bugün
- osuruktan şiirler30
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- küçük sürprizler yapmak3
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları8
- velvet'in aylık geliri4
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz2
- bir gün uludağda kapanacak3
- ben geldim kerkenezler18
- yazarların özel mesaj sayıları5
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener2
- ölüp hayalet olarak geri gelmek3
- çocukluğun son günü2
- claudian clouds22
- kısır9
- sözlükten soğuma nedenleri14
- normal taklidi yapmak4
- iyi parti17
- uludağ sözlük evreni13
- 777 diyen erkolar8
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- devletin temeli adalettir2
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- akrep burcu kini8
- simko315
- kanal ayarlama 1500 lira2
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- gollumun gözü yüzükte6
- iyi bir insan olmak3
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- saçını pembeye boyayan erkek6
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- fenerbahçe küme düşer mi3
- mehdi aleyhisselam6
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
- alttaki yazara motto ver16
- zıtlıklardan doğan ilişki2
- çerçeve yasa35
- tekken tag tournament3
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- gün tabağı5
Altıncı gün dolmak üzereydi,
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar