bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin5
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- parmak patates vs elma dilim patates7
- erkeklerin biraz şey olması5
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- mercimek çorbası4
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor7
- cin mısır kabilesi5
- soğan salatası6
- yorgun mermi7
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- sözlükte kavgacıların olmaması3
- aramızda gezen tok yazarlar3
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- yeni parti39
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sözlük kızının sözlük erkeğine yemek ısmarlaması2
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- türkler barbar ve köpektir7
- sen yapamazsın beceremezsin diyen arkadaş tipi2
- üç tas tunç has hoşashfd2
- psikopat erkek seven kızlar4
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- bursalı erkeklere vurulan ibne damgası5
- turşu tanrısı2
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- götelek turşusu2
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- yaşlandıkça güzelleşmek2
- güne bir şarkı bırak14
- yazarların acı eşiği5
- en güzel sevişme13
- enayimiknatisii10
- avokado tadı3
- topluma nasıl faydalı olunur7
- ahmet tuncay özkan2
- uludağ itiraf5
- gece hamburgeri2
- tas kafalı hırt istilası3
- alparslan türkeş sonrası mhp5
- iştahın kapanması5
- çin2
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- kadınlardan ilgi göremeyince erkeklere yönelmek2
sevdiği entry'ler
Altıncı gün dolmak üzereydi,
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
ali kırca nın siyaset meydanı diye bi programı vardı...sabahlara kadar sürerdi..ergenler bilmez..yıl bilmem kaç..tayyip erdoğan ın belediye başkanı olmaması için şer güçler ittifak halinde yine..programda metin akpınar da vardı..tayyip diyor karaköy deki genelevleri yıktırıcam..herkes dikiliyor karşısına koro halinde..olmaz öyle bişey diye..en son metin akpınar "tayyip erdoğan' a karşı çıkıcaz diye hepimiz kerhaneci olduk, iyi mi.." dedi..
bazı şeyler değişmiyor hacı..kerhanecilerden geçilmiyor ortalık..
bazı şeyler değişmiyor hacı..kerhanecilerden geçilmiyor ortalık..
Az önce gördüğüm, bir yazarın gıyabımda bahsediş şeklidir.
Ama iyi güldüm ahaha
Ama iyi güldüm ahaha
Siz entrynizi girin. Bırakın içinden gelen yazsın. Çok da kasmaya gerek yok.