bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- timsah5
- kaplan7
- fil8
- iş bulamamak4
- kartal6
- zebra4
- sssilvermist22
- aldığınız en ilginç iltifat3
- mutsuzluğun en büyük nedeni14
- aslan8
- ben geldim naneler13
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- anın görüntüsü18
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- insan kaynakları3
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- yazarların almak istediği hediyeler4
- nickten isim tahmini yapmak25
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- zorunlu eğitim2
- ben senin yerinde olsam5
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- yorgun mermi13
- sözlükteki kavganın amacı5
- spaghetto2
- arap gel oğlum5
- bir ay çaylak olmak4
- yarası olan gocudur5
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- temmuz6
- suca suruklenen cocuk7
- küs insanları barıştırmak3
- otosan p1002
- gece denize girmek12
- yeni parti46
Evlenen çiftler için unutulmayacak bir gece olmakla birlikte davetliler için aslında sıradan bir gecedir. Dışardan bakıldığında herkes eğlenir, gelinle damat çok mutludur. Ama gerçek bundan biraz farklıdır. Bunun en önemli sebeplerinden biri takı törenidir. insanlar daha düğüne gelmeden bunu düşünüp stres olurlar. Davetli davet edildiği için kendini gitmekle zorunlu hisseder ama aklında cebinden çıkacak paracıkların hesabını yapmaktadır. En kötü küçük altın alınır; daha aşağısı ayıp olur çünkü. Bir de düğünü yapılan kişinin yakınlık derecesi vardır tabi. Küçük mü taksak? yarım mı? yoksa büyük altın mı daha uygun olur soruları günler öncesinden kafaları kurcalamaya başlar. Karar vermek zor olmakla birlikte buna etki eden bazı etkenler vardır. Bunlar bir uçta cebin doluluğu diğer uçta düğün sahibinin yakınlığıdır. Bu iki uçtaki değişkenlerin etki derecesi alacağınız takının değerini belirler. Bu değerlendirme biraz subjektif olduğundan davetli ile düğün sahibinin vardığı sonuç doğal olarak farklı olabilir. Alacağınız takıya karar verdikten sonra şu soru kafanızı hep kurcalar. Acaba aldığım takı az mı geldi yoksa daha büyüğünü mü alsaydım? Bu sorular davetlinin kafasını meşgul ederken düğün sahibinin kafasından da şu muhtemel sorular geçer: acaba ne takacak? o kadar samimiyetimiz var. Bana vereceği değer ölçüsünde bişi takacak, ya da takacağı takının değeri bana verdiği önemin bir belirtisi olmalı.
Derken o gece gelir ve takı takmak için o devlet dairesinde karşılaşacağınız türden uzun kuyruğa girersiniz. Bir yandan sıranızın yaklaşmasını beklemenin heyecanını yaşarken diğer yandan öteki davetlilerin neler taktığını hafif göz ucuyla takip edersiniz. Sizden az takanlar sizi mutlu ederken fazla takanlar moralinizi bozar, çünkü en değerlisini siz takmak istersiniz ( tabi kesenin çapı oranında). Ve o an gelir, önce gelin ve damatı tebrik edersiniz. Herkesin gözü üzerinizdedir ve fotocu fotografınızı çekmek üzere bekliyordur. işte herşeyin ortaya çıkacağı zaman, KÜÇÜK altını çıkarıp gelin veya damattan tanıdığınız kimse ona takarsınız. Diyelim damattır altını takacağınız kişi. Altını taktığınız o an vadır ya! gözgöze gelirsiniz bi an. Bakışlar herşeyi anlatmaya yeterdir aslında. Karşılıklı damatla aranızda sessiz bir konuşma geçmiştir bir tek sizin bildiğiniz başkalarının anlamadığı ve hiçbir zaman öğrenemeyeceği. Ve bu konuşma maalesef kelimelere de dökülmeyecektir hayatınızın hiçbir aşamasında. Kelimelere dökülmeyen bu konuşma eğer varsa sizin kendi düğününüzde nihayete erecektir. Bu sefer damat sizsinizdir. Ve intikam alma zamanı şu anki damat ve sizin düğününüzde davetli olacak arkadaşınızdadır. O KÜÇÜK altını göz ucuyla süzerken aklınızdan geçenleri arkadaşınız hiç merak etmeyin tahmin edecektir.
Derken o gece gelir ve takı takmak için o devlet dairesinde karşılaşacağınız türden uzun kuyruğa girersiniz. Bir yandan sıranızın yaklaşmasını beklemenin heyecanını yaşarken diğer yandan öteki davetlilerin neler taktığını hafif göz ucuyla takip edersiniz. Sizden az takanlar sizi mutlu ederken fazla takanlar moralinizi bozar, çünkü en değerlisini siz takmak istersiniz ( tabi kesenin çapı oranında). Ve o an gelir, önce gelin ve damatı tebrik edersiniz. Herkesin gözü üzerinizdedir ve fotocu fotografınızı çekmek üzere bekliyordur. işte herşeyin ortaya çıkacağı zaman, KÜÇÜK altını çıkarıp gelin veya damattan tanıdığınız kimse ona takarsınız. Diyelim damattır altını takacağınız kişi. Altını taktığınız o an vadır ya! gözgöze gelirsiniz bi an. Bakışlar herşeyi anlatmaya yeterdir aslında. Karşılıklı damatla aranızda sessiz bir konuşma geçmiştir bir tek sizin bildiğiniz başkalarının anlamadığı ve hiçbir zaman öğrenemeyeceği. Ve bu konuşma maalesef kelimelere de dökülmeyecektir hayatınızın hiçbir aşamasında. Kelimelere dökülmeyen bu konuşma eğer varsa sizin kendi düğününüzde nihayete erecektir. Bu sefer damat sizsinizdir. Ve intikam alma zamanı şu anki damat ve sizin düğününüzde davetli olacak arkadaşınızdadır. O KÜÇÜK altını göz ucuyla süzerken aklınızdan geçenleri arkadaşınız hiç merak etmeyin tahmin edecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar