bugün
- salma hayek seksiliği8
- ekşi sözlük14
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- musa mı haklıydı firavun mu4
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan4
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- tımarhane3
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması5
- gürsel tekin7
- fusya semsiyeli yabanci10
- atatürk ün namaz kılan heykelinin olmaması5
- demokratik kongo cumhuriyeti10
- natalie portmanın bütün yapımlarını izlemek2
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- 2026 dünya kupası40
- spor yapmayan erkek13
- kemal kılıçdaroğlu9
- tai lungun semsiyeli olması5
- true ben hazırım bu gece gel beni kaçır4
- kongo cumhuriyeti milli futbol takımı3
- irem isimli kızların sanki biraz kaşar olması2
- türklerin zeka seviyesinin düşük olması4
- futbol33
- ingiltere başbakanı2
- dünya20
- gürcülerin medeniyete katkıları3
- harry kane3
- şükür sebepleriniz4
- büyüyünce ne olacaksın4
- pandela28
- manifest grubu4
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- diamond bosphorus2
- öldükten sonra hiçliğin olma ihtimali4
- hz isa mülteci karşıtlarını görseydi ne derdi2
- ingiltere5
- tai lung20
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- babam hiç dövmezdi insanı11
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- oklavayla dövmek3
- gocu7
- chp'li olarak kanal istanbul'u desteklemek2
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- samet akaydın2
- alice'in borderland2
- bugün ne yaptınız10
- pandela'nın otizm olması4
- tai lung'un şkodası4
- vize vermiyorlar ühü ühü4
edebiyat, zooloji ve antropoloji âlimi. ismi, Amr bin Bahr bin Mecnûn el-Kinânî el-Fakîmî el-Basrî olup, künyesi Ebû Osmândır. Basralı olup, Zeys kabîlesindendir. Biraz şaşı ve patlak gözlü olduğu için, Câhız ismiyle anılmış ve böyle meşhur olmuştur. 767 (H. 150) senesinde Basrada doğdu. 869 (H. 255) senesinde aynı şehirde vefât etti.
Câhız, Bağdat ve Basrada ilim tahsil etti. Ebû Ubeyde, Esmaî, Ebû Zeyd el-Ensârînin derslerini dinledi. Sapık yollardan olan Mûtezile fırkasının tanınmış âlimi Ebû ishâk ibrâhim bin Seyyâr el-Besrâ el-Belhî, Câhızın keskin zekâ ve kâbiliyetini görerek, onu elde etti. Eserlerini felsefecilerin bozuk fikirleri ile dolduran Ebû ishâk Câhızın saf zihnini de ifsât etti. Bir taraftan fen ve edebiyât ilimlerinde yetiştirirken, diğer yandan onun îtikâdını bozdu. Küçük yaşta ilmî araştırmaları tâkib eden, hattâ bu maksatla yapılan toplantılara iştirâk eden Câhız, kısa zamanda yetişerek, ilmî konularda eserler vermeye başladı. Câhızın kâbiliyetini ve zekâsının üstünlüğünü gören Mûtezilenin önde gelenleri, ona büyük alâka gösterip maddî yardım sağladılar. Böylece kendi sapık îtikatlarına göre yetişmesinde destek oldular.
Edebiyat sâhasında da meşhûr olan Câhız, fesâhat ve belâgatta çağdaşlarını geride bıraktı. Ehl-i sünnet âlimlerinden bâzıları, onun belâgat ilmine dâir yazdığı eserlerden faydalandılar. Eserlerinden birini okuyan Halîfe Memûn, onu sarayına aldı. Vezir ibn-i Zeyyâd, Câhızı koruyarak ilmî çalışmalarında destek oldu.
Câhız, devrinin en büyük zooloji ve antropoloji âlimiydi. Hayvanların her türünü inceledi. Eserlerinde hayvanların yaşayışları hakkında ince bilgiler verdi ve hayvanları deney için kullanan ilk âlim oldu. Tedkik ve deneylerini, o konu hakkında doğru bilgi elde edinceye kadar sürdürdü. Hayvanlardaki uzvî değişiklikleri de inceledi. Hayvanların âdetlerini ve husûsiyetlerini izâh ederken, Allahü teâlânın onları yaratmasındaki hikmeti de gözler önüne serdi.
Câhız, kendi düşüncelerini, eserlerinde hayvanları konuşturmak sûretiyle ortaya koydu. Bu durum daha önce doğu edebiyâtlarında Kelîle ve Dimne ile Hintte, 13. asırda Mesnevî-i şerîf ile Mevlânâda görülür. Câhızdan tam sekiz asır sonra dünyâya gelen 18. asır Fransız edebiyâtçısı La Fontentaine, onun hayvanları konuşturma üslûbunu taklid ederek üne kavuşmuştur. ilk defâ hayvanları konuşturma sanatını ortaya çıkaranın La Fontaine olduğu batılılarca iddiâ ediliyorsa da, onun bu sanatı Câhızdan ve diğer Müslüman milletlerin edebiyatçılarından aldığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Avrupa bilginleri, milletlerarası ilmî toplantılarda, teneffüs faaliyetinin sâdece akciğerlere mahsus olmadığını, teneffüsün ciltteki delikler vâsıtasıyla da yapıldığını ilk ortaya çıkaranların kendileri olduğunu söylerler. Fakat bu arada Câhızı zikretmeyi kasten unutur görünürler. Halbuki Câhız, asırlar önce bu hakîkatı ortaya koyan tek âlimdir. El-Hayvân isimli eserinde şöyle demektedir: "Her kıl dibinde, bedenin teneffüsünü temin eden delikçikler mevcuttur. Şâyet bunlar olmasaydı, insan ilk anda ölürdü." Bu, Câhızın, tecrübeleriyle ortaya koyduğu açık bir hakîkattır.
Câhız ilk defâ kuru destilasyona tâbi tutmak sûretiyle hayvan gübresinden amonyak elde etmeyi de başarmıştır.
Halîfe Mütevekkil zamânında saraydan çıkarılan Câhız, Basraya yerleşti. Orada uzun bir ömür sürdü. Nihâyet 869 senesinde Basrada öldü. Öldüğü zaman kucağında ilmî birçok kitap bulunuyordu.
ilmî konularda araştırma yapan kimseler, Câhızın eserlerinden büyük ölçüde istifâdeyle, buluşlarını da tasdik etmişlerdir. Kazvînî ve Demîrî gibi zoologlar onun eserlerinden çok faydalanmışlardır. Edebî alanda da kendisinden sonra yetişenlere tesiri çoktur. Birçok edebiyâtçı, eserlerini yazarken Câhızı taklid etmiştir.
edit:hayatını kitap okuyarak geçirdiği ve kitaplar arasında öldüğü rivayet edilir.
Câhız, Bağdat ve Basrada ilim tahsil etti. Ebû Ubeyde, Esmaî, Ebû Zeyd el-Ensârînin derslerini dinledi. Sapık yollardan olan Mûtezile fırkasının tanınmış âlimi Ebû ishâk ibrâhim bin Seyyâr el-Besrâ el-Belhî, Câhızın keskin zekâ ve kâbiliyetini görerek, onu elde etti. Eserlerini felsefecilerin bozuk fikirleri ile dolduran Ebû ishâk Câhızın saf zihnini de ifsât etti. Bir taraftan fen ve edebiyât ilimlerinde yetiştirirken, diğer yandan onun îtikâdını bozdu. Küçük yaşta ilmî araştırmaları tâkib eden, hattâ bu maksatla yapılan toplantılara iştirâk eden Câhız, kısa zamanda yetişerek, ilmî konularda eserler vermeye başladı. Câhızın kâbiliyetini ve zekâsının üstünlüğünü gören Mûtezilenin önde gelenleri, ona büyük alâka gösterip maddî yardım sağladılar. Böylece kendi sapık îtikatlarına göre yetişmesinde destek oldular.
Edebiyat sâhasında da meşhûr olan Câhız, fesâhat ve belâgatta çağdaşlarını geride bıraktı. Ehl-i sünnet âlimlerinden bâzıları, onun belâgat ilmine dâir yazdığı eserlerden faydalandılar. Eserlerinden birini okuyan Halîfe Memûn, onu sarayına aldı. Vezir ibn-i Zeyyâd, Câhızı koruyarak ilmî çalışmalarında destek oldu.
Câhız, devrinin en büyük zooloji ve antropoloji âlimiydi. Hayvanların her türünü inceledi. Eserlerinde hayvanların yaşayışları hakkında ince bilgiler verdi ve hayvanları deney için kullanan ilk âlim oldu. Tedkik ve deneylerini, o konu hakkında doğru bilgi elde edinceye kadar sürdürdü. Hayvanlardaki uzvî değişiklikleri de inceledi. Hayvanların âdetlerini ve husûsiyetlerini izâh ederken, Allahü teâlânın onları yaratmasındaki hikmeti de gözler önüne serdi.
Câhız, kendi düşüncelerini, eserlerinde hayvanları konuşturmak sûretiyle ortaya koydu. Bu durum daha önce doğu edebiyâtlarında Kelîle ve Dimne ile Hintte, 13. asırda Mesnevî-i şerîf ile Mevlânâda görülür. Câhızdan tam sekiz asır sonra dünyâya gelen 18. asır Fransız edebiyâtçısı La Fontentaine, onun hayvanları konuşturma üslûbunu taklid ederek üne kavuşmuştur. ilk defâ hayvanları konuşturma sanatını ortaya çıkaranın La Fontaine olduğu batılılarca iddiâ ediliyorsa da, onun bu sanatı Câhızdan ve diğer Müslüman milletlerin edebiyatçılarından aldığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Avrupa bilginleri, milletlerarası ilmî toplantılarda, teneffüs faaliyetinin sâdece akciğerlere mahsus olmadığını, teneffüsün ciltteki delikler vâsıtasıyla da yapıldığını ilk ortaya çıkaranların kendileri olduğunu söylerler. Fakat bu arada Câhızı zikretmeyi kasten unutur görünürler. Halbuki Câhız, asırlar önce bu hakîkatı ortaya koyan tek âlimdir. El-Hayvân isimli eserinde şöyle demektedir: "Her kıl dibinde, bedenin teneffüsünü temin eden delikçikler mevcuttur. Şâyet bunlar olmasaydı, insan ilk anda ölürdü." Bu, Câhızın, tecrübeleriyle ortaya koyduğu açık bir hakîkattır.
Câhız ilk defâ kuru destilasyona tâbi tutmak sûretiyle hayvan gübresinden amonyak elde etmeyi de başarmıştır.
Halîfe Mütevekkil zamânında saraydan çıkarılan Câhız, Basraya yerleşti. Orada uzun bir ömür sürdü. Nihâyet 869 senesinde Basrada öldü. Öldüğü zaman kucağında ilmî birçok kitap bulunuyordu.
ilmî konularda araştırma yapan kimseler, Câhızın eserlerinden büyük ölçüde istifâdeyle, buluşlarını da tasdik etmişlerdir. Kazvînî ve Demîrî gibi zoologlar onun eserlerinden çok faydalanmışlardır. Edebî alanda da kendisinden sonra yetişenlere tesiri çoktur. Birçok edebiyâtçı, eserlerini yazarken Câhızı taklid etmiştir.
edit:hayatını kitap okuyarak geçirdiği ve kitaplar arasında öldüğü rivayet edilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar