bugün
- gocu beyin günü aydın olsun2
- farklı alemlere yolculuk2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yaşlandığının farkına varmak9
- ekşi sözlük referans17
- türkiye10
- ekonomi8
- recep tayyip erdoğan7
- mekke anlaşması20
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- müzik dinlemek5
- kainattaki değişim2
- sonradan olma2
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlük yazarlarının kekleri5
- sözlüğün çok durgun olması6
- asosyal ve çirkin olmak4
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- sıcak hava vs soğuk hava6
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- emekliler2
- emeklilik2
- clean girl akımı4
- evlenmeme nedenleri5
- sigara içmeyen erkek4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- çerçeve yasa10
- günlük tutan erkek19
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- cansever19
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- yanlışlıkla gey olmak9
- ulu parti5
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
ilk adım ikincisine kaynaklık eder, ikincisiyse ilkinin nihai tezahürüdür.
Muhteşem, harikulade, enfes gibi beğeni içeren sözcüklerden erişilemez, ulaşılamaz, hesap sorulamaz gibi ifadelere geçiş toplum içinde dinle ilgisi olmayan; fakat dinsel bir etki olarak ortaya çıkan putlaştırmayı, ikonlaştırmayı akla getirir. Putlaştırmanın içine muhafazakar gelenek padişah ikonunu yerleştirirken Kemalist cenah Atatürkü ikon olarak belirlemiştir. Bu noktada muhafazakarlığın sadece islami kesime ait bir düşünce tarzı olmadığını, muhafazakarlığın değişime karşı koyan, kendi bildiklerinden ödün vermemeyi gerektiren düşünsel sistem olduğunu söyleyebilirim. Buradan da hareketle islami kesim muhafazakarlığıyla kemalist muhafazakarlığı kutsallaştırma bağlamında ele almaya çalışacağım.
Muhafazakarlık, var olan değerleri koruyup büyük veya küçük ölçekli değişim-dönüşümlere karşı olan, koruma odaklı düşünce tarzıdır. Muhafazakar düşünce öncelikle kutsallaştıracak değerler bulur, bunlar üzerinden kendi sınıfını yaratır. Bunlar erişilemez, eleştirilemez, hakkında dahi konuşulamaz konuma geldiğinde de ötekileştirmeyi beraberinde getirir. islami kesim muhafazakarlarının kutsalı genellikle Osmanlıdır ve eleştirilemez. Onlara göre atalarımız ne yaptıysa doğrudur. Bir komedyen olarak tanınan Atalay Demirci Ermeni Soykırımı hakkında Ecdad bir soyu kıracaksa kırar, muallakta bırakmaz diyerek Osmanlıya tapıcılığı gözler önüne serer. 1915te büyük acılar yaşanmıştır ve bu konu hakkında böylesine fütursuzca konuşmak patolojik bir zihin yapısı gerektir; Dersim Katliamını, 6-7 Eylül olaylarını, 60 darbesini, 80 darbesini senin ataların yapmadı mı sorusunu akla getirir. Eleştirilemezlik beraberinde eleştirenlere karşı olmayı da gerektirir. Eleştirenler, tarihine ihanet eden dinsiz, ahlaksız kesimdir. Buna karşı Kemalist cenah da farklı bir puta tapıcılığı içinde barındırır. Bir sosyal paylaşım sitesinde gördüğüm haber: Önce 4000 kitap okuyup, iki dil öğreneceksin... Ömrünü ülkene adayacaksın, Sonra canını cephede ortaya koyup, dünyaya düz çöktürerek bir vatan kurtaracaksın. Yani Atatürke laf etmek için küçük yobaz, önce biraz sen adam olaksın!. Yanlış kullanılan noktalama işaretlerini ve anlatım bozuklukluğunu geçecek olursak eril tahakküm içeren bu söylem puta tapıcılığın ne boyutta olduğunu gösterir. Buna karşı çıkanlar da yobaz, gerici gibi ifadelerle tanımlanır. islami muhafazakarlığı eleştirenlerin din düşmanı, Kemalist muhafazakarlığı eleştirenlerin Atatürk düşmanı olarak tanımlanması da toplumda eleştirel düşüncenin ne boyutta olduğunu gösterir.
farklılıkları anormalleştirip sürekli bir öteki yaratığımız sürece toplumsal çeşitliliğe değil, birbirine nefret kusan ''ötekiler''e rastlayacağız. belki de en doğrusu ''biz'' ve ''ötekinin'' içini doldurmak yerine ''insanlığın'', ''insan'' kavramının içini dordurmak...
Muhteşem, harikulade, enfes gibi beğeni içeren sözcüklerden erişilemez, ulaşılamaz, hesap sorulamaz gibi ifadelere geçiş toplum içinde dinle ilgisi olmayan; fakat dinsel bir etki olarak ortaya çıkan putlaştırmayı, ikonlaştırmayı akla getirir. Putlaştırmanın içine muhafazakar gelenek padişah ikonunu yerleştirirken Kemalist cenah Atatürkü ikon olarak belirlemiştir. Bu noktada muhafazakarlığın sadece islami kesime ait bir düşünce tarzı olmadığını, muhafazakarlığın değişime karşı koyan, kendi bildiklerinden ödün vermemeyi gerektiren düşünsel sistem olduğunu söyleyebilirim. Buradan da hareketle islami kesim muhafazakarlığıyla kemalist muhafazakarlığı kutsallaştırma bağlamında ele almaya çalışacağım.
Muhafazakarlık, var olan değerleri koruyup büyük veya küçük ölçekli değişim-dönüşümlere karşı olan, koruma odaklı düşünce tarzıdır. Muhafazakar düşünce öncelikle kutsallaştıracak değerler bulur, bunlar üzerinden kendi sınıfını yaratır. Bunlar erişilemez, eleştirilemez, hakkında dahi konuşulamaz konuma geldiğinde de ötekileştirmeyi beraberinde getirir. islami kesim muhafazakarlarının kutsalı genellikle Osmanlıdır ve eleştirilemez. Onlara göre atalarımız ne yaptıysa doğrudur. Bir komedyen olarak tanınan Atalay Demirci Ermeni Soykırımı hakkında Ecdad bir soyu kıracaksa kırar, muallakta bırakmaz diyerek Osmanlıya tapıcılığı gözler önüne serer. 1915te büyük acılar yaşanmıştır ve bu konu hakkında böylesine fütursuzca konuşmak patolojik bir zihin yapısı gerektir; Dersim Katliamını, 6-7 Eylül olaylarını, 60 darbesini, 80 darbesini senin ataların yapmadı mı sorusunu akla getirir. Eleştirilemezlik beraberinde eleştirenlere karşı olmayı da gerektirir. Eleştirenler, tarihine ihanet eden dinsiz, ahlaksız kesimdir. Buna karşı Kemalist cenah da farklı bir puta tapıcılığı içinde barındırır. Bir sosyal paylaşım sitesinde gördüğüm haber: Önce 4000 kitap okuyup, iki dil öğreneceksin... Ömrünü ülkene adayacaksın, Sonra canını cephede ortaya koyup, dünyaya düz çöktürerek bir vatan kurtaracaksın. Yani Atatürke laf etmek için küçük yobaz, önce biraz sen adam olaksın!. Yanlış kullanılan noktalama işaretlerini ve anlatım bozuklukluğunu geçecek olursak eril tahakküm içeren bu söylem puta tapıcılığın ne boyutta olduğunu gösterir. Buna karşı çıkanlar da yobaz, gerici gibi ifadelerle tanımlanır. islami muhafazakarlığı eleştirenlerin din düşmanı, Kemalist muhafazakarlığı eleştirenlerin Atatürk düşmanı olarak tanımlanması da toplumda eleştirel düşüncenin ne boyutta olduğunu gösterir.
farklılıkları anormalleştirip sürekli bir öteki yaratığımız sürece toplumsal çeşitliliğe değil, birbirine nefret kusan ''ötekiler''e rastlayacağız. belki de en doğrusu ''biz'' ve ''ötekinin'' içini doldurmak yerine ''insanlığın'', ''insan'' kavramının içini dordurmak...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar