bugün
- mor semsiyeli yabanci16
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum10
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- sözlükte kavga etmek8
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- seni yeşerteceğim diyen erkek5
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
- memeleri füze gibi kadın13
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı2
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- buddy dude21
- günün şiiri7
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek19
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak6
- kanka olurduk ölümüne2
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- kabuksuz kaplumbaga7
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- bisiklet marka tavsiyesi10
- chp'nin hali ne olacak46
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- karton toplayan abi7
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- ona bir şey söyle11
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- güncelleme2
- masklavi'nin düşünceleri18
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- enayimiknatisii12
- insanlarda bıraktığımız iz5
- gammazlar çetesi17
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- mermi abla4
- bana wp den yazdı3
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- kızıl cin4
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- yazarların parfümleri2
- gocu25
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
Altıncı gün dolmak üzereydi,
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.
Bir melek çıkageldi.
Tanrı’ya,
- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun diye sordu.
Tanrı yanıt verdi,
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.
dedi.
- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.
Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,
Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.
Düşen bir çocuğun kanayan dizini de,
Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…
Melek sordu,
- Kaç eli, kaç kolu olacak..
- Sadece iki.
- iki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…
- Hepsi bu değil…
Kendi yaralarını da kendi sarabilecek.
Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…
Melek yaklaşıp kadına dokundu…
- Onu çok yumuşak yapmışsın.
- Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…
- Düşünmeyi de bilecek mi?
- Yalnızca düşünmeyi değil.
hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,
hem de mücadele etmeyi,
düşüncelerini savunmayı,
sorun çözmeyi de biliyor…
Bunların yanı sıra, uzlaşmayı da biliyor…
Melek, kadının yanağına dokundu.
Eli ıslanınca bu nedir diye sordu.
Tanrı yanıtladı,
- Buna gözyaşı denir.
- Neye yarar?
- Kendini ifade etmeye yarar.
Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru,
ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…
-Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur,
o, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp ,
sımsıkı sarılmayı bilir…
Haykırmak istediği vakit susabilir,
sustuğunda çığlığını duyurabilir,
öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,
mutlu olunca ağlayabilir,
korktuğu vakit gülebilir…
O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder,
haksızlığa karşı savaşır,
çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.
- Amma çok marifeti varmış..
- Arkadaşı doktora yalnız gitmesin diye ona refakat edendir.
Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip, elini uzatandır…
Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.
Tanıdığı ya da tanımadığı amma kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.
Ama yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…
Çocukları daha çok yesin diye ‘ben zaten toktum’ diyendir…
-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık,
ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…
- Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok..
- Hiç olmaz olur mu,
var bir hatası,
ne kadar değerli olduğunu unutur...
güncel Önemli Başlıklar