bugün

iletişimin en ilkel formlarından.
sözlükse
ne en kötü entryi yazabilirim ne de en iyiyi.

hikaye ve romansa kafkacıyım, yayınlamak için çok ekmek yemek lazım (max brot ;).

düşünce eseri yazınca da bitene kadar düşüncem değişiyor. kendi fikrine aşık olmak lazım büyük kitap yazmak için.

günlük yazdım bi ara iş yerinde, platoniğim okusun diye. 12 yıl sonra itiraf etti hepsini okumuş. değdi.
''yazmak''

ya yürekten gelince yazacaksın
ya yazarken yürekten gelecek
- “aşk olmadan meşk olmaz!”
meşka –farkedip ayırmak- olur mu sanırsın?

ayak ucunda ölüm – mazi ardında külün
yele gidecek harmanın – ömrün
hazır mısın?

sen bal yapacaksın âlem yiyecek
hissene düşen zehirli bir lokma
hep taze
var mısın?

yeni kıymetler icâd edenlerin
etrafında döner dünya – gerçek
ama kurnazların etrafında döner çoğu zaman
halk ve şan – böyledir
yalancı dünyanın gidişi
hasad ötede
yazar mısın?

salih mirzabeyoğlu - münşeat
o kadar güzeldir ki yazmak aslında.

kendine yazarsın mesela sadece. sonra silmek üzere ne varsa dökersin içinden. ama emin ol kendine bile itiraf edemediğin şeyleri o kağıda, ekrana da dökemezsin.

yazanları okursun, neler yaşamış ki bu harika kitapları yazmış dersin.

hayalin de budur aslında. bir gün senin için de bunların söylenmesi.

sonra işte bir sözlüğe kaydolursun. kendime yazayım ama üç beş kişi de görsün.

çünkü arkadaş, yapay zeka hep övüyor hep övüyor. sıkıyor bir yerden sonra.
öyle her yiğidin harcı da değildir yazabilmek. herkes yazar ama kaliteli mi yazar. evet...
ilkokulda yazma öğretirken memur olabilir diye f klavye, bilgisayarcı olabilir diye q klavye, araç kullanırken yazabilir diye t9 tuşlu telefon klavyesi de öğretilmeli artık. elle yazı yazmayalı aylar oldu.
okuma yazma bilen, eli kalem tutabilen ve elinde kağıt olan herkesin yapabilecei bir eylemdir. bu arada sadece kağıt kalem gerekmez klavyeden de yapılabilir.
Yazmaya muktedir olmak.
© copyright 2005 - 2026