bugün
- silver ile evlenecek erkek41
- rica etsem beni linçler misiniz14
- sürü zekası8
- ellerim bos gonlum hos29
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- resmine 31 çektim de yattım3
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- nervio hamferdi10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- avukat sevgili8
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- sözlüğün toplam zekası6
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- teomancalmasur5
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- katatespizartmasi16
- parayla saadet olması18
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- silik yemek5
- ne mutlu türküm diyene3
- ortama girince herkesin susması11
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- sarapci koala61
- tuzlu kahve dizisi7
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- amedspor19
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- motordan düşmek6
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- morkstar6
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- özel mesaj ifşası5
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- sözlükte yapılacak en büyük hata3
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- technical debt3
- sarhoş olmak3
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
edebiyat, zooloji ve antropoloji âlimi. ismi, Amr bin Bahr bin Mecnûn el-Kinânî el-Fakîmî el-Basrî olup, künyesi Ebû Osmândır. Basralı olup, Zeys kabîlesindendir. Biraz şaşı ve patlak gözlü olduğu için, Câhız ismiyle anılmış ve böyle meşhur olmuştur. 767 (H. 150) senesinde Basrada doğdu. 869 (H. 255) senesinde aynı şehirde vefât etti.
Câhız, Bağdat ve Basrada ilim tahsil etti. Ebû Ubeyde, Esmaî, Ebû Zeyd el-Ensârînin derslerini dinledi. Sapık yollardan olan Mûtezile fırkasının tanınmış âlimi Ebû ishâk ibrâhim bin Seyyâr el-Besrâ el-Belhî, Câhızın keskin zekâ ve kâbiliyetini görerek, onu elde etti. Eserlerini felsefecilerin bozuk fikirleri ile dolduran Ebû ishâk Câhızın saf zihnini de ifsât etti. Bir taraftan fen ve edebiyât ilimlerinde yetiştirirken, diğer yandan onun îtikâdını bozdu. Küçük yaşta ilmî araştırmaları tâkib eden, hattâ bu maksatla yapılan toplantılara iştirâk eden Câhız, kısa zamanda yetişerek, ilmî konularda eserler vermeye başladı. Câhızın kâbiliyetini ve zekâsının üstünlüğünü gören Mûtezilenin önde gelenleri, ona büyük alâka gösterip maddî yardım sağladılar. Böylece kendi sapık îtikatlarına göre yetişmesinde destek oldular.
Edebiyat sâhasında da meşhûr olan Câhız, fesâhat ve belâgatta çağdaşlarını geride bıraktı. Ehl-i sünnet âlimlerinden bâzıları, onun belâgat ilmine dâir yazdığı eserlerden faydalandılar. Eserlerinden birini okuyan Halîfe Memûn, onu sarayına aldı. Vezir ibn-i Zeyyâd, Câhızı koruyarak ilmî çalışmalarında destek oldu.
Câhız, devrinin en büyük zooloji ve antropoloji âlimiydi. Hayvanların her türünü inceledi. Eserlerinde hayvanların yaşayışları hakkında ince bilgiler verdi ve hayvanları deney için kullanan ilk âlim oldu. Tedkik ve deneylerini, o konu hakkında doğru bilgi elde edinceye kadar sürdürdü. Hayvanlardaki uzvî değişiklikleri de inceledi. Hayvanların âdetlerini ve husûsiyetlerini izâh ederken, Allahü teâlânın onları yaratmasındaki hikmeti de gözler önüne serdi.
Câhız, kendi düşüncelerini, eserlerinde hayvanları konuşturmak sûretiyle ortaya koydu. Bu durum daha önce doğu edebiyâtlarında Kelîle ve Dimne ile Hintte, 13. asırda Mesnevî-i şerîf ile Mevlânâda görülür. Câhızdan tam sekiz asır sonra dünyâya gelen 18. asır Fransız edebiyâtçısı La Fontentaine, onun hayvanları konuşturma üslûbunu taklid ederek üne kavuşmuştur. ilk defâ hayvanları konuşturma sanatını ortaya çıkaranın La Fontaine olduğu batılılarca iddiâ ediliyorsa da, onun bu sanatı Câhızdan ve diğer Müslüman milletlerin edebiyatçılarından aldığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Avrupa bilginleri, milletlerarası ilmî toplantılarda, teneffüs faaliyetinin sâdece akciğerlere mahsus olmadığını, teneffüsün ciltteki delikler vâsıtasıyla da yapıldığını ilk ortaya çıkaranların kendileri olduğunu söylerler. Fakat bu arada Câhızı zikretmeyi kasten unutur görünürler. Halbuki Câhız, asırlar önce bu hakîkatı ortaya koyan tek âlimdir. El-Hayvân isimli eserinde şöyle demektedir: "Her kıl dibinde, bedenin teneffüsünü temin eden delikçikler mevcuttur. Şâyet bunlar olmasaydı, insan ilk anda ölürdü." Bu, Câhızın, tecrübeleriyle ortaya koyduğu açık bir hakîkattır.
Câhız ilk defâ kuru destilasyona tâbi tutmak sûretiyle hayvan gübresinden amonyak elde etmeyi de başarmıştır.
Halîfe Mütevekkil zamânında saraydan çıkarılan Câhız, Basraya yerleşti. Orada uzun bir ömür sürdü. Nihâyet 869 senesinde Basrada öldü. Öldüğü zaman kucağında ilmî birçok kitap bulunuyordu.
ilmî konularda araştırma yapan kimseler, Câhızın eserlerinden büyük ölçüde istifâdeyle, buluşlarını da tasdik etmişlerdir. Kazvînî ve Demîrî gibi zoologlar onun eserlerinden çok faydalanmışlardır. Edebî alanda da kendisinden sonra yetişenlere tesiri çoktur. Birçok edebiyâtçı, eserlerini yazarken Câhızı taklid etmiştir.
edit:hayatını kitap okuyarak geçirdiği ve kitaplar arasında öldüğü rivayet edilir.
Câhız, Bağdat ve Basrada ilim tahsil etti. Ebû Ubeyde, Esmaî, Ebû Zeyd el-Ensârînin derslerini dinledi. Sapık yollardan olan Mûtezile fırkasının tanınmış âlimi Ebû ishâk ibrâhim bin Seyyâr el-Besrâ el-Belhî, Câhızın keskin zekâ ve kâbiliyetini görerek, onu elde etti. Eserlerini felsefecilerin bozuk fikirleri ile dolduran Ebû ishâk Câhızın saf zihnini de ifsât etti. Bir taraftan fen ve edebiyât ilimlerinde yetiştirirken, diğer yandan onun îtikâdını bozdu. Küçük yaşta ilmî araştırmaları tâkib eden, hattâ bu maksatla yapılan toplantılara iştirâk eden Câhız, kısa zamanda yetişerek, ilmî konularda eserler vermeye başladı. Câhızın kâbiliyetini ve zekâsının üstünlüğünü gören Mûtezilenin önde gelenleri, ona büyük alâka gösterip maddî yardım sağladılar. Böylece kendi sapık îtikatlarına göre yetişmesinde destek oldular.
Edebiyat sâhasında da meşhûr olan Câhız, fesâhat ve belâgatta çağdaşlarını geride bıraktı. Ehl-i sünnet âlimlerinden bâzıları, onun belâgat ilmine dâir yazdığı eserlerden faydalandılar. Eserlerinden birini okuyan Halîfe Memûn, onu sarayına aldı. Vezir ibn-i Zeyyâd, Câhızı koruyarak ilmî çalışmalarında destek oldu.
Câhız, devrinin en büyük zooloji ve antropoloji âlimiydi. Hayvanların her türünü inceledi. Eserlerinde hayvanların yaşayışları hakkında ince bilgiler verdi ve hayvanları deney için kullanan ilk âlim oldu. Tedkik ve deneylerini, o konu hakkında doğru bilgi elde edinceye kadar sürdürdü. Hayvanlardaki uzvî değişiklikleri de inceledi. Hayvanların âdetlerini ve husûsiyetlerini izâh ederken, Allahü teâlânın onları yaratmasındaki hikmeti de gözler önüne serdi.
Câhız, kendi düşüncelerini, eserlerinde hayvanları konuşturmak sûretiyle ortaya koydu. Bu durum daha önce doğu edebiyâtlarında Kelîle ve Dimne ile Hintte, 13. asırda Mesnevî-i şerîf ile Mevlânâda görülür. Câhızdan tam sekiz asır sonra dünyâya gelen 18. asır Fransız edebiyâtçısı La Fontentaine, onun hayvanları konuşturma üslûbunu taklid ederek üne kavuşmuştur. ilk defâ hayvanları konuşturma sanatını ortaya çıkaranın La Fontaine olduğu batılılarca iddiâ ediliyorsa da, onun bu sanatı Câhızdan ve diğer Müslüman milletlerin edebiyatçılarından aldığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Avrupa bilginleri, milletlerarası ilmî toplantılarda, teneffüs faaliyetinin sâdece akciğerlere mahsus olmadığını, teneffüsün ciltteki delikler vâsıtasıyla da yapıldığını ilk ortaya çıkaranların kendileri olduğunu söylerler. Fakat bu arada Câhızı zikretmeyi kasten unutur görünürler. Halbuki Câhız, asırlar önce bu hakîkatı ortaya koyan tek âlimdir. El-Hayvân isimli eserinde şöyle demektedir: "Her kıl dibinde, bedenin teneffüsünü temin eden delikçikler mevcuttur. Şâyet bunlar olmasaydı, insan ilk anda ölürdü." Bu, Câhızın, tecrübeleriyle ortaya koyduğu açık bir hakîkattır.
Câhız ilk defâ kuru destilasyona tâbi tutmak sûretiyle hayvan gübresinden amonyak elde etmeyi de başarmıştır.
Halîfe Mütevekkil zamânında saraydan çıkarılan Câhız, Basraya yerleşti. Orada uzun bir ömür sürdü. Nihâyet 869 senesinde Basrada öldü. Öldüğü zaman kucağında ilmî birçok kitap bulunuyordu.
ilmî konularda araştırma yapan kimseler, Câhızın eserlerinden büyük ölçüde istifâdeyle, buluşlarını da tasdik etmişlerdir. Kazvînî ve Demîrî gibi zoologlar onun eserlerinden çok faydalanmışlardır. Edebî alanda da kendisinden sonra yetişenlere tesiri çoktur. Birçok edebiyâtçı, eserlerini yazarken Câhızı taklid etmiştir.
edit:hayatını kitap okuyarak geçirdiği ve kitaplar arasında öldüğü rivayet edilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar