bugün
- yazarların acı eşiği5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması5
- ağlamak erkeğe yakışır mı10
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi4
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- güne bir şarkı bırak14
- yeni parti36
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- bir kilo patatesin 50 lira olması15
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- zaman baba4
- ülkenin batıyor olması2
- zara2
- arda güler3
- zeynep sude oktay6
- en güzel sevişme13
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- alparslan türkeş sonrası mhp4
- bir gün ölecek olmak3
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist4
- yılmaz özdil3
- iştahın kapanması4
- türkçüsüyle kürtçüsüyle akp'ye oy vereceğiz3
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi3
- kitap yerine pdf okumak5
- massimo dutti2
- topluma nasıl faydalı olunur5
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması2
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- dumanli dumanli oy bizim eller2
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- sigmund freud vs carl gustav jung6
- sözlükten kimseyle sevişmemiş yazarlar4
- yemeğin yarısını yiyen kızlar5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- nervio'ya gizli gizli aşık olan yazarlar4
- bu koyden olsam ne olacak18
- nervio35
- geceleri ne yapılır6
- recep ivedik'teki gay kamyoncu4
- önce akp'yi seçimle indirelim sonra tartışırız4
- güne bir alıntı bırak2
- namazında niyazında erkek10
- enayimiknatisii9
- barış yarkadaş9
- dişi ruhlu iri yarı adam2
- vermio11
- ibne miyim acaba diye sorgulamak7
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar14
entry'ler (422)
tedirginlikten beş dakikada biten eylemdir.
dana kadar olanlarını kesmeye çalışırken ter içinde kaldığım meyve. yaz mevsiminin bi tanesidir, diğer tanesi için (bkz: kiraz)
korku filminden ziyade gerilim türünde olan film. konunun uzayli olduğunu bilmeden izledim ve uzun*u ilk gördüğümde içimin hopladığını itiraf etmem lazım. güzel bir akşam oturup izlenebilir. benim puanım 7/10.
yorumlara bakınca gta san andreas kokusu aldım. open world harita, karakter geliştirmeleri, bölge ele geçirme filan. bakalım, bu akşam tadacağım.
büdüt: akşam 9 da başlayıp gece 2 ye kadar oynadığım süre içerisinde edindiğim izlenimlerime göre, olmuş bu oyun diyebiliyorum. seneleeer önce acaba bir gün yine gta:san andreas a benzer (tabii ki aynı mükemmellikte olması imkansız) bir oyun çıkar mı diye sormuştum kendi kendime. sanki bu sorumun cevabını aldım gibi.
özellikle eklemek istediğim şu ki, oynanış açısından çok zorlamışlar oyuncuyu (belki de dünyanın en kullanıcı dostu oyununu * taze bitirdim diye olabilir). silah yönetimi, bitkilerle ilaç yapma, alet edavatı genişletme gibi önemli ayrıntıları bir saat kadar sonra ancak çözebildim. örneğin dilediğim istediğim kadar silah taşımayı bırak kule ele geçirmeye kalksam yeteri kadar mermi de taşıyamıyorum. bunun için bilmem ne hayvanının postunu toplamam gerekiyor. ama bu bahsettiğim karmaşıklık oyunun mantığını kavrayana kadar zor geliyor. sonrasında ise bu ayrıntıların oyuna gerçeklik kattığını düşünebiliyorsun.
sonuç olarak, bu oyunla bu yaz sanırım iyi vakit geçireceğim.
büdüt: akşam 9 da başlayıp gece 2 ye kadar oynadığım süre içerisinde edindiğim izlenimlerime göre, olmuş bu oyun diyebiliyorum. seneleeer önce acaba bir gün yine gta:san andreas a benzer (tabii ki aynı mükemmellikte olması imkansız) bir oyun çıkar mı diye sormuştum kendi kendime. sanki bu sorumun cevabını aldım gibi.
özellikle eklemek istediğim şu ki, oynanış açısından çok zorlamışlar oyuncuyu (belki de dünyanın en kullanıcı dostu oyununu * taze bitirdim diye olabilir). silah yönetimi, bitkilerle ilaç yapma, alet edavatı genişletme gibi önemli ayrıntıları bir saat kadar sonra ancak çözebildim. örneğin dilediğim istediğim kadar silah taşımayı bırak kule ele geçirmeye kalksam yeteri kadar mermi de taşıyamıyorum. bunun için bilmem ne hayvanının postunu toplamam gerekiyor. ama bu bahsettiğim karmaşıklık oyunun mantığını kavrayana kadar zor geliyor. sonrasında ise bu ayrıntıların oyuna gerçeklik kattığını düşünebiliyorsun.
sonuç olarak, bu oyunla bu yaz sanırım iyi vakit geçireceğim.
evdeki oyun yoksunluğunda elime geçen bir fps oyunudur. başlarda hımm atmosfer ve grafikler ne güzelmiş, hımmm hastayım ve ilaç arıyorum, aaa silah tutukluk yaptı ne gerçekçi deyip te oynadığım şey bir süre sonra çok sıradan ve yetersiz kalıyor. bence denenmesi zaman kaybı bir oyun bile olabilir.
çarşamba günlerime anlam katan kanal d dizisidir. izlemek için sabırsızlandığım, kalbimin çarptığı tek dizi şu an için. bu duyguyu en son kayıp şehir için hissetmiştim.
sezon arasından sonra sahalara geri dönmüştür. yani yeni bölüm (s03e09) ortamlarda bulunabilir. mamafih, altyazı için biraz daha beklenilecektir.
büdüt: altyazı çıkmış, diziye ekledim ama heyecanı kaçmasın deyu açıp bi kontrol bile edemedim.
büdüt: altyazı çıkmış, diziye ekledim ama heyecanı kaçmasın deyu açıp bi kontrol bile edemedim.
yakın bir zamanda ameliyat olacağım. uzun bir süredir bu psikolojiyle yaşamama rağmen hala çok korkuyorum. üstelik doktor konusunda her kafadan bi ses çıkıyor, bu yüzden sinirlerim laçka oldu. durup durup ağlıyorum.
sabırsızlıkla beklediğim tek animasyondur.
muhtemelen biraz arkasından gelen yorulmuş bir eşi* vardır. bekar erkek diye yaftalamadan önce bi bakın etrafına, manyak mısınız olm.
dün akşam ilk defa yapma girişiminde bulunduğum ve alnımın akıyla içinden çıktığım börek türüdür.
nostaljiye bak. siemens c45.
çektiğim onca çileye ve rezalete rağmen hayatımın konseri olmuştur. konserden sonra positif live 'seni şikayet edecem, bana müdürünü çağır' dediğimi hatırlıyorum o yorgunlukla.
konser alanına gidişimiz çok zahmetsiz oldu, akm önünden kalkan 3 tl lik servislere bindik. hemencecik geldik. k2 de olmamız sebebeiyle indiğimiz yerden 500 mt yürüyüp kapılara vardık. 4 te içeri alınacaktır denildi 5 gibi içeri aldılar namıssızlar. çanta kontrolü esnasında deodorantımı alan kadın görevliyle tartıştım, içerdeki tuvalet sıfatlı kabinlere işemek zorunda kalınca bastım küfürü. çeşme diye koydukları şey(!)lerde su bile akmıyordu. 2 tane hotdog a 20 tl vererek karnımızı doyurduk. sonrasında bardakta suya 4 tl verdim. athena çıkana kadar power fm in mixlerini dinledik. athena çıkınca sadece sesleriyle yatindik. kendilerini çok takip etmediğimden sadece öpücem ve kaç kere kaçula şarkılarına eşlik edebildim. rhcp sahneye çıktıklarında saat 9.45 gibiydi. sonrası ise hiç bitmesini istemediğim saatler başladı. anthony seyirciye biraz mesafeli olsa da flea ve chad bu mesafeyi kapattı. biste by the way den sonra çıkamaya karar verdik kalabalığa kalmayalım deyu. arka taraftaki çıkışa doğru giderken bir de ne duyayım give it away. haydee olduğum yerde tepinmeye başladım. alandan çıktığımızda 10 tl ile taksim servis şöförü bizi ayakta şaapmaya çalıştı. ters istikamette karnım aç ve idrar torbam dibine kadar dolmuş bir şekilde yürüdük. nihayet bir otobüs bularak eve döndük.
sonuç olarak çok ama çok eğlendim. fakat eğlendiğim kısım sadece rhcp sahneye çıktığı saatler için geçerliydi.
ve son olarak i'm with you album şarkılarında çığlık çığlığa eşlik edemediğim için mutluyum. diğer şarkılarda yerimde durmadım tabii, ne sandın eski rhcp dinleyicisiyiz olm biz!
konser alanına gidişimiz çok zahmetsiz oldu, akm önünden kalkan 3 tl lik servislere bindik. hemencecik geldik. k2 de olmamız sebebeiyle indiğimiz yerden 500 mt yürüyüp kapılara vardık. 4 te içeri alınacaktır denildi 5 gibi içeri aldılar namıssızlar. çanta kontrolü esnasında deodorantımı alan kadın görevliyle tartıştım, içerdeki tuvalet sıfatlı kabinlere işemek zorunda kalınca bastım küfürü. çeşme diye koydukları şey(!)lerde su bile akmıyordu. 2 tane hotdog a 20 tl vererek karnımızı doyurduk. sonrasında bardakta suya 4 tl verdim. athena çıkana kadar power fm in mixlerini dinledik. athena çıkınca sadece sesleriyle yatindik. kendilerini çok takip etmediğimden sadece öpücem ve kaç kere kaçula şarkılarına eşlik edebildim. rhcp sahneye çıktıklarında saat 9.45 gibiydi. sonrası ise hiç bitmesini istemediğim saatler başladı. anthony seyirciye biraz mesafeli olsa da flea ve chad bu mesafeyi kapattı. biste by the way den sonra çıkamaya karar verdik kalabalığa kalmayalım deyu. arka taraftaki çıkışa doğru giderken bir de ne duyayım give it away. haydee olduğum yerde tepinmeye başladım. alandan çıktığımızda 10 tl ile taksim servis şöförü bizi ayakta şaapmaya çalıştı. ters istikamette karnım aç ve idrar torbam dibine kadar dolmuş bir şekilde yürüdük. nihayet bir otobüs bularak eve döndük.
sonuç olarak çok ama çok eğlendim. fakat eğlendiğim kısım sadece rhcp sahneye çıktığı saatler için geçerliydi.
ve son olarak i'm with you album şarkılarında çığlık çığlığa eşlik edemediğim için mutluyum. diğer şarkılarda yerimde durmadım tabii, ne sandın eski rhcp dinleyicisiyiz olm biz!
bi tanecik yavrucuğum benim.
görsel
görsel
her kargo firması gibi dümbük şubeleri bünyesinde barındıran kargocu. şube ismi vermeyeyim şimdi.
asparagoz* haberin ta kendisidir. yok öyle bi şey şampiyonlar, sakin olun.
aşırı zevzek bir sunucuya sahip yemek yarışmasıdır. her akşam işten eve gelince kendi yaptığım mütevazi yemeğim eşliğinde izliyorum bu programı.
birçok hastalığı bünyemde bulundurabildiğim bir fiziksel özelliğim var.