bugün
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri6
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- hırvatistan12
- ispanya daki göçmen krizi7
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- kötülük2
- rüyada nervio yu görmek5
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- tatile sivasa gitmek5
- beni özleyenler elime mum diksin15
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- dolar 100 lira olsa olacaklar3
- anın görüntüsü16
- stack overflow kopyala yapıştır4
- osmanlıcılar4
- muşlettin bey birader erecto biraderdir3
- italya'nın ispanya ile schengen'i askıya alması2
- o kaç gram3
- forlove194
- aylık 506 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- mutlu kalmak için öneriler4
- sümer dili6
- ılımlı islam5
- pforzheim şu an 26 derece2
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- para bok huzur yok2
- kadın bana aşık oldu resmen2
- hoşlanılan kızla kıvırcık ali dinlemek2
- yunanistan29
- ben bi duş alayım2
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi3
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- kendine inanmak2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- şanssız bir insan olmak4
- napiyonuz be ya2
- güzel cumartesiler2
- isveç6
- danimarka9
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu3
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- ekonomi2
- en son aldığınız iltifat14
- diyetteyken kitap okumak3
- finlandiya4
- akıl2
- iq testi4
- türk ateisti7
alexander pushkin' in ünlü romanı. saint petersburg' ta yaşayan aristokrat ailelerin ilişkilerine odaklanmıştır. aynı adlı filmde, onegin' i ralph fiennes canlandırmıştır.
tüm roman şiir şeklindedir. puşkin'in tek romanıdır aynı zamanda. şiir şeklindeki bu romanda yengeny onegin adında bir kadının hikayesi anlatılmaktadır.
(bkz: yevgeny onegin)
umarsız, duygusuz, uyuşuk ve soğuk bir tiplemenin anlatıldığı şiir tadında roman. düz yazı olarak da okuyucuların beğenisine sunulmuştur. ayrıca adına bir de opera bestelenmiştir.
edit: yenvgeny onegin kadın değil erkek karakterdir.
edit: yenvgeny onegin kadın değil erkek karakterdir.
rus edebiyatının kurucularından, alexander pushkin'in şiir türünde yazdığı roman.
aleksandr sergeyeviç puşkinin sürgün yıllarında (1823 ten itibaren) kaleme almaya başladığı ve 1830 yılında tamamladığı manzum-roman türündeki eseridir. romanda yazar puşkin ve şair puşkinle aynı anda karşılaşmanın ilgi çekici olduğunu söylemeliyim. aylarca arayıp sonunda yapı kredi yayınlarında bulduğum kitabı şimdi ellemeye kıyamıyorum. bu da nasıl bir manyaklıksa. yerde ararken gökte bulunca * normal bir yaklaşımdır. kitabın filmi de çekilmiş olup onegin karakterini canlandırmayı ralph fiennes üstlenmiştir. çekim açısından kalitesiz bir yapım olsa da liv tyler ve ralph fiennesin özellikle son sahnede hakkını vermek gerekir.
birinci bölüm
X
başlamıştı nasıl erken ikiyüzlü olabilmeye,
umudunu gizlemeye, kıskanç davranmaya,
birini inandırmaya ya da inancından vazgeçirmeye,
karamsar görünmeye, bunalımlı olmaya,
dik başlı durmaya ya da uysal,
ilgili görünmeye ya da umursamaz!
nasıl mahmur dalgınlığıyla sessizdi,
nasıl ateşlice bir belagat sahibiydi,
özensizdi nasıl aşk mektupları!
tek şeyi solur, tek şeyi severdi
ve nasıl başarıyla kendinden geçerdi!
nasıl hızlıydı ve sevecendi bakışları,
utangaçtı ve küstahtı, kimi zamansa
pırıldardı uysal bir gözyaşı damlasıyla!
birinci bölüm
X
başlamıştı nasıl erken ikiyüzlü olabilmeye,
umudunu gizlemeye, kıskanç davranmaya,
birini inandırmaya ya da inancından vazgeçirmeye,
karamsar görünmeye, bunalımlı olmaya,
dik başlı durmaya ya da uysal,
ilgili görünmeye ya da umursamaz!
nasıl mahmur dalgınlığıyla sessizdi,
nasıl ateşlice bir belagat sahibiydi,
özensizdi nasıl aşk mektupları!
tek şeyi solur, tek şeyi severdi
ve nasıl başarıyla kendinden geçerdi!
nasıl hızlıydı ve sevecendi bakışları,
utangaçtı ve küstahtı, kimi zamansa
pırıldardı uysal bir gözyaşı damlasıyla!
TATYANA'NıN ONEGiN'E MEKTUBU
Size yazıyorum -daha ne denir?
Hem daha ne söyleyebilirim ki?
Şu an, biliyorum, elinizdedir
Hor görüp cezalandırmanız beni.
Bu benim mutsuz kaderimdir,
Bir damla acıyı koruyarak siz,
Elbette beni terketmezsiniz.
Susmayı tercih ettim ben önce;
inanın: şu rezil yaşamımdan
Haberiniz olmazdı hiçbir zaman,
Bir ümide kapılmış olsam bile
Nadiren, haftada bir sözgelimi
Bizim köyde görebilseydim sizi,
Yalnız sizi duyarak, işiterek,
Size bir sözcük söyleyerek ve
Düşünmek, aynı şeyi düşünmek işte
Sizinle yeniden görüşünceye dek.
Ama derler ki, ürkeğin tekisiniz;
Sıkılırsınız ıssız ve köylük yerden,
Bizlerse... pek gösterişli değiliz
Gerçi hoşnutuz o yalın halinizden.
Hem niye ziyaret ettiniz bizi?
Terkedilmiş köyün ıssızlığında
Ben hiçbir zaman tanımazdım sizi,
Tanışmış olmazdım orda acıyla.
Acemi gönlümün heyecanını da
Zamanla dize getirip (kim bilir?),
Belki kalbime göre bir dost bulurdum;
Onun için sadık bir eş olurdum
Ve erdemli bir anne, ne denir.
Başkası!.. Hayır, düyada kimim var,
Hiç kimseye kalbimi vermezdim ben!
O yüksek bir kurulda alınan karar,
O göğün dileği: sana aitim ben!
Bütün hayatımın güvencesiydi
Sana bağlı kalışı bir buluşmanın;
Biliyorum, Tanrı gönderdi seni,
Mezara kadar beni koruyansın...
Bana rüyalarımda gelmiştin sen,
Görünmesen de yakındın canıma,
Bakışların baygınlık verirdi bana,
Bir ses duyulurdu gönlümde senden
Çoktan beri hayır, rüya değildi bu!
Sen ancak girdin, tanıdım o an,
Kendimi kaybettim, bendim yanan,
Düşünerek fısıldadım: ta kendisi!
Doğru değil mi? Duymuştum seni:
Benimle sessizce konuşmuştun,
Fakire elimi uzattığımda
Veya duayla rahatlattığımda
Hüznünü bu heyecanlı ruhumun?
Ve sen o sırada gözüme değdin,
Bu şirin görüntü sen değil miydin,
Saydam bir karanlıkta sönüp yanan,
Ve usulca başucuma yaslanan?
Sen değil miydin sevgiyle, hazla
Ümidin sözünü bana fısıldayan?
Kimsin sen, koruyucu bir melek mi,
Veya yoldan çıkaran sinsinin biri?
Kuşkularımı çöz, ortadan kaldır.
Belki de hepsi boşa gidecek
Acemi bir gönlün aldanışıdır:
Ve bambaşka bir şeye hükmedilecek...
Ama ne olursa olsun! Ben yazgımı
Bak senin ellerine veriyorum
Karşında dökerek gözyaşlarımı
Beni savun diye yalvarıyorum,
düşün bir: Ben burda ne çok yalnızım,
Kimse beni anlamak istemiyor,
Aklın gücünü yitirmiş demiyor,
Ve benim sessizce can vermem lâzım.
Seni bekliyorum: Bir tek bakışla
Şu kalbin ümidine canlılık ver
Veya bu ağır rüyayı kesiver,
Heyhat, o hak ettiğim sızlanışla!
Kesiyorum! Tekrar, dehşet vericidir...
Utanç ve korkuyla donakalıyorum.
Ama onurunuz benim güvencimdir,
Ve ona yiğitçe teslim oluyorum...
Size yazıyorum -daha ne denir?
Hem daha ne söyleyebilirim ki?
Şu an, biliyorum, elinizdedir
Hor görüp cezalandırmanız beni.
Bu benim mutsuz kaderimdir,
Bir damla acıyı koruyarak siz,
Elbette beni terketmezsiniz.
Susmayı tercih ettim ben önce;
inanın: şu rezil yaşamımdan
Haberiniz olmazdı hiçbir zaman,
Bir ümide kapılmış olsam bile
Nadiren, haftada bir sözgelimi
Bizim köyde görebilseydim sizi,
Yalnız sizi duyarak, işiterek,
Size bir sözcük söyleyerek ve
Düşünmek, aynı şeyi düşünmek işte
Sizinle yeniden görüşünceye dek.
Ama derler ki, ürkeğin tekisiniz;
Sıkılırsınız ıssız ve köylük yerden,
Bizlerse... pek gösterişli değiliz
Gerçi hoşnutuz o yalın halinizden.
Hem niye ziyaret ettiniz bizi?
Terkedilmiş köyün ıssızlığında
Ben hiçbir zaman tanımazdım sizi,
Tanışmış olmazdım orda acıyla.
Acemi gönlümün heyecanını da
Zamanla dize getirip (kim bilir?),
Belki kalbime göre bir dost bulurdum;
Onun için sadık bir eş olurdum
Ve erdemli bir anne, ne denir.
Başkası!.. Hayır, düyada kimim var,
Hiç kimseye kalbimi vermezdim ben!
O yüksek bir kurulda alınan karar,
O göğün dileği: sana aitim ben!
Bütün hayatımın güvencesiydi
Sana bağlı kalışı bir buluşmanın;
Biliyorum, Tanrı gönderdi seni,
Mezara kadar beni koruyansın...
Bana rüyalarımda gelmiştin sen,
Görünmesen de yakındın canıma,
Bakışların baygınlık verirdi bana,
Bir ses duyulurdu gönlümde senden
Çoktan beri hayır, rüya değildi bu!
Sen ancak girdin, tanıdım o an,
Kendimi kaybettim, bendim yanan,
Düşünerek fısıldadım: ta kendisi!
Doğru değil mi? Duymuştum seni:
Benimle sessizce konuşmuştun,
Fakire elimi uzattığımda
Veya duayla rahatlattığımda
Hüznünü bu heyecanlı ruhumun?
Ve sen o sırada gözüme değdin,
Bu şirin görüntü sen değil miydin,
Saydam bir karanlıkta sönüp yanan,
Ve usulca başucuma yaslanan?
Sen değil miydin sevgiyle, hazla
Ümidin sözünü bana fısıldayan?
Kimsin sen, koruyucu bir melek mi,
Veya yoldan çıkaran sinsinin biri?
Kuşkularımı çöz, ortadan kaldır.
Belki de hepsi boşa gidecek
Acemi bir gönlün aldanışıdır:
Ve bambaşka bir şeye hükmedilecek...
Ama ne olursa olsun! Ben yazgımı
Bak senin ellerine veriyorum
Karşında dökerek gözyaşlarımı
Beni savun diye yalvarıyorum,
düşün bir: Ben burda ne çok yalnızım,
Kimse beni anlamak istemiyor,
Aklın gücünü yitirmiş demiyor,
Ve benim sessizce can vermem lâzım.
Seni bekliyorum: Bir tek bakışla
Şu kalbin ümidine canlılık ver
Veya bu ağır rüyayı kesiver,
Heyhat, o hak ettiğim sızlanışla!
Kesiyorum! Tekrar, dehşet vericidir...
Utanç ve korkuyla donakalıyorum.
Ama onurunuz benim güvencimdir,
Ve ona yiğitçe teslim oluyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar