bugün

wonderfull birinci nesil yazar
ortadan ikiye iyi yarar
lamborjinisi ile beni yakar
fırlama da olsa çok iyi yazar... *

sözlükte adam gibi adam olan nadir (hatta tek diyeceğim) insan. yaş olarak belki birçok yazardan küçük olsa da bir gün bile efendiliğinden taviz vermeden "abi" kelimesini dilinden düşürmeden hal hatırı eksik etmeyen yazar. yazar değil insan gibi insan. bana bunları yaptı diye söylemiyorum. neden derseniz bunun dışında gördüğüm bazı zatlar veya kendini yazar sanan bu da olmadı yazar kimliğinin arkasına saklanıp yemediği bok olmayan insanları gördükçe onu uludağ sözlüğün en efendi yazarı olarak görmemek elde değil. keşke dedirtiyor bana. keşke burda senden niceleri olsa, keşke buradaki gençler senin gibi düşünebilse hayatın neyden ibaret olduğunun bilincine varsa. yazarlığı öğrense kitaplar okusa da bir şeyler kapsa senin gibi.

nesline göre az entry girmiş olabilir. hani kimi zaman dersiniz ya "birinci nesil ama yazmayı bilmiyor" diye hatta belki ben bile demişimdir ama bunu derken bazıları hariç demeyi asla unutmamışımdır. işte o bazılarının içinde olan kişi. sözlükteki entrylerine bakıp yazarlığına laf edenler için onun yazdığı romanı hatta parça parça yazdığı romanı bir okumasını tavsiye ederim. o zaman anlarlar yazarlık ne demekmiş...

yüzyüze hiç görüşmedim etmedim ama sadece msn de geyik yapan orda burda cirit atan biri olmadığı biliyorum. hayatını bir internetten ibaret olmadığını da buradan anlayabilirsiniz. kimi zaman bu kardeşimi keşke bazı huyları ile örnek alabilsem diyorum. kimse 4 4 lük değildir. bu yüzden kendimde göremediğim eksiklikleri onu tanıyınca farkettim. lakin farketmek kimi zaman bunları gidermeye yetmiyor. bazı insanların nasıl ezberi kötü ise bazı insanlar da onda olan kimi güzel huy ve davranışları asla edinemez. örnek almaya çalışır ama yapaylığı ile insanı bezdirir. kendisi gibi olup doğru yaşamayı öğrenmişsin helal olsun diyorum.

bundan 22 gün önce sana bir sözüm vardı. ama çaylak oldum. işte sözümü şimdi kızarmış bir yüz ile tutuyorum. senden bir ricada bile bulunmadım, bulunamadım.. çünkü bir rica diletmeye bile fırsat vermedin..

tüm bu yazdıklarım ölen bir kişinin ardından yazılmış gibi anlaşılmasın. allaha şükür sapasağlam ve aramızda. kendisini çok seviyorum. aynı uludağ sözlükten nefret ettiğim ama senin beni sözlükte kal diye ettiğin ısrarları kıramadığım davranışım kadar çok.. haziran ayında gireceğin sınavda senin için şimdiden en hayırlısının olması için tüm dileklerimi diliyorum. eğer olur da eskişehiri kazanırsan sana kapımın her zaman açık olacağını söylemek isterim. hatta gel benim evimde ev arkadaşım ol. sevinç duyarım.

bu sözlük platformalarında onlarca kişi tanıdım ama senden gerisini silsem yine aynı. kimse alınmasın gücenmesin isterim. bir insani tayin eden davranışları ve konuşma tarzı olduğu kadar insanda güven duygusunu hissettirmenin yanında bir vefa borcunu oluşturmasıdır aynı zamanda. biliyorum daha ileriki günlerimiz de olacak daha güzel zamanlar da yaşıcaz ve kısmetse bir gün zirvede tanışıcaz abi kardeş olucaz.

bir bakıma üzülüyorum neden daha önce karşıma çıkmadı bu genç diye... fena olmazdı hani. şimdi bu yazının arkasından bir gay muhabbeti, bir ayarcılık yarışı, bir garip davranışlarda bulunan yazarlarımıza şimdiden seslenmek isterim ki bu konuda olan hassasiyetimi şimdiye dek belirtmedim ama şimdi söylüyorum; tüm gün boyunca kimi zaman saçmalayarak kimi zaman ise duygularınızala yazarak yaptığınız bazı yazıları bu entry hakkında yazmaya kalkışmayın yoksa yazılarımla bu tür şeyler yapan kişilere bende kendimce güzel şeyler yazarım..

arkadaşın, dostun time off.
entry girmeme yeminimi bozdurmuş yazar pardon çaylak. moderasyonun son kurbanı.

oturdum uzun uzun düşündüm beni uludağ sözlükten soğutan, entrylerimi üşenmeden tek tek silmeme ve artık yazmamaya karar vermeme sebep olan şey ne diye?

uludağ sözlüğün artık boka sarması. evet tek cümlelik özeti bu. 8,10 uyduruktan entry giren herkesin son günlerde yazar olduğu ve yazar olur olmaz sözlüğün ebesine atladıkları aşikar. öncelikle bu durum sözlüğü okunmaz kılan en büyük etken. yok efendim bakire olmayan ama ailesiyle aynı sofraya oturan kadın, yok efendim kız kardeşinin bakire olmadığını öğrenen erkek vs... boktan başlıklar sınıfına bile sokulamayacak onlarca, yüzlerce zırva.

ha birde sol frame den hiç eksik olmayan nick altı entryleri. her sayfada üç beş tane bulmak mümkün bunlardan. ya sevgi pıtırcıkları ya da ayar verme manyakları.

ha diyelim ki biz zaten okumaya değil yazmaya geldik. futbol, din, siyaset gibi konularda görüşünüzü bildirmeniz zaten pek mümkün değil. anında özelden hakaret ya da küfür yemeye başlıyorsunuz. bu konuda azimliyseniz, özel mesaj butonuna yaklaşmıyorsanız bu kez nick altı entryleri döşenmeye başlıyor. herkes bir ayar verme manyağı haline dönüşüyor. eksi oylara hiç girmiyorum. uludağ sözlük 'te özellikle karma sistemi geldiğinden beri artı oy alan entrylere pek rastlanmamakta. sadece okunmadan eksi oy verilen binlerce entry.

bunları da boşverelim, okumayı zaten bırakmıştık, kimselere takılmadan, özel mesajlarda gelen hakaretleri, küfürleri okumadan yazmaya devam ettik. bu kez karşımıza ne çıkıyo? ne yaptığı belli olmayan, formatı dahi doğru düzgün bilmeyen bir moderasyon. bir bakarsınız ortalikta ana avrat yazarlara küfreden, hakaret eden adam onlarca entry girer ama diğer taraftan bir sürü adam gibi (adam gibiden kasıt gerçekten sözlüğe birşeyler katma çabasında olan ve provakatif başlık, entry girmeden yazılarına usul usul devam eden, kendini ifade etmeye çalışan) yazar anında çaylak yapılır. hatta bu da yetmez çaylaklık süreleri sebepsiz yere uzatılır.

moderasyondan cevap beklersiniz biz uygun gördük yaptık, bizim size çaylak olacağınızı bildirmemiz bile büyük bir lütuf gibi bir cevap alırsınız.

yok canım kardeşim, bu kadar çoluk çocuğun doluştuğu bir yerde bu kadar yetersiz ve taraflı moderasyon ve yönetimle bu iş olmaz. ne kalitesi kalır buranın, ne anı, ne şanı. elinizde sadece sabahtan akşama kadar sol frame 'in ırzına geçen çoluk çocuklar kalır.

bir çok yazarı küstürdünüz, kaçırdınız. bari elinizde olanların kıymetini bilin. işte bu adam ve onunla beraber sebepsiz yere çaylak yapılmış olan cemmm ve electro, o kıymetini bilmeniz gerekenlerden. yoksa kısa bir süre sonra onlar gibileri çok arayacaksınız...
Hoş sohbetin de hoş sohbeti birinci nesil bigby. iyi ki var hakikaten.

edit: bigby derken, adam gerçek bigby. Cosplaye gitsem ben pamuk olurum yanıma da bunu alırım, net.
ablasının bir tanesidir o. kanımın son kaynayanıdır. öpülesi, kucaklanası yanakları elma basmış aman da amandır. ablası onu öper de öper el üstünde tutar mı tutardır.
10 senelik arkadaşımdır kendisi, herşeyine kefilim pırlanta gibi yazar olucak,hoşgelmiş *
an itibariyle 1000. entrysini yazmış olan yazar.

gönül isterdi ki bu rakama daha önceden ulaşmış olayım. fakat bugüne nasipmiş. bu günleri görebilmek, bin entryi görebilmek değişik bir duygu vesselam. evet içeriğin önemli olduğunu söylediğinizi duyar gibiyim. size tamamen hak veriyorum. elimden geldiğince "dolu" yazmaya çalıştım. takdir tabii ki sizindir.

aynı zamanda uludağ sözlükte bulunmaktan mutluyum. her ne kadar bir çok istenmeyen hadise yaşansa da, devam ediyoruz yazmaya, paylaşmaya.

her şeye rağmen; şu güzelim sözlükte acısıyla tatlısıyla, anketiyle tanımıyla, tespitiyle ayarıyla nice binlerce entry'e.
gitar olanından uzak durulması kulak sağlığı açısından yararlı bir davranış olacaktır. şöyle ki iyi bir müzik aletleri satış sitesinde bu gitar ile ilgili bir yorum aynen şöyledir.

--spoiler--

bunu alacağınıza klasik gitar alın daha çok işinizi görür.

--spoiler--
birinci nesil hayırsız...

sohbet muhabbet yürüyüp gitmişken, adam bir an durup "abi, sen miydin ? tanıyamadım !" dedi. yahu tamam tanımadın ama en azından tanımadığını çaktırmayaydın be adam.

velhasıl, selamlar efenim...
başrollerinde michelle pfeiffer ve jack nicholson ın olduğu 1994 yapımı güzel bir film. yarın akşam cnbc e de yayımlanacaktır.*
kavga etmeden ya da sikis sokus muhabbeti yapmadan nick alti girdigim koca 4 5 yilda nadirdir..

fakat istisnai durumlar her zaman oluyo iste..

hayatta yasi kadar ask mesk hikayeleri dinledigim bucuruk.. akilli bidik.. adini bile aylardan sonra "siktir lan neydi bunu adi" diyecek kadar onemsemedigim yazar..

hemen her entryimi duzenli olarak okudugunu, ard arda gelen artilardan anladigim bucuruk..

ask acisi cekmekte zannedersem.. boyle seyler, manitasal gercekler sozluklere yazilmaz aslinda.. malum burasi da bi kerhane.. kendi sevgili piyasasi var.. kendi eski sevgili borsasi kendi entry ithaflari var..

ben bu adama sozlukten manita bulmama konusunda gecen seneden beridir baya baya kizdim.. hepsi yarim kalir hep baskalari olur neticede bunlar mesajdir sallama dedim.. o da hic alinmadi sagolsun..

bi gunden bi gune ettigim laflara darilmadi.. fakat iste sozlugun guzel yani su.. bi adami ses mimik goruntu olmadan sadece kendi yazdiklariyla taniyosunuz.. sadece o ne anlattiysa o oluyo yani..

bi suru kizla bi takim olaylari oldu.. ve belki bunu da buraya yazmam uygunsuz.. ama yazicam amina koyuyim..

ilk defa da asik oldu.. asik olmanin cok bi esprisi yok.. herkes asik olmustur.. sozlukten 200 300 mesaj sonra sikisip ayrilan onlarca adam taniyorum.. eminim alayi evlilik muhabbeti yapmis ask mesajlari yollamis, ben bunu sana yazdimlara paragraflar dosenmistir.. ne kaldi peki onlardan ?

yeni birisiyle yine sil bastan ayni hikayeler..

biz bununla tanistigimizda artik sabrinin sonuna geliyodu.. yarim yamalak birbirini tekrarlayan hikayeler.. bu gencecik yasinda bi adamin nasi olur da bu kadar issiz olabilecegine akil yorarken. farkettim ki olay bunda degil.. hatunlarda..

sozluk cicim benim hayatimda, yutup ve diziportun yaninda acik duran arada sinirlenip ne diyosun lan sen orospu cocugu dedigim bi yer.. sana da o yuzden o kadar yuklendim.. zira burasi yalan dolan.. insan yazarken hep, daha cok hissediyo.. hep yazi daha afilli duruyo gercek hislerden..

fakat..

fakat sonra bi an geliyo.. ki senin icin geldi bu an nihayet..

o an iste hersey o kadar gercek oluyo ki. bu gerceklik hic bi ekstra susleme pusleme cumleye ihtiyac duymadan mutlu ediyo adami..

sozlukte entry ithaf etmek sozluk iliskisi icin aslinda kotu bi prognoza sahiptir.. cunku sozlukten yaziyosan bi adama eger ve o yazdiginla karsindakine mesaj veriyosan. o iliski zaten acik ve durust degildir..

simdi sen benim ezberimi bozan nadir adamlardan birisi olup. gercekten asik oldun.. diger yarim yamalak iliskiler bitmis gitmis.. vay amk..

sozlukte herkes birbirine bi mesaj kadar yakin ya.. o kadar yakin olan bi insan hic bi zaman yeteri kadar degerli olmaz ya.. eskilerin seni hep biziklar diye dusunmustum o yuzden..

ama simdi tek bi kisiye asiksin.. deminki mesajinla da beni aglattin..

insanlar hep iliskideyken, 3. kisinin onayina ihtiyac duyarlar icten ice.. kendilerinin objektifliklerinin elden gittiklerinin farkina vardiklarindan olur bu.. lan acaba asigim diye mi bole geliyo bana diye dusunurler.. o an birisi kalkip "hayir haklisin bu seni seviyo gercekten de " dese.. ve bu adam da guvenilir biri olsa insan rahatlar..

insan demiyim ben oyleyim.. o yuzden bu nikaltini sozluk hayatimda bi ilk yaparak, sana degil asik oldugun kiza yaziyorum..

bazi hikayeler vardir insan "lan keske o adam ben olsam" der.. ya da o kadin.. oyle cok sevilmek cunku herkese nasip degil.. bi adam askini baska bi adama anlatiyosa sayet, inanin bana bu kizin kendisine gidip "sana asikim" demesinden daha degerlidir..

ben burda 2. adam olarak esas kiza sesleniyorum.. seviliyosun..

bu adam senin gibi cok kizla mesajlasti.. cok hikayesi var.. anlatti mi bilmiyorum.. fakat sen ayrisin.. artik kimse kimseyi oyle sevmiyo.. tek basina bi adam hayatinda olsa panikliyo.. herkes back up almak pesinde.. aynen usblere kopyalamak gibi muhim dosyalari.. ayni mentalite..

bu kisir donguyu kiran nadir kizlardan birisin.. bu adam icin en azindan..

bunu . nikalti yazdigim adami bi kere bile gormemis telefonla konusmamis sadece , abi kardes iliskisi icinde aylardir mesajlasmis biri olarak farkettiysem, dusun bi de isin gercegi kimbilir ne kadar derindir uzaktan gorunenden..

mutluluklar dilerim..
çok düzgün bir kişi olmasına rağmen lenn dese düzgün konuş diyerek şakasına uyardığım yazardır. swh oyun delisidir. ileride çocuğunun mario olacağını düşünmekteyim.
yeni yaşını pişmanlıklardan uzak geçirmesini dilediğim bir kardeşim. sevilir vesselam...
komik yazardır. teknosada ps3 oynaması ayrı bir yarmıştır beni. ufkumu açmıştır kendisi.
wonderfull birinci nesil yazar
o olmazsa zirveler neye yarar
lakin yine de gelmezse eğer
fanları bütün gün ardından koşar.
istatistik canavarı.
© copyright 2005 - 2026