bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- iyi menemenin sırrı7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler7
- nervio43
- almanca bilmek5
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- iyi memenin sırrı7
- sözlüğün en şık erkeği12
- siyah sütyen5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- flört etmeme ilkesi5
- meme4
- kale3112 ifşa8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçeli yazarlar7
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- yarın iş olması3
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- true esaretten kurtulacak4
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- ese dezze8
- engineer288
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- borussia dortmund'un real betis'i yenmesi2
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- kassız erkek neye benzer5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- türkiye'nin haritada büyümesi3
- muslettin amca14
- aşk9
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- futbol17
- ben jesus olsam4
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- fenerbahçe14
- tek erkek2
- muhallebi yerken disi kirmak4
hoş gelmiş, beşinci nesil yazar. mimiklerine ve danslarına kurban oldugum.
Efendim bilirsiniz kız yurdu ortamını***; kızlar genelde, ilişkilerinden, hoşlandıklarından bahseder** ama bizim dostluğumuz yaklaşık olarak 3 sene önce bu sıradanlıkları aşıp, tesadüfen kulak misafiri olduğum bir harry potter muhabbetiyle, Yazarlardan, kitaplardan girip filmlerden çıktığımız, sabaha kadar muhabbetin dibine vurup artık uykusuzluktan dem vurduğumuz bir geceyle başlamıştır. kendisi her ne kadar bana ilk başlarda gıcık olsa da "tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır" sözünü bizzat onun üzerinde uygulamışımdır*.
dostluğun tanımını hareketleriyle, sözleriyle, öğütleriyle ve haklı ya da haksız olsam da her zaman yanımda olarak bizzat yapmış melektir*. Yıllar sonra farklı şehirlerde bulunacak olsak da yine her zaman yanında olacağım yegane insanlardan biridir. Kısacası candır canandır*. *****
dostluğun tanımını hareketleriyle, sözleriyle, öğütleriyle ve haklı ya da haksız olsam da her zaman yanımda olarak bizzat yapmış melektir*. Yıllar sonra farklı şehirlerde bulunacak olsak da yine her zaman yanında olacağım yegane insanlardan biridir. Kısacası candır canandır*. *****
izmir'den gelen bir başka kişi..
moda tasarım okuyor ki bu onun kişiliğini ve duruşunu kusursuz tamamlayan bir meslek.
moda tasarım okuyor ki bu onun kişiliğini ve duruşunu kusursuz tamamlayan bir meslek.
iyi ve samimi bir yazar.
saç rengini doğal rengiymiş gibi yutturmaya çalışan yazar.
(bkz: yersen)
hiç öyle kendi sac rengi mi olur be yav. bide yutturmak için çocukluk fotoğrafı taşıyor cüzdanında.
hayır yazık, günah. hiç o yaşta saç boyanır mı? yakında kel kalıcak, o olcak.
neyse, kendi bileceği iş.
ama buluşma ayarlaması kısa ve net.
telefonda numarayı bulup aradıktan sonra karşıdaki kişiye( ki bence bu mağdur) hal&hatır vs hiçbir şey sormadan;
-şimdi biz x cafeye geçiyoruz, orda görüşürüz.
evet, bu kadar.
çok değil, bu pazar yemekten sonra iftar miskinliği üstüne çöktüğünde saçıyla ilgili tüm gerçekler yine bu başlık altında halk ile paylaşıma açılacaktır.
edit: bu arada o günle ilgili aklında kalması gereken şeylerden biri de benim mandalinayı limon sanıp waffle üzerine sıkmamdı, sanki limon olduğunu bilerek sıksam çok mantıklı olacaktı. *
(bkz: yersen)
hiç öyle kendi sac rengi mi olur be yav. bide yutturmak için çocukluk fotoğrafı taşıyor cüzdanında.
hayır yazık, günah. hiç o yaşta saç boyanır mı? yakında kel kalıcak, o olcak.
neyse, kendi bileceği iş.
ama buluşma ayarlaması kısa ve net.
telefonda numarayı bulup aradıktan sonra karşıdaki kişiye( ki bence bu mağdur) hal&hatır vs hiçbir şey sormadan;
-şimdi biz x cafeye geçiyoruz, orda görüşürüz.
evet, bu kadar.
çok değil, bu pazar yemekten sonra iftar miskinliği üstüne çöktüğünde saçıyla ilgili tüm gerçekler yine bu başlık altında halk ile paylaşıma açılacaktır.
edit: bu arada o günle ilgili aklında kalması gereken şeylerden biri de benim mandalinayı limon sanıp waffle üzerine sıkmamdı, sanki limon olduğunu bilerek sıksam çok mantıklı olacaktı. *
sözlükte beni tebessüm ettiren güzel nicklerden birisi, ayrıca zirvede çok konuşamasakta, dolu bir insan oldugunu belli etmiş, agır başlı, güzel yazar.
ayrıca yaptıgımız şakadan nasibini alanlar arasındadır kendisi, bir dahaki şakalarda görüşmek üzere. *
ayrıca yaptıgımız şakadan nasibini alanlar arasındadır kendisi, bir dahaki şakalarda görüşmek üzere. *
doğum günü kutlu, kendisi mutlu olsun...
doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce insanı.
sevgili sözlük,
bu benim 81. entryim, hani dersenki 81 senin için özel bi sayımı,hayır değil. dedimki,
lan bugün benim doğumgünüm, kendime bi kıyak geçeyim. gerçi gönül isterdiki şöyle 100 ya da 100'ün katı bi sayıyla doğumgünü entryimizi kutlayalım ama tembelliğin gözü kör olsun.
gerçi bu tembellikte değil be sözlük, ilhamla ilgili bişey. yani hep özenmişimdir böyle günde 20-30 ve daha fazla entry girenlere. mayıstan beri yazıyorum, al işte 80 entry girmişim, zaten günde 5 entry falan yazsam, ooooo diyorum, bugün döktürdüm.
dün kafama bişey takıldı sözlük,gerçi epeyden beri vardı ama dün kafamda şekillendi. bende dahil olmak üzere 8 kişinin doğumgünü ekimde. yani gerçekten bi bebek patlaması olmuş bu ayda. burdan hesaplarsak bizim hemen hemen şubat ayında portakal'da vitamin olmaktan çıkıp küçük bedenlere! dönüşmüş olmamız gerekiyo. şimdi şubat ayında özel gün olarak ne var? 14 şubat. yaaaa yaaaaa, tüylerin ürperdi dimi, evet benimde. zira ben bugünü hep para tuzağı olarak düşünmüşümdür ama meğersem temellerim o tarihte atılmış hacı.
haa bide kafamı kurcalayan başka bi sorunsal daha var.(sorunsal demeyi çok seviyorum çünkü en salak soruları bile ciddi bi havada gösteriyo.) yeni yaşıma girdiğim için üzüleyim mi, sevineyim mi sorunsalı. üzülürsem eğer,"lan diyorum, bak yaşın kaç oldu, eskiden 20'li yaşlar deyince dudakların uçuklardı, o da ne derdin, şimdi o yaşlara geldinde geçiyosun,tey teyyy" gibi bi monolog yaşıyorum kendimle. sevindiğimdiyse, "aaa ama bak bu yaş sana yeni umutlar yeni fırsatlar sunuyo hayatın için. eğer bunu değerlendirirsen bi dahaki yaşına bundan daha iyi konumda ve daha bi olgunlaşmış olarak girersin." diyor sevgili iç sesim. kararsızım hangi iç sesime kulak vereceğime. biri fazla emocuk, biri de fazla polyanna. en iyisi ortaya bi karışık yapmak be sözlük. zaten terazi burcu olmak dengede olmayı gerektirir, değil mi? bittabi, bittabi..
amannnn, geçmiş işte doğumgünüm. saçmalama kotamı doğumgünü saatim geçmeden önce doldurmak istiyodum ama nasip değilmiş. son olarak entryme v for vendetta adlı güzide filmden alınmış bir dizeyle son vermek istiyorum:
remember, remember, the third of october...
bu benim 81. entryim, hani dersenki 81 senin için özel bi sayımı,hayır değil. dedimki,
lan bugün benim doğumgünüm, kendime bi kıyak geçeyim. gerçi gönül isterdiki şöyle 100 ya da 100'ün katı bi sayıyla doğumgünü entryimizi kutlayalım ama tembelliğin gözü kör olsun.
gerçi bu tembellikte değil be sözlük, ilhamla ilgili bişey. yani hep özenmişimdir böyle günde 20-30 ve daha fazla entry girenlere. mayıstan beri yazıyorum, al işte 80 entry girmişim, zaten günde 5 entry falan yazsam, ooooo diyorum, bugün döktürdüm.
dün kafama bişey takıldı sözlük,gerçi epeyden beri vardı ama dün kafamda şekillendi. bende dahil olmak üzere 8 kişinin doğumgünü ekimde. yani gerçekten bi bebek patlaması olmuş bu ayda. burdan hesaplarsak bizim hemen hemen şubat ayında portakal'da vitamin olmaktan çıkıp küçük bedenlere! dönüşmüş olmamız gerekiyo. şimdi şubat ayında özel gün olarak ne var? 14 şubat. yaaaa yaaaaa, tüylerin ürperdi dimi, evet benimde. zira ben bugünü hep para tuzağı olarak düşünmüşümdür ama meğersem temellerim o tarihte atılmış hacı.
haa bide kafamı kurcalayan başka bi sorunsal daha var.(sorunsal demeyi çok seviyorum çünkü en salak soruları bile ciddi bi havada gösteriyo.) yeni yaşıma girdiğim için üzüleyim mi, sevineyim mi sorunsalı. üzülürsem eğer,"lan diyorum, bak yaşın kaç oldu, eskiden 20'li yaşlar deyince dudakların uçuklardı, o da ne derdin, şimdi o yaşlara geldinde geçiyosun,tey teyyy" gibi bi monolog yaşıyorum kendimle. sevindiğimdiyse, "aaa ama bak bu yaş sana yeni umutlar yeni fırsatlar sunuyo hayatın için. eğer bunu değerlendirirsen bi dahaki yaşına bundan daha iyi konumda ve daha bi olgunlaşmış olarak girersin." diyor sevgili iç sesim. kararsızım hangi iç sesime kulak vereceğime. biri fazla emocuk, biri de fazla polyanna. en iyisi ortaya bi karışık yapmak be sözlük. zaten terazi burcu olmak dengede olmayı gerektirir, değil mi? bittabi, bittabi..
amannnn, geçmiş işte doğumgünüm. saçmalama kotamı doğumgünü saatim geçmeden önce doldurmak istiyodum ama nasip değilmiş. son olarak entryme v for vendetta adlı güzide filmden alınmış bir dizeyle son vermek istiyorum:
remember, remember, the third of october...
hani çaylağım şuan, yazdıklarım görünmüyor bi türlü...sonradan sürpriz yumurta gibi çıkıverecek:)
(yani en azından öyle olmasını umuyorum, çünkü kaç gün çaylak olacağım berlirtilmemiş)
hani böyle içinizden kopa kopa sevdiğiniz, yanında hiç sıkılmadığınız, böyle bir olduğunuz...
farklı görüşte olsanız da saygı duyabildiğiniz, ama bakın saygı duyabildiğiniz diyorum! sadece saygı beklersen olmuyo bu işler...
neyse işte öyle kişiler vardır ya...
iyiki vardır.
*
(yani en azından öyle olmasını umuyorum, çünkü kaç gün çaylak olacağım berlirtilmemiş)
hani böyle içinizden kopa kopa sevdiğiniz, yanında hiç sıkılmadığınız, böyle bir olduğunuz...
farklı görüşte olsanız da saygı duyabildiğiniz, ama bakın saygı duyabildiğiniz diyorum! sadece saygı beklersen olmuyo bu işler...
neyse işte öyle kişiler vardır ya...
iyiki vardır.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar