bugün
- beni kaybettin diyen erkek14
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- iç sıkıntısı4
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- tecrübe edilen en korkunç şey3
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- ekşiye gidiyorum ben10
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- aslan burcu3
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- güne almanca bir cümle bırak2
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı12
- sadece filistin'i önemsemek15
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- gecenin korkunç yaratıkları2
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- mazotun litresi 101 lira36
- saddam hüseyin3
- jango fett2
- kadikoy psikolog4
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması3
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- beşiktaş'ın marsilya'yı gol manyağı yapması5
- palpatine2
- kanadalı ünlüler3
- iblis'in sesini duymak11
- hangi şehrin erkeği meşhurdur5
- gocu38
- 2019 da doğmak nedir4
- ona bir şarkı gönder4
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- 28 bine çalışmak8
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek5
- charlie kirk3
- amerika2
- sevgilinin garanti kapsamı dışında kalması4
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- roblox2
- kürdü sevin10
- henüz hazır değilim3
- allah6
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek3
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- israil11
- emma watson hala güzelmi3
sevdiği entry'ler
iran'DA ŞERiATMI VARMIŞ
muta nikahı denen nikahlı orospuluğun yasal olduğu yermi şeriatmış,
imamları masum gösteren ideolojimi şeriatmış
müslümanların annesi hz aişe validemize iftira atanlarmı şeriatmış
hz ebu bekir,hz ömer efendilerimizi kafirlikle suçlayanlarmı şeriatmış
kur'an ve imam çelişirse kur'an tevil edilir diyenlermi şeriatmış.
ve bunların başı humeynimi şeriatı getirmiş.
muta nikahı denen nikahlı orospuluğun yasal olduğu yermi şeriatmış,
imamları masum gösteren ideolojimi şeriatmış
müslümanların annesi hz aişe validemize iftira atanlarmı şeriatmış
hz ebu bekir,hz ömer efendilerimizi kafirlikle suçlayanlarmı şeriatmış
kur'an ve imam çelişirse kur'an tevil edilir diyenlermi şeriatmış.
ve bunların başı humeynimi şeriatı getirmiş.
Nasip olursa tutarım ya iyi oluyor hem sağlık açısından falan.
an itibariyle başlamış birliktir.
amaç: özelden konuşmak.
amaç: özelden konuşmak.
“insan ancak fenâfillah makamında bir sükûnete erebilir ve onu da yapanlara aşk olsun!”
“benim savunduğum şey, beklentisiz bekleyiştir.... yani mutlaka elime bir kazanç geçecek diye bir hesap yapmadan... şunu diyorum ben: eğer bir nidâ duyduğum zaman, eğer bir gözle karşılaştığım zaman, bunu hissedemeyecek, bunu kendime yaklaştıramayacak kadar meşgul ya da duyarsızsam, bunu kendim için kayıp sayarım. benim beklentisiz bekleyiş dediğim şey, hâlâ bir nidânın benim tarafımdan algılanabileceğini kabul etmemdir”
“sadece aşklarım değil, inançlarım da işgal altındadır diyorum... acaba aşktan inancı soyutlamak mümkün mü? yani inançsız aşk olur mu ve aşksız inanç ne işe yarar? aslında bunları sorgulamak lazım. aşk tek başına, aşk inançtan bağımsız olarak ne işe yarar ve inanç aşksız olduğu zaman, kime ne faydası vardır?”
“Ben hırçın falan değilim. Yani ben öyle şeyler söylüyorum ki, Türkiye’de vatan haini olmayan herkesin ‘Elbette bu böyle!’ diyeceği şeyler bunlar… Ama adam Türkiye aleyhine bir dolap çeviriyorsa ve menfaatini Türkiye düşmanlarından elde ediyorsa, ‘ismet Özel hırçın, ismet Özel numara yapıyor’ falan filan gibi şeyler söyleyebilir. Çünkü onlar, işlerini yoluna koyduklarını sanıyorlar. Bir şeyler duyulmayacak olursa, onların arabası yürüyecek gibi düşünüyorlar ama ben de defalarca söyledim: Benim bir kahramanlık derdim yok. insanlar benim söylediklerime ilgi duymuyorlarsa, kendileri bilir! Hiç öyle bir propaganda faaliyeti benim derdim değil. Ama söylediklerimin neye dayandığı konusunda fikir sahibi olan herkes, buradan bir şey çıkacak diye bekliyor”
“benim savunduğum şey, beklentisiz bekleyiştir.... yani mutlaka elime bir kazanç geçecek diye bir hesap yapmadan... şunu diyorum ben: eğer bir nidâ duyduğum zaman, eğer bir gözle karşılaştığım zaman, bunu hissedemeyecek, bunu kendime yaklaştıramayacak kadar meşgul ya da duyarsızsam, bunu kendim için kayıp sayarım. benim beklentisiz bekleyiş dediğim şey, hâlâ bir nidânın benim tarafımdan algılanabileceğini kabul etmemdir”
“sadece aşklarım değil, inançlarım da işgal altındadır diyorum... acaba aşktan inancı soyutlamak mümkün mü? yani inançsız aşk olur mu ve aşksız inanç ne işe yarar? aslında bunları sorgulamak lazım. aşk tek başına, aşk inançtan bağımsız olarak ne işe yarar ve inanç aşksız olduğu zaman, kime ne faydası vardır?”
“Ben hırçın falan değilim. Yani ben öyle şeyler söylüyorum ki, Türkiye’de vatan haini olmayan herkesin ‘Elbette bu böyle!’ diyeceği şeyler bunlar… Ama adam Türkiye aleyhine bir dolap çeviriyorsa ve menfaatini Türkiye düşmanlarından elde ediyorsa, ‘ismet Özel hırçın, ismet Özel numara yapıyor’ falan filan gibi şeyler söyleyebilir. Çünkü onlar, işlerini yoluna koyduklarını sanıyorlar. Bir şeyler duyulmayacak olursa, onların arabası yürüyecek gibi düşünüyorlar ama ben de defalarca söyledim: Benim bir kahramanlık derdim yok. insanlar benim söylediklerime ilgi duymuyorlarsa, kendileri bilir! Hiç öyle bir propaganda faaliyeti benim derdim değil. Ama söylediklerimin neye dayandığı konusunda fikir sahibi olan herkes, buradan bir şey çıkacak diye bekliyor”
türkü anladık da türkçülük ne? böyle bir dangalaklığa gavur bile güler. sonu -çi, -çü ya da -izm, -ist ile biten kavramların hepsi uyduruktur, beşeri şeylerdir.
türk (yani müslüman) hep var olacaktır. müslüman olmayanlara, mesela gagavuzlara türk falan diyorlar ya, uzak durun onlardan, onlar ırkçıdır.
vatana, millete faydası olmaz bunların. türkçülük yapanlar hem ırki, hem de din manasında türk değillerdir zaten. eğer türk ırkı diye bir şey varsa tabii.
gavur oyunu bunlar. neşet ertaş merhumun "türkü söyler türküm diyen" türküsü söyleyecek kadar yürekleri yoktur bunların.
Allah dostlarına söven de hep bu güruhtur. vicdanlı solcular bile sövmez hz. mevlanaya ama türkçüler söver. ülkücüler de bunların içine dahildir. kafatasçıdırlar. ne kadar ülkücü tanıdıysam alayı kafatasçı. atatürke toz kondurmazlar, hz. mevlanaya söverler. aferin lan size!
türkçülerin yaptığını aleviler bile yapmaz. gerçi alevilerde de ırkçılık var ama türkçülerinki kadar acımasız olamaz aleviler. aleviler sözünün eridir ama türkçüler bediüzzaman said nursi ye çatar, yunus emreye çatar.
bunların hakkından şair ismet özel gelmiştir.
ismet özel der ki:
"niyazi berkes, türkiyede çağdaşlaşma diye tercüme edilen kitabında:
[topraklarımızda öyle bölgeler vardır ki, buralar, hangi hakim inanç söz konusuysa, o inancın rafizisidirler. bu topraklar, yani bizans hakimiyetinde hıristiyan iken, en aykırı hıristiyan inancı benimsemiştirler buralar.
yani bu yöreler, bugün, (bir kısmı, bütün aleviler değil ama) bu toprakların rafizi inancı devam ettiren kısmı, bu topraklar darül islam olduktan sonra da, alevi olarak bilinen kısımdır]
der...
tabii bunu siz hiçbir zaman dikkate almazsınız. çünkü siz, avrupalılar ve son zamanlarda amerikalılar, size {bu iş böyledir oğlum, böyle olmazsa seni hiçbir zaman adam yerine koymam} demeleri üzerine bildiğiniz şeyleri burada ikrar ediyorsunuz.
Türk Tarihi, hiçbir zaman Türklerin ne olduğunun esas alınması üzerine yazılmış değildir. Türkler nedir meselesini gavurlar tespit etti, siz de onlara hizmet ediyorsunuz"
türk (yani müslüman) hep var olacaktır. müslüman olmayanlara, mesela gagavuzlara türk falan diyorlar ya, uzak durun onlardan, onlar ırkçıdır.
vatana, millete faydası olmaz bunların. türkçülük yapanlar hem ırki, hem de din manasında türk değillerdir zaten. eğer türk ırkı diye bir şey varsa tabii.
gavur oyunu bunlar. neşet ertaş merhumun "türkü söyler türküm diyen" türküsü söyleyecek kadar yürekleri yoktur bunların.
Allah dostlarına söven de hep bu güruhtur. vicdanlı solcular bile sövmez hz. mevlanaya ama türkçüler söver. ülkücüler de bunların içine dahildir. kafatasçıdırlar. ne kadar ülkücü tanıdıysam alayı kafatasçı. atatürke toz kondurmazlar, hz. mevlanaya söverler. aferin lan size!
türkçülerin yaptığını aleviler bile yapmaz. gerçi alevilerde de ırkçılık var ama türkçülerinki kadar acımasız olamaz aleviler. aleviler sözünün eridir ama türkçüler bediüzzaman said nursi ye çatar, yunus emreye çatar.
bunların hakkından şair ismet özel gelmiştir.
ismet özel der ki:
"niyazi berkes, türkiyede çağdaşlaşma diye tercüme edilen kitabında:
[topraklarımızda öyle bölgeler vardır ki, buralar, hangi hakim inanç söz konusuysa, o inancın rafizisidirler. bu topraklar, yani bizans hakimiyetinde hıristiyan iken, en aykırı hıristiyan inancı benimsemiştirler buralar.
yani bu yöreler, bugün, (bir kısmı, bütün aleviler değil ama) bu toprakların rafizi inancı devam ettiren kısmı, bu topraklar darül islam olduktan sonra da, alevi olarak bilinen kısımdır]
der...
tabii bunu siz hiçbir zaman dikkate almazsınız. çünkü siz, avrupalılar ve son zamanlarda amerikalılar, size {bu iş böyledir oğlum, böyle olmazsa seni hiçbir zaman adam yerine koymam} demeleri üzerine bildiğiniz şeyleri burada ikrar ediyorsunuz.
Türk Tarihi, hiçbir zaman Türklerin ne olduğunun esas alınması üzerine yazılmış değildir. Türkler nedir meselesini gavurlar tespit etti, siz de onlara hizmet ediyorsunuz"
sabahattin ali tarafından sinop cezaevinde yazılmıştır.
Memleketten Haber 6-5 hece ölçüsüyle yazılmış bir taşlamadır.
Bu şiiri (taşlamayı) Sabahattin Ali bir eğlenti sırasında okumuştur ve Atatürk'e hakaret ettiği ihbar edilince de bu taşlamadan dolayı yargılanır. Şiir'de Atatürk'ün adının geçmediği Sivas'taki bir bektaşi ayaklanması sonucu yazıldığı belirtilse de "cumhurbaşkanı'na ima yoluyla hakaret"ten 1932 yılında bir yıla hüküm giyer. Sabahattin Ali bu şiirden dolayı Konya ve Sinop hapishanelerinde ceza çeker ancak Cumhuriyet'in onuncu yılı dolayısıyla çıkarılan afla dışarı çıkar. ama bu sefer de işsiz kalmıştır ve memurluk kaydı silinmiştir. dilekçeyle başvurmasına rağmen sonuç alamaz. eski düşüncelerini değiştirdiğini kanıtlamasını gerektiği duyurulur kendisine. O da varlık dergisinde Benim Aşkım Şiirini yayınlayarak kendini aklar;
Benim Aşkım
Bir kalemin ucundan hislerimiz akınca
Bir ince yol onları sıkıyor, daraltıyor;
Beni anlayamazsan gözlerime bakınca
Göğsümü parçala bak nasıl atıyor.
Daha pek doymamışken yaşamanın tadına
Gönül bağlamaz oldu ne kıza, ne kadına...
Gönlüm yüz sürmek ister yalnız senin katına.
Senden başka her şeyi bir mangıra satıyor.
Sensin, kalbim değildir, böyle göğsümde vuran,
Sensin "Ülkü" adıyla beynimde dimdik duran.
Sensin çeyrek asırlık günlerimi dolduran;
Seni çıkarsam, ömrüm başlamadan bitiyor.
Hem bunları ne çıkar anlatsam bir dizeye?
Hisler kambur oluyor dökülünce yazıya.
Kısacası gönlümü verdim Ulu Gazi'ye.
Göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.
15.01.1934 tarihinde yazılmış bu şiirden sonra Sabahattin Ali aklanmış ancak şiirden de soğumuştur bu şiirden sonra varlık dergisinde Ruhumun Dalgaları adlı son şiirini de 1935 yılında şiir hayatına son verir, ondan sonra hikayeleriyle görmeye başlarız onu.
Bu şiiri (taşlamayı) Sabahattin Ali bir eğlenti sırasında okumuştur ve Atatürk'e hakaret ettiği ihbar edilince de bu taşlamadan dolayı yargılanır. Şiir'de Atatürk'ün adının geçmediği Sivas'taki bir bektaşi ayaklanması sonucu yazıldığı belirtilse de "cumhurbaşkanı'na ima yoluyla hakaret"ten 1932 yılında bir yıla hüküm giyer. Sabahattin Ali bu şiirden dolayı Konya ve Sinop hapishanelerinde ceza çeker ancak Cumhuriyet'in onuncu yılı dolayısıyla çıkarılan afla dışarı çıkar. ama bu sefer de işsiz kalmıştır ve memurluk kaydı silinmiştir. dilekçeyle başvurmasına rağmen sonuç alamaz. eski düşüncelerini değiştirdiğini kanıtlamasını gerektiği duyurulur kendisine. O da varlık dergisinde Benim Aşkım Şiirini yayınlayarak kendini aklar;
Benim Aşkım
Bir kalemin ucundan hislerimiz akınca
Bir ince yol onları sıkıyor, daraltıyor;
Beni anlayamazsan gözlerime bakınca
Göğsümü parçala bak nasıl atıyor.
Daha pek doymamışken yaşamanın tadına
Gönül bağlamaz oldu ne kıza, ne kadına...
Gönlüm yüz sürmek ister yalnız senin katına.
Senden başka her şeyi bir mangıra satıyor.
Sensin, kalbim değildir, böyle göğsümde vuran,
Sensin "Ülkü" adıyla beynimde dimdik duran.
Sensin çeyrek asırlık günlerimi dolduran;
Seni çıkarsam, ömrüm başlamadan bitiyor.
Hem bunları ne çıkar anlatsam bir dizeye?
Hisler kambur oluyor dökülünce yazıya.
Kısacası gönlümü verdim Ulu Gazi'ye.
Göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.
15.01.1934 tarihinde yazılmış bu şiirden sonra Sabahattin Ali aklanmış ancak şiirden de soğumuştur bu şiirden sonra varlık dergisinde Ruhumun Dalgaları adlı son şiirini de 1935 yılında şiir hayatına son verir, ondan sonra hikayeleriyle görmeye başlarız onu.
bir sabahattin ali şiiridir.
Hey anavatandan ayrılmayanlar
Bulanık dereler durulmuş mudur?
Dinmiş mi olukla akan o kanlar?
Büyük hedeflere varılmış mıdır?
Asarlar mı hâlâ Hakka tapanı?
Mebus yaparlar mı her şaklabanı?
Köylünün elinde var mı sabanı?
Sıska öküzleri dirilmiş midir?
Cümlesi beli der enelhak dese
Hâlâ taparlar mı koca terese?
ismet girmedi mi hâlâ kodese?
Kel Ali'nin boynu vurulmuş mudur?
Hey anavatandan ayrılmayanlar
Bulanık dereler durulmuş mudur?
Dinmiş mi olukla akan o kanlar?
Büyük hedeflere varılmış mıdır?
Asarlar mı hâlâ Hakka tapanı?
Mebus yaparlar mı her şaklabanı?
Köylünün elinde var mı sabanı?
Sıska öküzleri dirilmiş midir?
Cümlesi beli der enelhak dese
Hâlâ taparlar mı koca terese?
ismet girmedi mi hâlâ kodese?
Kel Ali'nin boynu vurulmuş mudur?