bugün
- türbede dua etmenin şirk olması13
- yurt dışı çıkış harcı7
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması8
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı4
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- dağ evi3
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek3
- sokakta öpüşmek3
- dump atan erkek mi olur aw5
- akıl verme vereceksen huzur ver4
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- çerçeve yasa27
- 23 yaş3
- idg integrated drive generator2
- evde fare görmek6
- uludağ sözlük evreni3
- fare sesi2
- arkadaşlar salam2
- yanma odası2
- g i l d e d l i l y11
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım5
- askeri imam hatip lisesi5
- medet ya ali diyen alevi3
- gece sokakta boynunda iple gezen şeyh görmek4
- hızır aleyhisselam ile görüşülebilir mi4
- asılmış şeyh4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- terlik2
- hayatında olmuş her şeye iyi ki oldu demek2
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- ispanya daki 100 kişilik köy2
- 22 ağustos ta 32 yaşına girmek2
- benkimki6
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- hangi üye hangisiydi hepsi karıştı6
- bana onu sormayin6
- stack overflow kopyala yapıştır2
- ölülere kuran okumak3
- sözlüğün dili olsa da konuşsa3
- italya8
- silinen hesap 0145677
- özgür özel14
- sevdiğine şiir yazabilen kaslı ve yakışıklı erkek3
- ethem dede2
- turhan çömez3
- john hinckley jr'ın jodie foster'a mesajı2
can dündar'ın 2 sene önce şemdinli olayları sırasında yazdığı bir yazının ismidir. yazıda yıllardır bu ülkede yaşanan olaylarda duruş netliğimizin neden olmadığı dile getiriliyor ve her döneme yazı 'cuk' tabiriyle oturuyor. geçmişte ki; idamlara, darbelere, susurluka, ergenekona..
--spoiler--
'Genç yaşta annesini kaybetmiş bir arkadaşım bahsetti "yas eksikliği" sendromundan... Annesinin acısını unutabilmek için hemen yoğun bir ilişkiye girmiş. Çok bağlanmış. Ayrılınca da yaman bir aşk acısına düşmüş. Çökmüş. Kendi başına atlatamayacağını anlayıp bir psikoloğa gitmiş. "Senin asıl sorunun aşk acısı değil, yas eksikliği" demiş psikolog...
"Annenin yasını tutmadan yeni bir ilişkiye girmişsin. Biriktirdiğin acılar, ayrılıkla katlanmış." O yüzden önce yas eksikliğini tamamlaması gerektiğini söylemiş. "Annenin fotoğraflarını çıkar yeniden, ona mektuplar yaz, mezarını ziyaret et. O acıyla yüzleş. Ondan sonra ayrılık acısıyla daha kolay baş edersin" demiş.
Arkadaşım annesine mektuplar yazmamış gerçi; ama gecikmeyle de olsa tutmuş yasını... O sayede üstesinden gelmiş acılarının...
Maziye gömdüğü kederleri birer birer çıkarıp ilmek ilmek çözmüş ve nihayet yüzü gülmüş.
Onu dinlerken Türkiye'nin başına gelenlerin biraz da "yas eksikliği"nden kaynaklandığını düşündüm. Ne çok tutulmamış yas, verilmemiş hesap var tarihimizde; düşünsenize...
Düşe kalka sürdürmeye çalıştığımız demokrasimizde ne darbeler, ne katliamlar, ne darağaçları var. Kapanmış dosyalar, kapanmamış yaralar... Yasını tutmadık hiçbirinin... Menderes asıldığında alkışladık.
Deniz'lerle intikam aldık. 17'lik çocuğu yaşını büyütüp astık.
işte daha dün o kanlı 1 Mayıs'ı yeniden hatırladık. Onu da gömmüştük hafızamıza, diğer faili meçhullerin yanına...
90'larda yeni kurbanlar istedi kanlı toprak; yeni cenazeler taşıdık. Susurluk'u çözmeden unuttuğumuz gibi Şemdinli'yi de arşive kaldırdık.
Hesaplaşmadan unuttuğumuzdan, unutup yeni maceralara koyulduğumuzdan, inatla peşimizden geldi biriken acılar...
Eski aşkın acısını yenilere taşıyarak çoğaltan bir divane gibi yaşadık.
Her darbe bir öncekinden daha ağır; her kriz eskisinden daha derin oldu.
Susurluk'u aydınlatsak aynısını Şemdinli'ye tekrarlamazdık.
Yas tutalım biraz, yas..'
--spoiler--
ayrıca yazıyı bu gün gündeme getiren yazı için;
http://www.haber7.com/artikel.php?artikel_id=142070
--spoiler--
'Genç yaşta annesini kaybetmiş bir arkadaşım bahsetti "yas eksikliği" sendromundan... Annesinin acısını unutabilmek için hemen yoğun bir ilişkiye girmiş. Çok bağlanmış. Ayrılınca da yaman bir aşk acısına düşmüş. Çökmüş. Kendi başına atlatamayacağını anlayıp bir psikoloğa gitmiş. "Senin asıl sorunun aşk acısı değil, yas eksikliği" demiş psikolog...
"Annenin yasını tutmadan yeni bir ilişkiye girmişsin. Biriktirdiğin acılar, ayrılıkla katlanmış." O yüzden önce yas eksikliğini tamamlaması gerektiğini söylemiş. "Annenin fotoğraflarını çıkar yeniden, ona mektuplar yaz, mezarını ziyaret et. O acıyla yüzleş. Ondan sonra ayrılık acısıyla daha kolay baş edersin" demiş.
Arkadaşım annesine mektuplar yazmamış gerçi; ama gecikmeyle de olsa tutmuş yasını... O sayede üstesinden gelmiş acılarının...
Maziye gömdüğü kederleri birer birer çıkarıp ilmek ilmek çözmüş ve nihayet yüzü gülmüş.
Onu dinlerken Türkiye'nin başına gelenlerin biraz da "yas eksikliği"nden kaynaklandığını düşündüm. Ne çok tutulmamış yas, verilmemiş hesap var tarihimizde; düşünsenize...
Düşe kalka sürdürmeye çalıştığımız demokrasimizde ne darbeler, ne katliamlar, ne darağaçları var. Kapanmış dosyalar, kapanmamış yaralar... Yasını tutmadık hiçbirinin... Menderes asıldığında alkışladık.
Deniz'lerle intikam aldık. 17'lik çocuğu yaşını büyütüp astık.
işte daha dün o kanlı 1 Mayıs'ı yeniden hatırladık. Onu da gömmüştük hafızamıza, diğer faili meçhullerin yanına...
90'larda yeni kurbanlar istedi kanlı toprak; yeni cenazeler taşıdık. Susurluk'u çözmeden unuttuğumuz gibi Şemdinli'yi de arşive kaldırdık.
Hesaplaşmadan unuttuğumuzdan, unutup yeni maceralara koyulduğumuzdan, inatla peşimizden geldi biriken acılar...
Eski aşkın acısını yenilere taşıyarak çoğaltan bir divane gibi yaşadık.
Her darbe bir öncekinden daha ağır; her kriz eskisinden daha derin oldu.
Susurluk'u aydınlatsak aynısını Şemdinli'ye tekrarlamazdık.
Yas tutalım biraz, yas..'
--spoiler--
ayrıca yazıyı bu gün gündeme getiren yazı için;
http://www.haber7.com/artikel.php?artikel_id=142070
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar