bugün
- kiraz cicegi kolonyasi33
- sözlük yazarlarının tatlıları16
- denize girmek7
- izlenilen ilk yabancı dizi8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle5
- kadın yazarların kavga etmesi11
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi4
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması3
- sözlükte kavga olunca çok üzülmek5
- nepal e gidip neden ben diye bağırmak3
- aydın da polise direnen garip kadın3
- gösterip vermeyen kız4
- aylık 349 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı7
- sözlük yazarlarının şalgamları5
- am'a yolculuk2
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat9
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- arkadaşlar naber ya3
- bıyık almaya üşenmek3
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- kavga eden iki kadına o an aşık olmak5
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler14
- kuran da namazın olmaması21
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey3
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen13
- ilişki yapmanın imkansızlaşması4
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- mesnevideki pornografik hikayeler3
- abridgeeeee5
- gina carano2
- sözlük kızlarıyla aşk yaşamak5
- velvet37
- travesti siniri5
- arkadaşlar lütfen artık seviyeli olalım5
- şems vs mevlana2
- bir sözlük kızının usulca odasına girmek4
- corona bira içen erkek6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- ctrlx10
- muslettin amca5
- bir sözlük kızının tatlısını hunharca yemek4
- koca istiyom gel beni al5
- en son yapılan keyfi harcama4
- arkadaşlar kavga etmeyin6
- domalan kız7
- bir ümidim olsun her zaman arayım2
- bugün inşallah fas kazanır2
- gandalf yüzüğü neden frodoya emanet etti sorunsalı4
- arkadaşlar lütfen kavga etmeyin3
Farketmediğimiz fakat gelip geçtiğini hep bildimiz şey.
anadolu üniversitesi iletişim bilimleri fakültesi kantin partisi'ni sanki dünya başımıza yıkılmış gibi haber yapan gazetedir. yok efendim içki içiliyormuş, taşkınlık çıkıyormuş filan... evet yıllar, yıllardır geleneksel kantin partimiz yapılır; bira içilir ve fakat taşkınlık çıktığını henüz görmedim. güya fakülteden ismini vermek istemeyen bir grup öğrenci de durumdan rahatsızlığını bildirmiş. yalan yahu. kim, neden rahatsız olsun? parti akşam, gelmek zorunlu değil. * efendim parti rektörlükten izinlidir, gayet nezih bir biçimde gerçekleşmiş, hiçbir sorun çıkmamıştır ve iletişim ruhunun geleneklerinden biridir. haberi yapan arkadaşı geleneksel tandır gecemize de bekleriz diyeceğim ama o kampüste olmayacağı için haber değeri olmaz sanırım. tövbe tövbe...
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1058925&title=universite-kantininde-ickili-parti
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1058925&title=universite-kantininde-ickili-parti
genelde bıyıklı erkeklerin ve pardesülü, türbanlı bayanların okuduğu gazete.
her kesimden insanın okuduğu günlük gazete.
bayilere sorduğumuzda satılmayan gazetedir.
bu kadar taraflı olmasa güzel olabilecek gazete.
hareketin miktarına zaman diyoruz.
zamanın miktarına ne diyeceğiz?
salise,
saniye,
dakika,
saat,
gün,
ay,
yıl...
ömür...
biter...gider...saydıkça bereketi.
işte bu sebepten büyüklerimiz tepside pişenin , tencerede tıngırdayanın miktarını dile dökmezler ki bereketi gitmesin...
nimetin sayılması edebe mugayyirdir.
zamanın miktarına ne diyeceğiz?
salise,
saniye,
dakika,
saat,
gün,
ay,
yıl...
ömür...
biter...gider...saydıkça bereketi.
işte bu sebepten büyüklerimiz tepside pişenin , tencerede tıngırdayanın miktarını dile dökmezler ki bereketi gitmesin...
nimetin sayılması edebe mugayyirdir.
kendi ellerinizle, bilerek ve son derece keyif alarak, kendi canınızı yaka yaka savurup savurup tükettiğinizdir. zamanı alıp götürür seneler, seneler ve daha seneler. zaman içinde acı veren her şey, her kiş, her olay unutulmaya yüz tutsa da, yine adiliğini gösterir zaman. unutturmaz, unutulursunuz. zaman işte, değerini bilmeyene zaman farklı işler. bilmezler değerini, savur gitsin...*
insanı olgunlaştıran, olgunlaştırdıkça yıpratan,
yıprattıkça kendinden bişeyler feda ettiren varlık.
acaba yıpranmadan olgunlaştıracak bi zamansızlık var mıdır.
yıprattıkça kendinden bişeyler feda ettiren varlık.
acaba yıpranmadan olgunlaştıracak bi zamansızlık var mıdır.
hep yanlış olan kavram.
hep ertelediğimiz mutluluğu daha da ileri atan şerefsiz.
oda tv gibi haberciliği bırakın gerçek bir sözü dahi barındırmayan utanmaz bir site tarafından saldırılara uğrayan türkiye nin yüzakı gazetedir. çoğu yabancı basın zaman gazetesinin bu hayranlık uyandıran yayın politikası ve sayfa düzenini kendisine örnek alır. lakin ülkemizde değeri pek bilinmese de (günlük 750.000 civarı *) içki sarmak için kullanılan posta gazetesinin açık ara eline vermektedir (gazeteyi).
zaman türkiyedeki en okunabilir gazetedir. bu durum hiç hoşunuza gitmese bile...
çok klişe ama gerçek: rüzgarın kayadan alıp götürebileceği tek şey tozdur.
zaman türkiyedeki en okunabilir gazetedir. bu durum hiç hoşunuza gitmese bile...
çok klişe ama gerçek: rüzgarın kayadan alıp götürebileceği tek şey tozdur.
düşündüğünüzden daha hızlı geçtiğinde şaşırmayınız efendim, çok güzel de can yakar.
ülkenin en okunmayan gazetesidir.
beleş dağıtırlar ona rağmen okunmaz düşünün.
beleş dağıtırlar ona rağmen okunmaz düşünün.
beleş dağıtılan gazetedir. aksini idda etmek için ise zaman gazetesi yazarlarıyla aynı görüşte olmak yeterlidir. ha merak eden varsa her sabah bizim evin kapısına geliyor gelin alın..
gazete tamamen yanlıdır. yanlı yazılar yazıyorlar, iktidarın yalakalığını yapıyorlar vs.. hakkında konuşulmaya değmez.
gazete tamamen yanlıdır. yanlı yazılar yazıyorlar, iktidarın yalakalığını yapıyorlar vs.. hakkında konuşulmaya değmez.
tuzlu anlarını yüz çizgilerinden intikam alırcasına damlatan katildir.
zorla abone yaptırılan gezete.
göreceli bir kavramdır ve asla geri dönüşü olmaz.
Takvimlerden kopan giden geri getiremediğimiz değerini bilemediğimiz şey.
ilerleyip duran bişe kimse durduramaz eğer durmasını istiyorsanız en kötü ihtimal (bkz: ölüm) zaten başkada seçeneğiniz yok.
belki o zaman bile durmaz. ????
belki o zaman bile durmaz. ????
anların integralidir.
bugün tarihli bejan matur un yazısını görünce allahım bu nasıl bir yayıncılıktır demekten kendimi alamadığım gazetedir. muhteşem yüzyıl adlı diziye! karşı anti propagan yürüten bir yayın grubunun gazetesinde bir köşe yazarı çıkıp kendi yayın politikasının ana temelini eleştiriyor. hakkaten fena özgürlükçü ve çoksesli bir gazete olduğu aşikardır ya da bu bejan matur'un son yazısı falandır diye hakkında kendimi alamadığım gazete.
sanılan aksine dertlerin dermanı değil, derdin kendisidir.
bir ağustos akşamı,batan güneş, kumluca ve o.
ve bir de güzel olan her şeyi acımasızca alıp giden zaman.
bir ağustos akşamı,batan güneş, kumluca ve o.
ve bir de güzel olan her şeyi acımasızca alıp giden zaman.
bundan 20-21 yıl evvel tek derdim çarpım tablosu ezberlemekti. Bu öyle bir dertti ki; tüm dünyam yıkılıyor, her şey bombok görünüyordu.Şöyle bir bakıyorum şimdi geçen zamana; Ne ara bu dertler değişti, ne ara gülümser olduk geçen zamana, hangi ara geldik buralara?
insanın içi ağlar bu olguya biraz da...
insanın içi ağlar bu olguya biraz da...
--spoiler--
Aşağılık insanların para ile yaptırdıkları basın mücadeleleri vardır. En adi yalanları yaymada basının kullanıldığı olmuştur.
Basın ve fikir hürriyetinin karşılaştığı başka tehlikeler de vardır. Basının ve hatta fikir derneklerinin, milli hükümetin tesirinden kurtularak, siyasi veya ekonomik gizli amaçlara alet olmasından korkulur. Basının para ile satın alınabilmesi, uluslararası yüksek para aleminin basın üzerinde gizli tesiri veyahut sadece yabancı devletlerin örtülü ödeneklerinin etkisi, işte bunların kamuoyunu kandırma ve yanıltmasından tamamıyla korkulur. Fakat, hürriyetten çıkacak bu kötülükler asla çaresiz değildir.
Halk, çeşitli gazeteleri okumaya ve onları birbirleriyle kontrol etmeye ve gazeteci yalanlarına inanmamaya alışır. Bütün bunların üstünde, her şeyin açık olması sayesinde iyi niyetin gelişeceğini ve çok önemli meseleler üzerinde iyi niyet sahibi insanların daima çoğunluğu oluşturacağını kabul etmek uygun olur. Çünkü, "Her zaman dünyanın yarısını ve bir zaman dünyanın hepsini aldatmak mümkündür. Fakat, bütün dünyayı her zaman aldatmak mümkün değildir."
Tecrübe göstermiştir ki, insanların her şeyi söylemelerini önlemek asla mümkün değildir. Her halde, her şeyin söylenmesine müsaade etmek ve bunun karşısında söyleyenlerin harekete geçmesini bekleyerek tedbir almakla yetinmek anlamsızdır.
Bütün halkın harekete geçtiği gün, onları durduracak kuvvet yoktur. Doğal olarak bir sağlığı koruma olduğu gibi, sosyal bir sağlığı koruma da vardır. Her ikisi aynı prensibe dayanır.
Maddi mikropları yoketmek mümkün olmadığı gibi, manevi mikropları da yok etmek mümkün değildir.
Fakat, şahsın vücudunda fizyolojik bir sağlık yaratmak mümkün olduğu gibi, sosyal bünyede de manevi bir sağlık yaratmak, bu şekilde bir direnç ortamı hazırlamak mümkündür.
--spoiler--
Medeni Bilgiler - Mustafa Kemal Atatürk
Aşağılık insanların para ile yaptırdıkları basın mücadeleleri vardır. En adi yalanları yaymada basının kullanıldığı olmuştur.
Basın ve fikir hürriyetinin karşılaştığı başka tehlikeler de vardır. Basının ve hatta fikir derneklerinin, milli hükümetin tesirinden kurtularak, siyasi veya ekonomik gizli amaçlara alet olmasından korkulur. Basının para ile satın alınabilmesi, uluslararası yüksek para aleminin basın üzerinde gizli tesiri veyahut sadece yabancı devletlerin örtülü ödeneklerinin etkisi, işte bunların kamuoyunu kandırma ve yanıltmasından tamamıyla korkulur. Fakat, hürriyetten çıkacak bu kötülükler asla çaresiz değildir.
Halk, çeşitli gazeteleri okumaya ve onları birbirleriyle kontrol etmeye ve gazeteci yalanlarına inanmamaya alışır. Bütün bunların üstünde, her şeyin açık olması sayesinde iyi niyetin gelişeceğini ve çok önemli meseleler üzerinde iyi niyet sahibi insanların daima çoğunluğu oluşturacağını kabul etmek uygun olur. Çünkü, "Her zaman dünyanın yarısını ve bir zaman dünyanın hepsini aldatmak mümkündür. Fakat, bütün dünyayı her zaman aldatmak mümkün değildir."
Tecrübe göstermiştir ki, insanların her şeyi söylemelerini önlemek asla mümkün değildir. Her halde, her şeyin söylenmesine müsaade etmek ve bunun karşısında söyleyenlerin harekete geçmesini bekleyerek tedbir almakla yetinmek anlamsızdır.
Bütün halkın harekete geçtiği gün, onları durduracak kuvvet yoktur. Doğal olarak bir sağlığı koruma olduğu gibi, sosyal bir sağlığı koruma da vardır. Her ikisi aynı prensibe dayanır.
Maddi mikropları yoketmek mümkün olmadığı gibi, manevi mikropları da yok etmek mümkün değildir.
Fakat, şahsın vücudunda fizyolojik bir sağlık yaratmak mümkün olduğu gibi, sosyal bünyede de manevi bir sağlık yaratmak, bu şekilde bir direnç ortamı hazırlamak mümkündür.
--spoiler--
Medeni Bilgiler - Mustafa Kemal Atatürk
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar