bugün
- queen feristah6
- yılbaşına az kalması6
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
- online yazarlar neden yazmıyor11
- arkadan yanaşıp selektör yapan it11
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay7
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar6
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor12
- küçük prens okuyan yetişkin erkek3
- gocu22
- device connected3
- velvet57
- sürekli güler yüzle dolaşan tip10
- sözlük yazarlarının çayları9
- alma mater yuzır3
- atakürtçüler3
- tarık tarcan2
- yeni parti39
- çok kahve içen adamın çocuğunun siyahi olması2
- arabayı yavaş süren tipler5
- şaka maka yakışıklıyım lan sahiden5
- sözlük kezoları9
- parmak patates vs elma dilim patates10
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi6
- katatespizartmasi19
- psikopat erkek seven kızlar7
- güvenilir yazar5
- ilgi isteyen kız4
- bize hizmet edenlerin listesini allaha bildiriyorz3
- havanın buz gibi olması6
- aylık 388 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- en son ne zaman altınıza işediniz2
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım3
- mercimek çorbası6
- aloo napıyon yaaa diyen taksici2
- yazarların sözlükle ilgili kehanetleri2
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak6
- aranızda doktor var mı3
- sözlük kızlarına nazar değmesi3
- sen yapamazsın beceremezsin diyen arkadaş tipi4
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- erkeklerin biraz şey olması8
- öbür sözlük4
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- havanın kapalı olması3
- iştahın kapanması8
- kızların hızlı araba süren erkeklerden hoşlanması2
- soğan salatası7
- sözlüğü gerenler3
- zam var diye gece benzinciye gitmek2
entry'ler (422)
tedirginlikten beş dakikada biten eylemdir.
dana kadar olanlarını kesmeye çalışırken ter içinde kaldığım meyve. yaz mevsiminin bi tanesidir, diğer tanesi için (bkz: kiraz)
korku filminden ziyade gerilim türünde olan film. konunun uzayli olduğunu bilmeden izledim ve uzun*u ilk gördüğümde içimin hopladığını itiraf etmem lazım. güzel bir akşam oturup izlenebilir. benim puanım 7/10.
yorumlara bakınca gta san andreas kokusu aldım. open world harita, karakter geliştirmeleri, bölge ele geçirme filan. bakalım, bu akşam tadacağım.
büdüt: akşam 9 da başlayıp gece 2 ye kadar oynadığım süre içerisinde edindiğim izlenimlerime göre, olmuş bu oyun diyebiliyorum. seneleeer önce acaba bir gün yine gta:san andreas a benzer (tabii ki aynı mükemmellikte olması imkansız) bir oyun çıkar mı diye sormuştum kendi kendime. sanki bu sorumun cevabını aldım gibi.
özellikle eklemek istediğim şu ki, oynanış açısından çok zorlamışlar oyuncuyu (belki de dünyanın en kullanıcı dostu oyununu * taze bitirdim diye olabilir). silah yönetimi, bitkilerle ilaç yapma, alet edavatı genişletme gibi önemli ayrıntıları bir saat kadar sonra ancak çözebildim. örneğin dilediğim istediğim kadar silah taşımayı bırak kule ele geçirmeye kalksam yeteri kadar mermi de taşıyamıyorum. bunun için bilmem ne hayvanının postunu toplamam gerekiyor. ama bu bahsettiğim karmaşıklık oyunun mantığını kavrayana kadar zor geliyor. sonrasında ise bu ayrıntıların oyuna gerçeklik kattığını düşünebiliyorsun.
sonuç olarak, bu oyunla bu yaz sanırım iyi vakit geçireceğim.
büdüt: akşam 9 da başlayıp gece 2 ye kadar oynadığım süre içerisinde edindiğim izlenimlerime göre, olmuş bu oyun diyebiliyorum. seneleeer önce acaba bir gün yine gta:san andreas a benzer (tabii ki aynı mükemmellikte olması imkansız) bir oyun çıkar mı diye sormuştum kendi kendime. sanki bu sorumun cevabını aldım gibi.
özellikle eklemek istediğim şu ki, oynanış açısından çok zorlamışlar oyuncuyu (belki de dünyanın en kullanıcı dostu oyununu * taze bitirdim diye olabilir). silah yönetimi, bitkilerle ilaç yapma, alet edavatı genişletme gibi önemli ayrıntıları bir saat kadar sonra ancak çözebildim. örneğin dilediğim istediğim kadar silah taşımayı bırak kule ele geçirmeye kalksam yeteri kadar mermi de taşıyamıyorum. bunun için bilmem ne hayvanının postunu toplamam gerekiyor. ama bu bahsettiğim karmaşıklık oyunun mantığını kavrayana kadar zor geliyor. sonrasında ise bu ayrıntıların oyuna gerçeklik kattığını düşünebiliyorsun.
sonuç olarak, bu oyunla bu yaz sanırım iyi vakit geçireceğim.
evdeki oyun yoksunluğunda elime geçen bir fps oyunudur. başlarda hımm atmosfer ve grafikler ne güzelmiş, hımmm hastayım ve ilaç arıyorum, aaa silah tutukluk yaptı ne gerçekçi deyip te oynadığım şey bir süre sonra çok sıradan ve yetersiz kalıyor. bence denenmesi zaman kaybı bir oyun bile olabilir.
çarşamba günlerime anlam katan kanal d dizisidir. izlemek için sabırsızlandığım, kalbimin çarptığı tek dizi şu an için. bu duyguyu en son kayıp şehir için hissetmiştim.
sezon arasından sonra sahalara geri dönmüştür. yani yeni bölüm (s03e09) ortamlarda bulunabilir. mamafih, altyazı için biraz daha beklenilecektir.
büdüt: altyazı çıkmış, diziye ekledim ama heyecanı kaçmasın deyu açıp bi kontrol bile edemedim.
büdüt: altyazı çıkmış, diziye ekledim ama heyecanı kaçmasın deyu açıp bi kontrol bile edemedim.
yakın bir zamanda ameliyat olacağım. uzun bir süredir bu psikolojiyle yaşamama rağmen hala çok korkuyorum. üstelik doktor konusunda her kafadan bi ses çıkıyor, bu yüzden sinirlerim laçka oldu. durup durup ağlıyorum.
sabırsızlıkla beklediğim tek animasyondur.
muhtemelen biraz arkasından gelen yorulmuş bir eşi* vardır. bekar erkek diye yaftalamadan önce bi bakın etrafına, manyak mısınız olm.
dün akşam ilk defa yapma girişiminde bulunduğum ve alnımın akıyla içinden çıktığım börek türüdür.
nostaljiye bak. siemens c45.
çektiğim onca çileye ve rezalete rağmen hayatımın konseri olmuştur. konserden sonra positif live 'seni şikayet edecem, bana müdürünü çağır' dediğimi hatırlıyorum o yorgunlukla.
konser alanına gidişimiz çok zahmetsiz oldu, akm önünden kalkan 3 tl lik servislere bindik. hemencecik geldik. k2 de olmamız sebebeiyle indiğimiz yerden 500 mt yürüyüp kapılara vardık. 4 te içeri alınacaktır denildi 5 gibi içeri aldılar namıssızlar. çanta kontrolü esnasında deodorantımı alan kadın görevliyle tartıştım, içerdeki tuvalet sıfatlı kabinlere işemek zorunda kalınca bastım küfürü. çeşme diye koydukları şey(!)lerde su bile akmıyordu. 2 tane hotdog a 20 tl vererek karnımızı doyurduk. sonrasında bardakta suya 4 tl verdim. athena çıkana kadar power fm in mixlerini dinledik. athena çıkınca sadece sesleriyle yatindik. kendilerini çok takip etmediğimden sadece öpücem ve kaç kere kaçula şarkılarına eşlik edebildim. rhcp sahneye çıktıklarında saat 9.45 gibiydi. sonrası ise hiç bitmesini istemediğim saatler başladı. anthony seyirciye biraz mesafeli olsa da flea ve chad bu mesafeyi kapattı. biste by the way den sonra çıkamaya karar verdik kalabalığa kalmayalım deyu. arka taraftaki çıkışa doğru giderken bir de ne duyayım give it away. haydee olduğum yerde tepinmeye başladım. alandan çıktığımızda 10 tl ile taksim servis şöförü bizi ayakta şaapmaya çalıştı. ters istikamette karnım aç ve idrar torbam dibine kadar dolmuş bir şekilde yürüdük. nihayet bir otobüs bularak eve döndük.
sonuç olarak çok ama çok eğlendim. fakat eğlendiğim kısım sadece rhcp sahneye çıktığı saatler için geçerliydi.
ve son olarak i'm with you album şarkılarında çığlık çığlığa eşlik edemediğim için mutluyum. diğer şarkılarda yerimde durmadım tabii, ne sandın eski rhcp dinleyicisiyiz olm biz!
konser alanına gidişimiz çok zahmetsiz oldu, akm önünden kalkan 3 tl lik servislere bindik. hemencecik geldik. k2 de olmamız sebebeiyle indiğimiz yerden 500 mt yürüyüp kapılara vardık. 4 te içeri alınacaktır denildi 5 gibi içeri aldılar namıssızlar. çanta kontrolü esnasında deodorantımı alan kadın görevliyle tartıştım, içerdeki tuvalet sıfatlı kabinlere işemek zorunda kalınca bastım küfürü. çeşme diye koydukları şey(!)lerde su bile akmıyordu. 2 tane hotdog a 20 tl vererek karnımızı doyurduk. sonrasında bardakta suya 4 tl verdim. athena çıkana kadar power fm in mixlerini dinledik. athena çıkınca sadece sesleriyle yatindik. kendilerini çok takip etmediğimden sadece öpücem ve kaç kere kaçula şarkılarına eşlik edebildim. rhcp sahneye çıktıklarında saat 9.45 gibiydi. sonrası ise hiç bitmesini istemediğim saatler başladı. anthony seyirciye biraz mesafeli olsa da flea ve chad bu mesafeyi kapattı. biste by the way den sonra çıkamaya karar verdik kalabalığa kalmayalım deyu. arka taraftaki çıkışa doğru giderken bir de ne duyayım give it away. haydee olduğum yerde tepinmeye başladım. alandan çıktığımızda 10 tl ile taksim servis şöförü bizi ayakta şaapmaya çalıştı. ters istikamette karnım aç ve idrar torbam dibine kadar dolmuş bir şekilde yürüdük. nihayet bir otobüs bularak eve döndük.
sonuç olarak çok ama çok eğlendim. fakat eğlendiğim kısım sadece rhcp sahneye çıktığı saatler için geçerliydi.
ve son olarak i'm with you album şarkılarında çığlık çığlığa eşlik edemediğim için mutluyum. diğer şarkılarda yerimde durmadım tabii, ne sandın eski rhcp dinleyicisiyiz olm biz!
bi tanecik yavrucuğum benim.
görsel
görsel
her kargo firması gibi dümbük şubeleri bünyesinde barındıran kargocu. şube ismi vermeyeyim şimdi.
asparagoz* haberin ta kendisidir. yok öyle bi şey şampiyonlar, sakin olun.
aşırı zevzek bir sunucuya sahip yemek yarışmasıdır. her akşam işten eve gelince kendi yaptığım mütevazi yemeğim eşliğinde izliyorum bu programı.
birçok hastalığı bünyemde bulundurabildiğim bir fiziksel özelliğim var.