bugün
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak15
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması6
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- sözlük kürdü54
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri3
- arkadaş edinme yolları5
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- millette manyak para var6
- ismail kartal25
- yogartiksen2
- cadılar bayramı kutlayan kız7
- kurban kesip halloween'a laf etmek3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- badoo4
- türklerin ırkçı olması8
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- osman pamukoğlu14
- hayata dair iç burkan detaylar3
- sözlükteki halloween kavgası2
- happn5
- annenin ölmesi5
- içtim şarabı siktim arabı2
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- askerlik anıları5
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- durkheimın intihar teorisi3
- ali koç2
- rami kütüphanesi3
- boğaziçi üniversitesi5
- kartoncu abi ırkçı mı3
- ebru eroğlu2
- ileri dönüşüm4
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı6
- sonbahar pikniği2
- cam açık uyumak3
- nick'i üç harfl olan yazar muamması2
- tek adam rejimi3
- simko323
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- kahve2
- nar suyu2
- geri dönüşüm4
- etnik köken20
- iş görüşmesi2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
entry'ler (519)
Buraya girmeyeli iki seneden biraz fazla olmuş. Burada yazarken ne kadar saftım. Şimdi öylesine kirli hissediyorum ki ; günlerce yıkansam bu his geçmeyecek. Önemli bazı kararlar vermem gerekiyor bense bu boşluğun içinde yüzüyorum. Genç yaşında insan düşünerek de kendini hasta edebiliyormuş. Geç kalmışlık hissi, başarısızlık hissi hepsi birbirini kovalıyor. Uyurken bile üzüntü hissedebilir mi bir insan? Kendi rüyamda kendi hüznüme bile üzülüyorum. Ağlayarak uyanmak da bu hüznün bir parçası. Başına demir atıp duran bir ağrının ağırlığıyla uyumayı bile öğreniyor insan. Ama yinede dönmek isterdim. Burada, yazı yazan o çocuk olup bir şeylere heyecan duymayı isterdim. Dönüp o çocuğu kurtarmak, daha iyi bir yere taşımak isterdim. insanın uzun zaman önce yazıp unuttuğu, paylaştığı şeyleri okuması garip hissettiriyor.
Ve ben kelimeler yazdım geceye düzinelerce. Hiçbiri ilk günkü gibi durmadı zihnimde. Bir alıp üç giydiğim kıyafetler gibi eskidi, yıprandı. Üstümden atamadım o kelimeleri. Parçam oldular. Beni parçaladılar. Hiç duymadım ağlamayan birini. Hiç anlayamadım mutsuzluğunu. Artık yolda başını eğişinden bile anlıyorum insanı; usta bir saklayıcı değilse eğer. Bu kadar anlamak insanı bir noktada yoruyor.
içim geçiyor.
inci enginün hoca konfernasa geldiği sırada devamsızlık hakkımın olmadığı bir dersten çıkıp gitmiştim. hatta üst sınıflardan birilerine sorduğum zaman dersine gir, boşver gibi tepkiler almıştım. canım dik kafalılığım. bölümü sevememiş, çevre edinememiştim. bu nedenle dersten kalsam bile dokunmazdı. üniversite diyordum, üniversite bana bir şey katmalı. konferanslara, söyleşileri katılmadıktan sonra ne anlamı vardı ki..? konuşma sonunda aklımda en kalıcı isim ahmet hamdi tanpınar oldu. ve iyi ki gidip orada bulunmuştum dedim. neredeyse bölümü bırakmış sayılabilirim. fakat o gün biraz not almıştım. ilgilisi için özet niteliğinde biraz karışık olsa da paylaşacağım. bilgi yanlışı vs olursa yazarsanız duzeltirim. belki işinize yarar ya da ne bileyim.
ahmet hamdi tanpınar
yahya kemal üzerinde etkilidir. aynı zamanda da eleştirir. ahmet haşim'i çağrıştırıyor. fransız şairlerden etkilenmiştir. kendisi depresyon ve bir çıkmaz içerisindedir. şunu söylemiştir: "benim bir gözüm güler bir gözüm ağlar." yani dengeliyim demek istiyor. çünkü, virginia woolf ve diğer fransız yazar intihar ederek ölmüştür. bunlardan etkilenmiştir. genellikle yazarlardan ve şairlerden hem çok iyi romancı hem çok iyi şiir yazan çok az kişi var. tanpınar hem iyi yazar, iyi şair ve iyi bir hikayecidir. fransız şair nerval'in şiirinin etkisi altında kalmıştır. bazı mısraları benzer şekilde çevirmiştir. edgar allan poe'yu 1850'lerde çok okumuş ve etkilenmiştir.
tanpınar'ın romanlarında şiir dozu vardır.
ınsanlar tragedyada tanrılaşmaya başladıkça zavallılıklarını anlarlar ve intihardan başka çözüm bulamazlar.
- zaman kırıntıları insan olmanın ızdıraplarını yaşayan ızdırapla örülü, nereden geldiğini, ne olacağını bilmeyen insanlardır. ("inci enginün: son durak, zaman kırıntıları" bakınız.)
- tanpınar'ın sembolleştirdiği bazı kelimeler var. bunlardan birisi "eşik".
insan arada kalmıştır. 1933'de ilk yazdığı şiirlerden "ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında" diyor. yani eşikte. adımını attığı anda yeni bir eşikte.
- salvador dali'nin tablosunda gerçekçi bir maske vardır. yani biz de tanpınar sayesinde gerçek ve fanteziyi birleştirebiliyoruz.
-aslında erotik şiire ulaşmak istemektedir.
tanpınar'da yalnızlık vardır, yoğundur.
hayyam ve fuzuli'nin şiirlerinden de etkiler vardır.
1834, yılan şiirinin ismini 'bendedir kokusu' olarak değiştirmiştir.
(yılan hikayesi = arap toplumu)
daha önce sembollerden bahsetmiştik. eşik gibi. örneğin "yılan" sembolünün anlamı eski arap tanrılarından gelmektedir. yılan dini olarak insanı cennetten kovduran şeyin sembolüdür. hayatı ve ölümü simgeler.
mesela bana ilginç ama düşününce mantıklı gelen bir şey daha var, insanın gölgesi ölümü/yaşamı simgeliyor çünkü ölülerin gölgesi yok.
((adem ile havva'dan sonra) tanpınar'a göre kadın realist bir varlıktır ve ebediyete inanır.)
tanpınar'ın hikâyeleri ve şiirlerine göz atabilirsiniz. ben örnek olarak birkaç tanesini yazıyorum. ( bazı şiirleri yarım kalmıştır, daha sonra bulunan yazıları ise birleştirmek güçtür çünkü karmaşık ve karalama bir yazı hakimdir.)
zaman kırıntıları
adem ile havva
saatleri ayarlama enstitüsü
huzur
beş şehir
aydaki kadın
son olarak eklemek gerekirse, modern türk şiirinde imanını kaybetmiş şair çoktur. iman ve imkansızlık eşiğinde kalırlar ve bu nedenle şiirlerde huzursuzluk hakimdir.
ahmet hamdi tanpınar
yahya kemal üzerinde etkilidir. aynı zamanda da eleştirir. ahmet haşim'i çağrıştırıyor. fransız şairlerden etkilenmiştir. kendisi depresyon ve bir çıkmaz içerisindedir. şunu söylemiştir: "benim bir gözüm güler bir gözüm ağlar." yani dengeliyim demek istiyor. çünkü, virginia woolf ve diğer fransız yazar intihar ederek ölmüştür. bunlardan etkilenmiştir. genellikle yazarlardan ve şairlerden hem çok iyi romancı hem çok iyi şiir yazan çok az kişi var. tanpınar hem iyi yazar, iyi şair ve iyi bir hikayecidir. fransız şair nerval'in şiirinin etkisi altında kalmıştır. bazı mısraları benzer şekilde çevirmiştir. edgar allan poe'yu 1850'lerde çok okumuş ve etkilenmiştir.
tanpınar'ın romanlarında şiir dozu vardır.
ınsanlar tragedyada tanrılaşmaya başladıkça zavallılıklarını anlarlar ve intihardan başka çözüm bulamazlar.
- zaman kırıntıları insan olmanın ızdıraplarını yaşayan ızdırapla örülü, nereden geldiğini, ne olacağını bilmeyen insanlardır. ("inci enginün: son durak, zaman kırıntıları" bakınız.)
- tanpınar'ın sembolleştirdiği bazı kelimeler var. bunlardan birisi "eşik".
insan arada kalmıştır. 1933'de ilk yazdığı şiirlerden "ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında" diyor. yani eşikte. adımını attığı anda yeni bir eşikte.
- salvador dali'nin tablosunda gerçekçi bir maske vardır. yani biz de tanpınar sayesinde gerçek ve fanteziyi birleştirebiliyoruz.
-aslında erotik şiire ulaşmak istemektedir.
tanpınar'da yalnızlık vardır, yoğundur.
hayyam ve fuzuli'nin şiirlerinden de etkiler vardır.
1834, yılan şiirinin ismini 'bendedir kokusu' olarak değiştirmiştir.
(yılan hikayesi = arap toplumu)
daha önce sembollerden bahsetmiştik. eşik gibi. örneğin "yılan" sembolünün anlamı eski arap tanrılarından gelmektedir. yılan dini olarak insanı cennetten kovduran şeyin sembolüdür. hayatı ve ölümü simgeler.
mesela bana ilginç ama düşününce mantıklı gelen bir şey daha var, insanın gölgesi ölümü/yaşamı simgeliyor çünkü ölülerin gölgesi yok.
((adem ile havva'dan sonra) tanpınar'a göre kadın realist bir varlıktır ve ebediyete inanır.)
tanpınar'ın hikâyeleri ve şiirlerine göz atabilirsiniz. ben örnek olarak birkaç tanesini yazıyorum. ( bazı şiirleri yarım kalmıştır, daha sonra bulunan yazıları ise birleştirmek güçtür çünkü karmaşık ve karalama bir yazı hakimdir.)
zaman kırıntıları
adem ile havva
saatleri ayarlama enstitüsü
huzur
beş şehir
aydaki kadın
son olarak eklemek gerekirse, modern türk şiirinde imanını kaybetmiş şair çoktur. iman ve imkansızlık eşiğinde kalırlar ve bu nedenle şiirlerde huzursuzluk hakimdir.
Aklım göçmen kuşlar ardına takılıp gidiyor.
Duyduğum ya da söylediğim hiçbir şey beni yansıtmıyor.
Hiçbir şey.
https://youtu.be/C-wu2VcYNCA
https://youtu.be/YJ1iaNHEjFU
Duyduğum ya da söylediğim hiçbir şey beni yansıtmıyor.
Hiçbir şey.
https://youtu.be/C-wu2VcYNCA
https://youtu.be/YJ1iaNHEjFU
20 az olmamış mı.
Bana aşırı saçma ve itici geliyor. Televizyonu artık haber için bile izlemiyorum diyebilirim. Gündelik saçma programlar ve türlü entrikalar dışında ne var ki?
Yine de yaşasın TLC ağır yaşamlar ve dmax isterdim ama kısır döngü kaybetmeye mahkumdur.
Yine de yaşasın TLC ağır yaşamlar ve dmax isterdim ama kısır döngü kaybetmeye mahkumdur.
Ben zombileri bekliyorum, zira uzaylıların bu derece boka batmış bir dünyayla uğraşacağına inancım kalmadı.
Düşündürücü bir bakış olmuş. Sevdiğiniz hiçbir şey yoksa en kötüsü hiçbir şey yapmamaktan iyidir. Ama girip bir işte çıraklık vs yapayım 4 yıla yükselirim dersen farklı bir seçenek. Elbette ki hiçbir şeyin garantisi yok, hiçbir şeyin.
Hiçbir şey bilmediğimi. Biliyorum dediğim, tanıyorum, tam olarak bu dediğim ne varsa şaşırtmakta gecikmiyor çünkü. Yanılmak insanoğlunun kaderi.
görsel
Garth Davis yönetmenliğinde yaşanmış bir hikaye. insanlığın sınav verdiği şu dönemde kendi gerçeğimizden kaçmamız hiçbir şeyi ifade etmeyecek. izleyecek ve yazacağız. Kendi gerçeğimizi baştan yaratacağız.
Garth Davis yönetmenliğinde yaşanmış bir hikaye. insanlığın sınav verdiği şu dönemde kendi gerçeğimizden kaçmamız hiçbir şeyi ifade etmeyecek. izleyecek ve yazacağız. Kendi gerçeğimizi baştan yaratacağız.
Şurada göstermiş olduğu takdire sayan vefali hareketiyle bı kez daha gönlümü fetheylemistir! https://twitter.com/somet.../1235189902381395969?s=20