bugün
- sözlükte altın günü yapmak10
- insanların gözlem yapmaması4
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- yarın iş olması3
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan6
- şu anda ne yapıyorsun8
- maldivler6
- allah6
- brusella2
- takıntılı biri olmak3
- aşırı sinirli olmak2
- dünyanın en güzel omleti5
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- çocuğunu kocasından daha çok seven kadın3
- uludağ sözlüğün cenaze namazı7
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması13
- eşek sucuğu16
- portekiz maçında ronaldo krizi2
- 30 lu yaşlar7
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- üstteki yazar ne yapıyor5
- sosyalleşmekten kaçan insan2
- aile hekimi4
- aleyna tilki4
- beyler kabağı kollayın3
- 17 haziran 2026 portekiz demokratik kongo maçı2
- şirinevler8
- ankastre bozukluğu2
- aşık yorguni10
- flört edinmek7
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- kimseyi memnun edememek13
- biraderleri üst üste koymak7
- insanın bu hayattaki amacı17
- egay sucukcu5
- kızartma yağından sabun yapmak8
- karateci mi döver kung fucu mu yoksa aikidocu mu3
- konuşmaya konuşmaya konuşmayı unutmak2
- işi gücü borsa siyaset olan insan4
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- metrobüste yer bulmak4
- normal sözlükten uluya gelmek4
- güne iyi başlatan şeyler3
- ayakların geriye gitmesi4
- sevgili yazarlar biz burada ne yapıyoruz amk3
- yabani olmakla cool olmayı karıştıran tip4
- saxo bank'tan altın yükseliş yorumu5
Olası bir sözlük nicki.
Çok yaratıcı bir nick olmuş. Gülümsetti.
Umarım yazdıkları da aynı yaratıcılıkta olur.
Umarım yazdıkları da aynı yaratıcılıkta olur.
Zamparatoneri akla getirendir ya da zamparaşüt haha.
ibnetor gibi birşey.
bana göre. gözlerim yarı açık dilruba görülen sarhoşlukta kendimden geçip nefesimdeki ılıman
akrep kokusuyla "ohhhh it seems nice" diyerek okudum az önceki yazını. gittikçe kıvama
geliyorsun. seni gün geçtikçe kendime daha yakın hissediyorum. ilk günlerdeki tedirginliğini
üzerinden attığın yetmezmiş gibi artık kendin çağırıyorsun beni. gel diyorsun. gel ve beni mahvet vekilim. daha önce penis ile tanışmamış anüs kıvamındasın şu an.
tanıştığımda öpüşürken dilini dişlerinin arkasına saklayan ve bitene kadar asla gözlerini açmayan,
hatta öpüşmemiz biter bitmez değil de 5-10 saniye sonra, üstelik de önce kafasını yere eğip daha sonra kaldırarak açabilerek bana arkadan bakabilen sevgilinin, şimdilerde seviştikten sonra evin içinde çıplak gezip benimle şakalaşması kadar keyifli bir şaşkınlıkla izliyorum sendeki bu
değişimi. ve sana olan ilk ciddi ayar sıkıntısının ne denli yaradığını görererek gurur duyuyorum.
utançtan cesarete. benim eserim.
zekamla, karizmamla, testislerimdeki alüvyonlu toprak kokusunun yüz hatlarıma kattığı grotesk
çizgilerle döverim seni. ağlayamazsın. ama bunu yapmayacağım. sözlük ombudsmanı
görevindeyim artık biliyorsun. beni bekle. yokluğumda sert rakiplerle çarpışıp ayakta kal. bana iyi bir av olmayı hak et.
gaza getirmeye yönelik yazını çok sevdim. tahrik etti beni. ad hominem göt veremem offf
yaramam ne çeşit sistem biliyorsan hepsinle gir bana, belden aşağı, daha da aşağı, kasıklarımın
çevresine, dil altıma, göbek lehimime, neresine olursa olsun vur. ben bakmam böyle şeylere.
tartışırken neresi olursa olsun oradan bana geçirilmesini arzular, durumun dengeleneceğini
düşünerek sevinirim.
ahhh jesi... keşke yeminimi bozabilsem. insanların arasındaki ilişkiye bilmeden bodoslama yorum yapma cüretindeki kışkırtıcılığın bana sağladığı haz eşliğinde yazılarımı okurken monitöre dalıp
giden bön bakışlarınla "ya ben buna ne cevap vericem acaba"tedirginliğini koltukaltlarımın
sıcaklığında düşleyebilsem. uzun cümleleri seviyorsun di mi?
Biraz daha serpil ... memelerin tomurcuklansın. Bacak aralarında gül açsın , sandalyeye oturduğunda bacakların yere değmeli en azından. Sübyancı değilim ben olamam da
Ahhh jesiiii , küçük vekilin kafasını bütün gücümle sıkarak bekleyeceğim büyümeni..
şunu da asla unutma: herzevekil avlarını kendi seçer. ona bulaşanları, sataşanları değil, sadece
canının çektiklerini yoklar ve bitirir. senin yaşamanı istiyor ama.
akrep kokusuyla "ohhhh it seems nice" diyerek okudum az önceki yazını. gittikçe kıvama
geliyorsun. seni gün geçtikçe kendime daha yakın hissediyorum. ilk günlerdeki tedirginliğini
üzerinden attığın yetmezmiş gibi artık kendin çağırıyorsun beni. gel diyorsun. gel ve beni mahvet vekilim. daha önce penis ile tanışmamış anüs kıvamındasın şu an.
tanıştığımda öpüşürken dilini dişlerinin arkasına saklayan ve bitene kadar asla gözlerini açmayan,
hatta öpüşmemiz biter bitmez değil de 5-10 saniye sonra, üstelik de önce kafasını yere eğip daha sonra kaldırarak açabilerek bana arkadan bakabilen sevgilinin, şimdilerde seviştikten sonra evin içinde çıplak gezip benimle şakalaşması kadar keyifli bir şaşkınlıkla izliyorum sendeki bu
değişimi. ve sana olan ilk ciddi ayar sıkıntısının ne denli yaradığını görererek gurur duyuyorum.
utançtan cesarete. benim eserim.
zekamla, karizmamla, testislerimdeki alüvyonlu toprak kokusunun yüz hatlarıma kattığı grotesk
çizgilerle döverim seni. ağlayamazsın. ama bunu yapmayacağım. sözlük ombudsmanı
görevindeyim artık biliyorsun. beni bekle. yokluğumda sert rakiplerle çarpışıp ayakta kal. bana iyi bir av olmayı hak et.
gaza getirmeye yönelik yazını çok sevdim. tahrik etti beni. ad hominem göt veremem offf
yaramam ne çeşit sistem biliyorsan hepsinle gir bana, belden aşağı, daha da aşağı, kasıklarımın
çevresine, dil altıma, göbek lehimime, neresine olursa olsun vur. ben bakmam böyle şeylere.
tartışırken neresi olursa olsun oradan bana geçirilmesini arzular, durumun dengeleneceğini
düşünerek sevinirim.
ahhh jesi... keşke yeminimi bozabilsem. insanların arasındaki ilişkiye bilmeden bodoslama yorum yapma cüretindeki kışkırtıcılığın bana sağladığı haz eşliğinde yazılarımı okurken monitöre dalıp
giden bön bakışlarınla "ya ben buna ne cevap vericem acaba"tedirginliğini koltukaltlarımın
sıcaklığında düşleyebilsem. uzun cümleleri seviyorsun di mi?
Biraz daha serpil ... memelerin tomurcuklansın. Bacak aralarında gül açsın , sandalyeye oturduğunda bacakların yere değmeli en azından. Sübyancı değilim ben olamam da
Ahhh jesiiii , küçük vekilin kafasını bütün gücümle sıkarak bekleyeceğim büyümeni..
şunu da asla unutma: herzevekil avlarını kendi seçer. ona bulaşanları, sataşanları değil, sadece
canının çektiklerini yoklar ve bitirir. senin yaşamanı istiyor ama.
Doğum günü yazarı.
Bundan sonra senin doğum günün benim olduğun gündür.
Bundan sonra senin doğum günün benim olduğun gündür.
resmen onore oldum lan.
kusura bakma. çok yazmışsın okuyamadım.
iyi bir türktür.
kusura bakma. çok yazmışsın okuyamadım.
iyi bir türktür.
Türktür.
kendini çok akıllı sanan ama gerçekte inanılmaz saftirik biri. bi yere laf sokacam derken gelecek atakların hesabını yapamayacak kadar vasatın altı biri şunu yazmış https://www.uludagsozluk.com/e/47547623/
(bkz: chp seçim otobüsünde fuhuş) yapıldığını bilmiyor. hemde ibnelerle beraber birlikte olmuşlar haa bu yetmedimi.
bu listeyi oku zihniyetini tanı.
KEMALiSTLERiN TESCiLLi TÂCiZ VE TECÂVÜZ LiSTESi
1- CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeğeni Hıdır Çakmak, 4 kız çocuğunu tâciz ettiği için 20 yıl hapis cezası aldı. CHP beraatini istedi, tahliye olmayınca Kılıçdaroğlu ile akrabalığı örtbas edildi.
2- CHP'li Manavgat ilçe yöneticisi ve aynı zamanda Gazeteci olan Recep Memili, kız çocuğuna tâcizden hapis cezası aldı.
3- CHP'li müsteşar Saim Kendir, yüzme öğretme bahânesiyle 4 kız çocuğunu taciz ettiği gerekçesiyle 18 yıl 9 ay hapse mahkum edildi.
4- CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, mavi tık'lı, onaylı resmi twitter hesabında pedofili/çocuk pornosu paylaştı.
Sadece iki dakika sonra paylaşımı silip hesabının hacklendiğini, çalındığını açıkladı ve konu kapandı.
Oysa çalınan bir hesabı, en iyi bilgisayar uzmanlarıbile 10 dakikadan önce geri alıp kurtaramaz. Üstelik onaylı hesaplara giriş için telefondan onay kodu istendiğinden onaylı hesaplar çalınamaz. Beğeneyim derken twetlemiş olsa gerek.
5- CHP izmir/Dikili Belediye Başkanı Mustafa Tosun, emri altındaki Zabıta bir bayanı taciz etti. Mağdur şikayetçi olunca "içkiliydim, özür dilerim" diyerek suçunu itiraf ederken, CHP yönetimi ise "Duruma bakıldığında, bir komplo olduğu görülüyor" diyerek tacizci Başkanı savundu.
6- CHP Mudanya ilçe Başkanı Hasan Yıldırım, Kılıçdaroğlu'nun toplantı düzenlediği otelde garson kızı taciz etti.
Hâdise ilk başta örtbas edilmeye çalışıldı fakat alenen ortaya çıkınca gizlemeye çalışanlar da tepki göstermek durumunda kaldı.
7- CHP Yalova MV. Muharrem ince,CHP'li bir bayana "Abazayım gel" şeklinde mesajlar atarak taciz etti. Bayan durumu parti içinde dillendirip mesajları gösterince CHP'li kadınlar da tepki gösterdi, M. ince ise mağdur bayan için "O bir AKP'li, iftira atıyor" diyerek kendini savundu.
8-CHP'li Tekirdağ/Saray Belediyesinde Başkan Danışmanı Savaş Korucuoğlu,stajyer öğrencileri taciz etti.En vahimi ise konunun CHP Tekirdağ milletvekillerine iletilmesine rağmen söz konusu kişiler hakkında hiçbir işlem yapılmadığı hatta konunun kapatılmaya çalışıldığı ortaya çıktı.
9- Yine CHP'li Tekirdağ/Saray belediyesinde Belediye Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Belediye Meclis Üyesi olan Dilaver Perçin, 25 yıl belediyede hizmet veren Ö.T.yi taciz etti. Çünkü daha evvelki hâdisede, hiç bir önlem alınmamıştı.
10- CHP'li izmir/Güzelbahçe Başkan yardımcısının oğlu Onur Günay,bir bayanı tâciz ettiği gerekçesiyle mağdur bayan tarafından şikayet edildi.Onu karakoldan almaya gelen babası Mustafa Günay,karakol önünde aracının plakasını söktü.
Günay ne aklandı ne de ceza aldı, konu kapandı.
11- Döşemealtı Mesire alanında kurulan CHP Antalya il Gençlik Kolları kampında il Başkanı M.C'nin 17 yaşındaki CHP'li bir genç kızı taciz etti.Hâdise önce örtbas edilmeye çalışıldı. Ancak tepkilerin büyümesi üzerine il Başkanı ve örtbas edenler görevden alındı.
12- Cumhuriyet Halk Partisi 36.Olağan Kurultayı’na gitmek için Kuşadası’ndan hareket eden otobüste 13 yaşındaki erkek çocuğunu taciz eden CHP Kuşadası ilçe Yöneticisi M.Y tutuklanarak cezaevine kondu.
CHP yönetiminden açıklama yapılmadı.
13- CHP'li Sivas Akıncılar ilçe Başkanı H.Ç, Akıncılar ilköğretim okulu Sınıf Öğretmeni E.S'yi tâciz ettiği gerekçesiyle tutuklanıp 2 yıl bir ay hapis cezâsına çarptırılarak cezaevine konuldu.
14- Adana’nın Kozan ilçesinde pitbull cinsi köpeklerle korkuttukları yabancı uyruklu kadınlara fuhuş yaptırdıkları gerekçesiyle adliyeye sevk edilen ve aralarında CHP Kozan Gençlik Kolları Başkanı Kadir Oruç'un da bulunduğu 18 kişilik çete tutuklandı.
15-istanbul'da seçimden 4 gün sonra metrobüsde 1 kadını taciz eden kişinin Ekrem imamoğlu'nun adamı Fatih Özdemir olduğu ortaya çıktı.Sosyal medyada bu olay üzerinden seri paylaşımlar yapan CHP'liler,sapığın kendilerinden olduğunu öğrenince tüm hesaplardan paylaşımları kaldırdı.
SON
Deniz Baykal hâdisesi gibi zinaya giren olayları saymıyoruz, sadece medyaya yansıyan ve hiç gündemde yer almayan taciz olayları bunlar.
CHP'nin seçim otobüsünde travestilerle basılanlar gibi zinâ sayılan mevzuları da sayarsak bitmez bu yazı.
(bkz: chp seçim otobüsünde fuhuş) yapıldığını bilmiyor. hemde ibnelerle beraber birlikte olmuşlar haa bu yetmedimi.
bu listeyi oku zihniyetini tanı.
KEMALiSTLERiN TESCiLLi TÂCiZ VE TECÂVÜZ LiSTESi
1- CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeğeni Hıdır Çakmak, 4 kız çocuğunu tâciz ettiği için 20 yıl hapis cezası aldı. CHP beraatini istedi, tahliye olmayınca Kılıçdaroğlu ile akrabalığı örtbas edildi.
2- CHP'li Manavgat ilçe yöneticisi ve aynı zamanda Gazeteci olan Recep Memili, kız çocuğuna tâcizden hapis cezası aldı.
3- CHP'li müsteşar Saim Kendir, yüzme öğretme bahânesiyle 4 kız çocuğunu taciz ettiği gerekçesiyle 18 yıl 9 ay hapse mahkum edildi.
4- CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, mavi tık'lı, onaylı resmi twitter hesabında pedofili/çocuk pornosu paylaştı.
Sadece iki dakika sonra paylaşımı silip hesabının hacklendiğini, çalındığını açıkladı ve konu kapandı.
Oysa çalınan bir hesabı, en iyi bilgisayar uzmanlarıbile 10 dakikadan önce geri alıp kurtaramaz. Üstelik onaylı hesaplara giriş için telefondan onay kodu istendiğinden onaylı hesaplar çalınamaz. Beğeneyim derken twetlemiş olsa gerek.
5- CHP izmir/Dikili Belediye Başkanı Mustafa Tosun, emri altındaki Zabıta bir bayanı taciz etti. Mağdur şikayetçi olunca "içkiliydim, özür dilerim" diyerek suçunu itiraf ederken, CHP yönetimi ise "Duruma bakıldığında, bir komplo olduğu görülüyor" diyerek tacizci Başkanı savundu.
6- CHP Mudanya ilçe Başkanı Hasan Yıldırım, Kılıçdaroğlu'nun toplantı düzenlediği otelde garson kızı taciz etti.
Hâdise ilk başta örtbas edilmeye çalışıldı fakat alenen ortaya çıkınca gizlemeye çalışanlar da tepki göstermek durumunda kaldı.
7- CHP Yalova MV. Muharrem ince,CHP'li bir bayana "Abazayım gel" şeklinde mesajlar atarak taciz etti. Bayan durumu parti içinde dillendirip mesajları gösterince CHP'li kadınlar da tepki gösterdi, M. ince ise mağdur bayan için "O bir AKP'li, iftira atıyor" diyerek kendini savundu.
8-CHP'li Tekirdağ/Saray Belediyesinde Başkan Danışmanı Savaş Korucuoğlu,stajyer öğrencileri taciz etti.En vahimi ise konunun CHP Tekirdağ milletvekillerine iletilmesine rağmen söz konusu kişiler hakkında hiçbir işlem yapılmadığı hatta konunun kapatılmaya çalışıldığı ortaya çıktı.
9- Yine CHP'li Tekirdağ/Saray belediyesinde Belediye Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Belediye Meclis Üyesi olan Dilaver Perçin, 25 yıl belediyede hizmet veren Ö.T.yi taciz etti. Çünkü daha evvelki hâdisede, hiç bir önlem alınmamıştı.
10- CHP'li izmir/Güzelbahçe Başkan yardımcısının oğlu Onur Günay,bir bayanı tâciz ettiği gerekçesiyle mağdur bayan tarafından şikayet edildi.Onu karakoldan almaya gelen babası Mustafa Günay,karakol önünde aracının plakasını söktü.
Günay ne aklandı ne de ceza aldı, konu kapandı.
11- Döşemealtı Mesire alanında kurulan CHP Antalya il Gençlik Kolları kampında il Başkanı M.C'nin 17 yaşındaki CHP'li bir genç kızı taciz etti.Hâdise önce örtbas edilmeye çalışıldı. Ancak tepkilerin büyümesi üzerine il Başkanı ve örtbas edenler görevden alındı.
12- Cumhuriyet Halk Partisi 36.Olağan Kurultayı’na gitmek için Kuşadası’ndan hareket eden otobüste 13 yaşındaki erkek çocuğunu taciz eden CHP Kuşadası ilçe Yöneticisi M.Y tutuklanarak cezaevine kondu.
CHP yönetiminden açıklama yapılmadı.
13- CHP'li Sivas Akıncılar ilçe Başkanı H.Ç, Akıncılar ilköğretim okulu Sınıf Öğretmeni E.S'yi tâciz ettiği gerekçesiyle tutuklanıp 2 yıl bir ay hapis cezâsına çarptırılarak cezaevine konuldu.
14- Adana’nın Kozan ilçesinde pitbull cinsi köpeklerle korkuttukları yabancı uyruklu kadınlara fuhuş yaptırdıkları gerekçesiyle adliyeye sevk edilen ve aralarında CHP Kozan Gençlik Kolları Başkanı Kadir Oruç'un da bulunduğu 18 kişilik çete tutuklandı.
15-istanbul'da seçimden 4 gün sonra metrobüsde 1 kadını taciz eden kişinin Ekrem imamoğlu'nun adamı Fatih Özdemir olduğu ortaya çıktı.Sosyal medyada bu olay üzerinden seri paylaşımlar yapan CHP'liler,sapığın kendilerinden olduğunu öğrenince tüm hesaplardan paylaşımları kaldırdı.
SON
Deniz Baykal hâdisesi gibi zinaya giren olayları saymıyoruz, sadece medyaya yansıyan ve hiç gündemde yer almayan taciz olayları bunlar.
CHP'nin seçim otobüsünde travestilerle basılanlar gibi zinâ sayılan mevzuları da sayarsak bitmez bu yazı.
türkiyede dünden bugüne değişen hiçbir şey yok. amerikayı sevmeyenler komünist mi bilmiyorum ama, 6.filo filistin, suriye ve ırak ı bombalayıp ateşe veren f16 ların kalkış noktasıydı.
görsel
altıncı filo israil her sıkıştığında akdenize inen tek dişi kalmış canavardır.
görsel
altıncı filo israil her sıkıştığında akdenize inen tek dişi kalmış canavardır.
onun bunun icadı komünist değildir.
işçileri ve haklarını sever sayar.
çünkü komünizmde grevin cezası idamdı.
işçileri ve haklarını sever sayar.
çünkü komünizmde grevin cezası idamdı.
zamparatorun akıl hocaları, altıncı filo faciası gerçekleşirken buna benzer başlıklarla sahte milliyetçilik peşinde koşturuyordu.
görsel
bugün altıncı filonun israil ve onu kollayan yahudi milyarderlerin,
blackrock ın,
tepe ismi larry fink in sağ kolu olduğunu ve her gün filistini bombaladığını hepimiz biliyoruz artık.
https://www.youtube.com/watch?v=-p1z9w398Ns
görsel
görsel
bugün altıncı filonun israil ve onu kollayan yahudi milyarderlerin,
blackrock ın,
tepe ismi larry fink in sağ kolu olduğunu ve her gün filistini bombaladığını hepimiz biliyoruz artık.
https://www.youtube.com/watch?v=-p1z9w398Ns
görsel
komünizmde fahiş kira derdin yok,
aç kalamazsın,
aç kalmak imkansız!
sosyal konut imkanı var,
elektrik, su, doğal gaz hepsi bedava,
fabrika ve içindeki demirbaşlara sahip olan kişi,
emri altındaki herkesi köle misali sömüremez,
sovyetlerde hafta sonu,
bayram,
akşam mesaisi yoktu mesela.
15 saat çalışmak, kapitalizme özgü bi özgürlüktü. 8 saatten fazla çalışmak yasaktı.
aç kalamazsın,
aç kalmak imkansız!
sosyal konut imkanı var,
elektrik, su, doğal gaz hepsi bedava,
fabrika ve içindeki demirbaşlara sahip olan kişi,
emri altındaki herkesi köle misali sömüremez,
sovyetlerde hafta sonu,
bayram,
akşam mesaisi yoktu mesela.
15 saat çalışmak, kapitalizme özgü bi özgürlüktü. 8 saatten fazla çalışmak yasaktı.
kapitalizm yanlısı kemalistlerde gurur yok.
hiçbiri kemalist erkeklerin sırtına binip,
onları eşek gibi kullanan,
ailelerine küfreden,
sürekli mobbing taciz uygulayan,
kıdem, ihbar tazminatlarına, emeklilik haklarına çöken müsiad ve tüsiad patronlarına gık çıkaramıyor.
boş beleş söylemleri, sadece slogandan ibaret.
hepsi de toksik bireyciliğin saplantılı esiri.
dayanışma ve yardımlaşmaya dayanan toplumsal alışkanlıkları bütünüyle terk etmiş vaziyetteler.
yoksul ve sefil insanlara iş imkanı sağlayıp, topluma kazandırma görevini bile tarikatlar üstleniyor.
hiçbiri kemalist erkeklerin sırtına binip,
onları eşek gibi kullanan,
ailelerine küfreden,
sürekli mobbing taciz uygulayan,
kıdem, ihbar tazminatlarına, emeklilik haklarına çöken müsiad ve tüsiad patronlarına gık çıkaramıyor.
boş beleş söylemleri, sadece slogandan ibaret.
hepsi de toksik bireyciliğin saplantılı esiri.
dayanışma ve yardımlaşmaya dayanan toplumsal alışkanlıkları bütünüyle terk etmiş vaziyetteler.
yoksul ve sefil insanlara iş imkanı sağlayıp, topluma kazandırma görevini bile tarikatlar üstleniyor.
birinci dünya savaşı döneminde,
ve öncesinde gerçekleşen her büyük savaşta,
büyük kıtlıklar yaşanmış,
ve tarihi vesikalarla kayıt altına alınmıştır.
sebebi islam, hristiyanlık yahut komünizm, kapitalizm değil, üretimde bilfiil faaliyet sergileyen neslin, üretici sınıfın cepheye sürülmesi ve tarlaların boşalmasıdır.
ve öncesinde gerçekleşen her büyük savaşta,
büyük kıtlıklar yaşanmış,
ve tarihi vesikalarla kayıt altına alınmıştır.
sebebi islam, hristiyanlık yahut komünizm, kapitalizm değil, üretimde bilfiil faaliyet sergileyen neslin, üretici sınıfın cepheye sürülmesi ve tarlaların boşalmasıdır.
türkiyede 1920 lerde, anadoluda korkunç bi kıtlık vardı,
akp lilerin karneyle ekmek hikayesi palavra değil anlayacağınız,
sovyetlerde buhran olarak tezahür eden süreç,
türkiyede de yaşandı,
fakat burjuva yanlısı kemalistler tarihi vesikalarla kayıt altına alınan açlığı,
kemalizmi korumak pahasına inkar etmiş,
üstünü örtmeye çalışmış,
ve ayak takımı olarak gördükleri anadolu ahvali iktidar koltuğuna oturunca bütün kepazelikleri açığa çıktı.
akp lilerin karneyle ekmek hikayesi palavra değil anlayacağınız,
sovyetlerde buhran olarak tezahür eden süreç,
türkiyede de yaşandı,
fakat burjuva yanlısı kemalistler tarihi vesikalarla kayıt altına alınan açlığı,
kemalizmi korumak pahasına inkar etmiş,
üstünü örtmeye çalışmış,
ve ayak takımı olarak gördükleri anadolu ahvali iktidar koltuğuna oturunca bütün kepazelikleri açığa çıktı.
atatürk'ün cumhuriyeti ilan ettiği süreçte de büyük bi kıtlık süreci yaşandı.
bunun sebebi kemalizm,
osmanlı yönetimi,
sovyetler,
komünizm,
kapitalizm değil.
savaş. türkiyede 20 lerde yaşanan kıtlığa dair sayısız kayıt var:
https://youtu.be/9qiadfVVUVU?t=975
görsel
bunun sebebi kemalizm,
osmanlı yönetimi,
sovyetler,
komünizm,
kapitalizm değil.
savaş. türkiyede 20 lerde yaşanan kıtlığa dair sayısız kayıt var:
https://youtu.be/9qiadfVVUVU?t=975
görsel
vay amk komünisti. chatgpt nin verdiği cevaba bakın:
görsel
görsel
görsel
Türkiye’de 1920–1940 yılları arasında, özellikle savaş ve savaş sonrası dönemlerde, tarım işçilerinin cepheye sürülmesi ve üretici nüfusun azalması nedeniyle gıda üretiminde ciddi sorunlar yaşanmıştır. Ancak bu dönemde Sovyetler’deki Holodomor gibi kitlesel açlık ölümleri yaşanmadı. Yine de, kaynaklarda yerel kıtlıklar, gıda sıkıntıları, ekmek karneye bağlanması ve köylülerin zorla ürün vermeye zorlanması gibi pek çok belirti mevcuttur.
1. Kurtuluş Savaşı (1919–1922) ve Sonrası
Bu dönemde tarım nüfusu cepheye alındı, kalanlar da büyük ölçüde yaşlılar, kadınlar ve çocuklardı.
Özellikle Batı Anadolu’daki işgal bölgelerinde tarım faaliyetleri durdu ya da ciddi ölçüde aksadı.
Köylerde hayvanlar ve tarım araçları da savaş için alındığı için üretim sekteye uğradı.
???? Vesika ve kayıtlar:
Falih Rıfkı Atay gibi yazarlar, döneme dair anılarında gıda yokluğuna değinir.
Ziya Gökalp’in yazılarında ve Halide Edib Adıvar’ın hatıratlarında, Anadolu’da halkın mısır ekmeği dahi bulamadığı, açlığın ve sefaletin yaygın olduğu anlatılır.
2. 1930’lar: Ekonomik Buhran ve Köylü Sorunları
1929 Buhranı Türkiye’yi de vurdu. Tarım ürünlerinin fiyatı düştü, köylü elindeki mahsulü yok pahasına satmak zorunda kaldı.
Devlet, üretimi artırmak adına köylüyü teşvik etmek istedi ama kırsal kalkınma sınırlı kaldı.
Toprak Reformu yapılamadı, büyük toprak sahipleri (ağa sınıfı) hâlâ etkin kaldı.
Köylüler ürünlerinin büyük kısmını vergi ya da aşar olarak devlete vermek zorundaydı (aşar vergisi 1925’te kaldırıldı ama izleri sürdü).
3. II. Dünya Savaşı Yılları (1939–1945)
Türkiye savaşa doğrudan katılmasa da seferberlik ilan edildi. Genç erkek nüfus yeniden askere alındı.
Sonuç: Tarımda ciddi iş gücü kaybı, gıda kıtlığı, karne sistemi, ekmek kuyrukları.
1942'de çıkarılan Varlık Vergisi ve 1940’taki Milli Korunma Kanunu ile köylü mallarına el konulabildi.
Ekmek karneye bağlandı, kentlerde ciddi gıda darlığı yaşandı.
???? Belgeli örnekler:
ismet inönü’nün hatıraları, Meclis zabıtları ve dönemin gazetelerinde; halkın pazarlarda “tahıl, un, yağ, sabun” bulamadığına dair yazılar vardır.
Sabahattin Ali’nin hikâyelerinde kırsalda yaşayanların sefaletine dair güçlü gözlemler yer alır (örneğin Kuyucaklı Yusuf ve Kağnı).
1941–42 tarihli Başbakanlık arşiv belgeleri, bazı bölgelerde tahıl istiflenmesine rağmen halka verilmediğini, asker ve bürokrasiye öncelik verildiğini gösterir.
Sonuç:
1920–1940 döneminde Türkiye’de:
Sistematik bir “kıtlık” politikası veya toplu açlıktan ölümler olmamakla birlikte,
Özellikle kırsalda yaşayan halk kesimleri arasında sürekli ve ciddi gıda darlıkları yaşandı,
Bu durumun başlıca sebepleri arasında cepheye alınan iş gücü, ekonomik kriz, otoriter ekonomik politikalar ve lojistik eksiklikler bulunmaktaydı.
istersen sana bu döneme dair bazı arşiv belgelerini veya Sabahattin Ali gibi yazarların metinlerinden örnek paragraflar da bulabilirim.
görsel
görsel
görsel
Türkiye’de 1920–1940 yılları arasında, özellikle savaş ve savaş sonrası dönemlerde, tarım işçilerinin cepheye sürülmesi ve üretici nüfusun azalması nedeniyle gıda üretiminde ciddi sorunlar yaşanmıştır. Ancak bu dönemde Sovyetler’deki Holodomor gibi kitlesel açlık ölümleri yaşanmadı. Yine de, kaynaklarda yerel kıtlıklar, gıda sıkıntıları, ekmek karneye bağlanması ve köylülerin zorla ürün vermeye zorlanması gibi pek çok belirti mevcuttur.
1. Kurtuluş Savaşı (1919–1922) ve Sonrası
Bu dönemde tarım nüfusu cepheye alındı, kalanlar da büyük ölçüde yaşlılar, kadınlar ve çocuklardı.
Özellikle Batı Anadolu’daki işgal bölgelerinde tarım faaliyetleri durdu ya da ciddi ölçüde aksadı.
Köylerde hayvanlar ve tarım araçları da savaş için alındığı için üretim sekteye uğradı.
???? Vesika ve kayıtlar:
Falih Rıfkı Atay gibi yazarlar, döneme dair anılarında gıda yokluğuna değinir.
Ziya Gökalp’in yazılarında ve Halide Edib Adıvar’ın hatıratlarında, Anadolu’da halkın mısır ekmeği dahi bulamadığı, açlığın ve sefaletin yaygın olduğu anlatılır.
2. 1930’lar: Ekonomik Buhran ve Köylü Sorunları
1929 Buhranı Türkiye’yi de vurdu. Tarım ürünlerinin fiyatı düştü, köylü elindeki mahsulü yok pahasına satmak zorunda kaldı.
Devlet, üretimi artırmak adına köylüyü teşvik etmek istedi ama kırsal kalkınma sınırlı kaldı.
Toprak Reformu yapılamadı, büyük toprak sahipleri (ağa sınıfı) hâlâ etkin kaldı.
Köylüler ürünlerinin büyük kısmını vergi ya da aşar olarak devlete vermek zorundaydı (aşar vergisi 1925’te kaldırıldı ama izleri sürdü).
3. II. Dünya Savaşı Yılları (1939–1945)
Türkiye savaşa doğrudan katılmasa da seferberlik ilan edildi. Genç erkek nüfus yeniden askere alındı.
Sonuç: Tarımda ciddi iş gücü kaybı, gıda kıtlığı, karne sistemi, ekmek kuyrukları.
1942'de çıkarılan Varlık Vergisi ve 1940’taki Milli Korunma Kanunu ile köylü mallarına el konulabildi.
Ekmek karneye bağlandı, kentlerde ciddi gıda darlığı yaşandı.
???? Belgeli örnekler:
ismet inönü’nün hatıraları, Meclis zabıtları ve dönemin gazetelerinde; halkın pazarlarda “tahıl, un, yağ, sabun” bulamadığına dair yazılar vardır.
Sabahattin Ali’nin hikâyelerinde kırsalda yaşayanların sefaletine dair güçlü gözlemler yer alır (örneğin Kuyucaklı Yusuf ve Kağnı).
1941–42 tarihli Başbakanlık arşiv belgeleri, bazı bölgelerde tahıl istiflenmesine rağmen halka verilmediğini, asker ve bürokrasiye öncelik verildiğini gösterir.
Sonuç:
1920–1940 döneminde Türkiye’de:
Sistematik bir “kıtlık” politikası veya toplu açlıktan ölümler olmamakla birlikte,
Özellikle kırsalda yaşayan halk kesimleri arasında sürekli ve ciddi gıda darlıkları yaşandı,
Bu durumun başlıca sebepleri arasında cepheye alınan iş gücü, ekonomik kriz, otoriter ekonomik politikalar ve lojistik eksiklikler bulunmaktaydı.
istersen sana bu döneme dair bazı arşiv belgelerini veya Sabahattin Ali gibi yazarların metinlerinden örnek paragraflar da bulabilirim.
komünizmde açlıktan 10 milyonlar katledilmiş.
yoldaş türkiyedeki gıda karnesini beğenmemiş.
komünizm din değildir. körü körüne klişe laflarla tapınılmamalı.
yoldaş türkiyedeki gıda karnesini beğenmemiş.
komünizm din değildir. körü körüne klişe laflarla tapınılmamalı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar