeritler vız vız geçerken yanımızdan amaan nasıl olsa birazdan onlar da durur diye bekliyorum. bekliyorum ama biz gözle de yan tarafları kesitiğimde hiç duracak gibi görünmüyorlar.
zaten fırsat kollayan şeytan da "hadi geçsene, bak şu arabadan sonra bi boşluk var, hemen değerlendir! noldu? tırsıyo musun?hadi! hadi!" fısıldayıp duruyor. "hayır geçmeyeceğim! her seferinde aynı şey oluyor, geçersem bu şerit akacak biliyorum." diyorum fakat yandan geçen her araba ile içten içe inancımı yitiriyorum.
en sonunda dayanamayıp, bu sefer olmasın, hayır bu sefer olmayacak, diyerek* bir boşluk bulup hemen yan şeritlerden birine geçiyorum (tabi arkadaki korna sesiyle birlikte) fakat hop 10 m gitmeden o kitleniyor, eski şeridim akmaya başlıyor.*
bu kısır döngü, eve ulaşana kadar böyle devam edip gidiyor.
trafikte sıkışıklık olduğu her zaman aynı döngüyü yaşıyorum.
mesela; bakıyorum yandaki şeritler normal şekilde ilerliyor, bizim şerit kilit. vitesi 2'ye bile atmaya fırsat kalmadan hop duruyoruz. diğer şeritler vız vız geçerken yanımızdan amaan nasıl olsa birazdan onlar da durur diye bekliyorum. bekliyorum ama biz gözle de yan tarafları kesitiğimde hiç duracak gibi görünmüyorlar.
zaten fırsat kollayan şeytan da "hadi geçsene, bak şu arabadan sonra bi boşluk var, hemen değerlendir! noldu? tırsıyo musun?hadi! hadi!" fısıldayıp duruyor. "hayır geçmeyeceğim! her seferinde aynı şey oluyor, geçersem bu şerit akacak biliyorum." diyorum fakat yandan geçen her araba ile içten içe inancımı yitiriyorum.
en sonunda dayanamayıp, bu sefer olmasın, hayır bu sefer olmayacak, diyerek* bir boşluk bulup hemen yan şeritlerden birine geçiyorum (tabi arkadaki korna sesiyle birlikte) fakat hop 10 m gitmeden o kitleniyor, eski şeridim akmaya başlıyor.*
bu kısır döngü, eve ulaşana kadar böyle devam edip gidiyor.