bugün
- askerde özlenen şeyler8
- dizi sektöründeki maliyet krizi7
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey5
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- gammaz mesaisi4
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler4
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek3
- burun karıştırmak5
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- mesaj atan travestiye nerden esti demek2
- bir önceki entryi devam ettir4
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- pazar günü aktiviteleri3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- sıra gecesine gidip çılgınlar gibi eğlenmek2
- yazarların işlediği günahlar15
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı2
- terhis oluyorum sözlük25
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- helin elveren3
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- soğuk havaların resmi içeceği2
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- bekareti kaybedince aglamanin mantiksizligi2
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- hayat bilgisi ürperi2
- felsefe öğretmenin ironisi3
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı5
- scream 82
- kahvaltı yapmak2
- onur babacan3
- sabah soğuğu3
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- flörtün ilkesel reddi5
- amedspor31
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
sevdiği entry'ler
iran'DA ŞERiATMI VARMIŞ
muta nikahı denen nikahlı orospuluğun yasal olduğu yermi şeriatmış,
imamları masum gösteren ideolojimi şeriatmış
müslümanların annesi hz aişe validemize iftira atanlarmı şeriatmış
hz ebu bekir,hz ömer efendilerimizi kafirlikle suçlayanlarmı şeriatmış
kur'an ve imam çelişirse kur'an tevil edilir diyenlermi şeriatmış.
ve bunların başı humeynimi şeriatı getirmiş.
muta nikahı denen nikahlı orospuluğun yasal olduğu yermi şeriatmış,
imamları masum gösteren ideolojimi şeriatmış
müslümanların annesi hz aişe validemize iftira atanlarmı şeriatmış
hz ebu bekir,hz ömer efendilerimizi kafirlikle suçlayanlarmı şeriatmış
kur'an ve imam çelişirse kur'an tevil edilir diyenlermi şeriatmış.
ve bunların başı humeynimi şeriatı getirmiş.
Nasip olursa tutarım ya iyi oluyor hem sağlık açısından falan.
an itibariyle başlamış birliktir.
amaç: özelden konuşmak.
amaç: özelden konuşmak.
“insan ancak fenâfillah makamında bir sükûnete erebilir ve onu da yapanlara aşk olsun!”
“benim savunduğum şey, beklentisiz bekleyiştir.... yani mutlaka elime bir kazanç geçecek diye bir hesap yapmadan... şunu diyorum ben: eğer bir nidâ duyduğum zaman, eğer bir gözle karşılaştığım zaman, bunu hissedemeyecek, bunu kendime yaklaştıramayacak kadar meşgul ya da duyarsızsam, bunu kendim için kayıp sayarım. benim beklentisiz bekleyiş dediğim şey, hâlâ bir nidânın benim tarafımdan algılanabileceğini kabul etmemdir”
“sadece aşklarım değil, inançlarım da işgal altındadır diyorum... acaba aşktan inancı soyutlamak mümkün mü? yani inançsız aşk olur mu ve aşksız inanç ne işe yarar? aslında bunları sorgulamak lazım. aşk tek başına, aşk inançtan bağımsız olarak ne işe yarar ve inanç aşksız olduğu zaman, kime ne faydası vardır?”
“Ben hırçın falan değilim. Yani ben öyle şeyler söylüyorum ki, Türkiye’de vatan haini olmayan herkesin ‘Elbette bu böyle!’ diyeceği şeyler bunlar… Ama adam Türkiye aleyhine bir dolap çeviriyorsa ve menfaatini Türkiye düşmanlarından elde ediyorsa, ‘ismet Özel hırçın, ismet Özel numara yapıyor’ falan filan gibi şeyler söyleyebilir. Çünkü onlar, işlerini yoluna koyduklarını sanıyorlar. Bir şeyler duyulmayacak olursa, onların arabası yürüyecek gibi düşünüyorlar ama ben de defalarca söyledim: Benim bir kahramanlık derdim yok. insanlar benim söylediklerime ilgi duymuyorlarsa, kendileri bilir! Hiç öyle bir propaganda faaliyeti benim derdim değil. Ama söylediklerimin neye dayandığı konusunda fikir sahibi olan herkes, buradan bir şey çıkacak diye bekliyor”
“benim savunduğum şey, beklentisiz bekleyiştir.... yani mutlaka elime bir kazanç geçecek diye bir hesap yapmadan... şunu diyorum ben: eğer bir nidâ duyduğum zaman, eğer bir gözle karşılaştığım zaman, bunu hissedemeyecek, bunu kendime yaklaştıramayacak kadar meşgul ya da duyarsızsam, bunu kendim için kayıp sayarım. benim beklentisiz bekleyiş dediğim şey, hâlâ bir nidânın benim tarafımdan algılanabileceğini kabul etmemdir”
“sadece aşklarım değil, inançlarım da işgal altındadır diyorum... acaba aşktan inancı soyutlamak mümkün mü? yani inançsız aşk olur mu ve aşksız inanç ne işe yarar? aslında bunları sorgulamak lazım. aşk tek başına, aşk inançtan bağımsız olarak ne işe yarar ve inanç aşksız olduğu zaman, kime ne faydası vardır?”
“Ben hırçın falan değilim. Yani ben öyle şeyler söylüyorum ki, Türkiye’de vatan haini olmayan herkesin ‘Elbette bu böyle!’ diyeceği şeyler bunlar… Ama adam Türkiye aleyhine bir dolap çeviriyorsa ve menfaatini Türkiye düşmanlarından elde ediyorsa, ‘ismet Özel hırçın, ismet Özel numara yapıyor’ falan filan gibi şeyler söyleyebilir. Çünkü onlar, işlerini yoluna koyduklarını sanıyorlar. Bir şeyler duyulmayacak olursa, onların arabası yürüyecek gibi düşünüyorlar ama ben de defalarca söyledim: Benim bir kahramanlık derdim yok. insanlar benim söylediklerime ilgi duymuyorlarsa, kendileri bilir! Hiç öyle bir propaganda faaliyeti benim derdim değil. Ama söylediklerimin neye dayandığı konusunda fikir sahibi olan herkes, buradan bir şey çıkacak diye bekliyor”
türkü anladık da türkçülük ne? böyle bir dangalaklığa gavur bile güler. sonu -çi, -çü ya da -izm, -ist ile biten kavramların hepsi uyduruktur, beşeri şeylerdir.
türk (yani müslüman) hep var olacaktır. müslüman olmayanlara, mesela gagavuzlara türk falan diyorlar ya, uzak durun onlardan, onlar ırkçıdır.
vatana, millete faydası olmaz bunların. türkçülük yapanlar hem ırki, hem de din manasında türk değillerdir zaten. eğer türk ırkı diye bir şey varsa tabii.
gavur oyunu bunlar. neşet ertaş merhumun "türkü söyler türküm diyen" türküsü söyleyecek kadar yürekleri yoktur bunların.
Allah dostlarına söven de hep bu güruhtur. vicdanlı solcular bile sövmez hz. mevlanaya ama türkçüler söver. ülkücüler de bunların içine dahildir. kafatasçıdırlar. ne kadar ülkücü tanıdıysam alayı kafatasçı. atatürke toz kondurmazlar, hz. mevlanaya söverler. aferin lan size!
türkçülerin yaptığını aleviler bile yapmaz. gerçi alevilerde de ırkçılık var ama türkçülerinki kadar acımasız olamaz aleviler. aleviler sözünün eridir ama türkçüler bediüzzaman said nursi ye çatar, yunus emreye çatar.
bunların hakkından şair ismet özel gelmiştir.
ismet özel der ki:
"niyazi berkes, türkiyede çağdaşlaşma diye tercüme edilen kitabında:
[topraklarımızda öyle bölgeler vardır ki, buralar, hangi hakim inanç söz konusuysa, o inancın rafizisidirler. bu topraklar, yani bizans hakimiyetinde hıristiyan iken, en aykırı hıristiyan inancı benimsemiştirler buralar.
yani bu yöreler, bugün, (bir kısmı, bütün aleviler değil ama) bu toprakların rafizi inancı devam ettiren kısmı, bu topraklar darül islam olduktan sonra da, alevi olarak bilinen kısımdır]
der...
tabii bunu siz hiçbir zaman dikkate almazsınız. çünkü siz, avrupalılar ve son zamanlarda amerikalılar, size {bu iş böyledir oğlum, böyle olmazsa seni hiçbir zaman adam yerine koymam} demeleri üzerine bildiğiniz şeyleri burada ikrar ediyorsunuz.
Türk Tarihi, hiçbir zaman Türklerin ne olduğunun esas alınması üzerine yazılmış değildir. Türkler nedir meselesini gavurlar tespit etti, siz de onlara hizmet ediyorsunuz"
türk (yani müslüman) hep var olacaktır. müslüman olmayanlara, mesela gagavuzlara türk falan diyorlar ya, uzak durun onlardan, onlar ırkçıdır.
vatana, millete faydası olmaz bunların. türkçülük yapanlar hem ırki, hem de din manasında türk değillerdir zaten. eğer türk ırkı diye bir şey varsa tabii.
gavur oyunu bunlar. neşet ertaş merhumun "türkü söyler türküm diyen" türküsü söyleyecek kadar yürekleri yoktur bunların.
Allah dostlarına söven de hep bu güruhtur. vicdanlı solcular bile sövmez hz. mevlanaya ama türkçüler söver. ülkücüler de bunların içine dahildir. kafatasçıdırlar. ne kadar ülkücü tanıdıysam alayı kafatasçı. atatürke toz kondurmazlar, hz. mevlanaya söverler. aferin lan size!
türkçülerin yaptığını aleviler bile yapmaz. gerçi alevilerde de ırkçılık var ama türkçülerinki kadar acımasız olamaz aleviler. aleviler sözünün eridir ama türkçüler bediüzzaman said nursi ye çatar, yunus emreye çatar.
bunların hakkından şair ismet özel gelmiştir.
ismet özel der ki:
"niyazi berkes, türkiyede çağdaşlaşma diye tercüme edilen kitabında:
[topraklarımızda öyle bölgeler vardır ki, buralar, hangi hakim inanç söz konusuysa, o inancın rafizisidirler. bu topraklar, yani bizans hakimiyetinde hıristiyan iken, en aykırı hıristiyan inancı benimsemiştirler buralar.
yani bu yöreler, bugün, (bir kısmı, bütün aleviler değil ama) bu toprakların rafizi inancı devam ettiren kısmı, bu topraklar darül islam olduktan sonra da, alevi olarak bilinen kısımdır]
der...
tabii bunu siz hiçbir zaman dikkate almazsınız. çünkü siz, avrupalılar ve son zamanlarda amerikalılar, size {bu iş böyledir oğlum, böyle olmazsa seni hiçbir zaman adam yerine koymam} demeleri üzerine bildiğiniz şeyleri burada ikrar ediyorsunuz.
Türk Tarihi, hiçbir zaman Türklerin ne olduğunun esas alınması üzerine yazılmış değildir. Türkler nedir meselesini gavurlar tespit etti, siz de onlara hizmet ediyorsunuz"
sabahattin ali tarafından sinop cezaevinde yazılmıştır.
Memleketten Haber 6-5 hece ölçüsüyle yazılmış bir taşlamadır.
Bu şiiri (taşlamayı) Sabahattin Ali bir eğlenti sırasında okumuştur ve Atatürk'e hakaret ettiği ihbar edilince de bu taşlamadan dolayı yargılanır. Şiir'de Atatürk'ün adının geçmediği Sivas'taki bir bektaşi ayaklanması sonucu yazıldığı belirtilse de "cumhurbaşkanı'na ima yoluyla hakaret"ten 1932 yılında bir yıla hüküm giyer. Sabahattin Ali bu şiirden dolayı Konya ve Sinop hapishanelerinde ceza çeker ancak Cumhuriyet'in onuncu yılı dolayısıyla çıkarılan afla dışarı çıkar. ama bu sefer de işsiz kalmıştır ve memurluk kaydı silinmiştir. dilekçeyle başvurmasına rağmen sonuç alamaz. eski düşüncelerini değiştirdiğini kanıtlamasını gerektiği duyurulur kendisine. O da varlık dergisinde Benim Aşkım Şiirini yayınlayarak kendini aklar;
Benim Aşkım
Bir kalemin ucundan hislerimiz akınca
Bir ince yol onları sıkıyor, daraltıyor;
Beni anlayamazsan gözlerime bakınca
Göğsümü parçala bak nasıl atıyor.
Daha pek doymamışken yaşamanın tadına
Gönül bağlamaz oldu ne kıza, ne kadına...
Gönlüm yüz sürmek ister yalnız senin katına.
Senden başka her şeyi bir mangıra satıyor.
Sensin, kalbim değildir, böyle göğsümde vuran,
Sensin "Ülkü" adıyla beynimde dimdik duran.
Sensin çeyrek asırlık günlerimi dolduran;
Seni çıkarsam, ömrüm başlamadan bitiyor.
Hem bunları ne çıkar anlatsam bir dizeye?
Hisler kambur oluyor dökülünce yazıya.
Kısacası gönlümü verdim Ulu Gazi'ye.
Göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.
15.01.1934 tarihinde yazılmış bu şiirden sonra Sabahattin Ali aklanmış ancak şiirden de soğumuştur bu şiirden sonra varlık dergisinde Ruhumun Dalgaları adlı son şiirini de 1935 yılında şiir hayatına son verir, ondan sonra hikayeleriyle görmeye başlarız onu.
Bu şiiri (taşlamayı) Sabahattin Ali bir eğlenti sırasında okumuştur ve Atatürk'e hakaret ettiği ihbar edilince de bu taşlamadan dolayı yargılanır. Şiir'de Atatürk'ün adının geçmediği Sivas'taki bir bektaşi ayaklanması sonucu yazıldığı belirtilse de "cumhurbaşkanı'na ima yoluyla hakaret"ten 1932 yılında bir yıla hüküm giyer. Sabahattin Ali bu şiirden dolayı Konya ve Sinop hapishanelerinde ceza çeker ancak Cumhuriyet'in onuncu yılı dolayısıyla çıkarılan afla dışarı çıkar. ama bu sefer de işsiz kalmıştır ve memurluk kaydı silinmiştir. dilekçeyle başvurmasına rağmen sonuç alamaz. eski düşüncelerini değiştirdiğini kanıtlamasını gerektiği duyurulur kendisine. O da varlık dergisinde Benim Aşkım Şiirini yayınlayarak kendini aklar;
Benim Aşkım
Bir kalemin ucundan hislerimiz akınca
Bir ince yol onları sıkıyor, daraltıyor;
Beni anlayamazsan gözlerime bakınca
Göğsümü parçala bak nasıl atıyor.
Daha pek doymamışken yaşamanın tadına
Gönül bağlamaz oldu ne kıza, ne kadına...
Gönlüm yüz sürmek ister yalnız senin katına.
Senden başka her şeyi bir mangıra satıyor.
Sensin, kalbim değildir, böyle göğsümde vuran,
Sensin "Ülkü" adıyla beynimde dimdik duran.
Sensin çeyrek asırlık günlerimi dolduran;
Seni çıkarsam, ömrüm başlamadan bitiyor.
Hem bunları ne çıkar anlatsam bir dizeye?
Hisler kambur oluyor dökülünce yazıya.
Kısacası gönlümü verdim Ulu Gazi'ye.
Göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.
15.01.1934 tarihinde yazılmış bu şiirden sonra Sabahattin Ali aklanmış ancak şiirden de soğumuştur bu şiirden sonra varlık dergisinde Ruhumun Dalgaları adlı son şiirini de 1935 yılında şiir hayatına son verir, ondan sonra hikayeleriyle görmeye başlarız onu.
bir sabahattin ali şiiridir.
Hey anavatandan ayrılmayanlar
Bulanık dereler durulmuş mudur?
Dinmiş mi olukla akan o kanlar?
Büyük hedeflere varılmış mıdır?
Asarlar mı hâlâ Hakka tapanı?
Mebus yaparlar mı her şaklabanı?
Köylünün elinde var mı sabanı?
Sıska öküzleri dirilmiş midir?
Cümlesi beli der enelhak dese
Hâlâ taparlar mı koca terese?
ismet girmedi mi hâlâ kodese?
Kel Ali'nin boynu vurulmuş mudur?
Hey anavatandan ayrılmayanlar
Bulanık dereler durulmuş mudur?
Dinmiş mi olukla akan o kanlar?
Büyük hedeflere varılmış mıdır?
Asarlar mı hâlâ Hakka tapanı?
Mebus yaparlar mı her şaklabanı?
Köylünün elinde var mı sabanı?
Sıska öküzleri dirilmiş midir?
Cümlesi beli der enelhak dese
Hâlâ taparlar mı koca terese?
ismet girmedi mi hâlâ kodese?
Kel Ali'nin boynu vurulmuş mudur?