bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz8
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- yeni tanışılan kimse8
- muslettin amca13
- cezaevine özenen gençler8
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı28
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- biz de birileriyiz3
- sözlük klasikleri8
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- sex shop3
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan5
- adolescence2
- anın görüntüsü33
- ucanpembekoala4
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- aleksey batrakov27
- aşk4
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- akepem yapmaz5
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- teoman müziği bıraktı2
- kamala harris4
- sinan sardoğan2
- insan sevmemek2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı3
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- kırıkkaleli olmak istemek10
- çöpe bırakılmış ıvır zıvır3
- doların 50 tl olması10
- fenerli yazarların ortalarda gözükmemesi3
- 15 kasım 2026 fransa türkiye maçı2
- emre belözoğlu8
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir11
- sözlük kürdü55
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil17
- queen ravennanın aşırı güzel olması14
- mazda 6262
- arap götü10
alexander pushkin' in ünlü romanı. saint petersburg' ta yaşayan aristokrat ailelerin ilişkilerine odaklanmıştır. aynı adlı filmde, onegin' i ralph fiennes canlandırmıştır.
tüm roman şiir şeklindedir. puşkin'in tek romanıdır aynı zamanda. şiir şeklindeki bu romanda yengeny onegin adında bir kadının hikayesi anlatılmaktadır.
(bkz: yevgeny onegin)
umarsız, duygusuz, uyuşuk ve soğuk bir tiplemenin anlatıldığı şiir tadında roman. düz yazı olarak da okuyucuların beğenisine sunulmuştur. ayrıca adına bir de opera bestelenmiştir.
edit: yenvgeny onegin kadın değil erkek karakterdir.
edit: yenvgeny onegin kadın değil erkek karakterdir.
rus edebiyatının kurucularından, alexander pushkin'in şiir türünde yazdığı roman.
aleksandr sergeyeviç puşkinin sürgün yıllarında (1823 ten itibaren) kaleme almaya başladığı ve 1830 yılında tamamladığı manzum-roman türündeki eseridir. romanda yazar puşkin ve şair puşkinle aynı anda karşılaşmanın ilgi çekici olduğunu söylemeliyim. aylarca arayıp sonunda yapı kredi yayınlarında bulduğum kitabı şimdi ellemeye kıyamıyorum. bu da nasıl bir manyaklıksa. yerde ararken gökte bulunca * normal bir yaklaşımdır. kitabın filmi de çekilmiş olup onegin karakterini canlandırmayı ralph fiennes üstlenmiştir. çekim açısından kalitesiz bir yapım olsa da liv tyler ve ralph fiennesin özellikle son sahnede hakkını vermek gerekir.
birinci bölüm
X
başlamıştı nasıl erken ikiyüzlü olabilmeye,
umudunu gizlemeye, kıskanç davranmaya,
birini inandırmaya ya da inancından vazgeçirmeye,
karamsar görünmeye, bunalımlı olmaya,
dik başlı durmaya ya da uysal,
ilgili görünmeye ya da umursamaz!
nasıl mahmur dalgınlığıyla sessizdi,
nasıl ateşlice bir belagat sahibiydi,
özensizdi nasıl aşk mektupları!
tek şeyi solur, tek şeyi severdi
ve nasıl başarıyla kendinden geçerdi!
nasıl hızlıydı ve sevecendi bakışları,
utangaçtı ve küstahtı, kimi zamansa
pırıldardı uysal bir gözyaşı damlasıyla!
birinci bölüm
X
başlamıştı nasıl erken ikiyüzlü olabilmeye,
umudunu gizlemeye, kıskanç davranmaya,
birini inandırmaya ya da inancından vazgeçirmeye,
karamsar görünmeye, bunalımlı olmaya,
dik başlı durmaya ya da uysal,
ilgili görünmeye ya da umursamaz!
nasıl mahmur dalgınlığıyla sessizdi,
nasıl ateşlice bir belagat sahibiydi,
özensizdi nasıl aşk mektupları!
tek şeyi solur, tek şeyi severdi
ve nasıl başarıyla kendinden geçerdi!
nasıl hızlıydı ve sevecendi bakışları,
utangaçtı ve küstahtı, kimi zamansa
pırıldardı uysal bir gözyaşı damlasıyla!
TATYANA'NıN ONEGiN'E MEKTUBU
Size yazıyorum -daha ne denir?
Hem daha ne söyleyebilirim ki?
Şu an, biliyorum, elinizdedir
Hor görüp cezalandırmanız beni.
Bu benim mutsuz kaderimdir,
Bir damla acıyı koruyarak siz,
Elbette beni terketmezsiniz.
Susmayı tercih ettim ben önce;
inanın: şu rezil yaşamımdan
Haberiniz olmazdı hiçbir zaman,
Bir ümide kapılmış olsam bile
Nadiren, haftada bir sözgelimi
Bizim köyde görebilseydim sizi,
Yalnız sizi duyarak, işiterek,
Size bir sözcük söyleyerek ve
Düşünmek, aynı şeyi düşünmek işte
Sizinle yeniden görüşünceye dek.
Ama derler ki, ürkeğin tekisiniz;
Sıkılırsınız ıssız ve köylük yerden,
Bizlerse... pek gösterişli değiliz
Gerçi hoşnutuz o yalın halinizden.
Hem niye ziyaret ettiniz bizi?
Terkedilmiş köyün ıssızlığında
Ben hiçbir zaman tanımazdım sizi,
Tanışmış olmazdım orda acıyla.
Acemi gönlümün heyecanını da
Zamanla dize getirip (kim bilir?),
Belki kalbime göre bir dost bulurdum;
Onun için sadık bir eş olurdum
Ve erdemli bir anne, ne denir.
Başkası!.. Hayır, düyada kimim var,
Hiç kimseye kalbimi vermezdim ben!
O yüksek bir kurulda alınan karar,
O göğün dileği: sana aitim ben!
Bütün hayatımın güvencesiydi
Sana bağlı kalışı bir buluşmanın;
Biliyorum, Tanrı gönderdi seni,
Mezara kadar beni koruyansın...
Bana rüyalarımda gelmiştin sen,
Görünmesen de yakındın canıma,
Bakışların baygınlık verirdi bana,
Bir ses duyulurdu gönlümde senden
Çoktan beri hayır, rüya değildi bu!
Sen ancak girdin, tanıdım o an,
Kendimi kaybettim, bendim yanan,
Düşünerek fısıldadım: ta kendisi!
Doğru değil mi? Duymuştum seni:
Benimle sessizce konuşmuştun,
Fakire elimi uzattığımda
Veya duayla rahatlattığımda
Hüznünü bu heyecanlı ruhumun?
Ve sen o sırada gözüme değdin,
Bu şirin görüntü sen değil miydin,
Saydam bir karanlıkta sönüp yanan,
Ve usulca başucuma yaslanan?
Sen değil miydin sevgiyle, hazla
Ümidin sözünü bana fısıldayan?
Kimsin sen, koruyucu bir melek mi,
Veya yoldan çıkaran sinsinin biri?
Kuşkularımı çöz, ortadan kaldır.
Belki de hepsi boşa gidecek
Acemi bir gönlün aldanışıdır:
Ve bambaşka bir şeye hükmedilecek...
Ama ne olursa olsun! Ben yazgımı
Bak senin ellerine veriyorum
Karşında dökerek gözyaşlarımı
Beni savun diye yalvarıyorum,
düşün bir: Ben burda ne çok yalnızım,
Kimse beni anlamak istemiyor,
Aklın gücünü yitirmiş demiyor,
Ve benim sessizce can vermem lâzım.
Seni bekliyorum: Bir tek bakışla
Şu kalbin ümidine canlılık ver
Veya bu ağır rüyayı kesiver,
Heyhat, o hak ettiğim sızlanışla!
Kesiyorum! Tekrar, dehşet vericidir...
Utanç ve korkuyla donakalıyorum.
Ama onurunuz benim güvencimdir,
Ve ona yiğitçe teslim oluyorum...
Size yazıyorum -daha ne denir?
Hem daha ne söyleyebilirim ki?
Şu an, biliyorum, elinizdedir
Hor görüp cezalandırmanız beni.
Bu benim mutsuz kaderimdir,
Bir damla acıyı koruyarak siz,
Elbette beni terketmezsiniz.
Susmayı tercih ettim ben önce;
inanın: şu rezil yaşamımdan
Haberiniz olmazdı hiçbir zaman,
Bir ümide kapılmış olsam bile
Nadiren, haftada bir sözgelimi
Bizim köyde görebilseydim sizi,
Yalnız sizi duyarak, işiterek,
Size bir sözcük söyleyerek ve
Düşünmek, aynı şeyi düşünmek işte
Sizinle yeniden görüşünceye dek.
Ama derler ki, ürkeğin tekisiniz;
Sıkılırsınız ıssız ve köylük yerden,
Bizlerse... pek gösterişli değiliz
Gerçi hoşnutuz o yalın halinizden.
Hem niye ziyaret ettiniz bizi?
Terkedilmiş köyün ıssızlığında
Ben hiçbir zaman tanımazdım sizi,
Tanışmış olmazdım orda acıyla.
Acemi gönlümün heyecanını da
Zamanla dize getirip (kim bilir?),
Belki kalbime göre bir dost bulurdum;
Onun için sadık bir eş olurdum
Ve erdemli bir anne, ne denir.
Başkası!.. Hayır, düyada kimim var,
Hiç kimseye kalbimi vermezdim ben!
O yüksek bir kurulda alınan karar,
O göğün dileği: sana aitim ben!
Bütün hayatımın güvencesiydi
Sana bağlı kalışı bir buluşmanın;
Biliyorum, Tanrı gönderdi seni,
Mezara kadar beni koruyansın...
Bana rüyalarımda gelmiştin sen,
Görünmesen de yakındın canıma,
Bakışların baygınlık verirdi bana,
Bir ses duyulurdu gönlümde senden
Çoktan beri hayır, rüya değildi bu!
Sen ancak girdin, tanıdım o an,
Kendimi kaybettim, bendim yanan,
Düşünerek fısıldadım: ta kendisi!
Doğru değil mi? Duymuştum seni:
Benimle sessizce konuşmuştun,
Fakire elimi uzattığımda
Veya duayla rahatlattığımda
Hüznünü bu heyecanlı ruhumun?
Ve sen o sırada gözüme değdin,
Bu şirin görüntü sen değil miydin,
Saydam bir karanlıkta sönüp yanan,
Ve usulca başucuma yaslanan?
Sen değil miydin sevgiyle, hazla
Ümidin sözünü bana fısıldayan?
Kimsin sen, koruyucu bir melek mi,
Veya yoldan çıkaran sinsinin biri?
Kuşkularımı çöz, ortadan kaldır.
Belki de hepsi boşa gidecek
Acemi bir gönlün aldanışıdır:
Ve bambaşka bir şeye hükmedilecek...
Ama ne olursa olsun! Ben yazgımı
Bak senin ellerine veriyorum
Karşında dökerek gözyaşlarımı
Beni savun diye yalvarıyorum,
düşün bir: Ben burda ne çok yalnızım,
Kimse beni anlamak istemiyor,
Aklın gücünü yitirmiş demiyor,
Ve benim sessizce can vermem lâzım.
Seni bekliyorum: Bir tek bakışla
Şu kalbin ümidine canlılık ver
Veya bu ağır rüyayı kesiver,
Heyhat, o hak ettiğim sızlanışla!
Kesiyorum! Tekrar, dehşet vericidir...
Utanç ve korkuyla donakalıyorum.
Ama onurunuz benim güvencimdir,
Ve ona yiğitçe teslim oluyorum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar