bugün
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı6
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- from gold'un bicepsleri10
- kokoreç6
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı15
- carlsberg3
- kolpa insanlar6
- akp'li vekilin çocuk işçiliğini meşrulaştırması3
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- gecenin sessizliğini bozan osuruk sesi3
- fon vurgunu43
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- ilişkide en çok emek harcayan tarafın erkek olması2
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- balkonda sigara içilicek şarkılar3
- muzlu centro2
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- kabaklı börek3
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- ismail kartal14
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- anın görüntüsü21
- kolye140
- true tarzında entry girmek2
- victor osimhen8
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- sergen yalçın10
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması2
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- özelden gelen saçma mesajlar12
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- 27 ocak 2027 paris saint germain galatasaray maçı2
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- kale'nin kegel kasları2
entry'ler (326)
Sevimlilikle karizmayı birleştirebilen nadir akademisyenlerdendir. "Çocuklar bu kaynağı da mı görmediniz; yapmayın ama" şeklindeki serzenişleri tahakkümden ziyade "bir akademisyen nasıl olmalıdır"ın sorusunun cevabı niteliğindedir. Hee bir de istanbul Şehir Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü hocalarındandır.
kadınlar için idealdir.
ilk adım ikincisine kaynaklık eder, ikincisiyse ilkinin nihai tezahürüdür.
Muhteşem, harikulade, enfes gibi beğeni içeren sözcüklerden erişilemez, ulaşılamaz, hesap sorulamaz gibi ifadelere geçiş toplum içinde dinle ilgisi olmayan; fakat dinsel bir etki olarak ortaya çıkan putlaştırmayı, ikonlaştırmayı akla getirir. Putlaştırmanın içine muhafazakar gelenek padişah ikonunu yerleştirirken Kemalist cenah Atatürkü ikon olarak belirlemiştir. Bu noktada muhafazakarlığın sadece islami kesime ait bir düşünce tarzı olmadığını, muhafazakarlığın değişime karşı koyan, kendi bildiklerinden ödün vermemeyi gerektiren düşünsel sistem olduğunu söyleyebilirim. Buradan da hareketle islami kesim muhafazakarlığıyla kemalist muhafazakarlığı kutsallaştırma bağlamında ele almaya çalışacağım.
Muhafazakarlık, var olan değerleri koruyup büyük veya küçük ölçekli değişim-dönüşümlere karşı olan, koruma odaklı düşünce tarzıdır. Muhafazakar düşünce öncelikle kutsallaştıracak değerler bulur, bunlar üzerinden kendi sınıfını yaratır. Bunlar erişilemez, eleştirilemez, hakkında dahi konuşulamaz konuma geldiğinde de ötekileştirmeyi beraberinde getirir. islami kesim muhafazakarlarının kutsalı genellikle Osmanlıdır ve eleştirilemez. Onlara göre atalarımız ne yaptıysa doğrudur. Bir komedyen olarak tanınan Atalay Demirci Ermeni Soykırımı hakkında Ecdad bir soyu kıracaksa kırar, muallakta bırakmaz diyerek Osmanlıya tapıcılığı gözler önüne serer. 1915te büyük acılar yaşanmıştır ve bu konu hakkında böylesine fütursuzca konuşmak patolojik bir zihin yapısı gerektir; Dersim Katliamını, 6-7 Eylül olaylarını, 60 darbesini, 80 darbesini senin ataların yapmadı mı sorusunu akla getirir. Eleştirilemezlik beraberinde eleştirenlere karşı olmayı da gerektirir. Eleştirenler, tarihine ihanet eden dinsiz, ahlaksız kesimdir. Buna karşı Kemalist cenah da farklı bir puta tapıcılığı içinde barındırır. Bir sosyal paylaşım sitesinde gördüğüm haber: Önce 4000 kitap okuyup, iki dil öğreneceksin... Ömrünü ülkene adayacaksın, Sonra canını cephede ortaya koyup, dünyaya düz çöktürerek bir vatan kurtaracaksın. Yani Atatürke laf etmek için küçük yobaz, önce biraz sen adam olaksın!. Yanlış kullanılan noktalama işaretlerini ve anlatım bozuklukluğunu geçecek olursak eril tahakküm içeren bu söylem puta tapıcılığın ne boyutta olduğunu gösterir. Buna karşı çıkanlar da yobaz, gerici gibi ifadelerle tanımlanır. islami muhafazakarlığı eleştirenlerin din düşmanı, Kemalist muhafazakarlığı eleştirenlerin Atatürk düşmanı olarak tanımlanması da toplumda eleştirel düşüncenin ne boyutta olduğunu gösterir.
farklılıkları anormalleştirip sürekli bir öteki yaratığımız sürece toplumsal çeşitliliğe değil, birbirine nefret kusan ''ötekiler''e rastlayacağız. belki de en doğrusu ''biz'' ve ''ötekinin'' içini doldurmak yerine ''insanlığın'', ''insan'' kavramının içini dordurmak...
Muhteşem, harikulade, enfes gibi beğeni içeren sözcüklerden erişilemez, ulaşılamaz, hesap sorulamaz gibi ifadelere geçiş toplum içinde dinle ilgisi olmayan; fakat dinsel bir etki olarak ortaya çıkan putlaştırmayı, ikonlaştırmayı akla getirir. Putlaştırmanın içine muhafazakar gelenek padişah ikonunu yerleştirirken Kemalist cenah Atatürkü ikon olarak belirlemiştir. Bu noktada muhafazakarlığın sadece islami kesime ait bir düşünce tarzı olmadığını, muhafazakarlığın değişime karşı koyan, kendi bildiklerinden ödün vermemeyi gerektiren düşünsel sistem olduğunu söyleyebilirim. Buradan da hareketle islami kesim muhafazakarlığıyla kemalist muhafazakarlığı kutsallaştırma bağlamında ele almaya çalışacağım.
Muhafazakarlık, var olan değerleri koruyup büyük veya küçük ölçekli değişim-dönüşümlere karşı olan, koruma odaklı düşünce tarzıdır. Muhafazakar düşünce öncelikle kutsallaştıracak değerler bulur, bunlar üzerinden kendi sınıfını yaratır. Bunlar erişilemez, eleştirilemez, hakkında dahi konuşulamaz konuma geldiğinde de ötekileştirmeyi beraberinde getirir. islami kesim muhafazakarlarının kutsalı genellikle Osmanlıdır ve eleştirilemez. Onlara göre atalarımız ne yaptıysa doğrudur. Bir komedyen olarak tanınan Atalay Demirci Ermeni Soykırımı hakkında Ecdad bir soyu kıracaksa kırar, muallakta bırakmaz diyerek Osmanlıya tapıcılığı gözler önüne serer. 1915te büyük acılar yaşanmıştır ve bu konu hakkında böylesine fütursuzca konuşmak patolojik bir zihin yapısı gerektir; Dersim Katliamını, 6-7 Eylül olaylarını, 60 darbesini, 80 darbesini senin ataların yapmadı mı sorusunu akla getirir. Eleştirilemezlik beraberinde eleştirenlere karşı olmayı da gerektirir. Eleştirenler, tarihine ihanet eden dinsiz, ahlaksız kesimdir. Buna karşı Kemalist cenah da farklı bir puta tapıcılığı içinde barındırır. Bir sosyal paylaşım sitesinde gördüğüm haber: Önce 4000 kitap okuyup, iki dil öğreneceksin... Ömrünü ülkene adayacaksın, Sonra canını cephede ortaya koyup, dünyaya düz çöktürerek bir vatan kurtaracaksın. Yani Atatürke laf etmek için küçük yobaz, önce biraz sen adam olaksın!. Yanlış kullanılan noktalama işaretlerini ve anlatım bozuklukluğunu geçecek olursak eril tahakküm içeren bu söylem puta tapıcılığın ne boyutta olduğunu gösterir. Buna karşı çıkanlar da yobaz, gerici gibi ifadelerle tanımlanır. islami muhafazakarlığı eleştirenlerin din düşmanı, Kemalist muhafazakarlığı eleştirenlerin Atatürk düşmanı olarak tanımlanması da toplumda eleştirel düşüncenin ne boyutta olduğunu gösterir.
farklılıkları anormalleştirip sürekli bir öteki yaratığımız sürece toplumsal çeşitliliğe değil, birbirine nefret kusan ''ötekiler''e rastlayacağız. belki de en doğrusu ''biz'' ve ''ötekinin'' içini doldurmak yerine ''insanlığın'', ''insan'' kavramının içini dordurmak...
16 şubat 2014 tarihinde eskişehir-istanbul yolculuğu esnasında platonik aşkların en büyüğünü yaşamama neden olan firma. böyle güzel-tatlı-çekici insanları otobüsünüze alıyorsunuz sonra aşk acısını biz çekiyoruz ! dudullu'da inmeyeydim de devam edeydim yolculuğa diyorum şimdilerde. demek ki yeraltı adamlığını, aylaklığı, yabancılığı bırakıp açılmak gerekiyor-muş.
uludağ sözlük'te son zamanlarda bolca görebileceğiniz zihniyetin tezahürüdür. farklılıklar üzerinden kendi kimliğini yüceltip bir ''öteki'' yaratan bu zihniyet ergenlikten kalma patolojik bir düşünce yapısını gözler önüne serer. bolca nefret söylemi, ötekileştirme içerir. işte bu zihniyettir hrant'ı öldüren, işte bu zihniyettir kürtlerle türklerin eşit olamayacağını düşünen ve bu zihniyettir ahmet kaya'yı vatan haini ilan eden.
Soru sormaktır. Bu yöntem aynı zamanda tartışma esnasında karşı tarafın argümanını çürütmek amacıyla da kullanılabilir.
Düşüncelerini etkili bir biçimde dile getiren, tok sesli, Ankara Hukuk'tan güzel bir adam.
sözlükteki faşist zihniyetin ortaya çıkmasına neden olmuşlardır.
sol diye kurulan partilerin faşist yönetim uygulamaları sonucu halkın güvenlerini kaybetmeleridir. onlara sol demek ne kadar doğru bilmiyorum. (bkz: işçi partisi)
ingilizce öğrenmeye geçen yıl eylülün sonunda başlayan biri olarak 5.5 almam gereken sınavdır. 29 ağustos'taki sınava girdim ve reading bölümünde yaptığım heyecan sonucu muhtemelen 5.5 alamayacağım. overall'da 5.5 olabilir lakin hiçbir part 5 altı olmamalı. şunu belirtmeliyim ki listening bölümünde ilk part kolay gibi görünüp size en ağır darbeyi vurabilecek olan parttır. ilk partta sadece 3-4 sorum doğru çıkacakken en zor part olarak gösterilen son partta 6-7 doğrum çıkacak çünkü ilk part bence ingilizce bilgisini ölçmüyor. kimlik numaraları, bazı bilinmedik bölgelerin hızlı bir şekilde spellinglerinin yapılmaları çok anlamsız.fakat şunu söylemeyelim ki iyi bir hazırlanmayla hedeflediğiniz puanı alacaksınız. reading parçalarında yaptığım aşırı heyecan resmen beni bitirdi. sorular zor olmamasına karşın ben sadece 6-7 soru yapabildim ve bu aşırı heyecan muhtemelen benim sınavdan geçememe neden olacak. ardından writing partı da çok iyi geçmedi. oysa ki benim en iyi partımdır ve sınav öncesi bu parttan 6.5 gibi bir puan alabileceğimi düşünüyordum. speakinge gelince benim için iyi bir parttı fakat yazılı sınavdan sonra olduğu için biraz umutsuz girdim. 12 eylül'deki sınava tekrar girmeyi düşünüyorum. günde 10 saat çalışarak inşallah bundan 5.5 değil 6 alacağım. inşallah bir aksilik çıkmaz.
beklentilerim:
listening: 5.0-5.5
reading: 4.5-(inşallah 5.0 gelir)
writing: 5.0-5.5
speaking: 6.0- 6.5
eğer reading 5 gelirse geçeceğim ve evimde çılgın bir çikolata-cips partisi yapacağım *
reading, listening, writing 5, speaking 6 geldi.5.5'i aldım: gururluyum, mutluyum
beklentilerim:
listening: 5.0-5.5
reading: 4.5-(inşallah 5.0 gelir)
writing: 5.0-5.5
speaking: 6.0- 6.5
eğer reading 5 gelirse geçeceğim ve evimde çılgın bir çikolata-cips partisi yapacağım *
reading, listening, writing 5, speaking 6 geldi.5.5'i aldım: gururluyum, mutluyum
bugün istanbul şehir üniversitesi'nde 'edebiyat ve kimlik' hakkında konuşacak yazar. bu konuşma öncesinde yazarın can kırıkları adlı yapıtı türk dili ve edebiyatı bölümü öğrencileri ve hocaları tarafından okunmuş ve tartışılmıştır.
kendini bana her gün hatırlatan sinir bozucu durum.
sözlük yazarlarının dinlemesini yasaklayacağım şarkıdır.bu şarkıyı dinleyip dinleyip kendi hayallerinizi yazıyorsunuz.yakışıklı erkekmiş,güzel kızmış,190 boymuş...bu tür konularla uğraşacağınına şöyle anayurt oteli okunsa onun üzerinden tartışmalar yapılsa veya the sea inside filmi izlense filmin verdiği mesajlar tartışılsa ne kadar güzel olur.
eğer başarılı bir öğrenciyken eşit ağırlıktan sözele geçtiyse ünversite sınavında ilk 1000'e girecek öğrencidir.
okumak için can attığım orta düzeyde ingilizce'dir.ondan sonra upper intermadiate var.ardından ver elini pre fakulty.bir de ielts'den 6 alırsam hepinize benden bir latte.