bugün
- akşamki tantana9
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- sözlük erkeklerinin bicepsleri36
- sude sendromu3
- fatma betül sayan kaya14
- yarayı ateşle dağlamak5
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması14
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- uzaylı kadın dünyalıdan hamile kalır mı3
- kargaların insanları fişlemesi2
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- kassız erkekler sözlükten gitsin3
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi6
- cedidacer8
- travesti uzaylılar var mı4
- fenerbahçe taraftarı2
- kokoreç8
- muzlu centro4
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- carlsberg4
- günaydın allahın belası sözlük3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- tantuni3
- kısa boylu olup uzun palto giyen erkek2
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- fenerbahahahahahçe8
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- victor osimhen6
- fon vurgunu43
- arap kahvesi2
- kolye140
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- from gold'un bicepsleri10
- vedat muriqi3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- kolpa insanlar6
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- özelden gelen saçma mesajlar12
- anın görüntüsü21
- sergen yalçın10
entry'ler (24)
Arabesk filmindeki Müjde Ar'ın gelinlikle kahveye girip: "Beyler, ağalar, istanbul ne tarafta?" diye sorma sahnesidir. En ön masada Tecavüzcü Coşkun oturur ve kahve ahalisinin fermuarları indirirken verdiği cevap: "Gösterelim anam"...
Daha sonra aynı kahveye, kaçan kızı aramaya giden nişanlısı da gelir ve aynı soruyu sorar. Cevabı tahmin edin.
Daha sonra aynı kahveye, kaçan kızı aramaya giden nişanlısı da gelir ve aynı soruyu sorar. Cevabı tahmin edin.
"kurtuluş savaşı" ve "devrimler" sonrası kemalist türkiyeye de çok kolay uyarlanabilecek eşsiz bir romandır.
gözlerini açtığında gerçeğin hiç de öyle olmadığını çakarak pişman olacağın sanrıdır.
"ben yazayım word yardımcısı imlamı düzeltir" diye işe başlıyorsan olmaz öyle o işler. daha ilk "de" bağlacında çaktın demektir.
parçalara ayrılmamış bir bütün büryan kebabı.
zar zor üye olduğun torrent sitesinden daha ilk indirmelerini yaparken şutlanma durumdur.
bitse de ilişkiye geçsek diye sabırsızca beklenilen çoook uzun bir duygusal durumdur.
amerika'ya giden bir arkadaşın yemekhanede zencilerin yemek yiyişini gördükten sonra ömür boyunca zenci fantezisinin olmayacağı gerçeğinin resmidir. "bir sevişseydin abi belki geçerdi." tavsiyemin para etmediği durumdur.
kendisine nazire olarak "hayvan konçertosu" yazmak istediğim eserdir.
benim kadar espirili tek film karakteridir. olayları akışına bırakmak ve hiç şaşırmamak en tipik özelliğidir.
kutup ayısı adası.
ıssız bir adaya düşseniz yanınıza ne alırdınız? - kutup ayısı.
ıssız bir adaya düşseniz yanınıza ne alırdınız? - kutup ayısı.
marşın bestesi için düşünülebilecek bir şeydir. "larda yüzen alsancak, nim milletimin, helal hakkıdır" dize bölmeleri gibi sebeplerden.
"rüya gibi geldin ama birden yok oldun" durumunun tersi olsa gerek. ünlü, rüya.
reşat nuri'nin çalıkuşu romanında feride'nin babasının asker olarak görev yaptığı bölgedir. romanın osmanlıca baskısında "kürdistan" ismi geçer.
öğrencilere okunmasını şart koştuğum, okuyan bir Allah'ın kulunun bile "hocam bu kitabı niye seçtiniz, çok sıkıcı" diyemediği, tekrar okumalarda bile beni sarsmaya devam eden türk edebiyatının şaheserlerinden biri.
piyasadaki birçok "ünlü ?" ve çok satan yazarın neden beş para etmeyecek kalemler olduğunu anlatan çekide hafif yürekte ağır mı ağır bir roman.
piyasadaki birçok "ünlü ?" ve çok satan yazarın neden beş para etmeyecek kalemler olduğunu anlatan çekide hafif yürekte ağır mı ağır bir roman.
38 yılda çevirdiği romanı kendi yazdığını zannedip ithaf eden çevirmen.
askerde, aile iletişim merkezinde günümün 12 saatini masa başında, diğer zamanımı da koğuşta yatarken kargaların ve güvercinlerin tepeden inişini izlediğim aylar boyunca "ulan niye gelirken çantaya atmadım" diye hayıflandığım ama ikincisini almaya da paramın olmadığı başucu roman.
türkçe'ye çevrilesi ama ne zaman. okumak için, ulan ingilizceyi şöyle bir devirsem mi, diye kurduğum kitaptır.
devamında "60 yaş ve üzerine sınavsız birinci üniversite" gelesi uygulama.
jack sparrow için 7-12 yaş çocuklarımla eğlenerek izlediğim film serisidir.