bugün
- dinsize inanır mısın13
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- üzücü bir aşk filmi izlemek5
- yaz günü çay içme saçmalığı9
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar3
- elmas bey birader bay biraderdir3
- az önce sözlükten silinen çıplak yazar fotoğrafı3
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı10
- joker haksızdır3
- alkol alıp hoşlanılan kıza açılmak5
- bruce wayne mi zengin tony stark mı2
- diyetteyken bira içmek3
- kuran da neden namaz yok3
- zall buraya bak aslanım2
- haluk levent24
- devletten başkasına güvenilmez11
- 18 temmuz 2026 taytlı valinin görevden alınması5
- kalori hesaplama deliliği2
- haluk levent olayından çıkarılacak ders8
- m kemal'in 1922 de suikast sonucu öldüğü iddiası2
- anın görüntüsü16
- oğlak burcu kadını18
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması16
- elalemin derdi true olmuş3
- 18 temmuz 2026 malatya depremi4
- izmirliyken iş yerinden aranmak2
- sinema salonlarının yoğun bakımda olması2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları29
- saç boyama perileri4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak3
- futbol4
- hindistan başbakanı modi'nin temizlik açıklaması2
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- slavko vincic3
- yapay zekanın öğretmenliği yok edecek olması3
- en çok sevdiğiniz yazar19
- aykolikle site havuzuna girmek4
- sinema bileti2
- ulupuanlar ahirette geçerli mi sorunsalı5
- opel türkiye ve neskar bursa rezaleti7
- chatgpt ile sohbet etmek9
- muhafazakar kız için dine dönmek3
- zenginlere 1 den fazla eş verilmesi gerektiği2
- telegram kullanan erkek3
- aptalları hipnotize etmek6
- tango dersi alan urfalı teyze3
- leopar olan sözlük yazarları2
- hayatın güzel olması10
- sadece arkadaşlarından mesaj alıyor4
- m kemal'in manda ve himaye istediği iddiası3
fransız gazetelerinden ve dergilerinden mütemadiyen aşmış yazar övgüsünü alan bu ülke topraklarından çıkmış çok değerli yazar.
en son Libération kafayı takmıştı üstada.
(bkz: http://www.sabah.com.tr/k...esinden-yasar-kemale-ovgu)
edit: bu seviyeye ve karizmaya kolay çıkılmıyor! birazcık toplumumuzun da bu gibi değerlere karşı kıymet bilmesi gerekmekte. hem de acilen!
en son Libération kafayı takmıştı üstada.
(bkz: http://www.sabah.com.tr/k...esinden-yasar-kemale-ovgu)
edit: bu seviyeye ve karizmaya kolay çıkılmıyor! birazcık toplumumuzun da bu gibi değerlere karşı kıymet bilmesi gerekmekte. hem de acilen!
durmadan uzun ak karlar yağarmış senin oralara
biliyor musun hanna ben yirmi dört yaşımda ilk karı gördüm
bütün gece ankara'da yapraksız bir ağacın altında
sevinç içinde üşüyerek sabaha kadar durdum.
biliyor musun hanna ben yirmi dört yaşımda ilk karı gördüm
bütün gece ankara'da yapraksız bir ağacın altında
sevinç içinde üşüyerek sabaha kadar durdum.
altmışların sosyalist dergilerinde bol bol yazan ama ne olursa olsun iyi bir roman yazarı olan dedemiz. ince memed en büyük eseri. okunasıdır.
edebiyat tarihinin en fason romanlarının overrated yazarı. dört ciltlik romanda bir tane sosyolojik çıkarım yapmak mümkün değildir.
emeklilik günlerini silivri'de mangal yaparak geçirmesini tavsiye ediyorum. en olmadı kaplıcaya falan gitsin, romatizmaya iyi gelir.
emeklilik günlerini silivri'de mangal yaparak geçirmesini tavsiye ediyorum. en olmadı kaplıcaya falan gitsin, romatizmaya iyi gelir.
edebiyat çınarı. harbi çınar ama. ağzını bıçak açmıyor. aydın sorumluluğu kavramı onun için değil gibi.
türk edebiyatının en büyük tasvir ustasıdır. o kadar ki kitaplarını okurken çukurova'nın çakır dikenleri sizinde canınızı yakar.
dünya edebiyatına herkesten daha çok katkı yapan büyük yazardır. kimse bir nesneyi üstad kadar çarpıcı ve net anlatamaz.
hatta yaşar kemal>dünyanın tüm betimleyicileri.
hatta yaşar kemal>dünyanın tüm betimleyicileri.
şiirleriyle adeta orgazm yaşatan üstat. bağımlılık yapan güzel insan.
2, 3 ay önce calıştığım otelde konaklayan, 10 dakika kadar sohbet etme imkanı bulduğum mükemmel eğlenceli kişilik. o kadar boş insan hissettimki karşısında kendimi, tek tük cümle kurabildim ve çok heyecanlandım. bunu anlamış olacakki şakalar ve espriler yaparak beni konuşturmaya çalışmıştır.
içimizdeki haindir. şu iki linki okuyunuz.
http://www.hurriyet.com.tr/planet/19490513.asp
http://blog.milliyet.com....akis__/blog/?blogno=23407
http://www.hurriyet.com.tr/planet/19490513.asp
http://blog.milliyet.com....akis__/blog/?blogno=23407
fransa'nın grand officier (büyük subay) derecesiyle ödüllendirdiği yazar. aynı ödül daha önce fransa tarafından ihsan doğramacı'ya verilmiş.
türkiye ye ve türk insanına küfreden, göt yalamak öte gidemeyen bu türk düşmanı ve kompleksli kişinin fransa gibi bir ülkede bu ödüle layık görülmesi kadar normal bir şey elbette olamaz. özün de de türk olduğu söylenemez bu kişinin zaten kendisi de kabul etmez gocunur zira aşağılık kompleksi had safhadadır. ömrünün çoğu zamanını fransa da diğer türk düşmanlarıyla hasbihal edip, yayınlar ortaya koymak suretiyle geçirmektedir.
türk olsun olmasın, türklüğünden gocunsun gocunmasın, tüklüğe hakaret etmiş olsun olmasın, bu adam türkiye'ye türkçe'ye klavye başında göt büyüterek kendisine küfür eden ibnelerden daha çok hizmet etmiştir.
yazdığı, türkçe'nin yüz akı eserleri dünyanın dört bir yanında onlarca dile çevrilmiştir.
türkçe durdukça onun kitapları da var olacaktır.
peki hain diye bu adama söven dallamalar!
siz ne yaptınız türkçe için?
yazdığı, türkçe'nin yüz akı eserleri dünyanın dört bir yanında onlarca dile çevrilmiştir.
türkçe durdukça onun kitapları da var olacaktır.
peki hain diye bu adama söven dallamalar!
siz ne yaptınız türkçe için?
türkiye'ye türkçe en güzel küfreden statüko artisi.
bu adamın ne olursa olsun orhan pamuk muamalesini haketmediğini düşünmekteyim. bir kere en önemli farkı 'toprağına' yabancı olmaması, ve türkmenleri nice türkten iyi anlaması ve anlatmasıdır. ha böyle bir gerilim varken bu nişanı almasa daha mı iyi olurdu derseniz, bence evet. ama belliki bu konuda duyarlılık göstermiyor veya haberi yok olan bitenden.
bu ülke topraklarında yaşayan edebi mana da (dil işçiliği) ve toplumunu tanıma babında tartışılmaması gereken büyük usta. evet, belki de tek. onun gibisi yok bence. biraz kıyısından köşesinden geçenler tasvirsel anlatımın sağladığı hedonizme boyun eğerler ve otururlar kalırlar yerine. o müthiş tümceler öyle boyun eğdirirler ki adama. boyun fıtığı bile yapabilirler.
şimdi 2 konu var, geçen de birinden bahsedip ehh iştelenmiştik ama yazalım. bu sefer en fazla olsa zamanın ötesinde yerimizi alırız.
1)kürtçülük gibi bir yakıştırmayla bu ülkenin en büyük edebiyatçısı (edebiyatçılarından biri demeyeceğim) nasıl betimlenir/ ifadelenir? bizim ülkemizde efendim nitelenir. çünkü biz ayrımcılıktan beslenmeyi seviyoruz. işimiz gücümüz, ötekileştirmeler, ayrımcılıklar! en büyük değerimizde bundan nasiplenmelidir tabi. ha unutmuşum biz hala nazım hikmet'i vatan haini olarak görüyorduk? allah aşkına şurdaki sakat ruh halini bir görelim. nazım hikmet, yaşar kemal başka yok! tartıştığımız damgaladığımız isimler bunlar. klavye başında eleştirenler elini vicdanlarına götürüp bu isimleri bir tartsınlar sonra kendilerine baksınlar. sonuç mu? evet senin nazım'ın n'si olmak için trilyonlarca ekmek yemen gerek, diğer sen senin yaşar'ın y'si olman için bir şeyler yemen dahi yetersiz!
2)sözlükte ben de futbolla ilgili olduğum için(fanatik değil) 2 entry girmiştim quaresma başlığına. en son 100 sayfaydı yazılanlar. üstat, yaşayan ağır efsane yaşar kemal henüz 5. sayfada. bu da futbola ve edebiyata, değerlere bakış açımızı yansıtmakta kuşkusuz. ağır popüler bir kıyaslama argümanından yola çıktık ama böylesi daha etkili!
evet,bir de realiteler var toplumların ancak birkaç böyle büyük değeri çıkabiliyor. bunlara da layıkıyla sıfat buluyoruz biz. iç acıtıyor bu hayli. ruslar anton çehov 'a aynı muameleyi yapmıyor mesela. yapıyorlar da biz mi bilmiyoruz?!
bakın fransızlar nişan arttırıyor mütemadiyen. biraz geniş bakmayı deneyelim.
`http://www.ntvmsnbc.com/id/25306278/`
son derece ender sayıdaki şahsiyetlerden biri. manidar, anlayın artık!
edit: zamanın ötesinden teşekkür sunarım, okumuş ki eksiliyor en azından yazımızı, derdimiz okutabiliyoruz. bu da başarıdır böylelerine karşı kazanılmış.
okudun ve eksiledin tekrar teşekkürler muhafazakar dost!
şimdi 2 konu var, geçen de birinden bahsedip ehh iştelenmiştik ama yazalım. bu sefer en fazla olsa zamanın ötesinde yerimizi alırız.
1)kürtçülük gibi bir yakıştırmayla bu ülkenin en büyük edebiyatçısı (edebiyatçılarından biri demeyeceğim) nasıl betimlenir/ ifadelenir? bizim ülkemizde efendim nitelenir. çünkü biz ayrımcılıktan beslenmeyi seviyoruz. işimiz gücümüz, ötekileştirmeler, ayrımcılıklar! en büyük değerimizde bundan nasiplenmelidir tabi. ha unutmuşum biz hala nazım hikmet'i vatan haini olarak görüyorduk? allah aşkına şurdaki sakat ruh halini bir görelim. nazım hikmet, yaşar kemal başka yok! tartıştığımız damgaladığımız isimler bunlar. klavye başında eleştirenler elini vicdanlarına götürüp bu isimleri bir tartsınlar sonra kendilerine baksınlar. sonuç mu? evet senin nazım'ın n'si olmak için trilyonlarca ekmek yemen gerek, diğer sen senin yaşar'ın y'si olman için bir şeyler yemen dahi yetersiz!
2)sözlükte ben de futbolla ilgili olduğum için(fanatik değil) 2 entry girmiştim quaresma başlığına. en son 100 sayfaydı yazılanlar. üstat, yaşayan ağır efsane yaşar kemal henüz 5. sayfada. bu da futbola ve edebiyata, değerlere bakış açımızı yansıtmakta kuşkusuz. ağır popüler bir kıyaslama argümanından yola çıktık ama böylesi daha etkili!
evet,bir de realiteler var toplumların ancak birkaç böyle büyük değeri çıkabiliyor. bunlara da layıkıyla sıfat buluyoruz biz. iç acıtıyor bu hayli. ruslar anton çehov 'a aynı muameleyi yapmıyor mesela. yapıyorlar da biz mi bilmiyoruz?!
bakın fransızlar nişan arttırıyor mütemadiyen. biraz geniş bakmayı deneyelim.
`http://www.ntvmsnbc.com/id/25306278/`
son derece ender sayıdaki şahsiyetlerden biri. manidar, anlayın artık!
edit: zamanın ötesinden teşekkür sunarım, okumuş ki eksiliyor en azından yazımızı, derdimiz okutabiliyoruz. bu da başarıdır böylelerine karşı kazanılmış.
okudun ve eksiledin tekrar teşekkürler muhafazakar dost!
nazım hikmet ran 'la beraber bu ülkeye fazla olduğunu düşündüğüm edebiyatçı.
edit: hanimiş eksiler? eksile teşekkür edeceğim, edit yoluyla muhafazakar kardeş...
edit büdüt: teşekkürler, gene okudun. en azından okuyor. o ku yor!
edit: hanimiş eksiler? eksile teşekkür edeceğim, edit yoluyla muhafazakar kardeş...
edit büdüt: teşekkürler, gene okudun. en azından okuyor. o ku yor!
fransızların ödül verdikleri, ermenilerin bayıldıkları yazar. türk düşmanıdır.
nazım hikmet, orhan pamuk gibi bu ülkede nefret edilen ama yurt dışında çok saygı gören edebiyatçılardandır. evet sırf türkler aleyhine konuşuyor diye seviliyor değil mi size göre? zaten orhan pamuk' a da nobeli türkiye karşıtı olduğu için verdiler, yoksa kitaplarının filan zerre önemi yoktu. dünyayı da masonlar yönetiyor. kurtlar vadisi izlemeye devam gençler.
`http://www.hurriyet.com.tr/planet/19490513.asp`
şimdi bu linkte olmayan hainliği arıyoruz? bakalım tümcelerden bulabilecek miyiz?
üstat, şunları söylemiş:
bakalım;
''Bugün benim için büyük bir onur olduğu kadar büyük bir sevinç. Beni böyle onurlandıran Fransa'ya çok teşekkür ederim. Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik tüm insanlığın ortak özlemidir. AB'nin düşünce temellerinde Fransa vardır. Birçok sanatçı gibi ben de dünyayı güzellik kurtaracak diyorum. Ama bakıyorum yanım yörem cehennem. Gerçekten sanat dedikleri, hele bugünlerde ne işe yarıyor, benim emeklerim boşuna değil mi diye soruyorum kendi kendime. Umut insanoğlunun en büyük değerlerinden biri. Bugün de umuduma sıkı sıkıya sarılıyorum. Fransa'nın aydınlarının, sanatçılarının da yeniden yaşadıkları yüzyıla damgalarına vuracaklarına, insanı insan yapan değerleri yücelteceklerine inanıyorum.''
evet baktık benim yanım yörem cehennem lafını görebildik. yöresi cehennem değil mi? bu kadar insan ölürken.. üzerine tuz biber eken (geri kalmışlığımızın göstergesi) her gün kadın cinayetleri olurken.
''dünyayı güzellik kurtaracak! ve umuda sıkı sıkı bağlı olmak!'' tümceleri bazılarına ağır kaçar. anlayamazlar, okusalar da anlayamazlar.
edit: aradığınız hainlik bulunamamıştır. sevgi, güzellik ve umut bulunmuştur üzgünüm senin adına.
şimdi bu linkte olmayan hainliği arıyoruz? bakalım tümcelerden bulabilecek miyiz?
üstat, şunları söylemiş:
bakalım;
''Bugün benim için büyük bir onur olduğu kadar büyük bir sevinç. Beni böyle onurlandıran Fransa'ya çok teşekkür ederim. Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik tüm insanlığın ortak özlemidir. AB'nin düşünce temellerinde Fransa vardır. Birçok sanatçı gibi ben de dünyayı güzellik kurtaracak diyorum. Ama bakıyorum yanım yörem cehennem. Gerçekten sanat dedikleri, hele bugünlerde ne işe yarıyor, benim emeklerim boşuna değil mi diye soruyorum kendi kendime. Umut insanoğlunun en büyük değerlerinden biri. Bugün de umuduma sıkı sıkıya sarılıyorum. Fransa'nın aydınlarının, sanatçılarının da yeniden yaşadıkları yüzyıla damgalarına vuracaklarına, insanı insan yapan değerleri yücelteceklerine inanıyorum.''
evet baktık benim yanım yörem cehennem lafını görebildik. yöresi cehennem değil mi? bu kadar insan ölürken.. üzerine tuz biber eken (geri kalmışlığımızın göstergesi) her gün kadın cinayetleri olurken.
''dünyayı güzellik kurtaracak! ve umuda sıkı sıkı bağlı olmak!'' tümceleri bazılarına ağır kaçar. anlayamazlar, okusalar da anlayamazlar.
edit: aradığınız hainlik bulunamamıştır. sevgi, güzellik ve umut bulunmuştur üzgünüm senin adına.
13 ocak 2007de gerillanın adını terörist koyduk! diyerek pkkyı açıkça savunan yaşar kemal, türk ceza kanununa göre, terör ve teröristi alenen övme kapsamında yargılanmadı
ama söyledikleri bununla kalmadı:
gerillanın adını terörist koyduk. bundan da bir umut bekledik. sözcükler her zaman, her koşulda değişebilir ve bir gün işe yaramaz olur.(..) kendi halkıyla savaşan bir ülke olduk.(..) ey milliyetçi ırkçılarımız, dünyada bir tane dostumuz varsa, o da irak kürtleridir.(..) bir insana, bir halka ne yaparsanız yapın, ama onuruyla oynamayın. bu benim gençliğimden bu yana dilimde pelesenk ettiğim bir sözümdür. bizim yöneticiler bunun tersini yaptılar. halka etmediklerini bırakmadılar. yüreğim yanıyor bunları söylerken, ben bir yazarıyım çünkü bu halkın. (gerillanın adını terörist koyduk, hürriyet gazetesi, 14 ocak 2007 s.1 ve 22)
gerillanın adını terörist koyduk. bundan da bir umut bekledik. sözcükler her zaman, her koşulda değişebilir ve bir gün işe yaramaz olur.(..) kendi halkıyla savaşan bir ülke olduk.(..) ey milliyetçi ırkçılarımız, dünyada bir tane dostumuz varsa, o da irak kürtleridir.(..) bir insana, bir halka ne yaparsanız yapın, ama onuruyla oynamayın. bu benim gençliğimden bu yana dilimde pelesenk ettiğim bir sözümdür. bizim yöneticiler bunun tersini yaptılar. halka etmediklerini bırakmadılar. yüreğim yanıyor bunları söylerken, ben bir yazarıyım çünkü bu halkın. (gerillanın adını terörist koyduk, hürriyet gazetesi, 14 ocak 2007 s.1 ve 22)
`http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5774314.asp`
evet söylemlerine dair link bu.
ne demiş 2007'de bir bakalım anladığımızca da (eğrisiyle doğrusuyla) ifade edelim.
şimdi, konu asıl şu tümcede kilitleniyor: ''şu gerillanın adını terörist koyduk'' ben burda sembolik bir anlatım olduğunu düşünmekteyim. hani şunu da samimiyetle söyleyeyim şu yazıda kafanın takılabileceği tek cümle bu! diğerleri halkın kendi kendisiyle savaş halinde olması, bundan duyulan rahatsızlıklar olması gereken realist söylemler...
anladığım ölçüde, yaşar kemal'in bahse konu olan kritik tümcesinde terörist olgusunu küçültmekten çok sembolik olarak kürt halkıyla terörist mesafesinin daralmasından duyduğu tedirginliği ifadelediğini sanmaktayım. zaten sarfedilen bundan da umut bekledik derken sorunların savaşla çözülemeyeceğini terörist olarak ifadelemenin hatta kalıp olarak öteki ilan etmenin kürt halkı içinde yaralar açtığını ve böylece sözcüklerin kati keskinliğinin bir boka yaramayacağını herhal bir edebiyat işçinden çok kimse bilemezdi.
''30 bin kişi öldü. Korucu dedikleri, sayısı 70 bini geçmiş sivil savaşçılar bulaştı ülkenin vicdanına. 5 bin köyün birçoğunun evleri yıkıldı. Kendi halkıyla savaşan bir ülke olduk. Dağlara ne kadar delikanlı gitmiş, sayısını biliyor mu bu hükümet?'' bu da duyarlılık icabı haykırıştır kimsenin ölmesini istememektir!
konu dediğim gibi teröristin gerilla olarak adlandırılmasında yatmakta. burda terör kavramını küçültmek maksatlı bir kullanım olduğunu düşünmüyorum. terör diyorsun savaşı devam ettiriyorsun sonra da bir umut bekliyorsun? denilmiş. ve yöneticilere de eleştiri getirilmiş.
ha şu sorulabilir yazının tüm metni dışındaki bahse konu tek cümleyi sen kullanır mıydın diye? valla ben kullanmazdım. ucu açık bir ifade çünkü. her yere gidebilir. söylemin arkasından getirdiği ''sözcüklerin değişmesi'' kısmı okunmuyor çünkü. tek cümle olarak okunursa farklı anlamlar doğurabilir fakat yazının bütününde barış yanlılığı, yöneticilere sert tavır ve bu şekilde terör sorunun çözümlenmesinin mümkün olmadığına dair bir sitem var. bu kadar!
evet söylemlerine dair link bu.
ne demiş 2007'de bir bakalım anladığımızca da (eğrisiyle doğrusuyla) ifade edelim.
şimdi, konu asıl şu tümcede kilitleniyor: ''şu gerillanın adını terörist koyduk'' ben burda sembolik bir anlatım olduğunu düşünmekteyim. hani şunu da samimiyetle söyleyeyim şu yazıda kafanın takılabileceği tek cümle bu! diğerleri halkın kendi kendisiyle savaş halinde olması, bundan duyulan rahatsızlıklar olması gereken realist söylemler...
anladığım ölçüde, yaşar kemal'in bahse konu olan kritik tümcesinde terörist olgusunu küçültmekten çok sembolik olarak kürt halkıyla terörist mesafesinin daralmasından duyduğu tedirginliği ifadelediğini sanmaktayım. zaten sarfedilen bundan da umut bekledik derken sorunların savaşla çözülemeyeceğini terörist olarak ifadelemenin hatta kalıp olarak öteki ilan etmenin kürt halkı içinde yaralar açtığını ve böylece sözcüklerin kati keskinliğinin bir boka yaramayacağını herhal bir edebiyat işçinden çok kimse bilemezdi.
''30 bin kişi öldü. Korucu dedikleri, sayısı 70 bini geçmiş sivil savaşçılar bulaştı ülkenin vicdanına. 5 bin köyün birçoğunun evleri yıkıldı. Kendi halkıyla savaşan bir ülke olduk. Dağlara ne kadar delikanlı gitmiş, sayısını biliyor mu bu hükümet?'' bu da duyarlılık icabı haykırıştır kimsenin ölmesini istememektir!
konu dediğim gibi teröristin gerilla olarak adlandırılmasında yatmakta. burda terör kavramını küçültmek maksatlı bir kullanım olduğunu düşünmüyorum. terör diyorsun savaşı devam ettiriyorsun sonra da bir umut bekliyorsun? denilmiş. ve yöneticilere de eleştiri getirilmiş.
ha şu sorulabilir yazının tüm metni dışındaki bahse konu tek cümleyi sen kullanır mıydın diye? valla ben kullanmazdım. ucu açık bir ifade çünkü. her yere gidebilir. söylemin arkasından getirdiği ''sözcüklerin değişmesi'' kısmı okunmuyor çünkü. tek cümle olarak okunursa farklı anlamlar doğurabilir fakat yazının bütününde barış yanlılığı, yöneticilere sert tavır ve bu şekilde terör sorunun çözümlenmesinin mümkün olmadığına dair bir sitem var. bu kadar!
enteresan benzetmeleri beni benden almıştır.
sözlüğü olacak kadar dil adamıdır.
sası sası kokmak deyimini çıkarmıştır.
ince memetle sevgilisini de sası sası kokarken seviştirmiş iğrendirmiştir.
sözlüğü olacak kadar dil adamıdır.
sası sası kokmak deyimini çıkarmıştır.
ince memetle sevgilisini de sası sası kokarken seviştirmiş iğrendirmiştir.
sait faik, yasar kemal icin vakti zamaninda "türkler'in en kürdü, kürtler'in en türkü" benzetmesini yapmisti, aklima gelmisken yazayim dedim. bir de kitaplarini okurken, türkce'yi yeniden ögrenir gibi olursunuz, öyle de etkili ve iyi bir yazardir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar