bugün

divan edebiyatının son üstadıdır kendileri.
mesnevi de yazmıştır epey, aruzu iyi kullanan şairlerden biridir.

(bkz: hüsn-ü aşk)
17. Yüzyıl divan şairlerinden. Yalın bir dil kullanmış, şiirlerinde der saadeti ve aşkı işlemiştir.
bu toprakların bu yurdun en büyük şairlerinden biridir... https://www.youtube.com/watch?v=QUIi_86A_pU
pirlere niyaz ederiz, yalan dünya neyleriz? demek istediğim Şeyh.
Divanın son büyük şairi nabiye meydan okumalarıyla bilinir.
"Mumdan gemilerle, ateşten denizler geçiyorum."
Bu nasıl bir imgedir?
imkansızlık ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi.

Seviyorum seni, büyük şair.
Önünde eğiliyorum.
Sovyet döneminin ünlü Gürcü şairi Mayakovski, Nâzım Hikmet’e “en büyük şairiniz kim?” diye sorar. Nâzım Hikmet düşünmeden “Şeyh Galib” der ve bir şiirini onun için tercüme eder.
Bu şiiri defalarca dinleyen Mayakovski şöyle der: “‘Bizim ulaşmak için çırpınıp durduğumuz şiir idealine meğer sizin eski şairleriniz çoktan ermişler.”

Rivayete göre şu şiiri okumuş:

“Bir şu’lesi varki şem-i canın
Fân’usuna sığmaz âsm’anın
Bu sine-i berk âşiyânın
Sina dahi görmemiş nişânın
Efrûhte-i inâyetindir.”

(Can mumunun öyle bir alevi vardır ki göğün kubbesine sığmaz!
Bu, yuvası şimşek olan bağrımın eserini
Sina dağı bile görmemiştir ve ondaki ateş senin lütfunla tutuşmuştur.)
mürit mağlup.
"Yokmuş bir aha ey gül- i rana tahammülün
Bağrın ne yaktın ateş-i hasretle bülbülün"

damar!
divan edebiyatı imgelemleri yeniden ele alınmaya muhtaçtır.
"hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen "

kendine saygıyla bak, çünkü alemin özü sensin. sen, kainatın göz bebeği olan insansın.

bir de aşağıdaki dörtlükle başlayan şiiri nefistir.

fariğ olmam eylesen yüz bin cefa sevdim seni
böyle yazmış alnıma kilk-i kaza sevdim seni
ben bu sözden dönmezem devreyledikçe nüh felek
şahit olsun aşkıma arz-ü sema sevdim seni
Çok derin bir denizdir şeyh galip. Dalmak gerekiyor, korkmadan dalmak..
Dalmazsan anlayamazsın şeyh'i.
divan edebiyatının son büyük temsilcilerindendir. hüsnü aşk eseriyle ünlüdür.
bir ehl-i sühan ki ede tahsîn
bin çarh deger o beyt-i rengîn

(şiirden anlayan birinin taktir ettiği güzel ve renkli bir beyit bin dünyaya bedeldir.)
galata mevlevihanesi'nin bahçesindeki türbesinde medfundur.
bir cariyeye aşık oluyor fakat kadına açılamıyor içinde kalıyor genç bir yaşta da vefat ediyor. uzun boylu alımlı endamlı bir genç olduğu söyleniyor.

“Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni
Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ sevdim seni”
Babası “o siyah sakala o beyaz kefen yakışmadı” demiştir. Maalesef ölümün moda anlayışı yok..
© copyright 2005 - 2026