bugün
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı7
- beni özleyenler elime mum diksin15
- hırvatistan9
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi3
- anın görüntüsü15
- ılımlı islam5
- aylık 506 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ispanya daki göçmen krizi2
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- sümer dili6
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu3
- osmanlıcılar2
- o kaç gram2
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- şanssız bir insan olmak4
- koç üniversitesi2
- karamürsel2
- kız kardeş2
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- mutlu kalmak için öneriler2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- diyetteyken kitap okumak3
- yunanistan29
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- iq testi4
- kadir mısıroğlu3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- türk ateisti7
- arkadaşlar naber ya4
- en son aldığınız iltifat14
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- ak parti2
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- en köylü özelliğiniz4
- yanık akrep dumanı çekmek5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- nervio ile travertenlere gitmek4
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- almanya11
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- beynin dopamin salgılamaması3
- sevişirken video çekmek10
- zorunlu eğitim6
dejavunun hoş parçalarından biridir.gerçekten çaresizLiği beLirtir.
ing. desprate
tanju okanin insanin icini bazi durumlarda ve ruh hallerinde cok iyi yoldas olan ve insanin icini kasip kavuran kasirgalara dayanma bir nebze olsun dayanna gucu veren parcasi: *
sen yalnız geçen bir gecenin sabahında
başın ellerin arasında çaresiz
yeni doğan günde hiç nefret ettin mi
sen sarhoş olup bir gecenin sabahında
boşalan kadehlere dolan derdini
vurup duvarlar içine isyan ettin mi
al bende kalan resmini
bakıp bakıp çaresiz
ağladığım yetmedi mi
ben hep böyle bir ömür
senin için gözyaşı döküp
geçmişle avunamam al şu resmini
ne seni isterim ne verdiklerini
sen yalnız geçen bir gecenin sabahında
başın ellerin arasında çaresiz
yeni doğan günde hiç nefret ettin mi
sen sarhoş olup bir gecenin sabahında
boşalan kadehlere dolan derdini
vurup duvarlar içine isyan ettin mi
sen yalnız geçen bir gecenin sabahında
başın ellerin arasında çaresiz
yeni doğan günde hiç nefret ettin mi
sen sarhoş olup bir gecenin sabahında
boşalan kadehlere dolan derdini
vurup duvarlar içine isyan ettin mi
al bende kalan resmini
bakıp bakıp çaresiz
ağladığım yetmedi mi
ben hep böyle bir ömür
senin için gözyaşı döküp
geçmişle avunamam al şu resmini
ne seni isterim ne verdiklerini
sen yalnız geçen bir gecenin sabahında
başın ellerin arasında çaresiz
yeni doğan günde hiç nefret ettin mi
sen sarhoş olup bir gecenin sabahında
boşalan kadehlere dolan derdini
vurup duvarlar içine isyan ettin mi
ilk başta cnbc-e deki desperate housewives i hatırlatan sora da kendi çaresizliğini kendine hatırlatan şu an içinde bulunduğum b.ktan bi kelime. mümkünse bi daha karşıma çıkmasın!
klibini, geçtiğimiz günlerde barış akarsu ve Nalan Kahraman ile trafik kazası geçirip hayatını kaybeden genç yönetmen zeynep koçak'ın çektiği parçadır.
yavuz bülent bakiler şiiri.
Ah bilsen, bir bilsen duyduklarımı
Sanki bir dağ ağırlığı kalkacak üzerimden
Ve nehirler boşalacak sanki içerimden
Sakın bilme!
Anlatsan duyarım bütün güzellikleri
Erir dağlarımın başındaki kar.
Sussan içimde kıyamet kopar
Sakın konuşma!
Ha küreğe mahkum olmak prangaya vurulmak
Ha görmemek gözlerini,ikiside bir
Bütün kördüğümleri çözecek gözlerindir
Sakın bakma!
Bir haberin gelse iki satırlık
Yüreğim birdenbire kanatlanır yücelir.
Bir martı gibi çıkar kapına gelir.
Sakın yazma!
Çıkıp gittiğinden beri sessiz sedasız.
Başıboş kalan esir, zindanda yatan hürüm.
Dönmesen çaresiz kalır ölürüm
Sakın gelme!
işte dağlar taşlar şahidim olsun
Yüzüme bakma, konuşma, yazma istemiyorum
Dipsiz karanlıklara bağırıp duruyorum
Sakın işitme!
Ah bilsen, bir bilsen duyduklarımı
Sanki bir dağ ağırlığı kalkacak üzerimden
Ve nehirler boşalacak sanki içerimden
Sakın bilme!
Anlatsan duyarım bütün güzellikleri
Erir dağlarımın başındaki kar.
Sussan içimde kıyamet kopar
Sakın konuşma!
Ha küreğe mahkum olmak prangaya vurulmak
Ha görmemek gözlerini,ikiside bir
Bütün kördüğümleri çözecek gözlerindir
Sakın bakma!
Bir haberin gelse iki satırlık
Yüreğim birdenbire kanatlanır yücelir.
Bir martı gibi çıkar kapına gelir.
Sakın yazma!
Çıkıp gittiğinden beri sessiz sedasız.
Başıboş kalan esir, zindanda yatan hürüm.
Dönmesen çaresiz kalır ölürüm
Sakın gelme!
işte dağlar taşlar şahidim olsun
Yüzüme bakma, konuşma, yazma istemiyorum
Dipsiz karanlıklara bağırıp duruyorum
Sakın işitme!
ümit yaşar oğuzcan şiiridir.
Seni görmediğim günler bir çakır diken büyüyor göz
bebeklerimde
Bir çocuk ağlaması başlıyor, kulaklarımda uzun uzun
Ellerim bir yerlere yapışıyor, kurtaramıyorum
Ya ayaklarım, o benim zavallı ayaklarım
Öyle şaşkın, öyle kararsız, öyle çaresiz ki
Seni görmediğim günler
Karanlıktayım, katran gecelerdeyim
Cehennem misali bir yerdeyim
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
işte öyleyim...
Seni görmediğim günler bir çakır diken büyüyor göz
bebeklerimde
Bir çocuk ağlaması başlıyor, kulaklarımda uzun uzun
Ellerim bir yerlere yapışıyor, kurtaramıyorum
Ya ayaklarım, o benim zavallı ayaklarım
Öyle şaşkın, öyle kararsız, öyle çaresiz ki
Seni görmediğim günler
Karanlıktayım, katran gecelerdeyim
Cehennem misali bir yerdeyim
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
işte öyleyim...
Allah a inanan insan çaresiz değildir?!
umutsuz, sevgisiz, en önemlisi onsuz kalmaktır.
çaresizlik, en çok ölüm karşısında hissedilendir.
çaresizlik, en çok ölüm karşısında hissedilendir.
ali lidar'ın 6 kasım 2013 tarihli yazısıdır.
gazete okuduğumda, haber izlediğimde hissettiğim şeyleri çok güzel açıklamıştır.
bir de lewis hine'dan şu fotoğraf var http://www.historyplace.c.../childlabor/hine-full.htm
--spoiler--
ÇARESiZ
"Her şey anlamını yitirmiş gibi. içimde kocaman bir boşluk var ve ben onu hiçbir şeyle dolduramıyorum. Hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim kendimi."
Başka bir yerde ve zamanda anlatsaydı bunları en azından sesimi çıkarmadan dinler, anlamaya çalışırdım. Ama zamanlama yanlıştı. Çünkü gazete okumuştum. Ve ne zaman gazete okusam bir tür kafayı yemişler ülkesinde yaşadığımızı iliklerime kadar hissederdim. Kötü zamanda gelmişti yanıma. Gazete okumuştum. Engel olamadığım bir öfkeyle, aynı gazetede aynı gün içinde olup biten olaylardan bir buket hazırlayıp dedim ki!
"Çaresiz misin? Hadi ordan. Çaresiz falan değilsin sen. Şımarıksın sadece. Çaresizlik nedir gerçekte biliyor musun? Kimdir biliyor musun aslında çaresiz? 800 lira maaş alıp 300 liralık gaz faturasını ödeyemediği için kendini asan babadır çaresiz. Öpe koklaya askere uğurladığı oğlunun bayrağa sarılı tabutuna sarılıp aklını kaybeden annedir çaresiz. On yaşından beri kendi evinde her gece tecavüze uğrayan ve daha fazla dayanamadığı için evden kaçmaya yeltendiğinin gecesi otogarda 'namus' cinayetine kurban giden kızdır çaresiz. Koca dayağından bunalıp baba evine sığındığında babası ve abileri tarafından çocuklarının gözü önünde öldüresiye dövülen kadındır çaresiz. Torunu yaşında çocuklara titrek elleriyle kağıt mendil satmaya çalışırken kalp krizi geçiren ve bir saat ambulans gelmesini bekledikten sonra ağzı köpürerek ölen seksen yaşındaki dededir çaresiz. Çaresizmiş. Bi siktir git başımdan.
Utandı biraz. Sinirlendi de galiba. Ama pek belli etmedi. Sessizlik oldu bir süre. Sonra dayanamayıp haline, ben bozdum yine sessizliği.
"Oğlum eve gider gitmez Kafka\'nın ne kadar kitabı varsa kitaplığında en yakın geri dönüşüm kutusuna at. Ya da benim bundan sonra gazete okumama izin verme!"
--spoiler--
gazete okuduğumda, haber izlediğimde hissettiğim şeyleri çok güzel açıklamıştır.
bir de lewis hine'dan şu fotoğraf var http://www.historyplace.c.../childlabor/hine-full.htm
--spoiler--
ÇARESiZ
"Her şey anlamını yitirmiş gibi. içimde kocaman bir boşluk var ve ben onu hiçbir şeyle dolduramıyorum. Hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim kendimi."
Başka bir yerde ve zamanda anlatsaydı bunları en azından sesimi çıkarmadan dinler, anlamaya çalışırdım. Ama zamanlama yanlıştı. Çünkü gazete okumuştum. Ve ne zaman gazete okusam bir tür kafayı yemişler ülkesinde yaşadığımızı iliklerime kadar hissederdim. Kötü zamanda gelmişti yanıma. Gazete okumuştum. Engel olamadığım bir öfkeyle, aynı gazetede aynı gün içinde olup biten olaylardan bir buket hazırlayıp dedim ki!
"Çaresiz misin? Hadi ordan. Çaresiz falan değilsin sen. Şımarıksın sadece. Çaresizlik nedir gerçekte biliyor musun? Kimdir biliyor musun aslında çaresiz? 800 lira maaş alıp 300 liralık gaz faturasını ödeyemediği için kendini asan babadır çaresiz. Öpe koklaya askere uğurladığı oğlunun bayrağa sarılı tabutuna sarılıp aklını kaybeden annedir çaresiz. On yaşından beri kendi evinde her gece tecavüze uğrayan ve daha fazla dayanamadığı için evden kaçmaya yeltendiğinin gecesi otogarda 'namus' cinayetine kurban giden kızdır çaresiz. Koca dayağından bunalıp baba evine sığındığında babası ve abileri tarafından çocuklarının gözü önünde öldüresiye dövülen kadındır çaresiz. Torunu yaşında çocuklara titrek elleriyle kağıt mendil satmaya çalışırken kalp krizi geçiren ve bir saat ambulans gelmesini bekledikten sonra ağzı köpürerek ölen seksen yaşındaki dededir çaresiz. Çaresizmiş. Bi siktir git başımdan.
Utandı biraz. Sinirlendi de galiba. Ama pek belli etmedi. Sessizlik oldu bir süre. Sonra dayanamayıp haline, ben bozdum yine sessizliği.
"Oğlum eve gider gitmez Kafka\'nın ne kadar kitabı varsa kitaplığında en yakın geri dönüşüm kutusuna at. Ya da benim bundan sonra gazete okumama izin verme!"
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar