bugün
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz19
- filistin in ermeni soykırımını tanıması28
- cumhuriyetin intikamı6
- ssilvermist'in kızıl kızlardan daha güzel olması5
- ustalara kek yapmak5
- israil'in 1915 olaylarını soykırım tanıması8
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- günlerce konuşulacak bir başlık açmak3
- şırnak ta öğretmenin ölümü2
- galatasaray'ın 5 fenerbahçe'nin 3 yıldızı olması3
- sabahın köründe siyaseti düşünen insan4
- sözlük kızlarını koruma ve yaşatma derneği5
- velvet45
- neden bu kadar güzelim2
- artemis5
- yahudi pkk sı2
- kolonya şişesi görünce içme isteği gelmesi6
- yaşadığın şehrin turistik yerlerini gezmek4
- yazarlara gelen son mesaj8
- günaydın3
- sadece erkeklerin olduğu ortamda espri yapmak2
- takip ediliyorum hissi3
- çok sıkıcısınız2
- roman düğünleri 353
- gizli oylayan melek3
- rockçılara satanist diyen mallar2
- hiçbir şey bilmeyip üst kademede çalışmak3
- deniz göktaş9
- tai lung3
- çapkınlık dersleri2
- herkesin panik olduğu durumda cool takılan insan2
- yaz sıcağında ayakkabıya sakız yapışması4
- kamos2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- görgü tanığı2
- kadın yazarların daha fazla oylanıp takip edilmesi3
- meme verin lan2
- türklerin her ırkı türk sanması10
- türklerin medeniyet kuramama nedeni9
- konuşan karga2
- anın görüntüsü26
- 2026 dünya kupası35
- sözlüğün aptal kaynaması13
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması10
- kader adamım3
- futbol32
- evde makarna yapmanın maliyeti4
- eksi oy alınca ağlayarak günlüğüne yazmak2
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- son 1 ayın en başarılı gammazları3
hoş ve çok dolu gelecek yazar. bana bir entry bile hediye etti. teşekkür ediyorum ve kel kafasından öpüyorum.
ing. kış şarabı. kırmızıdır ve normal şaraptan daha kıvamlıdır. sıcak içilir.
(bkz: glühwein)
Bir akbaba vardı, ayaklarımı gagalıyordu. Çizme ve çoraplarımı didik didik etmiş, sıra ayaklarıma gelmişti. Durup dinlenmeden gagalıyordu; arada bir havalanıp çevremde tedirgin dolanıyor, sonra yine çalışmasını sürdürüyordu. Derken bir Bay geçti karşıdan, bir vakit durumu izledi, sonra niçin akbabaya ses çıkarmadığımı sordu.
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
yaşamsal tespitlerde şov yapan, ağzına sağlık dediğim sözlük yazarı.
hızlı geldi, bir rüzgar gibi geçti. sözlüğe inanmadı yani bu sözlüğe. gitme diye haykırmak istesem de arkasından, belki benim de gitmem yakın, kim bilir. döt gibi bıraktın beni burada kel kafa. bak lütfen; off çekiyorum....offfffffffffffffffffffffff !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar