bugün
- sözlükten soğuma nedenleri10
- simko316
- sözlük ırkçıları6
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- iyi parti13
- cinler musallat istatistiği7
- eski sevgili nerede ne yapıyor5
- claudian clouds17
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi3
- çerçeve yasa35
- erkek dediğin içinde gezdirir mutlu eder3
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- where is my mind vs creep3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
- flört uygulamalarının yalan dolan olması4
- amedspor14
- deniz zeyrek3
- alttaki yazara motto ver16
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- hoppili gillini ve sincan bebeleri3
- azize sibel gönül3
- dünya güneş'in etrafında keyfinden dönmüyor2
- pareidolia2
- cehennemin yedi prensi2
- şizofreni diye bi hastalık yok cin musallatı var2
- kendini değersizleştiren insan8
- aleksey batrakov8
- bebek katili öcalan11
- içimizdeki canavar4
- aslan gibi adam10
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- özgür özel'in ne mutlu türküm diyene diyememesi3
- vladimir putin2
- yahudiler neden hindistan'ı seviyor3
- amedsporun türkiye ligi nde lider olması3
- osuruktan şiirler22
- avanos2
- pizza yemek3
- nervio çaylak olmadı kalbimizde yaşıyor2
- sihirli annem taci'ye yapılan haksızlık3
- halk cafe2
- çaylak olanalara ahahaha çaylak olmuş yazmamız2
- porno entelektüelliği8
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor4
- 16 ağustos 2026 türksat 4a frekans değişikliği4
- ellerim bos gonlum hos11
- seri gizli artı oy veren melek9
- hayatın kuralları14
Altıncı gün dolmak üzereydi,
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar