bugün

iyiler
türk dili ve edebiyatı vizesidir o.
sırf canım istemediğimden üniversite hayatımın ilk vizesinde aldığım risk. sonrasında kaçıranlar için tekrarı olmalı diye kendimi gazlayıp aynı dersi alan başka bir bölümün vizesine girmeyi başarmış, zafer işaretleriyle sınav salonunu terk etmiştim. fıstık gibi geçtim. tabi zirvedeyken bırakmalı insan, finalden yüz alacağına inanıp bokunu çıkarmamalı. ikincisinde fıstık gibi kaldım. yüz ne lan saçmalama.
komitesi olan tıpçının komiteye gitmemesinden daha beter olmayan şey
(bkz: mikro iktisat ile vizeler kalkıyor)
risk budur
(bkz: kan alırlar kamil kan)
zaman itibariyle 7 dersten yaptığım şey.
dönem uzadı.sağlık olsun.
gidememek kadar acı değildir.

okulu siklemeyen tutumdur ne de olsa, kafa rahattır o yüzden.
okulun bitmesini istemeyen öğrencinin sınavlara karşı gösterdiği tutumdan ibarettir. *
efendim gidilmesi gerekir farzdır. birşey bilinmiyorsa bile çan düşürülür sevaba geçilir.
bir de sabahlara kadar çalışıp da gitmeyenleri vardır.

not: ev arkadaşım.
okulu zamanında bitirmek istememekle eş anlamlı.
Yaz okulunu seven öğrencidir.
yanlış bir harekettir, şöyleki:
1- vizeye girip kağıt alakasız yazılarla doldurulabilir: belki hoca okumadan not veriyordur.
2- vizeye girip boş kağıt verilir: hocanın sizin kağıdınızı kaybetmesini umarsınız, böylece size sınıfın ortalamasını not olarak verecektir.

sonuç olarak piyango gibi bir şeydir, çıkmaz demeyin şansınızı deneyin.

not: yukarıdaki iki madde tecrübeyle sabittir, ancak her zaman işe yaramaz.
bir üst modeli repeat olmaktır.
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com