bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu34
- aşk bir yemek olsaydı4
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam26
- aşk karın doyurmuyor diyen kız5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- zengin aileye iç güveysi giden erkek3
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız3
- arkadaşlar sizin için başlık açıyorum entry girin3
- tuborg ice8
- karısının üzerine kuma getiren erkek4
- tüm aşklar bir gün bitecek3
- muşlettin amca dul mu5
- sarı çıyan denince akla gelenler4
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi4
- şaman olmak3
- toplumsal çürüme7
- gülşen in memeleri14
- sözlüğün yeni tasarımı4
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız3
- sadece zengin biriyle evlenirim diyen kız3
- tatlıses'in o eski halinden eser olmaması3
- evlenince karım çalışmayacak diyen erkek3
- dillemek2
- kızıl saçlılar6
- evlenince ailen bize çok gelmesin diyen kız3
- kalkmış pipinin imanı olmaz3
- iyi saksafon çalarım diyen kız2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- nikolina vujcic2
- yol vermek4
- mika raun vardı nerede şimdi7
- hamas denince akla gelenler11
- türkiye ve ab'den vize mesajları2
- sözlükteki karapapak terekeme yazarlar2
- ben kalabalık aile severim diyen kız2
- ese dezze10
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- geçmişi temiz kız arıyorum diyen erkek2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- yeşil göz4
- istihbarat kolejleri2
- galatasaraylıya sormuşlar3
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- jason voorhees vs michael myers3
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- sudekiray2
alexander pushkin' in ünlü romanı. saint petersburg' ta yaşayan aristokrat ailelerin ilişkilerine odaklanmıştır. aynı adlı filmde, onegin' i ralph fiennes canlandırmıştır.
tüm roman şiir şeklindedir. puşkin'in tek romanıdır aynı zamanda. şiir şeklindeki bu romanda yengeny onegin adında bir kadının hikayesi anlatılmaktadır.
(bkz: yevgeny onegin)
umarsız, duygusuz, uyuşuk ve soğuk bir tiplemenin anlatıldığı şiir tadında roman. düz yazı olarak da okuyucuların beğenisine sunulmuştur. ayrıca adına bir de opera bestelenmiştir.
edit: yenvgeny onegin kadın değil erkek karakterdir.
edit: yenvgeny onegin kadın değil erkek karakterdir.
rus edebiyatının kurucularından, alexander pushkin'in şiir türünde yazdığı roman.
aleksandr sergeyeviç puşkinin sürgün yıllarında (1823 ten itibaren) kaleme almaya başladığı ve 1830 yılında tamamladığı manzum-roman türündeki eseridir. romanda yazar puşkin ve şair puşkinle aynı anda karşılaşmanın ilgi çekici olduğunu söylemeliyim. aylarca arayıp sonunda yapı kredi yayınlarında bulduğum kitabı şimdi ellemeye kıyamıyorum. bu da nasıl bir manyaklıksa. yerde ararken gökte bulunca * normal bir yaklaşımdır. kitabın filmi de çekilmiş olup onegin karakterini canlandırmayı ralph fiennes üstlenmiştir. çekim açısından kalitesiz bir yapım olsa da liv tyler ve ralph fiennesin özellikle son sahnede hakkını vermek gerekir.
birinci bölüm
X
başlamıştı nasıl erken ikiyüzlü olabilmeye,
umudunu gizlemeye, kıskanç davranmaya,
birini inandırmaya ya da inancından vazgeçirmeye,
karamsar görünmeye, bunalımlı olmaya,
dik başlı durmaya ya da uysal,
ilgili görünmeye ya da umursamaz!
nasıl mahmur dalgınlığıyla sessizdi,
nasıl ateşlice bir belagat sahibiydi,
özensizdi nasıl aşk mektupları!
tek şeyi solur, tek şeyi severdi
ve nasıl başarıyla kendinden geçerdi!
nasıl hızlıydı ve sevecendi bakışları,
utangaçtı ve küstahtı, kimi zamansa
pırıldardı uysal bir gözyaşı damlasıyla!
birinci bölüm
X
başlamıştı nasıl erken ikiyüzlü olabilmeye,
umudunu gizlemeye, kıskanç davranmaya,
birini inandırmaya ya da inancından vazgeçirmeye,
karamsar görünmeye, bunalımlı olmaya,
dik başlı durmaya ya da uysal,
ilgili görünmeye ya da umursamaz!
nasıl mahmur dalgınlığıyla sessizdi,
nasıl ateşlice bir belagat sahibiydi,
özensizdi nasıl aşk mektupları!
tek şeyi solur, tek şeyi severdi
ve nasıl başarıyla kendinden geçerdi!
nasıl hızlıydı ve sevecendi bakışları,
utangaçtı ve küstahtı, kimi zamansa
pırıldardı uysal bir gözyaşı damlasıyla!
TATYANA'NıN ONEGiN'E MEKTUBU
Size yazıyorum -daha ne denir?
Hem daha ne söyleyebilirim ki?
Şu an, biliyorum, elinizdedir
Hor görüp cezalandırmanız beni.
Bu benim mutsuz kaderimdir,
Bir damla acıyı koruyarak siz,
Elbette beni terketmezsiniz.
Susmayı tercih ettim ben önce;
inanın: şu rezil yaşamımdan
Haberiniz olmazdı hiçbir zaman,
Bir ümide kapılmış olsam bile
Nadiren, haftada bir sözgelimi
Bizim köyde görebilseydim sizi,
Yalnız sizi duyarak, işiterek,
Size bir sözcük söyleyerek ve
Düşünmek, aynı şeyi düşünmek işte
Sizinle yeniden görüşünceye dek.
Ama derler ki, ürkeğin tekisiniz;
Sıkılırsınız ıssız ve köylük yerden,
Bizlerse... pek gösterişli değiliz
Gerçi hoşnutuz o yalın halinizden.
Hem niye ziyaret ettiniz bizi?
Terkedilmiş köyün ıssızlığında
Ben hiçbir zaman tanımazdım sizi,
Tanışmış olmazdım orda acıyla.
Acemi gönlümün heyecanını da
Zamanla dize getirip (kim bilir?),
Belki kalbime göre bir dost bulurdum;
Onun için sadık bir eş olurdum
Ve erdemli bir anne, ne denir.
Başkası!.. Hayır, düyada kimim var,
Hiç kimseye kalbimi vermezdim ben!
O yüksek bir kurulda alınan karar,
O göğün dileği: sana aitim ben!
Bütün hayatımın güvencesiydi
Sana bağlı kalışı bir buluşmanın;
Biliyorum, Tanrı gönderdi seni,
Mezara kadar beni koruyansın...
Bana rüyalarımda gelmiştin sen,
Görünmesen de yakındın canıma,
Bakışların baygınlık verirdi bana,
Bir ses duyulurdu gönlümde senden
Çoktan beri hayır, rüya değildi bu!
Sen ancak girdin, tanıdım o an,
Kendimi kaybettim, bendim yanan,
Düşünerek fısıldadım: ta kendisi!
Doğru değil mi? Duymuştum seni:
Benimle sessizce konuşmuştun,
Fakire elimi uzattığımda
Veya duayla rahatlattığımda
Hüznünü bu heyecanlı ruhumun?
Ve sen o sırada gözüme değdin,
Bu şirin görüntü sen değil miydin,
Saydam bir karanlıkta sönüp yanan,
Ve usulca başucuma yaslanan?
Sen değil miydin sevgiyle, hazla
Ümidin sözünü bana fısıldayan?
Kimsin sen, koruyucu bir melek mi,
Veya yoldan çıkaran sinsinin biri?
Kuşkularımı çöz, ortadan kaldır.
Belki de hepsi boşa gidecek
Acemi bir gönlün aldanışıdır:
Ve bambaşka bir şeye hükmedilecek...
Ama ne olursa olsun! Ben yazgımı
Bak senin ellerine veriyorum
Karşında dökerek gözyaşlarımı
Beni savun diye yalvarıyorum,
düşün bir: Ben burda ne çok yalnızım,
Kimse beni anlamak istemiyor,
Aklın gücünü yitirmiş demiyor,
Ve benim sessizce can vermem lâzım.
Seni bekliyorum: Bir tek bakışla
Şu kalbin ümidine canlılık ver
Veya bu ağır rüyayı kesiver,
Heyhat, o hak ettiğim sızlanışla!
Kesiyorum! Tekrar, dehşet vericidir...
Utanç ve korkuyla donakalıyorum.
Ama onurunuz benim güvencimdir,
Ve ona yiğitçe teslim oluyorum...
Size yazıyorum -daha ne denir?
Hem daha ne söyleyebilirim ki?
Şu an, biliyorum, elinizdedir
Hor görüp cezalandırmanız beni.
Bu benim mutsuz kaderimdir,
Bir damla acıyı koruyarak siz,
Elbette beni terketmezsiniz.
Susmayı tercih ettim ben önce;
inanın: şu rezil yaşamımdan
Haberiniz olmazdı hiçbir zaman,
Bir ümide kapılmış olsam bile
Nadiren, haftada bir sözgelimi
Bizim köyde görebilseydim sizi,
Yalnız sizi duyarak, işiterek,
Size bir sözcük söyleyerek ve
Düşünmek, aynı şeyi düşünmek işte
Sizinle yeniden görüşünceye dek.
Ama derler ki, ürkeğin tekisiniz;
Sıkılırsınız ıssız ve köylük yerden,
Bizlerse... pek gösterişli değiliz
Gerçi hoşnutuz o yalın halinizden.
Hem niye ziyaret ettiniz bizi?
Terkedilmiş köyün ıssızlığında
Ben hiçbir zaman tanımazdım sizi,
Tanışmış olmazdım orda acıyla.
Acemi gönlümün heyecanını da
Zamanla dize getirip (kim bilir?),
Belki kalbime göre bir dost bulurdum;
Onun için sadık bir eş olurdum
Ve erdemli bir anne, ne denir.
Başkası!.. Hayır, düyada kimim var,
Hiç kimseye kalbimi vermezdim ben!
O yüksek bir kurulda alınan karar,
O göğün dileği: sana aitim ben!
Bütün hayatımın güvencesiydi
Sana bağlı kalışı bir buluşmanın;
Biliyorum, Tanrı gönderdi seni,
Mezara kadar beni koruyansın...
Bana rüyalarımda gelmiştin sen,
Görünmesen de yakındın canıma,
Bakışların baygınlık verirdi bana,
Bir ses duyulurdu gönlümde senden
Çoktan beri hayır, rüya değildi bu!
Sen ancak girdin, tanıdım o an,
Kendimi kaybettim, bendim yanan,
Düşünerek fısıldadım: ta kendisi!
Doğru değil mi? Duymuştum seni:
Benimle sessizce konuşmuştun,
Fakire elimi uzattığımda
Veya duayla rahatlattığımda
Hüznünü bu heyecanlı ruhumun?
Ve sen o sırada gözüme değdin,
Bu şirin görüntü sen değil miydin,
Saydam bir karanlıkta sönüp yanan,
Ve usulca başucuma yaslanan?
Sen değil miydin sevgiyle, hazla
Ümidin sözünü bana fısıldayan?
Kimsin sen, koruyucu bir melek mi,
Veya yoldan çıkaran sinsinin biri?
Kuşkularımı çöz, ortadan kaldır.
Belki de hepsi boşa gidecek
Acemi bir gönlün aldanışıdır:
Ve bambaşka bir şeye hükmedilecek...
Ama ne olursa olsun! Ben yazgımı
Bak senin ellerine veriyorum
Karşında dökerek gözyaşlarımı
Beni savun diye yalvarıyorum,
düşün bir: Ben burda ne çok yalnızım,
Kimse beni anlamak istemiyor,
Aklın gücünü yitirmiş demiyor,
Ve benim sessizce can vermem lâzım.
Seni bekliyorum: Bir tek bakışla
Şu kalbin ümidine canlılık ver
Veya bu ağır rüyayı kesiver,
Heyhat, o hak ettiğim sızlanışla!
Kesiyorum! Tekrar, dehşet vericidir...
Utanç ve korkuyla donakalıyorum.
Ama onurunuz benim güvencimdir,
Ve ona yiğitçe teslim oluyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar