bugün
- yorgun mermi23
- beyazsemsiyeliyabanci29
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- gina carano13
- karton toplayan çocuk4
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- diamond bosphoruss denen yazar7
- sözlüğün kırbacı8
- olan adam gelecekmiş hissi2
- gocu bak bi3
- kimliği belirsiz melek gelmesi2
- anın görüntüsü21
- buddy dude17
- gönül çemberini kıran müzisyeni dövmek2
- mocu4
- kirasız faturasız asgari ücret yeter mi sorunsalı2
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- katatespizartmasi15
- aym'nin süresiz nafaka kararına isyan eden kadın2
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- kılıçdar'ın chp'nin oyunu yükselttiği yalanı5
- g35
- true yetkili olsun kampanyası2
- chp'lilerin gene kılıçdaroğlu'na oy verme ihtimali6
- intikam almanın çok keyifli olması3
- libido yükselten şeyler4
- 7 haziran 2026 ara yerel seçimleri2
- en son ne yediniz11
- baba olmak istemeyen erkek3
- sevdiğine şiir yazabilen kaslı ve yakışıklı erkek5
- uysaljakoben32
- türkiye'nin mavi vatan hazırlığı3
- futbol9
- koç holdinge kayyum atanırsa olacaklar3
- kene vs ktç6
- ben geldim naneler2
- sokak düğünlerinin geleneksel özellikleri3
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- türkiye17
- ateist görünce korkan dinci5
- havaların ısınmasıyla çok fena azmak7
- fenerbahçe8
- 7 haziran 2026 fenerbahçe başkanlık seçimleri2
- bu son entry2
- toplum içinde sözlüğe girmekten utanmak6
- chatgpt4
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı11
- genç yaşta ölen ünlüler9
- venezuela3
sevdiği entry'ler
Altıncı gün dolmak üzereydi,
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
ali kırca nın siyaset meydanı diye bi programı vardı...sabahlara kadar sürerdi..ergenler bilmez..yıl bilmem kaç..tayyip erdoğan ın belediye başkanı olmaması için şer güçler ittifak halinde yine..programda metin akpınar da vardı..tayyip diyor karaköy deki genelevleri yıktırıcam..herkes dikiliyor karşısına koro halinde..olmaz öyle bişey diye..en son metin akpınar "tayyip erdoğan' a karşı çıkıcaz diye hepimiz kerhaneci olduk, iyi mi.." dedi..
bazı şeyler değişmiyor hacı..kerhanecilerden geçilmiyor ortalık..
bazı şeyler değişmiyor hacı..kerhanecilerden geçilmiyor ortalık..
Az önce gördüğüm, bir yazarın gıyabımda bahsediş şeklidir.
Ama iyi güldüm ahaha
Ama iyi güldüm ahaha
Siz entrynizi girin. Bırakın içinden gelen yazsın. Çok da kasmaya gerek yok.
