bugün
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek15
- sigortanizi nerden yaptırıyorsunuz4
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması7
- gençler isyan ediyor6
- yeşil gözlü kız10
- bu sen misin5
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak7
- kabak tatlısı kapatılsın6
- atatürk'ün boyunun 164cm olması17
- chp kapatılsın kampanyası10
- teklif edilen kızın aşağılaması5
- özgür özel ekibinden 28 istifa4
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler5
- masklavi'nin düşünceleri18
- chp'nin hali ne olacak46
- durduğun yerde terlemek5
- sıkıntı vermeyen akraba5
- normal sözlük moderasyonu2
- gammazlar çetesi16
- olasılıkları içinden en kötüsünü seçmek5
- araplar bizi sırtımızdan vurdu5
- alparslan türkeş3
- yaz yıldırım'ın 6 bin liralık makarna yemesi2
- gavurlar niye müslüman olmuyor11
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz4
- bisiklet marka tavsiyesi7
- trt makam aracıyla uyuşturucu taşınması3
- karamel4
- vice city eğitim ve araştırma hastanesi3
- biraderix2
- sevgiliden ayrılınca spor salonuna yazılan erkek3
- konfor alanından çıkmaya cesaret edemeyen insan3
- sivaslılar kapatılsın2
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması7
- insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders3
- kale3112 de olup true da olmayan ne var5
- aptal insan tarifi5
- gay lik alametleri2
- leonard cohen3
- düşen ekmeğin yağlı yüzünün halıya denk gelmesi3
- çayı demli içmek2
- katatespizartmasi17
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron18
- travmalarınızdan kurtulamazsınız3
- atatürk'ün boyu3
- kemal kılıçdaroğlu7
- çarpık demokrasi4
- grok vs gemini vs chatgpt10
- iran'ın benim boğazımı kapaması3
entry'ler (229)
‘’Ah, acı gerçek şu ki, kader aslında kozmik bir tuvaletti. Özgür iradeye sahip olamayanları içine atıp üzerlerine sifonu çekmek evrenin doğasında vardı. Durağanlık hareketsizlik demekti. Değişim hızdı. Kader- dans edenler yerine hareketsiz duranları tercih eden bir keskin nişancıydı. ‘’
Ateşten Doğan, Karen Marie Moning
Ateşten Doğan, Karen Marie Moning
iyi ki eski olmuş ama eskiyene kadar nasıl dayanılmış bu mesajlara.
''Aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılırlar. Halbuki olay bu kadar komplike değildir. insanlar sadece 2’ye ayrılırlar: iyi insanlar ve kötü insanlar. Albert Einstein'' Bu mantıktan yola çıkıyorum her zaman.
Kötü olması en yeterli sebeptir.
Kötü olması en yeterli sebeptir.
Herkesi kendim gibi sanmak en büyük zaafım.
Genelde olan şeydir. Fedakarlığı yapan kişi tarafından iyilik yap denize at cinsi bir davranıştır. Karşı tarafın niyeti de kendisine kalmıştır artık ama yapmasaydın demesi niyetini belli eder.
dün sayfasına erişemediğimde acaba mı diye kafamdan bir geçti sonra saçma dedim kendi kendime. Sonradan araştırdığımda da durumun vahimliği karşısında şaşkınlığımı engelleyemedim. Neresinden tutarsanız elinizde kalan bir durum. Bu kafa ile bu mantığı anlamak da oldukça zor. Rezil bir durum.
Bu yy için geç bile kalınmış bir projedir. Google'ın da bunun gibi bir çalışması var şu an deneme olarak süren. Dünya üzerinde internetin ulaşamadığı bölgelere ücretsiz internet hizmeti için çalışıyorlar.
Sarılma, görme ihtimaliniz yoksa kapkaradır.
Şehit çocuklarıdır çoğu büyük ihtimalle. Haklarını nasıl öderiz bu çocukların bilmem.
Araştırmacı olmaması, kulaktan duymayı, körü körüne inanmayı okumaya tercih etmesi. ilk emri es geçmesidir en büyük problem okumamak.
Kare bulmaca.
iyi ki doğdun didem madak.
bugün kalbimi eski bir plak gibi
öyle çok tersine çevirdim ki
bazı şarkılar vardır
cızırtılı bir yağmur gününü anlatır
uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı
deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır
o zaman bir yavru yengece bakan
insanların şarkısı olurdu o şarkının adı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismim herkese
sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı
bazı şarkılar vardır
ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır
işte o ellerimle herkese
çamurlu şiirler uzatsaydım
hepsi çok kirli olsaydı tanrım
bazı şarkılar vardır
kırmızı akşamsefalarını anlatır
karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını
komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını
geceyi onlar bahçeye taşırdı
ben ne zaman öleceğim tanrım
sabah olunca mı
keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım
irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi
ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi
şu odanın ortasında dursam
saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım
artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum
bazı şarkılar vardır
kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır
kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu
o şarkının adı
ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismimin bir anlamı olmasaydı
herkes çıkarsın kalbini
o çirkin mücevher sandığından
ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım
bugün kalbimi eski bir plak gibi
öyle çok tersine çevirdim ki
bazı şarkılar vardır
cızırtılı bir yağmur gününü anlatır
uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı
deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır
o zaman bir yavru yengece bakan
insanların şarkısı olurdu o şarkının adı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismim herkese
sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı
bazı şarkılar vardır
ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır
işte o ellerimle herkese
çamurlu şiirler uzatsaydım
hepsi çok kirli olsaydı tanrım
bazı şarkılar vardır
kırmızı akşamsefalarını anlatır
karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını
komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını
geceyi onlar bahçeye taşırdı
ben ne zaman öleceğim tanrım
sabah olunca mı
keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım
irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi
ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi
şu odanın ortasında dursam
saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım
artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum
bazı şarkılar vardır
kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır
kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu
o şarkının adı
ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismimin bir anlamı olmasaydı
herkes çıkarsın kalbini
o çirkin mücevher sandığından
ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım
2 Nisan 1948 yılında öldürülmüştür. Ölümünün 69. yılında saygı ve rahmetle anıyorum.
Hapisteyken tanıştığı Hasan Tural isimli biri, onu Ali Ertekin ile tanıştırır. Yapılan plan sonucu; Edirne’ye peynir götürmek için yine ceza evinden tanıdığı şoför Salim, Ali Ertekin ve Sabahattin Ali yola çıkarlar. 31 Mart’ta Kırklareli’ne hareket edilip Kızılcadere köyüne gelindiğinde Sabahattin Ali ve Ali Ertekin yola kendileri devam ederken kamyon, Salim ile geri gönderilir.
Bu tarihten sonra Sabahattin Ali’den bir daha haber alınamaz. Pek çok kişi onun yurt dışına çıktığını düşünürken, 16 Haziran 1948 tarihinde bir çobanın bulduğu cesedin Sabahattin Ali’ye ait olduğu tespit edilir. Bulunan cesedin dağılmış olması kimlik tespitine izin vermediğinden geride pek çok soru işareti kalır.
"Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'Dünyada neler gördünüz? ' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..."
Değirmen-Sabahattin Ali
https://www.kayipmurekkep.com/sabahattin-aliye-veda/
Hapisteyken tanıştığı Hasan Tural isimli biri, onu Ali Ertekin ile tanıştırır. Yapılan plan sonucu; Edirne’ye peynir götürmek için yine ceza evinden tanıdığı şoför Salim, Ali Ertekin ve Sabahattin Ali yola çıkarlar. 31 Mart’ta Kırklareli’ne hareket edilip Kızılcadere köyüne gelindiğinde Sabahattin Ali ve Ali Ertekin yola kendileri devam ederken kamyon, Salim ile geri gönderilir.
Bu tarihten sonra Sabahattin Ali’den bir daha haber alınamaz. Pek çok kişi onun yurt dışına çıktığını düşünürken, 16 Haziran 1948 tarihinde bir çobanın bulduğu cesedin Sabahattin Ali’ye ait olduğu tespit edilir. Bulunan cesedin dağılmış olması kimlik tespitine izin vermediğinden geride pek çok soru işareti kalır.
"Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'Dünyada neler gördünüz? ' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..."
Değirmen-Sabahattin Ali
https://www.kayipmurekkep.com/sabahattin-aliye-veda/
Son zamanlarda sık sık uğradığım ve faydalı bulduğum bir sitedir.
Bir kişi çok okuyorsa bilin ki kitaplara sığınmıştır.
Himmet Ağa demesine bayılırdım. Hiç büyümeyen bir çocuk siması vardı. Hababam sınıfı güdük Necmi'siz kaldı. Tıpkı Şaban ve damat ferit'siz kaldığı gibi. Allah rahmet eylesin. Bir yıldız daha kaydı.
edit: Şu yazıda bile eksileyecek bir şey buluyorsun ya eksici başı pes.
edit: Şu yazıda bile eksileyecek bir şey buluyorsun ya eksici başı pes.
babalar kızlarına, kızlar babalarına, anneler oğullarına, oğullar annelerine düşkündür. Fakat kızlar annelerini, erkekler de babalarını rol model alırlar.
''Milli duygularımızın dehlizlerine işleyen, millet anlayışımızın ücra köşelerine ışık tutan istiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy kendisine verilen ödülü Kızılay’a bağışlamış, yoksulluk içinde yaşamıştır.''
istiklal Marşı'mızı söylerken aklımıza getirmemiz gereken bir gerçek.
Üzücüdür, gönül isterdi ki sefalet çekmesin.
istiklal Marşı'mızı söylerken aklımıza getirmemiz gereken bir gerçek.
Üzücüdür, gönül isterdi ki sefalet çekmesin.
Hayatınızda hiç görmediğiniz türde orkideleri görebileceğiniz küçücük bir ada ülkesi. Her yerde orkideler var üst geçitlerde yol kenarlarında.
sizin şortla dolaştığınız bir sıcaklıkta mevsimin kış olması sebebiyle kışlık kıyafet giyenleri görebileceğiniz bir ülke. insanları çok çalışkan, saygılı ve kibarlar. Böceklerle aranız iyi değilse yapacak bir şey yok yediklerinize dikkat edin derim, içeriğini öğrenmeden hiç bir şey yemeyin.
Günün belli saatlerinde bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor, o yağmura ne mazgallar taşıyor ne başka bir şey her yer tertemiz.
Yasakları ile meşhur bir ülke aslında. Sakız çiğnemek yasak, aslında ülkede sakız yok ve yanınızda getirmek de yasak. Sokakta sigara içmek yasak. Hatırladığım kadarıyla daha bir çok yasakları daha var.
sizin şortla dolaştığınız bir sıcaklıkta mevsimin kış olması sebebiyle kışlık kıyafet giyenleri görebileceğiniz bir ülke. insanları çok çalışkan, saygılı ve kibarlar. Böceklerle aranız iyi değilse yapacak bir şey yok yediklerinize dikkat edin derim, içeriğini öğrenmeden hiç bir şey yemeyin.
Günün belli saatlerinde bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor, o yağmura ne mazgallar taşıyor ne başka bir şey her yer tertemiz.
Yasakları ile meşhur bir ülke aslında. Sakız çiğnemek yasak, aslında ülkede sakız yok ve yanınızda getirmek de yasak. Sokakta sigara içmek yasak. Hatırladığım kadarıyla daha bir çok yasakları daha var.
Mutlu yıllar.
