bugün
- aslında hayatta yapayalnız olmamız7
- ağlamamak için kendini tutmak11
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
- kendinize yaptığınız en büyük yatırım3
- en iyi simit hangi şehirdedir18
- ctrlx22
- zenci isyanı2
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- e'e f e6
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- intihar4
- gece gece 3 tane kurabiye yemek2
- sigortalı bir iş bul çalış4
- gürcistan22
- güneş gözlüğü3
- tuvalete gitmenin zaman kaybı olması2
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- chatgpt ile dertleşmek3
- hewal ebo18
- içim yanıyor be sözlük7
- neden namaz kılmıyorsun3
- bütün hiçlerle toplanıp beyin fırtınası yapmak2
- velvet hanım iyi geceler2
- lahmacunu elle yiyen kız14
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- pamuk şeker pembesi oje2
- kuran da namaz yok21
- toksik insanlar2
- parcalandim toparlanamiyorum5
- alman atasözleri2
- ilgi isteyen kız16
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- öldürme arzusu2
- geçmişe özlemle bakmak3
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- usualsuspectss3
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- şimdi arkadaşlar3
- cem gürdap2
- türk düşmanları4
- hiç tadın tuzun olmaması3
- asansörde kalmak7
- güneş4
- sözlükte kesme işareti olmaması3
arsız bir duygudur. tez elden kellesi vurdurula!!
sevgi duygusunu güçlendiren arada olması gereken şeydir ki sevdiklerimizin değerini anlayalım diye.
Bazen insan öyle bir özlenir ki...
Özlenen bilse, yokluğundan utanır.
Aziz Nesin
Özlenen bilse, yokluğundan utanır.
Aziz Nesin
en gerçek, en kolay hissedilen anlaşılan duygu sanırım.
seviyor muyum, ne hissediyorum bilmiyorum ama özlüyorum be sözlük.
seviyor muyum, ne hissediyorum bilmiyorum ama özlüyorum be sözlük.
hırçınlaştırır.
sevene her şeyi yaptırır.
ruhun arzu edilene aç kalması.
ansızın gelse hani deriz hiç beklenmedik bi anda.
özlediğin kişi de özlüyorsa güzel olan şeydir.
ağırdır, acıtır. tanımı çoktur da dile getirmek zordur.
mevzu dönmeyecek olanı özlemekse ölümüne sıcak bir yaz gününde susuz tatsız tuzsuz yollarda yürümeye benzer.
karşı tarafın gelmeyeceğini bile bile hissedilen yabani duygu.
bilmiyorum artik anlami var midir, ama yazayim bir seyler..
biliyorum bana kizginsin. cunku o kadar yaptiklarina ragmen, seni yeterince takdir etmedigimi, sevmedigimi dusunuyorsun. belki de benimle ugrasmaktan yoruldun. bak bu da olabilir.. evet, yorucu bi insanim.. kabul. digerleri beni senin gordugun sekilde gormedikleri icin disaridan sorunsuz bi adam gibi duruyor olabilirim. ama sana ic yuzumu gostermeyi sectim, biliyorsun. bunun icin epey baski yapmistin bana zaten, hatirlarsin. ne yapabilirim peki zeytin? ben boyle bir adamim iste. sevgisini gosteremeyen, annesine bile hosgeldin, gule gule disinda sarilmayan bi adamim yani. ama bu sevmedigim anlamina gelmiyor..
biliyor musun, hayatta karsisinda agladigim tek insan sensin. hic kimseyi bu kadar takmazdim ben. en en sikistigimda "eeh siktir git sayiyla mi verdiler seni" der doner giderdim. kimseye mecbur degildim cunku. kimse benden daha degerli degildi. kimse benim varligimdan ustun olamazdi.
ben hic boyle sevecegimi dusunmezdim. sevebileceklerini sananlari da dunyadaki en salak insanlar olarak nitelendirirdim. ask, mesk vs. hepsi taktikti. iki uzaklara bak, gozlerinin icine hafif sert bakarak sakin bi ses tonuyla konus, uc gun icinde yataga atip gunleri biraz daha tuket. olayim buydu yani. sen olmasaydin da muhtemelen boyle gidecekti. tiksinmistim cunku hayattan, insanlardan. cunku kimse saf degildi. boyle saf asklar sadece romantik filmlerdeydi.
filmler gercek olamazdi.
oyle miydi?
oyle degilmis iste... seninle gecirdigim o yirmi gune donup donup bakiyorum hep. alip bu zamani film yapsan kapali gise oynar yeminle. hayir, ucuncu sahis olarak bakiyorum.. valla biri bana anlatsa bunlari, labisiktirgitaminim der gecerdim. ciddiyim kizim. tophane, moda, fayton, aya yorgi kiraathane, akdeniz, karga, yilbasi, asansor, bu son olsun vs. vs. vs.
ozledim. ozluyorum. cok ozluyorum. seninle ilgili herhangi bir sey aklima gelince once yuzumu aptal bi siritis kapliyor. kendi kendime guluyorum. mesela gecen gun webcam muhabbetinde o cektigin yaaaa'yi her hatirladigimda anira anira kahkaha atasim geliyor * ama sonra biraz daha vakit gecince, bu sefer icimi bi uzuntu kapliyor. hep boyle oluyor bu. insan hayatinin en guzel gunlerini gecirdikten sonra daga vurunca kendini, psikolojisi de corba oluyor. nasil anlatayim bilemedim. benim yerimde olman lazim diyorum sadece. bu isi yapmayan anlayamaz ne yazik ki..
en cok neyi ozluyorum biliyor musun? ismimi soyleyip yuzume gulumsemeni. o sicakligi, o safligi, o sevgiyi hayatim boyunca gormedim.. ve ben sanirim buna da asik oldum.
sonra, zeytin gozlerine asik oldum.
sonra, kucagimda buzulmene asik oldum.
sonra, dunyadaki en tatli sey olusuna asik oldum.
ve en son.. bana asik olusuna asik oldum..
biliyorum bana kizginsin. cunku o kadar yaptiklarina ragmen, seni yeterince takdir etmedigimi, sevmedigimi dusunuyorsun. belki de benimle ugrasmaktan yoruldun. bak bu da olabilir.. evet, yorucu bi insanim.. kabul. digerleri beni senin gordugun sekilde gormedikleri icin disaridan sorunsuz bi adam gibi duruyor olabilirim. ama sana ic yuzumu gostermeyi sectim, biliyorsun. bunun icin epey baski yapmistin bana zaten, hatirlarsin. ne yapabilirim peki zeytin? ben boyle bir adamim iste. sevgisini gosteremeyen, annesine bile hosgeldin, gule gule disinda sarilmayan bi adamim yani. ama bu sevmedigim anlamina gelmiyor..
biliyor musun, hayatta karsisinda agladigim tek insan sensin. hic kimseyi bu kadar takmazdim ben. en en sikistigimda "eeh siktir git sayiyla mi verdiler seni" der doner giderdim. kimseye mecbur degildim cunku. kimse benden daha degerli degildi. kimse benim varligimdan ustun olamazdi.
ben hic boyle sevecegimi dusunmezdim. sevebileceklerini sananlari da dunyadaki en salak insanlar olarak nitelendirirdim. ask, mesk vs. hepsi taktikti. iki uzaklara bak, gozlerinin icine hafif sert bakarak sakin bi ses tonuyla konus, uc gun icinde yataga atip gunleri biraz daha tuket. olayim buydu yani. sen olmasaydin da muhtemelen boyle gidecekti. tiksinmistim cunku hayattan, insanlardan. cunku kimse saf degildi. boyle saf asklar sadece romantik filmlerdeydi.
filmler gercek olamazdi.
oyle miydi?
oyle degilmis iste... seninle gecirdigim o yirmi gune donup donup bakiyorum hep. alip bu zamani film yapsan kapali gise oynar yeminle. hayir, ucuncu sahis olarak bakiyorum.. valla biri bana anlatsa bunlari, labisiktirgitaminim der gecerdim. ciddiyim kizim. tophane, moda, fayton, aya yorgi kiraathane, akdeniz, karga, yilbasi, asansor, bu son olsun vs. vs. vs.
ozledim. ozluyorum. cok ozluyorum. seninle ilgili herhangi bir sey aklima gelince once yuzumu aptal bi siritis kapliyor. kendi kendime guluyorum. mesela gecen gun webcam muhabbetinde o cektigin yaaaa'yi her hatirladigimda anira anira kahkaha atasim geliyor * ama sonra biraz daha vakit gecince, bu sefer icimi bi uzuntu kapliyor. hep boyle oluyor bu. insan hayatinin en guzel gunlerini gecirdikten sonra daga vurunca kendini, psikolojisi de corba oluyor. nasil anlatayim bilemedim. benim yerimde olman lazim diyorum sadece. bu isi yapmayan anlayamaz ne yazik ki..
en cok neyi ozluyorum biliyor musun? ismimi soyleyip yuzume gulumsemeni. o sicakligi, o safligi, o sevgiyi hayatim boyunca gormedim.. ve ben sanirim buna da asik oldum.
sonra, zeytin gozlerine asik oldum.
sonra, kucagimda buzulmene asik oldum.
sonra, dunyadaki en tatli sey olusuna asik oldum.
ve en son.. bana asik olusuna asik oldum..
Çölde avuç avuç tuz yiyen bedevinin susamasıdır.
evinizin salonunda uyuya kalıp onunla olduğun rüyadan gecenin bi yarısı aniden uyandığınızda yanınızda olmadığını görüp üzülmek, bi elinizle yastığınızı sürükleyerek başınız eğik yatağınıza gidip dizlerinizi içinize çekip çaresizce uyumaktır.
Özlemek, Ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk...!
cemal süreya . . .
cemal süreya . . .
hergün bir ben mi özlüyorum bilmiyorum ama.. böylesi çok zor.
ona sarılıp cennette olduğun hissini yaşamaktır özlemek. özlemek biraz da mutluluğun kapısıdır.
ne ilginç bir duygu bu. insan herşeyi özleyebliyor. bir hayvanı, bir kişiyi, bir alışkanlığı, herşeyi... elinde değil bu özleme işi. başka şeylerle ilgilensen, hayatın çok yoğun da olsa o duygu çöreklendi mi içine hiçbir şey çıkaramıyor kurulduğu yerden. için için bağırıyorsun özlediğin şeye kavuşmak için. yeri geliyor çat diye bir yiyeceği özlüyorsun, aş erercesine istiyor canın. yeri geliyor uzaklardaki arkadaşını görüp ona sarılmak, dokunmak istiyorsun. ama peki alışkanlıklar? uzun süre yapıp da bırakmak zorunda kaldığımız şeyler? hayatımızda eksiklikleri üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin belli oluyor. yerine başka bir şey koyuluyor kimi zaman, kimi zaman da yerini hiçbir şey doldurmuyor. iki arada bir derede kalıyorsun. elinde olsa özlemini duyduğun şeye koşacaksın ama imkansızlıklar devreye giriyor bir yerde. hep bir şeyleri özlemek kaderim oldu ama son zamanlarda dayanma gücüm de zorlanıyor. özlemle sanki ruhumu çekiyor birileri bir yerlere ama gidemiyorum...
dünyanın belki de en güzel ama aynı zamanda en acı veren duygusu,tabi özlediğiniz kişi sizin herşeyiniz ve siz onun hiçbirşeyi iseniz.
hala insani bir duyguya sahip olduğuna sevinebilmektir.
şarkılar,resimler,anılar özlenen insana ait ne varsa hepsi acı verir.hele ki hiç göremiceksen bazen katlanılmaz bir durum olabilir.özlenen kişiyi yeniden görmek tarifi olamıcak bir mutluluk olsa gerek...
insan özlemekten ölmüyor, özlerken ölüyormuş.
"Özlemek aşkın yaramaz çocuğu" derdi sevdiğim bir yazar. belki doğru, belki değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar