bugün
- türbede dua etmenin şirk olması13
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması6
- azrail gelse ona ne derdiniz12
- dump atan erkek mi olur aw3
- medet ya ali diyen alevi3
- satürnün halkasına imam hatip açmak5
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- askeri imam hatip lisesi5
- hızır aleyhisselam ile görüşülebilir mi4
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- asılmış şeyh4
- stack overflow kopyala yapıştır2
- g i l d e d l i l y10
- evde fare görmek5
- benkimki6
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım4
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- yurt dışı çıkış harcı3
- gece sokakta boynunda iple gezen şeyh görmek3
- ölülere kuran okumak3
- sözlüğün dili olsa da konuşsa3
- hangi üye hangisiydi hepsi karıştı6
- bana onu sormayin6
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- ethem dede2
- john hinckley jr'ın jodie foster'a mesajı2
- silinen hesap 0145677
- sevdiğine şiir yazabilen kaslı ve yakışıklı erkek3
- özgür özel14
- turhan çömez3
- hasta bir yakınına yemek götürmek2
- ebeveynlerin evdeki oyun konsoluna çökmesi2
- ayran fetişisti3
- köfteci yusuf3
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı7
- aç karnına kahve içmek6
- caminin içinde mezar olması2
- arabada sigara içilir mi6
- prezervatif içimde kaldı2
- böbrek taşından tespih yaptırmak2
- muslettin amca2
- arkadaşlar zall gitti3
- kemal kılıçdaroğlu2
- duygusal yerine fiziksel ilişki tercih etmek2
- yengeç burcu erkeklerinin yengeç gibi olması2
- gratisin içini merak etmek10
- 12 ağustos 20263
- gammazlık3
can dündar'ın 2 sene önce şemdinli olayları sırasında yazdığı bir yazının ismidir. yazıda yıllardır bu ülkede yaşanan olaylarda duruş netliğimizin neden olmadığı dile getiriliyor ve her döneme yazı 'cuk' tabiriyle oturuyor. geçmişte ki; idamlara, darbelere, susurluka, ergenekona..
--spoiler--
'Genç yaşta annesini kaybetmiş bir arkadaşım bahsetti "yas eksikliği" sendromundan... Annesinin acısını unutabilmek için hemen yoğun bir ilişkiye girmiş. Çok bağlanmış. Ayrılınca da yaman bir aşk acısına düşmüş. Çökmüş. Kendi başına atlatamayacağını anlayıp bir psikoloğa gitmiş. "Senin asıl sorunun aşk acısı değil, yas eksikliği" demiş psikolog...
"Annenin yasını tutmadan yeni bir ilişkiye girmişsin. Biriktirdiğin acılar, ayrılıkla katlanmış." O yüzden önce yas eksikliğini tamamlaması gerektiğini söylemiş. "Annenin fotoğraflarını çıkar yeniden, ona mektuplar yaz, mezarını ziyaret et. O acıyla yüzleş. Ondan sonra ayrılık acısıyla daha kolay baş edersin" demiş.
Arkadaşım annesine mektuplar yazmamış gerçi; ama gecikmeyle de olsa tutmuş yasını... O sayede üstesinden gelmiş acılarının...
Maziye gömdüğü kederleri birer birer çıkarıp ilmek ilmek çözmüş ve nihayet yüzü gülmüş.
Onu dinlerken Türkiye'nin başına gelenlerin biraz da "yas eksikliği"nden kaynaklandığını düşündüm. Ne çok tutulmamış yas, verilmemiş hesap var tarihimizde; düşünsenize...
Düşe kalka sürdürmeye çalıştığımız demokrasimizde ne darbeler, ne katliamlar, ne darağaçları var. Kapanmış dosyalar, kapanmamış yaralar... Yasını tutmadık hiçbirinin... Menderes asıldığında alkışladık.
Deniz'lerle intikam aldık. 17'lik çocuğu yaşını büyütüp astık.
işte daha dün o kanlı 1 Mayıs'ı yeniden hatırladık. Onu da gömmüştük hafızamıza, diğer faili meçhullerin yanına...
90'larda yeni kurbanlar istedi kanlı toprak; yeni cenazeler taşıdık. Susurluk'u çözmeden unuttuğumuz gibi Şemdinli'yi de arşive kaldırdık.
Hesaplaşmadan unuttuğumuzdan, unutup yeni maceralara koyulduğumuzdan, inatla peşimizden geldi biriken acılar...
Eski aşkın acısını yenilere taşıyarak çoğaltan bir divane gibi yaşadık.
Her darbe bir öncekinden daha ağır; her kriz eskisinden daha derin oldu.
Susurluk'u aydınlatsak aynısını Şemdinli'ye tekrarlamazdık.
Yas tutalım biraz, yas..'
--spoiler--
ayrıca yazıyı bu gün gündeme getiren yazı için;
http://www.haber7.com/artikel.php?artikel_id=142070
--spoiler--
'Genç yaşta annesini kaybetmiş bir arkadaşım bahsetti "yas eksikliği" sendromundan... Annesinin acısını unutabilmek için hemen yoğun bir ilişkiye girmiş. Çok bağlanmış. Ayrılınca da yaman bir aşk acısına düşmüş. Çökmüş. Kendi başına atlatamayacağını anlayıp bir psikoloğa gitmiş. "Senin asıl sorunun aşk acısı değil, yas eksikliği" demiş psikolog...
"Annenin yasını tutmadan yeni bir ilişkiye girmişsin. Biriktirdiğin acılar, ayrılıkla katlanmış." O yüzden önce yas eksikliğini tamamlaması gerektiğini söylemiş. "Annenin fotoğraflarını çıkar yeniden, ona mektuplar yaz, mezarını ziyaret et. O acıyla yüzleş. Ondan sonra ayrılık acısıyla daha kolay baş edersin" demiş.
Arkadaşım annesine mektuplar yazmamış gerçi; ama gecikmeyle de olsa tutmuş yasını... O sayede üstesinden gelmiş acılarının...
Maziye gömdüğü kederleri birer birer çıkarıp ilmek ilmek çözmüş ve nihayet yüzü gülmüş.
Onu dinlerken Türkiye'nin başına gelenlerin biraz da "yas eksikliği"nden kaynaklandığını düşündüm. Ne çok tutulmamış yas, verilmemiş hesap var tarihimizde; düşünsenize...
Düşe kalka sürdürmeye çalıştığımız demokrasimizde ne darbeler, ne katliamlar, ne darağaçları var. Kapanmış dosyalar, kapanmamış yaralar... Yasını tutmadık hiçbirinin... Menderes asıldığında alkışladık.
Deniz'lerle intikam aldık. 17'lik çocuğu yaşını büyütüp astık.
işte daha dün o kanlı 1 Mayıs'ı yeniden hatırladık. Onu da gömmüştük hafızamıza, diğer faili meçhullerin yanına...
90'larda yeni kurbanlar istedi kanlı toprak; yeni cenazeler taşıdık. Susurluk'u çözmeden unuttuğumuz gibi Şemdinli'yi de arşive kaldırdık.
Hesaplaşmadan unuttuğumuzdan, unutup yeni maceralara koyulduğumuzdan, inatla peşimizden geldi biriken acılar...
Eski aşkın acısını yenilere taşıyarak çoğaltan bir divane gibi yaşadık.
Her darbe bir öncekinden daha ağır; her kriz eskisinden daha derin oldu.
Susurluk'u aydınlatsak aynısını Şemdinli'ye tekrarlamazdık.
Yas tutalım biraz, yas..'
--spoiler--
ayrıca yazıyı bu gün gündeme getiren yazı için;
http://www.haber7.com/artikel.php?artikel_id=142070
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar